YÜCE DİVAN KARARI
(TÜRK MİLLETİ ADINA)
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı : 2017/1
Karar Tarihi : 12.10.2017
Başkan : Zühtü ARSLAN
Başkanvekili : Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili : Engin YILDIRIM
Üye : Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye : Serruh KALELİ
Üye : Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye : Recep KÖMÜRCÜ
Üye : Nuri NECİPOĞLU
Üye : Hicabi DURSUN
Üye : Celal Mümtaz AKINCI
Üye : Muammer TOPAL
Üye : M. Emin KUZ
Üye : Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye : Kadir ÖZKAYA
Üye : Rıdvan GÜLEÇ
Üye : Recai AKYEL
Üye : Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportörler : Ayşegül ATALAY
: Akif YILDIRIM
Bekir ÇAĞLAR
Davacı : Kamu Hukuku
Sanık : Cemal GÖKÇEOĞLU, Salahattin ve Samiye oğlu, 25.1.1957
Eskişehir doğumlu, Eskişehir Alpu Gökçeoğlu mah/köy nüfusunda
kayıtlı. Ata Mah. 1076 Sk. No:3 İç Kapı No:12 Çankaya/ ANKARA
adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Ali Ozan AÇIKALIN
Av. Tülay ÇELİKYÜREK
Av. Figen GÜVEN
Av. Mustafa Eyyüp BAŞKAN
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
2
Sanık : Dursun ÇİÇEK, Bekir ve Halime oğlu, 25.1.1960 Reşadiye
doğumlu, Tokat, Reşadiye, Umurca mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Konaklar Mah. Org. İzzettin Aksalur Cad. No: 1/3 İç Kapı No:9
Beşiktaş/ İSTANBUL adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Serkan GÜNEL
Av. Celal ÜLGEN
Av. İrem ÇİÇEK
Av. Şemsettin Tolga ALTAN
Av. Erhan Rıza DEMİREL
Sanık : Fuat SELVİ, Zarif ve Salli oğlu, 10.1.1960 Erzurum doğumlu,
Erzurum, Pazaryolu, Karakoç mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Kordonboyu Mah. Ankara Cad. No:111/1 İç Kapı No:27 Kartal/
İSTANBUL adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Erdem GÜMÜŞ
Av. Tayyar ÖZTÜRK
Sanık : Hasan IĞSIZ, Hüseyin ve Münevver oğlu, 21.1.1946 İstanbul
doğumlu, İstanbul, Fatih, Dervişali mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Fenerbahçe Mah. İğrip Sk. No:28/23 İç Kapı No:6 Kadıköy/
İSTANBUL adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Berna ERGÜN
Av. Ece UNUTMAZ
Av. Orhan ÖNDER
Av. Kemal Yener SARAÇOĞLU
Av. Murat ERGÜN
Av. Gizem YILMAZ
Sanık : Hıfzı ÇUBUKLU, Ramiz ve Nebahat oğlu, 18.7.1956 Çanakkale
doğumlu, Çanakkale, Merkez, Camikebir mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Oran Mah. Kudüs Cad. No:4 İç Kapı No:33 Çankaya/ ANKARA
adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Nazlı ÇUBUKLU
Av. Ayşe Sergül SANDIKÇI
Av. Ünal GÜLLÜOĞLU
Sanık : Hulusi GÜLBAHAR, Mustafa Şevket ve Meryem oğlu, 1.1.1959
Hekimhan doğumlu, Malatya, Hekimhan, Güzelyayla mah/köy
nüfusunda kayıtlı. Sancak Mah. Turan Güneş Bulvarı No:47/A İç
Kapı No:22 Çankaya/ANKARA adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Celal ÜLGEN
Av. Ramazan BULUT
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
3
Sanık : Hüseyin Nusret TAŞDELER, Ali Hayrettin ve Nacide oğlu,
3.10.1951 Samsun doğumlu, İstanbul, Beyoğlu, Emekyemez mah/köy
nüfusunda kayıtlı. Alacaatlı Mah. 4835 Cad. No:11 İç Kapı No:2
Çankaya/ ANKARA adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Metin GÜÇLÜ
Av. Ertuğrul GÜLSOY
Av. Semih BAKAN
Sanık : İsmail Hakkı PEKİN, Hasan Rabi ve Cevriye oğlu, 22.4.1951 İznik
doğumlu, Bursa, İznik, Yeşilcami mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Yücetepe Mah. Ordular Sk. No: 14 İç Kapı No:2 Çankaya/ ANKARA
adresinde oturur.
Müdafii : Av. Orhan ÖNDER
Sanık : Mehmet ERÖZ, Mustafa ve Emine oğlu, 20.3.1952 Babaköy
doğumlu, Balıkesir, Susurluk, Babaköy mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Alacaatlı Mah. 5072 Cad. No:7D İç Kapı No:29 Çankaya/ ANKARA
adresinde oturur.
Müdafileri : Av. İsmail Doğan SUBAŞI
Av. Kemal POLAT
Av. Turan Taşkın ÖZER
Sanık : Mehmet OTUZBİROĞLU, Ahmet ve Hatice Müeyyet oğlu,
17.10.1951 İzmit doğumlu, Kocaeli, İzmit, Mustafakemalpaşa
mah/köy nüfusunda kayıtlı. Fatih Mah. Fettah Sk. No:13D İç Kapı
No:1 Büyükçekmece/ İSTANBUL adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Ahmet Ömer BAYRAKTAR
Av. Ahmet Köksal BAYRAKTAR
Av. Burak CANDAN
Av. Faik Eren KAPTAN
Av. Feride Dilek HELVACI
Av. Serdar MERMUT
Av. Selen KARAÇALI
Av. Orhan ÖNDER
Sanık : Murat USLUKILIÇ, Hüseyin ve Fadime oğlu, 10.9.1974 Yozgat
doğumlu, Yozgat, Merkez, Kavurgalı mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Aşağı Dikmen Mah. 584 Cad. No:12/A İç Kapı No:9 Çankaya/
ANKARA adresinde oturur.
Müdafii : Av. Metin İSLAMOĞLU
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
4
Sanık : Alaettin SEVİM, Ömer ve Emine oğlu, 4.5.1963 Buca doğumlu,
Kastamonu, Bozkurt, İlişi mah/köy nüfusunda kayıtlı. Huzur Mah.
Cumhuriyet Cad. No:53 İç Kapı No:25 Sarıyer/ İSTANBUL adresinde
oturur.
Müdafileri : Av. Serkan GÜNEL
Av. Kemal Yener SARAÇOĞLU
Av. Celal ÜLGEN
Av. Ahmet Ziyaettin ÇÖRTOĞLU
Av. Murat ERGÜN
Av. Gizem YILMAZ
Av. Ece UNUTMAZ
Av. Berna ERGÜN
Sanık : Orhan GÜÇLÜ, İlyas ve Nazire oğlu, 12.10.1963 Kamber
doğumlu, Kayseri, Talas, Kamber mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Bankacılar Sok. 15/9 Yenimahalle/ ANKARA adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Mahir IŞIKAY
Av. Mustafa Eyyüp BAŞKAN
Av. Ali Ozan AÇIKALIN
Sanık : Sedat ÖZÜER, Mehmet ve Kadire oğlu, 17.9.1959 Mardin
doğumlu, Mardin, Artuklu, Teker mah/köy nüfusunda kayıtlı.
Feneryolu Mah. Gazi Muhtarpaşa Sk. No:27/1 İç Kapı No:7 Kadıköy/
İSTANBUL adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Ali Ozan AÇIKALIN
Av. Elif Asena KAVAK
Av. Mahir IŞIKAY
Av. Mustafa Eyyüp BAŞKAN
Sanık : Ziya İlker GÖKTAŞ, İhsan ve Hatice oğlu, 17.1.1967 Akçakoca
doğumlu, Sivas, Zara, Ütük nüfusunda kayıtlı. Koru Mah. 2621 Cad.
No:1/65 Çankaya/ANKARA adresinde oturur.
Müdafii : Av. Tülay ÇELİKYÜREK
Sanık : Mustafa BAKICI, Memet ve Emine oğlu, 16.10.1959 Sürsürü
doğumlu, Elazığ, Merkez, Sürsürü mah/köy nüfusunda kayıtlı. Erler
Mah. 2715 Cad. No:4C İç Kapı No:18 Etimesgut/ ANKARA
adresinde oturur.
Müdafii : Av. Mahir IŞIKAY
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
5
Sanık : Mehmet Bülent SARIKAHYA, Fikret ve Gülden oğlu, 10.1.1974
İzmir doğumlu, İzmir, Konak, M. Ali Akman mah/köy nüfusunda
kayıtlı. Aydınlar Mah. Hürriyet Cad. No: 165 İç Kapı No:6 Çankaya/
ANKARA adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Salim ÖZDEMİR
Av. Fuat ERYILMAZ
Sanık : Meryem KURŞUN, İsmet ve Assiye kızı, 10.8.1974 Beypazarı
doğumlu, Tokat, Erbaa, Ezebağı nüfusunda kayıtlı. Alacaatlı Mah.
3360 Sk. No:3A İç Kapı No:3 Çankaya/ ANKARA adresinde oturur.
Müdafileri : Av. Süreyya YİĞİTBAŞI
Av. Ceylan METE
Av. Alev ÜSTÜNGEL
Suç : Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya
Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör
Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
Suç Tarihi : 2009 ve öncesi
I. DAVALARIN YÜCE DİVANA GELİŞ BİÇİMİ
1. Davaların Yüce Divan’a gelişi şu şekilde gerçekleşmiştir:
2. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.4.2010 tarihli ve E.2010/373 sayılı
iddianamesiyle, şüpheli Dursun ÇİÇEK ve diğer 6 şüpheli hakkında Türkiye Cumhuriyetini
ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör
örgütüne üye olma suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Anılan dosya
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli) 2010/106 esas
numarasına kaydedilmiştir.
3. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.7.2011 tarihli ve E.2011/511 sayılı
iddianamesiyle şüpheliler Mustafa BAKICI, Hasan IĞSIZ, Mehmet ERÖZ, Hüseyin Nusret
TAŞDELER, Fuat SELVİ, Ziya İlker GÖKTAŞ, Hulusi GÜLBAHAR, Cemal
GÖKÇEOĞLU, Sedat ÖZÜER, İsmail Hakkı PEKİN, Hıfzı ÇUBUKLU, Mehmet
OTUZBİROGLU, Alaettin SEVİM, Orhan GÜÇLÜ, Mehmet Bülent SARIKAHYA, Murat
USLUKILIÇ ve Meryem KURŞUN hakkında Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya
veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü yönetme ve üye
olma suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Bu dosya, İstanbul 13. Ağır
Ceza Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli) 8.8.2011 tarihli ve E.2011/150,
K.2011/133 sayılı birleştirme kararı ile aynı Mahkemenin E.2010/106 sayılı dosyası ile
birleştirilmiştir.
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
6
4. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2.2.2012 tarihli ve E.2012/86 sayılı
iddianamesiyle şüpheli Mehmet İlker BAŞBUĞ hakkında Türkiye Cumhuriyetini ortadan
kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma
ve yönetme suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. İstanbul 13. Ağır Ceza
Mahkemesi’nin (CMK 250. maddesi ile görevli) 17.2.2012 tarihli ve E.2012/14, K.2012/22
sayılı birleştirme kararı ile anılan dosya aynı Mahkemenin E.2010/106 sayılı dosyasıyla
birleştirilmiştir.
5. Bu arada E.2010/106 sayılı dosya, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin
(CMK 250. maddesi ile görevli) 5.4.2012 tarihli ve E.2010/106, K.2012/56 sayılı
birleştirme kararıyla aynı Mahkemenin E.2009/191 sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir.
6. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli)
E.2009/191, K.2013/95 sayılı kararıyla, sanık Mehmet İlker BAŞBUĞ ve yukarıda isimleri
yazılı sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.
7. Anılan hükümlerin temyizi üzerine, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.4.2016
tarihli ve E.2015/4672, K.2016/2330 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin kararı
bozulmuştur. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması üzerine dava dosyası İstanbul 4. Ağır
Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
8. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi 9.11.2016 tarihli kararıyla, Ankara Ağır
Ceza Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yer yönünden yetkisizlik kararı vermiştir.
Anılan kararın itiraz üzerine kaldırılması sonucu yargılamaya E.2017/16 sayılı dosya
üzerinden devam edilmiştir. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi 21.6.2017 tarihli duruşmada
bazı sanıklar hakkındaki davaları ayırıp sanık Mehmet İlker BAŞBUĞ ile bu dosyadaki
sanıklar hakkındaki davanın E.2017/65 sayısına kaydının yapılmasına karar vermiştir.
9. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi 5.7.2017 tarihli ve E.2017/65, K.2017/145
sayılı kararıyla, sanık Mehmet İlker BAŞBUĞ ve bağlantılı suç işledikleri iddia olunan
yukarıda isimleri yazılı sanıkların iddianamelerindeki sevk maddeleri gereğince
yargılanmaları için dosyanın Yüce Divan sıfatıyla yetkili ve görevli Anayasa Mahkemesine
gönderilmesine karar vermiştir.
10. Görevsizlik kararının gerekçesinin ilgili kısmı aşağıdaki şekildedir:
“Sanık Mehmet İlker Başbuğ 2008-2010 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti
Genelkurmay Başkanlığı görevini yaptıktan sonra Orgeneral rütbesiyle emekliye
ayrılmıştır. Sanıklar Mehmet Bülent Sarıkahya ve Meryem Kurşun'un Genelkurmay
Başkanlığı emrinde sivil memur olarak görev yaptıkları, diğer sanıkların ise T.C.
Genelkurmay Başkanlığı emrindeki değişik rütbelerde subaylar oldukları, bu nedenlerle
Genelkurmay Başkanı olan sanık Mehmet İlker Başbuğ dışındaki bu 18 sanığın sanık
Mehmet İlker Başbuğ'a bağlı olarak suç işledikleri iddia edildiğinden uyma kararı verilen
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
7
Yargıtay bozma ilamında açıklandığı doğrultuda bir arada yargılanmaları gerektiği
sonucuna varılmıştır.”
11. Bu karar gereğince dosya, Yüce Divan’ın 2017/1 esasına kaydedilmiştir. Söz
konusu davanın tensip zaptına ilişkin görüşme sırasında 12.10.2017 tarihinde Mehmet İlker
BAŞBUĞ dışındaki sanıklar hakkındaki davanın ayrılmasına, ayrılan dosyanın
Mahkememizin Yüce Divan esasına yeni bir numaraya kaydedilmesine karar verilmiş ve
dosya 2017/2 Yüce Divan esasına kaydedilmiştir.
II. İNCELEME ve GEREKÇE
12. Anayasa’nın 148. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, Genelkurmay
Başkanını göreviyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılamakla görevlidir.
Anılan düzenlemeyle Yüce Divanın görevi, kişi ve suç bakımından sınırlandırılmıştır.
13. Genelkurmay Başkanının göreviyle ilgili suçlardan dolayı yargılanması
görevi 7.5.2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile Anayasa’nın 148.
maddesinde yapılan değişiklikle Yüce Divana verilmiş ve bu değişiklik 12.9.2010 tarihinde
yapılan halkoylaması ile yürürlüğe girmiştir. Anılan düzenlemeye göre Genelkurmay
Başkanının görevi ile ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanması bakımından
hâlihazırda görevde veya emekli olmasının ve kendisine isnat edilen fiilin söz konusu
Anayasa değişikliğinden önce ya da sonra işlenmiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır.
14. Ceza muhakemesinde dava, sanık ve fiil sayısıyla belirlenmektedir. Tek bir
iddianameyle (veya iddianame yerine geçen belgeyle) dava açılmış olsa da sanık ve fiil
sayısınca dava bulunmaktadır. Bu nedenle farklı muhakemelerin konusu olabilecek
uyuşmazlıklar arasında kişiler veya fiiller yönünden ortak noktaların bulunması hâlinde söz
konusu bağlantı gözetilerek bu uyuşmazlıkların bir davada birleştirilebilmesi mümkündür.
Bu husus aynı zamanda Anayasa’nın 141. maddesinde yer alan usul ekonomisi ilkesinin de
bir gereğidir.
15. Anayasa’da, Yüce Divan sıfatıyla yapılan yargılama sırasında ortaya çıkan
bağlantı dolayısıyla yargılamanın hangi mahkeme tarafından ve ne şekilde yapılacağı
hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle Anayasa’nın 148.
maddesinde sayılan kişiler dışında kalan kişilerin suça iştiraki veya bağlantılı suçlarının
bulunması durumunda birleştirmenin nasıl ve hangi mahkeme tarafından yapılacağı
Anayasa’da ve 30.3.2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da düzenlenmemiştir.
16. 6216 sayılı Kanun’da Yüce Divan yargılaması sırasında 4.12.2004 tarihli ve
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun uygulanacağına ilişkin açık bir düzenlemeye de
yer verilmemiştir. Ancak 6216 sayılı Kanun’un 57. maddesinin (1) numaralı fıkrasında
belirtilen “Genel Kurul, Yüce Divan sıfatıyla çalışırken yürürlükteki kanunlara göre
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
8
duruşma yapar ve hüküm verir”. kuralı uyarınca Yüce Divanın 5271 sayılı Kanun’u
uygulama zorunluluğunun olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ceza yargılamasına ilişkin
yürürlükteki genel kanun olan 5271 sayılı Kanun’un birleştirmenin usul ve esaslarını
düzenleyen 8 ilâ 11. maddelerinin Yüce Divan yargılamasında da uygulanması
gerekmektedir.
17. 5271 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasında bağlantı
kavramına açıklık getirilerek “Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne
sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.” denilmiş, aynı
Kanun’un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise kovuşturma evresinin her aşamasında,
“bağlantılı” ceza davalarının birleştirilmesine yüksek görevli mahkemece karar
verilebileceği ifade edilmiştir.
18. 5271 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasında “karar
verilebilir.” denilmek suretiyle ceza davalarının bağlantılı olması hâlinde dâhi birleştirme
kararı verilmesi mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Kuşkusuz mahkemeler bu takdir
yetkisini kullanırken davalar arasındaki bağlantı bulunup bulunmadığı ile birleştirmenin
usul ekonomisi bakımından da yararlı olup olmayacağını değerlendirmelidir. Birleştirme
kararı verilebilmesi için ceza davaları arasında bağlantı bulunması, birleştirmenin faydalı
olması, birleştirme olanağının bulunması ve birleştirme yasağının olmaması gerekmektedir.
19. Diğer taraftan Yüce Divan, Anayasa’da öngörülen unvanları taşıyan kişilerin
görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılanacakları bir mahkemedir. Bu kişiler
dışındakilerin suça iştiraki söz konusu olsa bile bu davaların her durumda birleştirilerek
Yüce Divan'da görülmesi zorunlu değildir. Dolayısıyla Yüce Divan’ın belirtilen özelliği
dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’daki bağlantı hükümleri Yüce Divana özgü bir şekilde
yorumlanmalıdır.
20. Evrensel bir ilke olarak istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerekir.
Bağlantılı tüm suç ve kişiler hakkındaki davaların yargılamasının -bağlantının derecesine
bakılmaksızın- Yüce Divanda yapılması, bu gereklilikle bağdaşmamaktadır. Bu bakımdan
5271 sayılı Kanun’un 8 ilâ 11. maddelerinde düzenlenen “bağlantı hükümleri”, Yüce
Divanın anılan özelliğini ortadan kaldıracak şekilde geniş kapsamlı olarak yorumlanamaz.
Diğer bir ifadeyle bağlantılı davaların Yüce Divanda birleştirilerek görülmesine karar
verilirken suça ilişkin genel iştirak olgusunun dışında daha yoğun bağlantı noktalarının
aranmasında zorunluluk bulunmaktadır. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ancak bağlantılı
diğer sanıkların da Yüce Divanda birlikte yargılanmaları ile mümkün olabilecekse, bu
takdirde birleştirme kararı verilmesi gerekir. Yüce Divanda yargılanan kişiyle ilgili
değerlendirmeler, bağlantılı diğer sanıkların hukuki durumunu doğrudan etkilemediği
takdirde bağlantının yoğun olduğu söylenemeyecektir. Ayrıca değerlendirme yapılırken
unvanı ve üzerine atılı suçun niteliği gözetilerek Yüce Divanda yargılanması öngörülen
kişinin, bağlantılı diğer sanıkların hukuksal durumu üzerindeki etkisinin de gözetilmesi
gerekir. Özellikle Yüce Divanda yargılanması öngörülen kişinin yargılanma koşullarıyla
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
9
ilgili usule ilişkin belirsizliklerin bulunduğu bir durumda, diğer sanıklar hakkındaki
davaların birleştirilerek görülmesinde usul ekonomisi bakımından da bir fayda bulunup
bulunmadığı değerlendirilmelidir.
21. Anayasa Mahkemesi Yüce Divan’da yargılanacak kişilerin davasının
dışındaki davaları, yoğun bağlantı bulunmadığı veya birleştirmenin fayda sağlamayabileceği
gerekçesiyle ayırıp, bunlar hakkında görevsizlik kararı verebilir. Anayasa’nın 158.
maddesinin üçüncü fıkrasında, diğer mahkemeler ile Anayasa Mahkemesi arasındaki görev
uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararının esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
22. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi; sanıklar Mehmet Bülent SARIKAHYA ve
Meryem KURŞUN'un Genelkurmay Başkanlığı emrinde sivil memur olarak görev
yaptıkları, diğer sanıkların ise Genelkurmay Başkanlığı emrinde değişik rütbelerde subaylar
oldukları ve bu sanıkların Genelkurmay Başkanı olan sanık Mehmet İlker BAŞBUĞ'a bağlı
olarak suç işlediklerinin iddia edildiği gerekçesiyle bir arada yargılanmaları gerektiği
sonucuna varmıştır. Ancak isnat edilen eylemler yönünden değerlendirme yapıldığında, kişi
yönünden Yüce Divanın yargılama yetkisinde bulunmayan sanıklara ilişkin davalar ile sanık
Mehmet İlker BAŞBUĞ hakkındaki davaların birleştirilerek Yüce Divanda görülmesinde
fayda sağlayacak yoğun bağlantı noktalarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
23. Öte yandan 25.10.1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve
Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/A maddesi uyarınca, Genelkurmay Başkanının göreviyle
ilgili bir suçtan dolayı yargılanabilmesi için öncelikle bu suçtan hakkında soruşturma izni
verilmelidir. Anılan muhakeme şartının sanık Mehmet İlker BAŞBUĞ yönünden
gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından Yüce Divanın E.2017/1 sayılı dosyasında 5271
sayılı Kanun’un 223. maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca sanık hakkındaki
yargılamanın durmasına karar verilmiştir. Bu durumda soruşturma izni verilene kadar
Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan sıfatıyla yargılama yetkisi doğmayacağından, esasında
bu dönemde diğer sanıklar hakkındaki davalar arasında bağlantının var olup olmadığı
değerlendirmesinin yapılması da mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık Mehmet
İlker BAŞBUĞ ile ilgili bu hukuksal belirsizlik de dikkate alındığında diğer sanıklar
hakkındaki davaların Yüce Divanda görülmesinin davanın gereksiz yere uzamasına sebep
olabileceği ve sanıkların makul sürede yargılanma haklarını engelleyebileceğinden
birleştirmenin usul ekonomisi yönünden de fayda sağlamayacağı anlaşılmıştır.
24. Açıklanan nedenlerle sıfatı ve isnat edilen fiilin niteliği sebebiyle Yüce
Divanda yargılanacak olan sanık Mehmet İlker BAŞBUĞ ile diğer sanıkların davaları
arasında yoğun bağlantının bulunmaması ve sanık Mehmet İlker BAŞBUĞ hakkındaki
yargılamanın belirsizlik içermesi karşısında diğer sanıklar hakkındaki davaların Yüce
Divanda görülmesinin fayda sağlamayacağı anlaşıldığından bu sanıklar yönünden
Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
25. Üye Serruh KALELİ bu sonuca farklı gerekçe ile katılmıştır.
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
10
26. Üye Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.
III. HÜKÜM
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Anayasa’nın 148. maddesinin yedinci fıkrası ve 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3., 4. ve 5. maddeleri uyarınca Mahkememizin
GÖREVSİZLİĞİNE, sanıklar Cemal GÖKÇEOĞLU, Dursun ÇİÇEK, Fuat SELVİ, Hasan
IĞSIZ, Hıfzı ÇUBUKLU, Hulusi GÜLBAHAR, Hüseyin Nusret TAŞDELER, İsmail Hakkı
PEKİN, Mehmet ERÖZ, Mehmet OTUZBİROĞLU, Murat USLUKILIÇ, Alaettin SEVİM,
Orhan GÜÇLÜ, Sedat ÖZÜER, Ziya İlker GÖKTAŞ, Mustafa BAKICI, Mehmet Bülent
SARIKAHYA ve Meryem KURŞUN’un iddianamelerindeki sevk maddeleri uyarınca
yargılanmaları için dosyanın görevli ve yetkili İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine
gönderilmesine, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 58. maddesi uyarınca hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve sanıklar
müdafilerine tebliğinden itibaren on beş (15) gün içinde Yüce Divan’a bir dilekçe verilmesi
suretiyle Yüce Divan nezdinde yeniden inceleme yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden
tensiben yapılan inceleme sonucunda 12.10.2017 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
11
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
12
KARŞIOY GEREKÇESİ
(1) Genelkurmay Başkanının göreviyle ilgili bir suç işlemesi halinde 353 sayılı
Kanun’un 15/A maddesinde Başbakan tarafından verilmesi öngörülen “izin” konusundaki
Yüce Divan’ca verilecek başvuru kararının duruşma açılmadan “tensip”le verilmesi Ceza
Muhakemesi Kanunu’na (CMK) uygun değildir. CMK.nun 175. ve 176. maddeleri,
duruşma hazırlığı safhasında yapılabilecek işlemleri tadadi olarak belirlemiştir. Bu maddeler
arasında “izin istenmesi” ve “durma” kararları yer almamaktadır. Dolayısiyle, öncelikle
duruşma açılması, sanıklar ve müdafileri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının ilk
beyanlarının tespitinin yapılması ve akabinde bu konuda bir karar verilmesi gerekmekteydi.
(2) İstanbul (kapatılan) 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 5.8.2013 tarih ve
E.2009/191, K.2013/95 sayılı kararının temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza
Dairesinin 21.4.2016 tarih ve E.2015/4672, K.2016/2330 sayılı bozma ilâmının tüm sanıklar
yönünden geçerli olan ve davanın esasına etkili olan bozma nedenleri dikkate alınarak ve
yine bu davayı doğrudan etkileyecek diğer yargısal gelişmeler (HSYK Teftiş Kurulunun
yargılamayı yapan hâkim ve savcılarla ilgili Soruşturma Raporu, bu konuda Bakırköy ve
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarınca açılan davalar; keza sahteliği ortaya çıkan birçok
delille ilgili somut olgular) gözetilerek, duruşma açılmalı ve CMK.nun 223/9. maddesindeki
koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve bu değerlendirmenin sonucuna göre “izin
talebi” ve “durma” konusunda bir karar verilmesi yoluna gidilmeliydi.
(3) Görevsizlik kararıyla Yüce Divan’a gelen dosyanın incelenmesinde diğer 18
sanık hakkındaki suçlamaların “İnternet Andıcı” bakımından sanık İlker BAŞBUĞ’la ilgili
suçlamayla paralellik gösterdiği, bu konudaki yargılamanın bir bütün halinde, tüm sanıklar
yönünden yapılmasının “adil yargılanma”, “hakkaniyet” ve “adalet” ilkelerine daha uygun
düşeceği kuşkusuzdur. Aynı suçlamaya konu fiilin failleri bakımından mevcut olan bu sıkı
irtibat ve bağ karşısında, tüm sanıkların aynı yargı yerinde yargılanması, delillerin
toplanması ve değerlendirilmesinde zaruret bulunmaktadır. Çoğunluk tarafından verilen
“tefrik” ve “görevsizlik” kararlarının yukarıda açıklandığı üzere, duruşma açılmadan
“tensip”le alınması hukuka uyarlı düşmediği gibi; suç ve failleri bakımından mevcut sıkı
illiyet bağının dikkate alınmayarak, İlker BAŞBUĞ dışındaki sanıklar yönünden tefrik
kararı verilerek, bu dosyanın ilk derece yargılama yerine gönderilmesinde hukuki isabet
bulunmamaktadır. Bu bakımdan, “izin talebi” konusunda alınan kararın sonucu beklenmeli,
bu husus “bekletici mesele” yapılmalı, izin verilmesi halinde “tefrik” konusu duruşmada
heyetçe değerlendirilmeliydi. “İzin verilmemesi” halinde ise esasen ilk sanık hakkında
“düşme” kararı verilmesi gerekeceğinden, ancak bu durumda diğer sanıklar bakımından
Yüce Divan’ın görevi kalmayacağından, görevsizlik kararı verilmeliydi.
(4) Yüce Divan’ın geçmiş kararları incelendiğinde, aşağıda işaret edilen
davalarda Yüce Divan’ın yargılama yetkisi dışında olan kişilerin de, mevcut “fiili ve hukuki
irtibat” nedeniyle Yüce Divan’da sanık sıfatıyla yargılandıkları görülmektedir:
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
13
- Yüce Divan’ın 13.4.1982 tarih ve E. 1981/1, K.1982/2 sayılı kararına konu
yargılamada sanık Bakan dışında 53 kişi sanık sıfatıyla yargılanmıştır.
- Yüce Divan’ın 16.3.1982 tarih ve 1982/2, K.1982/1 sayılı kararına konu
yargılamada sanık iki Bakan dışında 20 kişi sanık sıfatıyla yargılanmıştır.
- Yüce Divan’ın 12.4.1983 tarih ve E.1982/1, K.1983/2 sayılı kararına konu
yargılamada sanık Bakan dışında 7 kişi sanık sıfatıyla yargılanmıştır.
- Yüce Divan’ın 9.3.1983 tarih ve E.1982/2, K.1983/1 sayılı kararına konu
yargılamada sanık Bakan dışında 9 kişi sanık sıfatıyla yargılanmıştır.
- Yüce Divan’ın 14.2.1986 tarih ve E.1986/1, K.1986/1 sayılı kararına konu
yargılamada sanık Bakan dışında 2 kişi sanık sıfatıyla yargılanmıştır.
- Yüce Divan’ın 12.4.1995 tarih ve E.1993/1, 1995/1 sayılı kararına konu
yargılamada sanık iki Bakan dışında 1 kişi sanık sıfatıyla yargılanmıştır.
- Yüce Divan’ın 19.12.2012 tarih ve E.2011/1, K.2012/1 sayılı kararına konu
yargılamada sanık Yargıtay Daire Başkanı dışında 15 kişi sanık sıfatıyla yargılanmıştır.
Anılan kararlar incelendiğinde; Yüce Divan’ın yargılama yetkisine giren kişilere
(Bakanlara ve Yargıtay Daire Başkanına) yöneltilen suçlamalarla “fiili ve hukuki irtibat”
halinde olduğu anlaşılan diğer kişilerin (genellikle bürokrat, iş adamı vb. kişilerin) Yüce
Divan’da yargılandıkları görülmektedir. Somut dava açısından da Yüce Divan’ın bu
yerleşik uygulamasından ayrılmayı gerektiren zorunlu bir sebep bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; “izin”, “durma”, “tefrik” ve “görevsizlik” konusundaki
çoğunluk kararlarına katılmıyorum.
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
14
FARKLI GEREKÇE
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 5.7.2017 tarih ve 2017/65 E., 2017/145 K.
Sayılı kararıyla, sanık Mehmet İlker BAŞBUĞ ve bağlantılı suç işledikleri iddia olunan 18
sanık hakkındaki davanın, Yüce Divan sıfatıyla yetkili ve görevli Anayasa Mahkemesine
gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz, sanık M. İlker BAŞBUĞ dışındaki sanıklar hakkındaki davayı
ayırarak 2017/2 esasa kaydetmiştir.
Mahkememizin 12.10.2017 tarihli incelemesinde, sanıkların yargılama usulünün
5271 sayılı Yasa kapsamında olacağına işaret ettikten sonra Yasa’nın 8. ve 10. maddelerini
yorumlamış ve neticede,
- Ceza davalarının bağlantılı olması halinde birleştirme kararı verilmesinin
Anayasa Mahkemesinin takdirinde olduğunu,
- Usul ekonomisi bakımından birleştirmenin yararının değerlendirileceğini,
- Yüce Divan yargılamalarının niteliği gereği, yargılanacak kişiler ile ilgili
bağlantı hükümlerinin derecesine bakılmaksızın geniş kapsamlı yorumlanamayacağını,
- Genel iştirak olgusu dışında DAHA YOĞUN BAĞLANTI NOKTALARININ
aranmasının zorunlu olduğunu,
- Yüce Divan yargılanacak sanığın bağlantılı diğer kişilerin hukuksal durumu
üzerindeki etkisinin de gözetilmesinin gerektiğine işaret ettikten sonra,
- Ayrılan dosya yönünden davalarının birleştirilmesinde fayda sağlayacak yoğun
bağlantıların bulunmadığı kanaati yönündeki gerekçesi ve Yüce Divan yargılanacak kişinin
yargılanma koşullarında ki belirsizlikler nedeniyle, usul ekonomisi olarak Mehmet İlker
BAŞBUĞ dışındaki sanıkların Mahkememizce birleştirilmesinde bir yarar olmadığı
kanaatine ulaşarak bu dosya yönünden Mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
- Taşıdığı unvan nedeniyle Mahkememizde yargılanması istenen dönemin Genel
kurmay Başkanı M. İlker BAŞBUĞ ile Genel Kurmay Başkanlığı harekat, istihbarat, bilgi
destek daire başkanlığı, şube müdürlüğü gibi doğrudan aynı yönetim birimi içerisinde çeşitli
unvanları ile görev alan 18 kişiden oluşan tüm diğer sanıklar hakkında atılı suçların, cebir
ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını
engellemeye teşebbüs etmek (TCK 312) , silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek (TCK
312), ve üye olmak şeklinde ortak olduğu görülmektedir.
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
15
Kovuşturması yapılmış atılı iddialar sonucunda, ilgili mahkemenin sanıklar
hakkında eylemlerine uyan TCK’nun 312, 312/1, 312/2, 314/1 ve 3713 Kanun’un 5.
maddeleri kapsamında atılı suçları işledikleri kanaatiyle de hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.
Hükmün gerekçesinde, sanıklar arasında bireysel sorumluluklarının yanında suç
teşkil eden eylemlerin birlikte koordine edildiği, hadiseler arasında yoğun illiyet bağının
bulunduğu, yöneticilik sıfatları ile faaliyetlerini yönettikleri, belirlenen strateji
doğrultusunda hareket ettikleri ve diğer sanık ve örgüt üyelerini yönlendirdikleri, hiyerarşik
yapı içinde birbirlerinin bilgi ve onayı içinde tüm eylemleri gerçekleştirdikleri gibi benzeri
tüm sanıklar yönünden ortak gerekçelerin de kararda yer aldığı görülmektedir.
Ceza kararında yer alan bu gerekçeler, tamda M. İlker BAŞBUĞ dışında diğer
sanıklar hakkında Mahkememizin görevsizlik kararı verirken esaslı unsur olarak belirlediği
davalar arasında fayda sağlayacak, hukuki bağlantı bulunmasından beklediği yoğunluğu
karşılayacak niteliğinin yanında, bağlantılı diğer kişilerin birbirlerinin hukuksal durumlarına
etkisini anlamak için de yeterli kanaati oluşturacak yeterliliğe sahip olduğu
düşünülmektedir.
Kaldı ki, Anayasa Mahkememizin 2011/1 E. , 2012/1 K. sayılı dosyasında Yüce
Divanda yargılanan sanık hakkındaki dava sürecinde, aynı şekildeki Ankara 9. Ağır Ceza
Mahkemesinin kendisinde görülmekte bulunan 2011/61 esasında kayıtlı dosyada bir kısım
sanıkları Yüce Divanda görülen dava dosyasındaki suçla şahsi, fiili ve hukuki bağlantıları
olduğu nedeniyle, Yüce Divanda görülen dosya ile birleştirilmesi isteminin Mahkememizce
kabulüne karar verildiği görülmektedir. Kabul kararının gerekçesinde ise; bu dava dosyası
için aranan, belirlenen kriter ve öngörülmüş ilkelerin hiç birisi yer almamış neden
birleştirme kararı vermek lüzumu hissedildiği kararda ifade edilmemiştir. Yani, Yüce
Divanda yargılanmaları konusunda nasıl bir yarar ya da sanıkların bağlantı derecesindeki
yoğunluk, Yüce Divanda yargılanan sanığın diğer kişilerin hukuksal durumları üzerindeki
etkisi gibi unsurlara bir cevap getirilmeyerek, sadece hukuksal ilgiye atıfla yetinilmiştir.
Mevcut dosyada, atılı suçların terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği olduğu ancak
yönettiği ve eylem birlikteliği içinde olduğu başkaca hiç kimsenin olmadığı gibi bir olgu ve
fiili düşünmek sonucuna götüren ve Yüce Divan dosyasında yer alan karar gerekçelerinin
çoğunluğu suç vasfıyla bağdaşmamaktadır.
Fiili, şahsi ve hukuki bağlantı yok denemeyecektir.
Bu nedenle kararımızda yer alan isnat edilen eylemler yönünden İlker BAŞBUĞ
dışındaki sanıkların davalarının birleştirilerek Yüce Divanda görülmesinde fayda
bulunmadığı kanaatine bunu destekleyecek hukuki bir açıklık bulunmadığı nedenleri ile
katılınmamıştır.
Esas Sayısı : 2017/2 (Yüce Divan)
Karar Sayısı: 2017/1
16
Anayasa Mahkemesince sanıklar arasında aranan yoğun bağlantı ifadesinde
anlamını bulan ve kasdedilen başkaca Ceza Hukuku genel ilkesi veya uygun kriterlerin ne
olması gerektiği konusu kararda açık değildir ve soyut olarak nitelenmiştir.
Mahkememizce, M. İlker BAŞBUĞ dosyası ile birleştirilerek görülmesi istenen
diğer sanıklar hakkındaki dosyası neticede birleştirmede fayda ve usul ekonomisi gerekçesi
ile reddedilirken, M. İlker BAŞBUĞ dosyasına Başbakanlıkca verilecek izindeki belirsizliğe
de dayandırılmaktadır ve fakat bu sonuca ulaşırken diğer sanıklar dosyasının eylem
değerlendirme ve hukuksal bağlantı incelemesini de yapmak durumunda kalmıştır.
M. İlker BAŞBUĞ dosyasının Mahkememiz de (Yüce Divan) görülmesi ÖN
İZİN şartına bağlılığı kabul edildiğinde, (bu konudaki çoğunluk görüşüne katılınmamıştır)
yapılması gereken, M. İlker BAŞBUĞ dosyası ile birleştirilmesi incelenen diğer sanık
dosyalarının iznin gelmesinin beklenildiği süre için (makul süre)bekletici mesele
yapılmasını, gelmemesi halinde ise dosya hakkında zorunlu ve doğal olarak (diğer
sanıkların Yüce Divanda yargılanma hakları bulunmadığından) mahkemesine iadesine karar
verilmesi gerekir idi. ANCAK yapılan değerlendirmede Başbakanlıktan beklenen ön iznin
verilmesi konusunda uygulamada ve mevzuatta normatif bir düzenleme olmadığı
anlaşıldığında, sanıklar yargılamasının gecikebileceği, gecikmenin ve belirsizliğin adil
yargılanma hakkını ihlal edebileceği de düşünüldüğünde temel hakka yönelik ihlal
sonuçlarının sanık ve hukuk düzeninde yaratacağı yıpranma ve zararda gözetildiğinde ön
izin şartının getirdiği belirsizliğe bağlı olarak, diğer sanıklar hakkında ki dosyanın M. İlker
BAŞBUĞ dosyası ile birleştirilmeyerek mahkemesine iadesi sonucu doğuran görevsizlik
kararına anılan farklı gerekçe ile katılınmıştır.
Üye
Serruh KALELİ
Full & Egal Universal Law Academy