T.C. ...... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/941 Esas - 2025/537
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
......
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2015/941 Esas
KARAR NO : 2025/537
H
........x.........x
x............x...
...x.......x......x
......x........
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2015
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
KR.YZL. TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş tüzel kişilik olduğunu, şirketin elektrik enerjisi ihtiyacı karşılamak amacı ile ..... Elektrik A.Ş. ile sözleşme imzaladığını, davalı ..... Elektrik A.Ş.'nin 2006 Eylül - 2015 Aralık aylarında elektrik faturalardan fazladan tahsilat yaptığının öğrenildiğini, ..... Elektrik A.Ş. ile diğer davalı ....... Elektrik Dağıtım A.Ş. ile 2012 yılında birleştiğinin öğrenildiğini, davalıların önceki dönem faturalarının sadece 1 yılını teslim ettiklerini, daha önceki dönemlerin ancak mahkeme kararıyla ibraz edilebileceğinin bildirildiğini, davalıların elektrik enerjisinin miktarlarını ve faturalandırmaya esas bilgilerini sayaç okuyarak belirlediğini, sayaç okuma bedelinin sayaç başına sabit ücret olması gerekirken, tüketilen enerji miktarı üzerinden nispi ücret olarak tahsil edildiğini, müvekkili şirketten Eylül 2006 - Aralık 2010 dönemleri arasında fazladan perakende satış hizmet bedeli tahsil edildiğini, düşülen sabit bedelden sonra kalan ve fazladan KDV tahsil edildiğini, haksız olarak müvekkiline yükletilen iletim bedeli, dağıtım bedeli, kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedelinin de tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla perakende satış hizmet bedeli olarak ödenen 2006 Eylül 2010 Aralık dönemlerine ait şimdilik 1000-TL ile haksız olarak tahsil edilen 2005 Aralık - 2015 Aralık aylarına ait tüm faturalarda yer alan iletim bedeli, dağıtım bedeli, kayıp kaçak bedeli ve sayaç okuma bedelinin şimdiki 1000-TL'sinin belirtilen faiz ve KDV ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ....... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili cevpa dilekçesinde özetle; öncelikle davacı vekili dilekçesinin 2 numaralı bölümünde diğer davalı ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. ile müvekkili ...... Genel Müdürlüğünün 2012 yılında birleştiğini iddia ederek ...... ‘ın ..... ....... ‘ın halefi olması nedeni ile dava konusu faturalardan sorumlu olduğunu ileri sürdüğünü, böyle bir ticari birleşmenin söz konusu olmadığını, müvekkil ...... ‘ın pasif husumet ehliyeti bulunmamakta olduğunu, davanın ...... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, ...... Genel Müdürlüğünün dağıtım ve perakende satış lisansının olmadığını, bu davaların muhatabı olmasının mümkün olmadığını, ayrıca davanın yasal süresinde açılmadığını davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını, ayrıca davacı tarafça talep edilen tüm fatura kalemlerinin gerek adını, gerekse tüketicilere hangi oranda yansıtılacağı hususunu belirleme kararı verme yetkisinin tamamen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna ait olduğunu, bu nedenle iş bu davanın müvekkil Kurum açısından husumetten reddine, esasa geçilmesi halinde davanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna ihbar edilmesine davanın esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmemekle birlikte davaya konu alacağın kaynağı olan sözleşmenin ifa yerinin Manisa olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Manisa Mahkemeleri olduğunu, da konusu bedelin dönemlerine ve konusunda bakıldığında davanın düzenleyici işlemi yapan kurumun EPDK ve uygalama talimatı verin kurumun ise ...... Genel Müdürlüğü ile faturalar ve perakende satış sözleşmelerinin muhatabı ve tarafı olan ..... Elektrik Parakende Satış A.Ş'ye yöneltilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkil şirketin taraf sıfatının bulunmadığını, 4628 Sayılı Kanunun 3. Maddesindeki "Dağıtım şirketleri, üretim ve perakende satış faaliyetlerini 01/01/2013 tarihinden itibaren ancak ayrı tüzel kişilikler altında yürütürler" hükmü gereğince 01/01/2013 tarihinden sonra dağıtım ve faaliyetleri eskiden olduğu gibi ...... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yürütülmekte olduğunu, 01/01/2013 öncesi tüm enerji faturaları ve tüm tahakkukların Perakende şirketine devir edildiğini, dolayısıyla bilgi ve belgelerin ..... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'den talep edilmesi gerektiğini, şirketlerinin ve ..... Elektrik Perakende Satış A.Ş. 'nin müşterek ve müteselsil sorumlu olmalarını gerektirecek yasal dayanağın bulunmadığını, davaya esas düzenleme, yasal mevzuatlar çerçevesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından gerçekleştirilen ve belirlenen uygulama talimatı verilen ülke geneline şamil düzenleyici işlemler olduğunu, söz konusu tarife yapısını düzenleyen EPDK'ya karşı dava konusu yapılması gerektiğini, tüm şirketler EPDK tarafından çıkarılan ve uymak zorunda olduğu tarifelerin sadece uygulayıcısı olduğunu, bahsi geçen PSH bedellerine fiyat ve tarife belirleme yetkisinin EPDK’ya ait olduğunu, EPDK’nun 28/12/2010 tarih ve 2999 Sayılı Kurul Kararı ve 29/12/2010 tarihli 3002 Sayılı Kararına dayalı olarak 01/01/2011 tarihinden itibaren onaylanan tarifelere göre tahakkuk ettirildiği ve EPDK tarafından onaylanan tarifenin uygulanmasının lisans sahibi şirketler bakımından yasal zorunluluk olduğu, tarifenin değiştirilemeyeceği gibi tarife olmayan bir bedelin de tahsil edilemeyeceği gerekçesi ile davanın EPDK’ya açılması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davanın EPDK tarafından çıkarılan kararları ve düzenleyici işlemlere göre ve ...... ‘ın tarife uygulama talimatları ve düzenlemeleri gereği işlem yapıldığından idari yargıda açılması gerekirken adli yargıda açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davanın YARGI YOLU yönünden de reddinin gerektiğini, Danıştay'da faturayı oluşturan unsurların yetkili ve görevli EPDK tarafından mevzuat ve kurul kararları uyarınca belirlendiği ve maliyetin bir parçası olan kayıp-kaçak bedelinin elektrik piyasası faaliyetlerinin düzgün yütürülmesini temin için tüketicilere eşit yansıtılmasında, üstün kamu hizmetlerinin gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı hüküm altına alındığını, davayı kabul etmemekle birlikte söz konusu yasada öngörülen sürelerde açılmadığı için zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME:Dava, alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce ...... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/390 Esas sayılı dosyasında verilen karar örneği, ..... Elektrik A.Ş.'nin, ..... Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi'nin, İflas Dairesi'nin yazı cevabı getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Yargılama sırasında davacı şirketin iflas ettiği anlaşıldığından yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durdurulmasına karar verildiği, ...... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/168 Esas, 2024/282 Karar sayılı ilamı ile iflasın kaldırılmasına karar verildiği, kararın 13/06/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Davanın tarafları arasında uyuşmazlığın, 2006 eylül-2015 aralık döneminde davacıdan haksız olarak iletim bedeli, dağtım bedeli, kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli adı altında haksız tahsilat yapılıp yapılmadığı, bunun tespiti ve tahsili noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Kayıp kaçak vs.bedellerinin tarifeye uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla alınan 18/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 6719 Sayılı Kanunun geçici 20. Maddesinde “Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır” hükmü uyarınca somut olayda Kanunun 17. Maddesinin uygulanması gerektiği, davalılar tarafından davacıdan tahsil edilen ve dava konusu edilen kalemlerin Kanunun 17. Maddesi gereğince tarifeye uygun olduğu, kanunun genel gerekçesinden de belirtildiği üzere, konunun hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde düzenlenmesinin amaçlandığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce resen seçilen elektrik mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 04/01/2024 tarihli ön raporda bildirilen eksik evrakların tamamlanması için davacı şirket adına tanzim edilen 2006 Eylül ile 2015 Aralık ayları arasındaki dönemlere ait elektrik faturalarının davalı ....... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin 05/01/2024 tarihindeki beyan dilekçesi dikkate alınarak davalı ...... Elektrik Dağıtım A.Ş'den istenilmesine karar verilmiş, ...... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin yazı cevabı doğrultusunda ..... Elektrik Perakende Satış A.Ş'ye yazılan müzekkereye yazılmış, yazı cevabında davacı şirket adına kayıtlı herhangi bir abonelik tespit edilemediği, sözleşme numarası, hesap numarası, tesisat numarası vb, verilerden herhangi birinin bildirilmesi halinde istenilen belgelerin gönderilebileceğinin bildirilmesi üzerine davacı şirketin eski unvanı olan ....... İnşaat Tic. San ve Ltd. Şti. Ve ....... İnşaat Tic. San. A.Ş unvanları da belirtilerek ve dava dilekçesinin ekinde bulunan elektrik ihbarnameleri eklenerek yeniden ..... Perakende Satış A.Ş'ye önceki ara karar doğrultusunda müzekkere yazılmış, yazı cevabında belgelerin saklanma süresi dolduğundan gönderilmediğinin belirtildiği görülmüştür. Bunun üzerine mahkememizin 07/05/2025 tarihli celsesi (1) no'lu ara kararı ile mevcut belgeler doğrultusunda uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesi amacıyla dosya elektrik mühendisi bilirkişi ile nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmiş, davacı vekilince bilirkişi ücreti yatırılmadığından dosya bilirkişiye tevdi edilememiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı tarafça, 2006 eylül-2015 aralık döneminde davacıdan haksız olarak PSHB, iletim bedeli, dağtım bedeli, kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli adı altında haksız tahsilatlar yapıldığı iddiası ile bu bedellerin iadesi talep edilmiş, mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, inceleme için davacı şirket adına tanzim edilen 2006 Eylül ile 2015 Aralık ayları arasındaki dönemlere ait elektrik faturalarının dosyaya kazandırılması gerektiği anlaşıldığından davacıya dava konusu olan elektrik aboneliğine ait tesisat numarası ve abone numarasını bildirmek üzere kesin süre verilmiş, davacı vekili istenilen delillerin davalılardan temin edilmesi gerektiğini beyan etmesi üzerine yazılan müzekkere cevapları sonucunda belgelerin saklanma süresi dolduğundan gönderilmediği görülmüştür. Mevcut belgeler doğrultusunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş ise de verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmamış, bu haliyle davacı bilirkişi raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılmış ve davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 615,40 -TL olduğundan, peşin alınan 34,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 581,24-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-Davalılar duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025