ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı :2017/152
Karar Sayısı :2017/139
Karar Tarihi :7.9.2017
R.G.Tarih-Sayısı : 22.9.2017 - 30188
İPTAL TALEBİNDE BULUNAN: Şırnak Milletvekili Aycan İRMEZ
İPTAL TALEBİNİN KONUSU: Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun Van
Milletvekili Tuğba Hezer ÖZTÜRK’ün milletvekilliğinin düşmesine ilişkin 27.7.2017 tarihli ve
1157 sayılı kararının Anayasa’nın 85. maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KARARI
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunun 27.7.2017 tarihli ve 1157 sayılı
kararı şöyledir:
“Van Milletvekili Tuğba Hezer ÖZTÜRK’ün 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında
beşer birleşimi aşan devamsızlığı sebebiyle Anayasa’nın 84’üncü maddesine göre
milletvekilliğinin düşmesine dair Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyon tarafından hazırlanan rapor, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun
27.07.2017 tarihli 120’nci Birleşiminde kabul edilmiştir.”
II. İPTAL TALEBİNİN GEREKÇESİ
1. İptal talebini içeren dilekçede özetle ilgili milletvekilinin 1.2.2017 tarihinde kendisine
tebliğ edilen devamsızlık cetveline, mensubu olduğu siyasi partinin görevlendirme yazısını
eklemek suretiyle itiraz ettiği, TBMM Başkanlık Divanınca 24.5.2017 tarihinde devamsızlık
cetveline yapılan itirazın reddine karar verildiği, bunun üzerine dosyanın Karma Komisyona sevk
edildiği, Karma Komisyon raporunun TBMM Genel Kurulunda 25.7.2017 tarihinde görüşüldüğü
ve 27.7.2017 tarihinde oylamaya sunulmak suretiyle devamsızlık nedeniyle ilgili milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesine karar verildiği, yedi günlük süre içinde Anayasa Mahkemesine
başvuruda bulunulduğu, milletvekilliğinin düşmesine ilişkin kararın Halkların Demokratik
Partisi (HDP) milletvekillerinin TBMM’den tasfiyesine yönelik siyasi saiklerle alındığı, ayrıca
eşitlik ilkesine aykırılık ve keyfîlik oluşturduğu, TBMM’de müşahede ile açılan birleşimlerde
milletvekillerinin Genel Kurulda var oldukları yönündeki kabulün bir karine olmayıp hak olduğu,
ilgili milletvekilinin devamsızlığına mazeret olarak sunduğu görevlendirme yazısının kendi
aleyhine delil olarak kullanıldığı, bugüne kadarki uygulamada yoklamada var olduğu kabul
edilen milletvekillerinin TBMM’de gerçekten bulunup bulunmadıklarına yönelik bir tespitin
yapılmadığı, devamsızlığı bulunan bazı milletvekillerinin milletvekilliklerinin düşmesine karar
verilmesi amacıyla dosyalarının Karma Komisyona gönderilmesi yönünde uygulama yapılırken
devamsızlığı bulunan diğer birtakım milletvekilleri hakkında hiçbir işlem yapılmamasının eşitlik
ilkesini ihlâl ettiği, bu durumun keyfi ve siyasi amaçlarla hareket edildiğini ortaya koyduğu,
milletvekillerinin katılmadıkları birleşimler için mazeretlerinin kabulü hakkında öngörülmüş
herhangi bir ölçüt bulunmazken ilgili milletvekilinin mazeret dilekçelerinin gerekçelerinin
sorulmasının ve buna göre ret kararı verilmesinin de eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı, temsil
Esas Sayısı : 2017/152
Karar Sayısı : 2017/139
2
hakkının gözetilmesi nedeniyle uygulamada milletvekilliğinin düşmesine istisnai hallerde karar
verildiği, milletvekillerinin mazeretlerinin kabul edilmemesinin teamül hâline gelmiş yerleşik
uygulamaya aykırı olduğu, ilgili milletvekilinin devamsız olduğu bildirilen birleşimlerden
hangilerinin müşahedeyle hangilerinin ise yoklamayla açıldığının tespit edilmediği, müşahede
ile açılan birleşimlerde de ilgili milletvekilinin, verdiği mazeret dilekçelerine dayalı olarak Genel
Kurulda bulunmadığı kabul edilerek milletvekilliğinin düşmesine karar verildiği hâlde mazeret
dahi bildirmeyip Meclis çalışmaları sırasında başka yerlerde bulunduğu sabit olan
milletvekillerinin Genel Kurulda var olduklarının kabul edilmesinin ahlak ve evrensel hukuk
kurallarına aykırı olduğu, seçme ve seçilme haklarının ihlâl edildiği belirtilerek milletvekilliğinin
düşmesine ilişkin TBMM kararının Anayasa’nın 2., 10., 13., 25., 26., 67. ve 83. maddeleri ile
TBMM İçtüzüğü’nün 138. maddesine, TBMM teamüllerine, Anayasa Mahkemesi içtihatları ile
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu ileri sürülmüş ve Anayasa’nın 85. maddesi
uyarınca iptali talep edilmiştir.
III. İNCELEME
2. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan inceleme toplantısında, iptal
talebini içeren dilekçe ve ekleri, Raportör Cengiz ERTEN tarafından hazırlanan inceleme raporu,
iptali istenen TBMM kararı, ilgili Kanun ve TBMM İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleri ve dayanılan
Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:
3. TBMM tarafından, 27.7.2017 tarihinde 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında
beşer birleşimi aşan devamsızlığı sebebiyle Van Milletvekili Tuğba Hezer ÖZTÜRK’ün
milletvekilliğinin Anayasa’nın 84. maddesine göre düşmesine karar verilmiştir. Şırnak
Milletvekili Aycan İRMEZ, ilgili milletvekili hakkında alınan kararın Anayasa’nın 85. maddesi
uyarınca iptali talebiyle 31.7.2017 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
4. Anayasa’nın 85. maddesi ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasında milletvekilliğinin
düşmesine ilişkin TBMM kararlarına karşı ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekilinin,
kararın alındığı tarihten başlayarak yedi gün içinde, kararın Anayasa’ya, kanuna veya İçtüzük’e
aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabileceği hükme bağlanmıştır.
5. Van Milletvekili Tuğba Hezer ÖZTÜRK’ün milletvekilliğinin düşmesine ilişkin
27.7.2017 tarihli TBMM kararının iptali talebiyle 31.7.2017 tarihinde Şırnak Milletvekili Aycan
İRMEZ tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması karşısında iptal talebinin,
süresinde ve yetkili bir başvurucu tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.
6. Anayasa’nın 85. maddesi ile 6216 sayılı Kanun’un 54. maddesinin birinci fıkrasında,
milletvekilliğinin düşmesine ilişkin TBMM kararlarının iptali talebiyle yapılan başvuruların
Anayasa Mahkemesi tarafından onbeş gün içinde kesin karara bağlanacağı öngörülmüştür.
7. Anayasa Mahkemesine tanınan onbeş günlük sürenin, bu tür başvuruların en kısa
zamanda ve süratle karara bağlanmasını sağlamak amacıyla öngörüldüğü açıktır. Bu nedenle
anılan süre içinde karar verilememiş olması, Anayasa Mahkemesinin başvuruyu inceleme
yetkisini ortadan kaldırmamaktadır.
8. Somut olayda 31.7.2017 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulmuş ve
söz konusu başvuru 10.8.2017 tarihinde Anayasa Mahkemesinin gündemine alınmıştır. Ancak
anılan başvuru, toplantı yeter sayısının sağlanamaması nedeniyle o gün görüşülememiş; Anayasa
Mahkemesinin sonraki ilk gündemine alınarak karara bağlanmıştır.
Esas Sayısı : 2017/152
Karar Sayısı : 2017/139
3
9. Anayasa koyucu tarafından, milletvekilliğinin düşme sebeplerinden biri olarak
milletvekillerinin devamsızlık hâli öngörülmüş ve bu kapsamda Anayasa’nın 84. maddesinin
dördüncü fıkrasında “Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam
beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis
Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun
oyuyla karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. TBMM’nin çalışmalarını yürütebilmesi için
gerekli olan toplantı ve karar yeter sayılarını hükme bağlayan Anayasa’nın 96. maddesi ile Millî
Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu raporunda yer alan “Meclis çalışmalarını aksatacak
nitelikte görüldüğünden, bu hüküm bir ay içinde, beş birleşim gününe özürsüz olarak
katılmayanların üyeliğinin düşmesine imkân verecek şekilde değiştirilmiştir.” şeklindeki
açıklama da göz önünde bulundurulduğunda devamsızlık konusunun düşme nedenlerinden biri
olarak düzenlenmesinin amacının Meclis çalışmalarının aksatılmaması olduğu anlaşılmaktadır.
10. Milletvekilliğinin düşmesine ilişkin kararlara karşı Anayasa Mahkemesine başvurma
imkânının tanınmasının amacına ilişkin olarak 1982 Anayasası’nın kanunlaşma aşamasına ait
belgelerde bir açıklama bulunmamakla birlikte yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasına dair
kararları da konu edinen başvuru usulünün ilk olarak düzenlendiği 1961 Anayasası’nın 81.
maddesinin gerekçesinde “Dokunulmazlığın kaldırılması ehemmiyetli siyasî ve hukukî neticeler
tevlid ettiğinden bu kararlar aleyhine Anayasa Mahkemesine müracaat yolu açık bırakılmıştır.”
ifadelerine yer verilmiştir.
11. Milletvekilliğinin düşmesi kararına karşı Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun
niteliği, Anayasa’nın 85. maddesinin tamamını değiştiren 4121 sayılı 7.11.1982 Tarihli ve 2709
Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Başlangıç Metni ve Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesine Dair Kanun’un madde gerekçesinde “…Bu düzenlemeyle getirilen bir siyasî
korumadır. Çoğunluğun yanlış bir karar vermesine karşı veya siyasî amaç ve gerekçesiyle
milletvekilinin zor durumda kalmasına karşı Anayasa Mahkemesine müracaat hakkı
tanınmasıdır. Bu ne yargı yolu ne de itirazdır. Sadece usul yoludur.” şeklinde belirtilmiştir.
12. Anayasa’nın 85. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesince yapılacak denetimin
kapsamı, milletvekilliğinin düşmesi için gereken şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ve izlenen
sürecin Anayasa’ya, kanuna veya İçtüzük’e uygun olup olmadığıyla sınırlı olacaktır. Bu nedenle
anayasal koşulların gerçekleşmesi hâlinde Anayasa Mahkemesinin, TBMM’nin anılan takdir
yetkisini kullanmış olması sebebiyle yerindelik denetimi yapması söz konusu olamaz.
13. Anayasa’nın 84. maddesi uyarınca devamsızlık sebebiyle bir milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesine karar verilebilmesi için söz konusu milletvekilinin Meclis
çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak katılmaması, devamsızlığın bir ay içinde en az beş
birleşim günü olması, bu durumun TBMM Başkanlık Divanınca tespit edilmesi ve Genel Kurul
üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu gerekmektedir.
14. Öte yandan devamsızlık sebebiyle milletvekilliğinin düşme usulü, İçtüzük’te ayrıntılı
olarak düzenlenmiştir. İçtüzük’ün 138. maddesinin birinci fıkrasında “Bir milletvekili Meclis
çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içinde toplam beş birleşim günü katılmazsa
devamsızlığı Başkanlık Divanınca tespit edilir ve Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden
kurulu Karma Komisyona gönderilir.”, ikinci fıkrasında “Karma Komisyon, yasama
dokunulmazlığının kaldırılmasındaki hükümlere göre durumu inceler ve raporunu hazırlar.”
denilmektedir.
Esas Sayısı : 2017/152
Karar Sayısı : 2017/139
4
15. İçtüzük’ün 131. maddesinin ikinci fıkrasına göre Karma Komisyonun başkanı,
başkanvekili, sözcü ve kâtibi; Anayasa Komisyonunun başkanı, başkanvekili, sözcüsü ve
kâtibidir.
16. 138. maddenin ikinci fıkrasında atıfta bulunulan İçtüzük’ün 132. maddesine göre
Karma Komisyon başkanı, dokunulmazlık dosyalarını incelemek üzere ad çekme suretiyle beş
üyeli bir hazırlık komisyonu teşkil eder. Bu şekilde oluşturulan hazırlık komisyonu kendine gizli
oyla bir başkan ve sözcülük görevini de yapacak bir kâtip seçer. Bu komisyon bütün belgeleri
inceleyip gerekirse o milletvekilini dinler; tanık dinleyemez. Hazırlık komisyonu, raporunu
göreve başlamasından itibaren en geç bir ayda verir. Hazırlık komisyonu raporu Karma
Komisyonda bir ayda sonuçlandırılır.
17. İçtüzük’ün 138. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında da milletvekilliğinin
düşmesi istenen milletvekilinin veya onun adına başka bir milletvekilinin Karma Komisyonda
ve Genel Kurulda savunma yapabileceği, Karma Komisyon raporunu görüşen Genel Kurulun
üye tamsayısının salt çoğunluğuyla milletvekilliğinin düşmesine karar verebileceği, oylamanın
ise Karma Komisyon raporu üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasından itibaren yirmidört saat
geçmeden yapılamayacağı belirtilmiştir.
18. Devamsızlık sebebiyle bir milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine karar verme
sürecinin de İçtüzük’te yer alan anılan kurallara uygun olması gerekmektedir.
19. Somut olayda TBMM Başkanlığı tarafından 24.10.2016 tarihinde Van Milletvekili
Tuğba Hezer ÖZTÜRK’e devamsızlığı sebebiyle dikkat çekme yazısı gönderilmiştir. 23.1.2017
tarihinde ise ilgili milletvekiline 1.10.2016 ile 31.12.2016 tarihleri arasında Genel Kurulun 47
birleşimine mazeretsiz katılmadığı bildirilmiş; milletvekilinin talebi üzerine, katılmadığı
birleşimleri gösterir devamsızlık cetveli de 1.2.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
20. Anılan milletvekili, devamsızlık cetvelinin kendisine tebliğinin ardından mensubu
bulunduğu siyasi parti tarafından, 1.10.2016 tarihinden 30.4.2017 tarihine kadar partisinin yurt
dışı faaliyetlerini yürütmek üzere görevlendirildiğine ilişkin yazıyı TBMM Başkanlığına sunmak
suretiyle devamsızlık cetveline İçtüzük’ün 152. maddesi uyarınca itirazda bulunmuştur.
21. TBMM Başkanlık Divanı 24.5.2017 tarihli ve 38 sayılı kararıyla ilgili milletvekilinin,
gerek kendisinin ve siyasi partisinin bildirimlerinden gerekse Adalet Bakanlığının
bildirimlerinden belirtilen dönemde yurt dışında bulunduğunun ve Genel Kurulun toplam 47
birleşimine katılmadığının sabit olduğunun tespitine ve TBMM Başkanlığının ilgili
milletvekiline gönderdiği 24.10.2016 tarihli dikkat çekme yazısını, siyasi parti genel merkezinin
yurt dışı görevlendirmelerinin Anayasa ve İçtüzük çerçevesinde devamsızlığa mazeret oluşturan
resmi görev sayılmamasını, yasama görevinin uzun süre yerine getirilmemesinin kamu yararına
ters düşmesini dikkate aldığını belirtmek suretiyle parti görevlendirmesi gerekçesine
dayandırılan izin talepleri ile itirazın reddine ve bu ret kararlarının İçtüzük’ün 151. maddesine
göre Genel Kurulun onayına sunulmasına karar vermiştir.
22. İlgili milletvekilinin izin talepleri ile itirazın reddine ilişkin TBMM Başkanlık Divanı
kararının Genel Kurulun 30.5.2017 tarihli 98. Birleşimi’nde kabul edilmesi üzerine TBMM
Başkanlık Divanının 24.5.2017 tarihli ve 38 sayılı kararı uyarınca söz konusu milletvekilinin
devamsızlığına ilişkin dosya, Anayasa’nın 84. ve İçtüzük’ün 138. maddeleri gereğince
değerlendirilmek üzere Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyona
gönderilmiştir.
Esas Sayısı : 2017/152
Karar Sayısı : 2017/139
5
23. Karma Komisyonun 25.5.2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda İçtüzük’ün 132.
maddesi uyarınca ad çekmek suretiyle hazırlık komisyonu, 30.5.2017 tarihinde de hazırlık
komisyonunun başkanlık divanı oluşturulmuştur. 7.6.2017 tarihinde çalışmalarını tamamlayan
hazırlık komisyonu 8.6.2017 tarihli raporunda, ilgili milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesini
gerektirecek sayıda Genel Kurul toplantısına katılmadığı ve bu durumu makul gösterecek geçerli
bir mazeretinin bulunmadığı yönündeki TBMM Başkanlık Divanının tespitinin mevzuata uygun,
yeterli ve yerinde olduğunu karara bağlamıştır.
24. Hazırlık komisyonunun raporu, raporun verildiği tarihten itibaren bir aylık süre içinde
13.6.2017 tarihinde Karma Komisyonda görüşülmüş; savunma yapmak üzere kendisine önceden
davette bulunulan ilgili milletvekilinin yetkilendirdiği milletvekilinin yaptığı sözlü savunma
dinlenmiş, ilgili milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesini gerektirecek sayıda Genel Kurul
birleşimine katılmadığının gerek kendisi tarafından TBMM Başkanlığına verilmiş olan
dilekçelerle gerekse mensubu bulunduğu siyasi parti tarafından ibraz edilen yurt dışı görev
yazılarıyla sabit olduğu, bu durumu makul gösterecek geçerli bir mazeretinin de bulunmadığı
şeklindeki gerekçelerle Karma Komisyon, ilgili milletvekili hakkında Anayasa’nın 84. ve
İçtüzük’ün 138. maddeleri uyarınca işlem yapılması ve milletvekilliğinin düşmesi görüşüyle
dosyanın Genel Kurula sunulmasına karar vermiştir.
25. Karma Komisyon raporu, Genel Kurulun 25.7.2017 tarihli 118. Birleşimi’nde
İçtüzük’ün 72. ve 138. maddelerine göre görüşülmüş; görüşmeler sırasında ilgili milletvekilinin
kendi adına savunma yapması için yetkilendirdiği milletvekili savunmayı gerçekleştirmiş,
görüşmelerin tamamlanmasından itibaren yirmidört saat geçtikten sonra Genel Kurulun
27.7.2017 tarihli 120. Birleşimi’nde de İçtüzük’ün 143. maddesi uyarınca yapılan açık oylama
neticesinde Karma Komisyon raporu 324 oyla kabul edilmek suretiyle ilgili milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesine karar verilmiştir.
26. İlgili milletvekilinin Anayasa’nın 84. ve İçtüzük’ün 138. maddeleri uyarınca
milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi için gerekli ve yeterli olan bir ay içinde toplam beş
birleşim Meclis çalışmalarına katılmadığının net biçimde TBMM Başkanlık Divanınca tespit
edilmiş olması, TBMM Başkanlık Divanının bu yöndeki tespitinin aksine ilgili milletvekilinin
Meclis çalışmalarına katıldığı yönünde bir savunmasının ve dolayısıyla bu konuda bir ihtilafın
bulunmaması karşısında söz konusu milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine karar
verilebilmesi için gerekli olan devamsızlık şartının gerçekleştiği açıktır.
27. Öte yandan devamsızlıkta izin hususu İçtüzük’ün 151. maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkralarında düzenlenmiştir. Buna göre bir milletvekiline on güne kadar izin verme yetkisi
TBMM Başkanına, daha uzun süreli izinlerde ise TBMM Başkanlık Divanının teklifi üzerine
Genel Kurula aittir. Anılan düzenlemeler uyarınca siyasi partilerin herhangi bir milletvekiline
devamsızlık konusunda izin verme yetkisi bulunmamaktadır. Siyasi partiler tarafından yapılan
görevlendirmelerin Anayasa’nın 84. maddesinde ifade edilen “izin” kavramı kapsamında
kabulünün mümkün olmaması sebebiyle ilgili milletvekilinin, mensubu olduğu siyasi parti
tarafından yurt dışı faaliyetlerde görevlendirildiğini belirterek devamsızlık cetveline yapmış
olduğu itirazın da TBMM Başkanlık Divanınca reddedilmesinde Anayasa’ya, kanuna veya
İçtüzük’e bir aykırılık bulunmamaktadır.
28. Ayrıca ilgili milletvekilinin devamsızlığının TBMM Başkanlık Divanınca tespit
edilmesi, itirazın reddi, ret gerekçeleri, itirazın reddine dair Başkanlık Divanı kararının Genel
Kurulca kabulü, devamsızlık dosyasının Karma Komisyona gönderilmesi, Karma Komisyonun
ve hazırlık komisyonunun oluşumu, komisyonların inceleme usulleri ile çalışmalarını
tamamladıkları süreler, komisyon ve Genel Kurul aşamalarında savunma hakkını kullanma
Esas Sayısı : 2017/152
Karar Sayısı : 2017/139
6
imkânının tanınması, Karma Komisyon raporunun Genel Kurulda görüşülmesi, Karma
Komisyon raporunun oylamasının görüşmelerin bitiminden yirmidört saat geçtikten sonra
yapılması, milletvekilliğinin düşmesine ilişkin Genel Kurul kararında Anayasa’nın aradığı
nitelikli çoğunluğa ulaşılmış olması hususları göz önünde bulundurulduğunda devamsızlığın
tespitinden milletvekilliğinin düşmesine kadar yaşanan süreçte ve bu süreç sonunda alınan
milletvekilliğinin düşmesine ilişkin kararda Anayasa’ya, kanuna veya İçtüzük’e bir aykırılık
bulunmadığı görülmektedir.
29. Açıklanan nedenlerle TBMM Genel Kurulunun Van Milletvekili Tuğba Hezer
ÖZTÜRK’ün milletvekilliğinin düşmesine ilişkin 27.7.2017 tarihli ve 1157 sayılı kararı,
Anayasa’ya, kanuna veya İçtüzük’e aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
30. Serruh KALELİ bu sonuca ek gerekçeyle katılmıştır.
IV. HÜKÜM
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun Van Milletvekili Tuğba Hezer
ÖZTÜRK’ün milletvekilliğinin düşmesine ilişkin 27.7.2017 tarihli ve 1157 sayılı kararının,
Anayasa’nın 85. maddesi uyarınca iptali talebinin REDDİNE, 7.9.2017 tarihinde
OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Esas Sayısı : 2017/152
Karar Sayısı : 2017/139
7
EK GEREKÇE
Başvuru hakkında verilen “iptal talebinin reddi” kararında başvuru konusunun
Anayasaya, kanuna veya içtüzüğe aykırı olup olmadığı sadece SÜREÇ yönünden incelenmiş
Mahkememizce, konunun esası yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
Anayasanın 85. maddesinin değiştirilme gerekçesinde yer alan “ Bu ne yargı yolu ne de
itirazdır. Sadece usul yoludur.” Şeklindeki lafza sıkı sıkıya bağlı kalarak sadece şekil denetimi
yapmakla yetinilmiş karar neticeten doğru olmakla birlikte eksik değerlendirilmiştir.
Mahkememiz, kararın 12. paragrafında denetim yetkisinin kapsamını nitelerken
Anayasaya uygunluğunda yetki sınırı içinde kalacağına karar vermiş ise de bunun sadece şekle
indirgediği görülmektedir.
Anayasa maddeleri arasında bir üstünlük sırası bulunmadığı ve bu nedenle 85. maddenin
Anayasanın başkaca maddeleri yorumu ile denetlenemeyeceği şeklindeki katılmadığım anlayışla
getirilen bu sınırlama Anayasa Mahkemesinin denetim alanını daraltan yetkilerini sınırlayan
yorum yetkisini elinden alan bir düşüncedir.
Kararımız, şu hali ile kendini şekil denetimi ile sınırlı yetkili gördüğü anlaşıldığından
TBMM’nin anılan takdir yetkisinin kullanılmış olmasının da yerindelikle denetlenemeyeceğini
ifade etmektedir.
Hukuk alanında ortak konu şudur ki, takdir yetkisi Adalet, hakkaniyet ve kamu yararı
ölçütleri gözetilmeden kullanılmayacaktır. Anılan nedenle Anayasanın 85. maddesi usul
kuralıdır, şekil öngörmüştür, yapılan işlem sürecinde şekle aykırılık yoktur, bu nedenle talebin
reddi gerekir şekilde özetlenecek kararın, milletvekilliğinin düşmesi gibi ülke siyasi ve hukuki
düzeninde çok önemli neticelere sebep olabilecek olgusu karşısında, demokratik hukuk devleti,
ölçülülük gibi kavramların varlığını sürdürebilmesi için, şekil yanında objektif ölçülere,
Anayasal ilkelere uygunluğunun Anayasal denetimi Mahkememiz yetki alanında olup gereklidir.
Demokratik hukuk devletinin temelinde yer alan parlamento ve üyelerinin çalışma
özgürlüğü alanlarının yüksek koruma görmesinin beklenilmesi bir hukuk devleti ilkesinin tabii
sonucu olmakla birlikte, Meclis, parlamenter sistemin en önemli çalışma araçlarından olup, tüm
milletvekillerinin iradelerinin hukuksal düzeninin yönetsel araçları olan kanun, tüzük ve diğer
yasama belgelerine yansıtıldığı yer çalışma düzeninin ifa ve icra edildiği alandır. Meclis
yönetiminin asıl görev alanının ve parlamenter faaliyetlerin kendini koruması doğal bir
zorunluluk olup bu kapsamda Anayasal ve yasal düzenlemeler yapılması ve uygulaması tabiidir.
Somut dosya kapsamında 47 kez meclis birleşimine katılmayan mazeret gerekçeleri de
yerinde görülmeyen milletvekili yönünden, haklarında alınan milletvekilliğinin düşmesi
kararında Anayasa, kanun ve içtüzüğü yönünden demokratik hukuk devleti ve ölçülülük ilkesi
kapsamında yapılan değerlendirmede de bir aykırılık bulunmadığı nedenleri karşısında siyasi
saikle hareket edildiği ve soyut nitelikli eşitlik ilkesini ve teamül hukukun çiğnendiğine ilişkin
iddialar yönünden bir inceleme yapılmasına da ihtiyaç bulunmadığı şeklinde bir karar verilmesi
gerektiği kanaatiyle iş bu ek gerekçe yazılmıştır.
Üye
Serruh KALELİ
Full & Egal Universal Law Academy