T.C. .... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
....
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/115 Esas
KARAR NO : 2025/787
.....x......x.
.x......x....x.
....x.......x.......x
..x....x.......x
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hiz. Söz. Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2020
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 13/01/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında "Yenikapı Kurvaziyer Limanı ve Yat Limanı" projesi kapsamında; Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin "İşin Süresi" başlıklı 7. Maddesine göre yüklenicinin 80 gün içinde tüm işleri tamamlamak yükümlülüğü altına girdiğini, söz konusu sürede işi bitiremediğini geçerli bir sebebi olmadan işi yarıda bıraktığını, edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle 20/05/2019 tarihinde haklı sebeplerle feshedildiğinin 03/10/2019 tarihli ihtarname ile davalıya bildirildiğini, müvekkilinin söz konusu işin bitirilmesi için başka bir firma ile anlaşmak durumunda kaldığını, müvekkil şirketin maddi yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve davalıya 125.000TL 'lik ödeme yaptığını ancak müvekkil şirketin elinde taşere edilen işe ilişkin geçerli ve sözleşme kasamında kayda değer hiçbir belge bulunmadığını, arabuluculuk sürecinde ise tutanakların 3 farklı adrese gönderilmesine rağmen davalı vekiline tebliğ edilemediğini sürecin yaklaşık 4 ay sürdüğünü, davalı şirketin işlerini küçülttüğünü, menkul ve gayrimenkul mallarını elden çıkarmaya çalıştığı ve işçilerini işten çıkardığına ilişkin duyumlar geldiğini yapılan araştırmada ise davalı şirketin üzerine kayıtlı gemisini satmak için ilana çıktığı, davalının ve vekilinin adres değişikliği yaptığını ve davalının mallarını elden çıkarmaya çalışmasının müvekkil şirketi zarara uğratılmaya çalışıldığını beyanla, ileride telafisi edilemeyecek zararların ortaya çıkmaması saikiyle, borçlunun borca yeter miktarda, menkul ve gayrimenkul ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerinin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zaruretinin hasıl olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, iş bu sebeple yetki itirazlarının bulunduğunu, sözleşmeye aykırı olarak davrananın davacı ... firması olduğunu, müvekkili firma tarafından davacı firmaya gönderilen ihtarnamelerden de görüleceği üzere müvekkilinin sözleşmede belirtilen tüm hususlara titizlikle riayet edildiğini, sözleşmede her ne kadar 40 adet kuyu açılacağı belirtilmiş ise de zeminin ve denizin mevcut durumu nedeniyle sadece 21 adet kuyu açılabildiğini, bu durumun müvekkil firma tarafından davacı firmaya bildirildiğini, müvekkili firmaya ait olan sondaj gemisi Türkiye'nin tek ruhsatlı sondaj gemisi olup farklı bir firma tarafından aynı işin yapılabilmesinin mümkün olmadığını, Türkiye'de bu tür bir işi yapabilecek yegane gemiye sahip olan müvekkil firmanın dahi açamadığı kuyuları Türkiye'den farklı bir firmanın açabilmesinin de mümkün olmadığını, dolayısıyla açılamayan kuyular bakımından müvekkili firmanın herhangi bir kusuru veya ihmali söz konusu olmayıp, kuyuların açılamaması tamamen zeminin ve denizin olumsuz durumundan kaynaklı olduğunu, müvekkili firmanın bu durumu 11.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile açıklığa kavuşturduğunu, açılan kuyulara ilişkin tüm tetkikler ve raporların davacı firmaya hem kargo yolu ile hem de e-posta yolu ile gönderildiğini, davacı tarafın dilekçesinde, bitirilmiş olan raporların teslim edilmediğinden bahsettiğini, müvekkili firmanın her ne kadar yapmış olduğu işin tam karşılığı olan bedeli alamamışsa ve karşı tarafça sözleşme tek taraflı feshedilmişse de, davalıyı zarara uğratmamak adına tüm tetkik ve raporları hem kargo yolu ile hemde e-posta yolu ile davalı firmanın resmi adresine gönderdiğini, müvekkili firma tetkik ve raporları ilk aşamada davacı firmaya göndermediğini, bunun sebebinin davacı firmanın, müvekkili firmadan habersizce, sözleşmeye ve ticari teamüllere aykırı olarak farklı bir firma ile çalışmaya başlaması olduğunu, müvekkili firmanın yapmış olduğu işlere ilişkin hazırladığı tetkik ve raporları bu hal ve şartlarda davacı firmaya göndermesi beklenemeyeceğini, aksi halde bu raporlar yeni firma tarafından kullanılabilir ve sanki kendileri de bu kuyuları açmış gibi gösterebileceklerini, müvekkili firmanın işi kendiliğinden durdurmadığını, haksız fesih nedeniyle müvekkili firmaya el çektirildiğini, müvekkili firmanın davacı firmaya, bazı kuyuların açılamadığı, çalışmaların devam ettiğini bildirdiğini, fakat davacı firmanın müvekkilinden habersiz farklı bir firma ile anlaşarak açılamayan kuyuları açtırmaya çalıştığını, dolayısıyla davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği gibi fesih sonrası farklı bir firmayla anlaşma durumunun sözkonusu olmadığını, davacı firmanın önce farklı bir firma ile anlaştığını, akabinde ise müvekkili firma ile olan sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davacı firmanın daha sözleşmenin feshedilmesinden önce işi farklı bir firmaya yaptırmaya başladığına dair en somut delilin, davacı tarafından dosyaya sunulan fesih ihtarı ve diğer firma ile yapmış olduğu sözleşme olduğunu, davacı yanın bu belgelerden de açıkça görüleceği üzere diğer firma ile 19.08.2019 tarihinde sözleşme imzaladığını ve akabinde müvekkiline gönderdiği 03.10.2019 tarihli ihtarname ile de sözleşmeyi feshettiğini, açıkça görüldüğü üzere sözleşmenin feshedilmesinden yaklaşık 1 buçuk ay öncesinde farklı bir firma ile sözleşme imzalandığını, sözleşmenin davacı firma tarafından feshedilmesinin asıl müvekkili firmayı zarara uğrattığını, müvekkili firmanın haksız fesih neticesinde elde edeceği hakedişlerini alamadığını, davacı yan dilekçesinde; müvekkili firmaya yapmış olduğu kısmi ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesini talep ettiğini, müvekkili firmaya ödenen bedelin sözleşme gereği olup, müvekkilin bitirdiği kuyulara ilişkin olduğunu, ayrıca bu bedelin eksik olup kalan bedele ilişkin müvekkili firma tarafından icra takibi başlatıldığını, borçlu/karşı tarafça ödeme emrine yapılan itiraz sonucundan ilgili icra takibinin haksız olarak durdurulduğunu, taraflarınca zorunlu arabuluculuk süreci başlatılacağını, 11.10.2019 tarihli ihtarnamelerinde de belirttikleri üzere davacı firma tarafından ödenen bedelin tamamen işin giderlerine kullanıldığını, (mazot, personel konaklama, yemek, sondaj gemisinin araziye nakli, tekne giderleri, takımların kullanılması, lboratuvar giderleri, geminin park ve nakliyesi vb.) davacı yan işin farklı bir firmaya yaptırılmasından kaynaklı olarak ortaya çıktığını iddia ettiği zararın tazminini talep ettiğini, işin farklı bir firmaya yaptırılması/yaptırılmaya çalışılmasının tamamen davacı yanın kendi tasarrufundan kaynaklı olduğunu, müvekkili firmanın işini layığı ile yerine getirmeye devam etmekteyken, davacı firmanın anlam verilemeyecek şekilde sahaya farklı bir firmayı soktuğunu, açıkladıkları sebeplerle işin farklı bir firmaya yaptırılması konusunda müvekkili firmanın bir kusurunun bulunmadığını, hatta bu konudan kaynaklı olarak haksızlığa ve zarara uğrayan tarafın müvekkili firma olduğunu, davacı yanın cezai şarta ilişkin tazminatın ödenmesini talep ettiğini, davacı yanın işin geç tesliminden kaynaklı ortaya çıkan veya ortaya çıkabilecek muhtemel zararların tazminini talep ettiğini, işin geç tesliminden kaynaklı olarak ortaya bir zarar çıktığını veya çıkmasının muhtemel olması, bu zarardan müvekkilinin sorumlu tutulması gerektiğini, zira ihtimal olarak zikredilen bu zarar veya zararların ortaya çıkması tamamen davacı firmanın kendi kusurundan kaynaklanmış olacağını, dolayısıyla müvekkilinin hiç bir dahli olmayan bir nedenle, müvekkilinden böyle bir tazminatın istenmesi, hem hayatın olağan akışına aykırıdır, hem de davacı yanın kötüniyetinin göstergesi olduğunu, müvekkili firmanın sözleşmeye, usul ve yasalara uygun bir çalışma gerçekleştirdiğini, müvekkili firma sözleşmede sırf 40 kuyu açılacak yazıyor diye 40 kuyu açmadığını, açılması mümkün olmayan kuyuları açmış gibi göstermediğini, müvekkili firmanın TTK da zikredilen basiretli tacir sıfatına uygun davrandığını ve elinde olmayan sebeplerle gerçekleştiremediği işleri derhal davacı firmaya bildirdiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN :
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından .... 16. İcra Dairesi'nin 2020/2255 Esas numarası ile başlatmış olduğu icra takibine borçlu firma tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, alacağın ticari nitelikte olduğunu, davalı tarafından borcun olmadığına dair yapılmış itirazların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve iptalinin gerektiğini, aynı konu ile ilgili olarak davalı firmanın, müvekkili firma aleyhine ikame etmiş olduğu .... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/115 E sayılı dosyasının derdest olduğunu, usul ekonomisi gereğince her iki dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, sözleşmenin davalı tarafından haklı bir sebep olmadan feshedilene kadar müvekkili şirket edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini, müvekkili şirketin çalışma esnasında test sonuçlarıyla zeminin balçık-alüvyon olduğunu görmesinin beklenmeyen bir durum olduğunu ve mücbir sebep teşkil ettiğini, davalı tarafından haksız feshi ile müvekkili şirketi işten el çektirilmiş olduğunu, sözleşmeye aykırı davranan tarafın davalı taraf olduğunu, açılan kuyulara ilişkin tüm tetkikler ve raporların davacı firmaya hem kargo hem e-posta yolu ile gönderildiğini, borcun ödenme hususu davalıya bildirildiğini ancak davalının borcunu ödemediğini belirterek, dosyanın, .... 1.Asliye Ticaret mahkemesinin 2020/115 E sayılı dosyası ile birleştirilmesini, borçlunun, borca, faize, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ve tüm asli ve fer’i kalemlerine, borcun tamamına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun icra takibine haksız itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket .... Danışmanlık Mühendislik A.Ş. (işveren) ile Davacı .... ... Teknik ... Etüdü Müh. ve Tic. Ltd. Şti (alt yüklenici) arasında 20.05.2019 tarihinde, İstanbul ili, Fatih İlçesi, Yenikapı Mahallesinde gerçekleştirilecek “Yenikapı Kurvaziyer Limanı ve Yat Limanı” projesi kapsamında; 40 adet Sondaj Çalışması, Laboratuvar Çalışması, İmar Planına Esas Proje, Uygulamaya Esas Proje ve Mobilizasyon işlerinin yapılması için “Yüklenici Sözleşmesi” imzalandığını, imzalanan ve ekte sunulan sözleşmenin “İşin Süresi” başlıklı 7. Maddesine göre yüklenici, belirtilen ve mutabık kalınan tüm işleri 80 gün içerisinde tamamlama yükümlülüğü altına girdiğini, ancak kararlaştırılan bu süre zarfında yüklenici firma söz konusu işi bitirmemiş olup, haklı ve de geçerli bir sebep olmadan işi yarım bıraktığını kaldı ki davacı bitirdiğini iddia ettiği bir kısım işleri (belge, rapor vs. vermeden) dahi hiçbir geçerli sebep olmaksızın müvekkil şirkete teslim etmemiş olup, müvekkil tarafından dava açıldıktan sonra teslim ettiğini, taraflarınca açılan davadan sonra sözleşme konusu belge ve raporları teslim etmiş olması açıkça davacının haksız ve kötüniyetli olduğunun bir kanıtı olduğunu, davacı dilekçesinde; “ülkemiz sınırları içerisinde bu sondaj işlemini güvenli şartlarda gerçekleştirebilecek teknolojiye sahip müvekkil şirketten farklı bir firma bulunmamaktadır” şeklinde iddialarda bulunduğunu, davacı sözleşme ile taahhüt ettiği işi yarım bıraktıktan sonra, idareye karşı olan yükümlülüklerini yerine getirme gayesi ile müvekkil firma, sondaj işlerini yaptırmak üzere başka bir firma ile anlaştığını, bu yeni firma tarafından daha olumsuz saha ve hava şartlarında bile 19 adet yeni kuyu açılmış olup; raporlar, numuneler, laboratuvar sonuçları ve ilgili diğer belgeler müvekkil firmaya teslim edilmiş ve müvekkil firmaca da bunların idareye sunulduğunu, ayrıca, bu açılan yeni kuyulara ilişkin rapor ve sonuçların da idare tarafından onaylandığını ve hakediş ödemesinin de müvekkil firmaya yapıldığını, bu itibarla, davacının “sondajların başka bir firma tarafından yapılamayacağı ve mücbir sebep iddialarının da gerçeklerle hiçbir ilgisi bulunmadığı hususunun çok açık olduğunu, davacı yanın taraflarınca yapılan feshin haksız olduğunu iddia ederek dava dilekçesinde aynen, “edimlerini süresinde, usul ve mevzuata uygun biçimde yerine getirmekte olduğunu” iddia ettiğini, ayrıca davacı, sözleşmenin feshi tarihinden önce müvekkilin başka bir firma ile anlaştığını da belirterek, sanki davacı firma sahada çalışmalarına devam ederken müvekkil firma tarafından işin zorla bıraktırıldığı şeklinde bir izlenim verilmeye çalışıldığını, oysaki, davacı 21 kuyu açtığını bildirerek 08.08.2019 tarihinde bizzat kendisi başladığı işi yine kendisi bıraktığını, bu gelişme üzerine müvekkili şirket de “Asıl İşveren” olan idareye karşı olan yükümlülükleri gereği 19.08.2019 tarihinde yeni bir firma ile sözleşme imzalayarak vakit kaybetmeksizin işin devamını ve sürekliliğini sağladığını, 08.08.2019 tarihinde işi bırakan davacının 11.10.2019 tarihli cevabi ihtarnamesinde ise bu sefer, “halihazırda çalışma sahasında yer aldığını” iddia ettiğini, ancak, taraflarınca yapılan araştırma ve incelemede ise, davacının çalışma sahasında yer alması bir yana, sözleşme gereğince işi yaptığı sondaj gemisinin, 26.09.2019’dan beri sahibinden.com adlı internet sitesinin satış ilanı sayfasında bulunduğu hususunun da tespit edildiğini, bu hususun da davacı şirketin kötüniyetini ve samimiyetsizliğini net olarak kanıtlayan bir diğer gerçeklik olduğunu, davacı firma yine dilekçesinde belirttiği üzere sözleşme feshedilene kadar işini layığı ile yerine getirmeye devam ettiğini iddia ederken, yine dilekçesinin başka bir bölümünde “işin beklenmeyen hal, mücbir sebep” sebebiyle tamamlanamadığından söz etmekte olduğunu, davacı firmanın 08.08.2019 tarihli işi bırakma e-postasında açıkça, “sondaj gemisinin fiziksel özelliklerinin sözleşme konusu yerde daha fazla kuyu açmaya muktedir olmadığını” belirttiğini, akabinde ise, müvekkil firmanın sözleşme yaptığı yeni firma ise aynı saha koşullarında ve daha kötü hava şartlarında kuyuları açarak işi tamamladığını, böylece davalı şirketin mücbir sebep, beklenmeyen hal iddialarının da asılsız olduğunun ortaya çıktığını, taraflarınca davacı aleyhine 19.02.2020 tarihinde açılan davadan 1 ay 8 gün sonra 27.03.2020 tarihinde (dava açıldıktan çok sonra) davacı firma tarafından yapıldığı iddia edilen 21 adet sondaja ilişkin laboratuvar sonuçları, numuneler, bilgi ve belgeler vs. müvekkil firmaya davalı tarafından kargo yoluyla gönderildiğini, bu hususun dahi davacının kötüniyetli davranışlarının ve sözleşmenin 9. Maddesinde belirlenen cezai şart anlamında daha fazla zarar görmeme çabasının açık bir göstergesi olduğunu, tüm bu sebeplerle, açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın tüm talepler ile birlikte reddine, 16. icra müdürlüğü’nün 2020/2255 E. sayılı dosyasının iptaline, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Asıl dava yönünden;
Taraflar arasındaki ihtilafın; Taraflar arasında imzalanan 20/05/2019 tarihli, "Yenikapı Kurvaziye limanı ve yat limanı projesi kapsamında " 40 adet sontaj çalışması, laboratuvar çalışması, imar planına esas proje, uygulamaya esas proje ve mobilizayson işlerinin yapılması " işleri için alt yüklenici sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin davacı tarafından fesh edildiği noktasında ihtilaf olmayıp, ihtilafın, tarafların sözleşme gereği edimlerini yerine getirip getirmediği feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, fesih nedeniyle davacının işin başka firmaya yaptırılmasından, idarenin işin gecikmesi nedeniyle uygulayacağı cezadan, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. Maddesinden kaynaklı ceza şart maddesi gereği, tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı noktasında toplandığı görülmüştür.
Taraflar arasında 20/05/2019 tarihli,Yenikapı. Kurvazıyer, Limanı, ve Yat Limanı PTOJCSİ kapsamında; 40 adet Sondaj Çalışması, Laboratuvar Çalışması, İmar Planına Esas Proje,Uygulamaya Esas Proje ve Mobilizasyon işlerinin yapılması için “Yüklenici Sözleşmesi”, imzalandığı görülmüştür.
Davacı, davalının edimini 80 gün içerisinde ifa etmesi ve raporlamaları teslim etmesi gerekirken işi yarım bıraktığını e-posta ile iletttiğini , görüşmelerin olumsuz sonuçlanması üzerine de 03/10/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesh ettiğini bildirmiş,davalı tarafça 11/10/2009 tarihli cevabi ihtarname ile karşılıklı fesih ve ödeme şartı ile raporları ibraz edeceğini bildirdiğini böylelikle sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden;davalıya ödenen 125.000 TL nin , sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini,sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla başka firmaya işin daha fazla bir bedelleyaptırılması sebebiyle ortaya çıkan zararımıza ilişkin şimdilik 1.000 TL (kısmi taleptir) Ceza-i Şarta ilişkin şimdilik 1.000TL (kısmi taleptir) Proje Yetkilisi İdareye işin geç teslim edilebilecek olması nedeniyle ortaya çıkan ve çıkacak zararlara ilişkin şimdilik 1.000 TL (kısmi taleptir)Olmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kısmi alacak olarak toplam 128.000 TL dava değerinden iş bu dava açılmış olmakla;
Davalı taraf hak edişlerini alamadığını 21 adet sondaj çalışması yaptıklarını buna ilişkin raporlama ve tetkikleri bir süre sonra davacıya gönderdiklerini , zira davacının 19.08.2019 tarihinde bir başka yüklenici ile sözleşme imzalamış ve akabinde müvekkile gönderdiği 03.10.2019 tarihli ihtarname ile de sözleşmeyi feshettiğini bildirmekle ,sözleşmenin haksız yere fesih edildiğini ,bu hali ile geç teslim ve de cezai şart talebinin yerinde olmadığını ,sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı talebin ise haksız olup kendilerince açılan 21 adet sondaj çalışması hak edişi olup eksik ödendiğini ,eksik ödeme sebebi ile de icra takibi başlatıldığını bu sebeple davanın reddini istemiştir.
DAVACI (Karşı Davalı): 09/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; .... Danışmanlık Mühendislik A.Ş. ;Haklı nedenle fesih sonrası;Müvekkil firmanın sözleşme konusu işi başka bir firmaya yaptırdığı için ortaya çıkan menfi zarar olarak 218.199,99 TL'nin Davalı firmanın işi yapmaması nedeniyle ortaya çıkan gecikme nedeniyle idare tarafından müvekkil firmaya uygulanan hak ediş kesintisi olarak 51.875,00 TL'nin ,Bilirkişi raporunda Sözleşmenin 9. Maddesine göre 15.750 TL cezai şart alacağının davalıdan talep edilebileceği tespit edilmiştir. Hesap 63 gün üzerinden hesaplanmıştır. (10.08.2019 – 12.10.2019) Ancak bu hesabın hatalı olduğunu ancak bunun için yeni rapora gerek olmadığını önceki dilekçelerimizde belirtmiştik. Sözleşmenin 9. Maddesi nettir. Raporun tamamlanarak işverene teslim edilmesi ile cezai şart uygulaması sona erer. Yani davalının işi bırakma e-postası olan 08.08.2019 – raporları müvekkile göndermiş olduğu 27.03.2020 tarihleri arasına cezai şart hesabı yapılması gerekmektedir. Zira davalının raporları teslimi sonrası müvekkil firma 30.03.2020 tarihinde raporları idareye sunmuş ve idare iş bu raporları 13.04.2020 tarihinde onaylamıştır.Yani müvekkil firmanın idareye karşı yükümlülükleri devam etmiştir. Bu yüzden bilirkişi raporunda 3. Firmanın işi bitirmiş olduğu tarihin cezai şartın bitiş olduğu tarihi olarak değerlendirilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle işin bırakıldığı 08.08.2019 tarihi ile davalının belge ve evrakları teslim etmiş olduğu 27.03.2020 tarihleri arasında her gün için 250 TL cezai şart hesaplandığında, toplam 233 gün için 58.250 TL cezai şart ortaya çıkmaktadır. Bu nedenlerle Cezai şart için 58.250,00 TL'nin;Toplamda 328.324,99 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tarafımıza ödenmesini, Avukatlık Ücreti ve yargılama giderlerinin de davalı taraf üzerinde bırakılmasına, ıslah dilekçemizin davalı tarafa tebliğ edilmesine karar verilmesini müvekkil adına talep ederim.
Birleşen .... 5.ATM 2020/612 Esas , 2021/34 Karar sayılı dosyası uyarınca;
Davacı ... Davalı ...'ne karşı; .... 16.İcra Dairesi'nin 2020/2255 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ,taraflar arsındaki yüklenici sözleşmesi kapsamında 27/05/2019 tarihinde işe başlayarak, edimlerini yerine getirğini,19 adet sondaj kuyusunun kendilerinden kaynaklanmayan mücbir sebep ile sondaj çalışmasının yapılamadığını bu hali ile davalı tarafça haksız nedenle sözleşmenin fesh edildiğini, 21 adet sondaj kuyusu karşılığı eksik hak ediş tutarını iş bu dava ile talep ettiği görülmekle; 76.297,92 TL asıl alacak üzerinden dava açmakla ;
Birleşen dava yönünden taraflar arasındaki ihtilafın; Taraflar arasında imzalanan 20/05/2019 tarihli "Yeni kapı Kuruvalize limanı ve yat limanı" projesi kapsamında "40adet sontaj çalışması, laboratvuar çalşıması, mimar planına esas proje, uygulamaya esas proje ve mobilizasyon işlerinin yapılması işi" ne ilişkin sözleşmeden kaynaklı davacı asıl dava davalısının sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararlara ilişkin .... 16 iCra Müdürlüğünün 2020/2225 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, birleşik davacının birleşik davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı görülmüştür.
Tanık ... beyanında; "Bana sormuş olduğunuz ... Teknik şirketinin sahibi .... ..... Yarım benim arkadaşım olur. Yine bana sormuş olduğunuz .... Danışmanlık şirketini de ....'dan şirketler arası iş yaptıkları için duymuştum. Her ne kadar .... şirketi ile ... işlerini yapsada, son zamanlarda deniz ... işlerini daha faza yapmaktaydı. Benim de İstanbulda bulunduğum zamanlarda .... Yeni Kapı Dolgu alanının yanında .... şirketine ait deniz etütü işini taşeron olarak almış ve bizzat kendi gemisiyle bu işi yapmaktaydı, hatta ben de İstanbulda bulunduğu sırada geminin üzerine beş on kez misafir olarak çıktım, hatırladığım kadarıyla 2019 yılının Ağustos aylarında çıktım, Ağustosa ayındaki bu çalışmalara şahit oldum, geminin çalışmasına şahit oldum, bundan yaklaşık 10-15 gün sonra Eylül ayında yine ....'ın gemisinin çalıştığı yere gittim, gittiğim zaman ....'ın gemisi orada yoktu, onun yerine 4 kareli 4-5 m2'lik bir duba ....'ın çalıştığı alanda çalışma yapıyordu, ben de bunu görünce ....'ı aradım, senin geminin yaptığı yerde bir duba çalışıyor dedim, o da bana geliyorum ben de bir bakayım, nasıl bir çalışma yapıyorlarmış dedi. Daha sonra .... ile birlikte tekneye bindik, çalışma alanına gittik, baktığımızda deniz çok dalgalıydı ve işi yapan firma ellerinde bulunan dubayla bu işi yapmakta zorlanıyordu, hatta işi yapamadıklarını gördük. O sırada zaten .... da bu görüntülerin fotoğraflarını ve videosunu aldı. Sonrasında ....na sorduğumda bana işi veren şirketle davalık olacağım, ben iş yaparken benim işimi başka bir firmaya verdiler, benim hakkımı yiyorlar diyerek sitemde bulundu. Benim ....'ın ne kadar iş yaptığı veya ne kadarlık bir alacağı hususunda bilgim yoktur. Yine ....'a yaptığı iş karşılığında anlaşmış oldukları ücreti verip vermediklerini bilmiyorum. Sadece ....'ın işin bir kısmının parası verdiler, ama çoğunun parasını vermediler dediğini hatırlıyorum. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, başkaca bir bilgim yoktur , tanıklık ücerti istemiyorum, " dedi.
Tanık ...... beyanında: "Ben 2012 yılından beri .... ... firmasında ön muhasebe biriminde çalışıyorum. Dava konusu işle alakalı muhasebe işlemlerini yaptığımdan bilgim vardır. Biz ... etüdü ve sondaj işi yapıyoruz. Bugüne kadar 500'ü aşkın projeye ben şahit oldum. Bu firma ile Yenikapı'da 40 kuyuluk sondaj çalışması yapılması için anlaşıldı. Çalıştığım firma bahse konu işte alt yüklenicidir. Bahse konu işteki ... yapısı alüvyon ... olduğundan, deniz trafiği, boğaz akıntısı gibi sebepler nedeniyle biz işe devam edemeyeceğimizi bildirdik. Dava konusu işteki fiziki şartlara daha uygun olan daha büyük bir gemi ile çalışmanın yapılması gerektiğinden davacı firmaya bilgi verildi. Ancak bildiğim kadarıyla bu donanıma sahip Türk menşeili bir gemi yoktur. Ulaştırma Bakanlığı da bu durumdan haberdardır. Biz sözleşme kapsamında yapabileceğimiz işleri yapıp ilgili belgeleri Bakanlığa bildirdik, evrakları ve numuneleri teslim ettik. Biz 40 sondaj kuyusu için 310.000,00 TL + KDV şeklinde anlaşma yapmıştık. Biz 21 kuyu üzerinden tekrar fiyatımızı güncelleyerek 166.791,00 TL + KDV üzerinden iş bedeli belirledik. Biz davacı firmadan 125.000,00 TL tahsilat yaptık ve geri kalan 71.814,00 TL'nin tahsilini davacı firmadan talep ettik. Davalı firma bahse konu işte üzerine düşen görevleri yerine getirmiştir. Tanıklık ücreti talebim yoktur. " dedi.
.... 24. Noterliği'nin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın, ... Kargo Genel Müdürlüğü'nün, Meteorolojik Veri İşlem Dairesi Başkanlığı'nın, ve ... Bankası A.Ş'nin, ... Bankası A.Ş'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.
HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlık konusunda rapor alınmıştır.
17/01/2022 SMMM bilirkişi A....r tarafından düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca; dava dosyası yönünden, davacı şirketin, 2019-2020 yılları ticari defterlerin incelenmesi sonucunda, noter onaylarının kanuni süresi içerisinde yapıldığı, usulüne uygun tutulduğu saptandığını, davalı firma ile dava konusu iş nedeniyle ticari ilişkiler kapsamında, davalı tarafından düzenlenen toplam 125.000,00 TL tutarlı fatura tutarlarının davacı tarafından ödendiği tespit edilmiş ve bu nedenle taraflar arasındaki bu ilişki nedeniyle herhangi bir alacak veya borç tespit edilmediğini, ancak davacı defter kayıtlarında 2016 yılından gelen ve 159 sipariş avansları ana hesabın 159 Z02 muavin hesabında takip edilen 1.280,00 TL ile yine 120 alıcılar ana hesabının 120 Z02 muavin hesabında takip edilen 4.720,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL davacının davalıdan olan alacağı tespit edilmiş ise de, davacının bu konuda bir talebi olmadığından bu tutarların dikkate alınmadığını, davacı şirket 19/08/2019 tarihinde, davalı şirket yerine dava dışı firma olan ..... Doğal Kaynaklar ve Hammaddeler İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. ile sözleşme yaptığı, bu firma ile dava konusu işten dolayı aralarında oluşan cari işlem tutarının KDV dahil 440,199,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davacının asıl işvereni konumunda olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü davacıya hazırlamış olduğu 04/06/2020 tarihli ödeme emri belgesi eki 02/06/2020 tarihli hakedişdeki tutanakta (dosyada mevcuttur.) “...Genel Müdürlüğümüz Araştıma Dairesi Başkanlığınca onaylanan Uygulamaya Esas Jeolojik-Jeoteknik etüt raporunda 21 adet sondaja ait laboratuvar sonuçlarmın yer almamasından ve raporlamasının yapılmamasından dolayı kesin projelerin hazırlanmasını imkansız hale getirmeyen bu eksikliler için sözleşmenin 13. Maddesinde Uygulamaya Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu için belirlenen iş bu kalemine ait ödemede (Px0,10) %25'ine karşılık gelen 51.875,00 TL hakedişten kesimi yapılması uygun bulunmuştur.. "denilmektedir. Bu kesintinin 5 nolu hakedişten yapıldığının tespit edildiğini, bu çerçevede davacının davalıdan talep ettiği, sebepsiz zenginleşme hükümleri nedeniyle 125.000,00 TL olan talebi, sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla şimdilik 1.000,00 TL olan talebi, proje yetkilisi idareye işin davalı şirket tutumu nedeniyle müvekkili şirket tarafından geç teslim edilecek olması nedeniyle ortaya çıkan ve çıkacak zararlara ilişkin şimdilik 1.000,00 TL olan talebi, davalı ile davacı şirket arasında imzalanmış Yüklenici Sözleşmesinin Cezai Şarta ilişkin 9. maddesine göre de şimdilik 1.000,00 TL olan talepleri, tamamiyle hukuki nitelik taşıdığından bu konularda herhangi bir yorum yapılmadığını, birleşen dava dosyası yönünden; davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, davacının düzenlediği faturalardan dolayı herhangi bir borç veya alacağının bulunmadığı tespit edilmiş ayrıca hem dava ve birleşen dava dosyasına, hem de icra takip dosyasına takip konusu alacağın nereden kaynaklandığına dair bir bilgi veya belge sunulmadığından alacağın tespitinin mümkün olamadığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri çerçevesinde yapılan işin (21 adet kuyu açılması) net bilgisi saptanamadığından, ayrıca bunun tespitinin bir mühendislik hizmeti gerektirdiğinden hesaplama yapılamamıştır. Bu durumda davacının davalı aleyhine .... 16. İcra Müdürlüğünün 2020/2255 E. Sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinin haklı veya haksız olduğuna ilişkin sonuca ulaşılamadığını rapor etmiştir.
17/07/2023 tarihinde, Dr.Öğr.Üyesi Erkan .... (İTÜ Maden, Jeoloji Mühendisi), Prof.Dr.T... (Gebze Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği), Doç. Dr. ..... (.... Üniversitesi Hukuk Fakültesi) ve Ali ..... (SMMM) bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor uyarınca; davalı tarafın 2019, 2020 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapılmış olduğu, davalı tarafın kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 75.000,00 TL alacaklı olduğu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün deniz tabanı zemininden itibaren en az 40 metre derinliğe inilmek üzere taşıyıcı zeminin yeterli derinliğine kadar 19 (ondokuz) adet sondaj açtırmak istediği, .... ... Teknik ... Etüdü Müh. ve inş. Tic. Ltd. Şti.'ne ait olan ve Şekil 1 ile gösterilen katamaran formunda inşa edilmiş Jack-up Barge ile 40 metre derinliğe inilmek üzere taşıyıcı zeminin yeterli derinliğine kadar 19 (ondokuz) adet sondajın yapılamayacağı, .... ... Teknik ... Etüdü Müh. ve inş.Tic.Ltd.Şti.'nce 08.08.2019 tarihli iş bırakma e-postası gönderildiği ve bu e-postada da sondaj gemisinin fiziksel özelliklerinin sözleşme konusu yerde daha fazla kuyu açmaya muktedir olmadığının belirtilmiş olduğu, ..... Doğal Kaynaklar ve Hammaddeler İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ne ait olan ve Şekil 2 ile gösterilen dubalar ile çalkantısız durgun su yüzeyinde 19 (ondokuz) adet sondajın yapılmasının olası olacağı, ..... Doğal Kaynaklar ve Hammaddeler İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin Şekil 2 ile gösterilen dubalar ile söz konusu sondajlara 28.08.2019 tarihinde başladığı ve izleyen 45 gün boyunca hava koşullarına bağlı olarak işlemin sürdürüldüğü, ..... Doğal Kaynaklar ve Hammaddeler İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin çalışmasına ilişkin raporların Bakanlıkça onaylanmış olduğu, bu tespitlerden hareketle, davacı ...Ş.'nin sözleşmesel edimlerini ifa etmesine rağmen, davalı .... ... Ltd.Şt edimlerini ifa etmediği ve davacı bakımından sözleşmenin feshinin haklı bir sebebe dayandığı, buna göre davacı taraf, ..... ile yaptığı anlaşma gereğince sondajları 218.199,99 TL fazla ödeme yaparak (sözleşme gereği gibi ifa edilmediği için başka bir firmaya fazladan ödeme yaptırarak) menfi zarara uğradığı, sözleşmenin 9.maddesine göre gecikilen her gün için 250 TL cezai şart kararlaştırıldığı ve buna göre davacı ...Ş.'nin 250 TL * 63 gün =15.750TL cezai şart alacağı bulunduğu, dosya kapsamında yapılan incelemelerde, idarenin gecikme sebebiyle 51.875,00 TL ceza kesintisinde bulunduğu, söz konusu ceza gecikme sebebiyle kesildiği için .... A.Ş.'nin ceza miktarını .... ...'den talep edebileceği rapor edilmiştir.
Aynı heyetten aldırılan 20/12/2023 tarihli ek rapor uyarınca; bilirkişilerce 18/07/2023 tarihinde aldırılan kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin değişmediğinin bildirildiği görüldü.
02/06/2024 tarihli bilirkişi ..... (Gemi İnşaatı Mühendisi) tarafından düzenlenen raporda; 1-Dalga Karakteristikleri için Çalışmanın; Tahminler Dairesi Başkanlığı - Deniz Meteorolojisi Şube Müdürlüğü'nce hazırlanmış olan Teknik Rapor'da yer alan bilgiler olduğunu, bunların 28.08.2019 - 12.10.2019 tarihleri arasındaki ; Hava durumu, rüzgar yönü ve hızı (Bofor), Dalga yüksekliği (m), Görüş uzaklığı (birimsiz) şeklinde veriler olduğunu, dalga yüksekliği ve yönünün Yenikapı açıkları 0,5-1,0 m arasında görülmekte olduğunu, aynı zamandaki dalga periyodu ise 1,6-2,1 s arasında görülmekte olduğunu, söz konusu bölgede ortalama dalga boyunun belirtilen 2 dalga boyunun ortalaması kabul edilirse 5,435 m bulunduğunu, yine raporda gösterilen şekil gereği mevcut dalganın boyu 1,0 m dalga yüksekliği kabul edilirse 1,0 m tepe, 1,0 m çukur olarak kabul edilebileceğini mevcut dubanın ebatları ile dalga boyu mertebe olarak birbirlerine yakın olmaları nedeniyle duba dalgalarla birlikte hareket edecek ve bir ucu dalga tepesine oturduğunda diğer ucu dalga çukuruna gelebileceğini, bu durumu önlemek için dubanın ağırlığının artırılması yanında dubanın demirlenmesi gerektiğini, demirlemede ağırlığın zemine değip değmemesinin önem arz ettiğini, zemine yığılmış ağırlığa sahip bir dubanın sürüklenmesi ve dalgalardan etkilenmesi zincir boyu ile sınırlandırılmasına bağlı olduğunu, bu boy sınırlandırması ile dalga yüksekliğine gelindiğinde dubanın daha batması yolu ile meyil ya da trim sınırlandırılabileceğini, zemine yığılmayan ve bütün ağırlığın askıda kaldığı sistemlerde dalgalardan etkilenme az olsa da akıntıdan dolayı sürüklenme ile yer değiştirme söz konusu olacağı için buna karşın önlemlerin alınabileceğini, her iki yöntemin de faydası olduğunu, her ikisi de dubanın meyil ya da trim yapacak şekilde dönmesini sınırlandıracağını, ayrıca ağırlıktan dolayı dubanın deniz seviyesine göre düşey yöndeki yer değiştirmesinde de sönümlendirici rol oynayacağını, neticede düşey yer değiştirmeyi sınırlandıracağını, 2-Zemine Kazık Çakılması için gerekli yüzer araçlar için herhangi bir deniz dibine açılacak herhangi bir kuyu için ... ile temas edecek bir yüzer vasıtanın zorunlu olmadığını, deniz dibinde yapılacak sondaj ya da boru hatları için ankoraj hizmetleri günümüzde hassas konumlandırma (GPS verileri ve ani tepki verebilecek sevk sistemleri koordinasyonu) ile mümkün olduğundan deniz zemini ile bağlantılı olmayan gemiler ya da yüzer platformlar ile yapmanın mümkün olduğunu, hassas konumu sağlamak için yüzer yapının boy, en ve yükseklik yönünde hareketlerinin yeterince sınırlandırılması gerek ve yeter şart olduğunu, bahis konusu duba ile deniz zemininden en az 40 m daha derine bir delik açmak için genel bir şekil çizildiğini, ilgili şekilde söz konusu dubanın ideal bir sakin su durumunda görüldüğünü, deniz yüzeyi ile ... arasındaki mesafe, yani deniz derinliğinin belirsiz olduğunu, işbu derinliğin işin sağlıklı ve doğru yapılması ve kazı yöntemlerinin belirlenmesi için belirleyici olduğunu, zemine dayayacak ayaklar olması halinde deniz hareketlerinden büyük oranda kurtulma şansı olacağını, ancak belirtildiği üzere, hassas konumlandırma sağlanması ile deniz zeminine ayak dayamadan da işlem yapılabileceğini, şekilde kırmızı ile gösterilenin ise zemine “çakılan” borular olduğunu, burada farklı yöntemler izlenebileceğini, ancak zeminde delik açma esnasında zeminden koparılan parçaların (kaya, kum vs.) klasik matkaplarla dışarı atılamayacağı ve zeminin yumuşak olduğu dikkate alındığında, konu bölgeye “boru” çakma şeklinde delik açmanın avantajlı olacağı düşünülmesi gerektiğini, bu durumda kullanılacak boruların standart boylarının 6 m olduğunu, kabaca yapılan hesapla her bir delikte ... içinde 6 boydan fazla boru olacağını, bu “delme” yönteminde duba üstünde yer alan kuleye yerleştirilen borunun aşağıya indirileceğini ve ikinci boru birincinin hemen ardından tekrar kulenin üstünden yerleştirilebileceğini, boruların birbirlerine kaynaklı birleşim, her iki boruda da diş açarak (erkek ve dişi kısımları ayrı borularda) ya da özel basınca ve ortama dayanıklı iki boruyu birleştirecek “kelepçe” yardımı ile birleştirilebileceğini, işin hızı ve sağlığı açısından “kelepçe” yönteminin söz konusu iş için uygulanmadığını düşünmenin yerinde olacağını, bilirkişi raporunda .... firmasının dubanın ayak boyunun 20 m olduğu bildirildiğini, bu durumda deniz derinliğinin sondaj yapılan bölümlerde 20 m'den az olduğunun anlaşıldığını, ancak sondaj yapılamayan yerlerin derinlikleri ile ilgili herhangi bir çıkarımda bulunmak eldeki verilerle mümkün olmadığını, hesap yapmak için bu derinliğin 20 m kabul edilirse, ardışık boruların toplam uzunlukları 40 m zeminde, 20'm deniz zemini ile yüzeyi arasında olmak üzere 60 m, yani kabaca 10 boy olarak bulunabileceğini, eklerde bulunan “Dalga Karekteristiği” dikkate alınırsa dubanın sınırlandırılmış en ya da boy yönünde dönüşleri (meyil ya da trim) az da olsa deniz çarşaf gibi durmadığı, rüzgarın hafif de olsa estiği zamanlarda meyil ya da trimin olduğu göz önünde bulundurulması gerektiği meyil ya da trim durumunda ilgili şekilde gösterilen, borunun zemine yer düzlemine dik çakılamama sorunu ile karşılaşılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, mevcut hava durumu raporlarında dalga yüksekliği 2 m ve daha azı olarak değerlendirilirse dubanın su çekimini yüksek tutacak şekilde su ve/ veya ağırlık alması, kazık çakılması esnasında demirlerle sabitlenmesi gibi yöntemlerle sönümü azalttıkları ve dubanın yukarı aşağı yönünü kabaca 0,5 m ile sınırlamaları halinde söz konusu kazıkları çakmış olmalarının mümkün olduğunu, ancak şekildeki gibi kazıkların zemine dik çakılıp çakılmadıklarını tespit etmek için zeminin kazık çevresinde 1,5-2,0 arasında kazılıp mevcut kazığın açısının ölçülmesini önerdiklerini, önerilerinin yeni açıldığı iddia edilen deliklerden rastgele birinde çakıldığı iddia edilen borunun etrafını 1,5-2,0 m derinlikte kazdırıp dalgıçlara konu borunun açısının ölçtürülmesi yönünde olduğunu, Mahkememizce istenilen sondajın yapılıp yapılmadığının kesin tespiti için söz konusu kuyuya dalgıç indirilmesi ve kazdırma işleminin yapılması gerektiğini, hassas konumlandırma cihazları ile yer belirlemenin mümkün olduğunu, derin denizlerdeki sistemlerde derinliğin çok büyük olduğu yerlerde, petrol ve doğalgaz kuyularının açılması için de yarı batık platformlar kullanıldığını, bu esnada uydudan hassas konum belirlendiğini ve dalga kuvveti/ rüzgar hızı/ akıntı hizi/ hareketli yüklerin konumlarındaki değişimler gibi etkenler göz önüne alınarak dengeleyici ağırlıkların alındığını, dolayısıyla ayakların zemine basılmasının tek çözüm olmadığını, delinecek delik çapı ve derinliğe bağlı maksimum yatay yer değiştirmesini göstermeye çalıştıklarını, bunların belirlenebilmesinin eldeki verilerle mümkün olmadığını, ancak dalga yükseklikleri dikkate alındığında dalga tepe ve çukuru arasındaki maksimum düşey mesafe 2 m olacağı, dalga boyunun dubanın boyundan büyük olduğu düşünüldüğünde de dubanın tam dalgayı ortaladığı düşünüldüğünde dubanın bir ucunun kabaca 0,481 m yükselirken diğer ucunun da bu kadar alçalacağı düşünülebileceğini, dolayısıyla dubanın Solik bir eğim yapacağını dubanın üzerinde yer alan kulenin bu açıyı sıfırlayacak donanımı olmadığı, her halükarda dubaya dik gelecek boru sürüldüğü dikkate alınırsa 20 m su derinliği kabulü ile kuyu ağzında 1,924 m' lik bir yatay değişim söz konusu olacağının hesaplanabileceğini, ancak bunu azami değişim kabul etmek gerektiğini, zira operasyonda dubaya alınacak ek yükün bir sönüm kuvveti oluşturacağını ve dubanın eğimi 50'leri bulmayacağını, dubanın geometrisine bağlı olarak sondajı gerçekleştirebilmesi için tolere edebileceği maksimum düşey dalıp çıkma genliğinin hesaplanması gerektiğini, bu hesaplamalardan sonra bölgedeki akıntı ve dalga verileri kullanılarak ilgili tarihteki söz konusu dubaya etki eden yatay ve düşey kuvvetlerin hesaplanarak bu kuvvetlerin dubanın hesaplanmış olan tolere edebileceği sınırları aşıp aşmadığı ortaya konulması gerektiğini, hesaplanan dubayı etkilemiş yatay ve düşey kuvvet etkisinde oluşacak yer değiştirme miktarları dubanın tolere edebileceği sınırlar içinde ise sondajların açılmış olma olasılığının söz konusu olduğunu, bahsedilen bu hesaplamalar ise Gemi ve Deniz Teknoloji Mühendislerince yapılabilir'in cevabının “Tolore edilebilecek” ifadesini “toleranslar dahilinde” olarak algıladıklarını, kuyudaki yer değişimleri toleranslarını verebilecek olan yegane kişi/ kurum/ kuruluş nihayi projeyi yapan ve ilgili kuyuların koordinatlarını veren olduğunu, bu konuda yapılacak herhangi hesabın olmadığını, yer tespiti ile ana projedeki toleranslar içinde kalıp kalınmadığına dair tespitin ardından ilgili projenin sahibinin öngördüğü kuvvetlere cevap verecek yapının mesnet noktalarının yerlerinin uygun olup olmadığı yönünde cevap vermesi ile ilgili olduğunu rapor etmiştir.
27/07/2024 tarihinde Erkan ........ (Jeoloji Yüksek Mühendisi), Abdullah ...... (Geoteknik Mühendisi), Ayhan ....r (Gemi İnşaatı Mühendisi) ve Ali ..... (SMMM) bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapor uyarınca; teknik inceleme yapılmış dava konusu işin yapılabilmesine yönelik ihtimalli değerlendirmeler yapılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmesi iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Türk Hukuk Lûgatında da “eser sözleşmesi” kısaca “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir
Taraflar arasında 20/05/2019 tarihli ,Yenikapı.Kurvazıyer, Limanı, ve Yat Limanı PTOJCSİ kapsamında; 40 adet Sondaj Çalışması, Laboratuvar Çalışması, İmar Planına Esas Proje,Uygulamaya Esas Proje ve Mobilizasyon işlerinin yapılması için “Yüklenici Sözleşmesi”, imzalandığı görülmüştür.
Asıl davada davalı/birleşen davada davacı yüklenici 40 adet sondaj çalışması yapma edimini üstlenmiş karşılığında iş sahibi davacı/birleşen dosya davalısı da bedel ödemeyi taahhüt etmiştir.Yüklenici .... ... TEKNİK ... ETÜDÜ MÜHENDİSLİK tarafından 21 adet sondaj çalışması yaptığı sabit olmakla ,bir kısım etüt çalışmalarını ,raporlamaları davalının da kabulünde olduğu üzere davacı iş sahibine geç verildiği ,Ulaştırma v e Altyapı Bakanlığı tarafından da esaslı eksiklik görülmediği sonradan teslim edilen proje,raporlamalar dolayısı ile davacı yüklenicinin hak edişinden 51.875,00 TL kesinti yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta çözülmesi gereken nokta davalı yüklenicinin işi tamamlayamamasının mücbir sebebe dayanıp dayanmadığı ,iş sahibi tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığı ,yüklenicinin tamamladığı edimlerin karşılığını isteyip isteyemeyeceği asıl ve birleşen davada taleplerin yerinde olup olmadığıdır.
Davacı iş sahibi tarafından davalıya keşide dilen 03/10/2029 tarihli ihtarname ile raporların kendilerine teslimin istenildiği ve sözleşmenin ileriye etkili olarak fesh edildiği görülmüştür.
Dosyaya ibraz edilen evraklar uyarınca ,kalan19 adet sondaj çalışmasının dava dışı ..... Doğal Kaynaklar ve Hammaddeler İnş.San.Tic.A.Ş. tarafından yerine getirildiği sabit olup basiretli tacir konumundaki davalı yüklenicinin yapılacak işi öngörmesi gerekmekte olup ,mücbir sebep ,ifa imkansızlığı ,teknik imkansızlık vs…dinlenen tanık beyanları da aksine kanaat uyandırmamakla ,savunmasına itibar edilemeyecektir.
Öyle ise davacı iş sahibi tarafından yapılan ileriye dönük fesih istemi yerindedir.Ancak davalı yüklenici tarafından 21 adet sondaj çalışması yapıldığı ve karşılığı tutara hak kazandığı da sabit olup ,yapılan iş karşılığının sözleşme hükümleri çerçevesinde birim fiyat üzerinden hesaplanması gerekmektedir.
17/07/2023 tarihli heyet raporunda da irdelendiği gibi,taraflar 40 adet sondaj için 326.000 TL+KDV birim fiyat 8.150 TL üzerinden anlaşmakla;davalı yüklenicinin 21 adet sondaj çalışması neticesi hak edişinin 171.150 TL olacağı değerlendirilmiştir.
Davacı iş sahibinin işin geriye kalana 19 adet sondaj çalışması için ..... Doğal Kaynaklar ve Hammaddeler İnş.San.Tic.A.Ş.ile yaptığı anlaşma neticesinde birim fiyat 19.634,21 TL olup toplam 218.199,99 TL fazladan ödeme yaptığı hesaplanmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme 7.maddesinde işin süresi düzenlenmekle “uygun hava /deniz koşullarında saha çalışmaları ve ofis çalışmaları 80 gün içinde tamamlanacaktır.Rapor onay süreçleri bu süreye dahil değildir.Ancak hava muhalefetinden kaynaklana gecikmeler bu süreye ilave edilecektir.
Yine sözleşmenin 9.maddesi cezai şartı düzenlemiş gecikilen her gün için 250.00 TL cezai şart kararlaştırılmıştır.
Davalının zamanaşımı defi itirazına ise;taraflara arasındaki uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklı olduğu akit tarihi itibari ile 10 yıllık süre dolmadığından itibar edilmemiştir.
21 adet sondaj çalışması neticesinde davacının davalıya 125.000 TL ödediği sabit olmakla;yukarıda birim fiyat üzerinde yapılan hesaplama neticesinde davalı yüklenicinin 21 adet sondaj çalışması neticesinde hak edişinin 171.150 TL olacağı bu hali ile asıl davada davacının sebepsiz zenginleşme sebebi ile iade istemi yerinde olmadığı gibi birleşen dava uyarınca da davalının hak edişi 171.150 TL olmakla ;ödenen 125.000 TL nin mahsubu ile bakiye 46.150,00-TL üzerinden birleşen davanın kısmen kabulüne,
Davalı .... ... Ltd.Şt edimlerini ifa etmediği ve davacı bakımından sözleşmenin feshinin haklı bir sebebe dayandığı, buna göre davacı taraf, ..... ile yaptığı anlaşma gereğince sondajları 218.199,99 TL fazla ödeme yaparak (sözleşme gereği gibi ifa edilmediği için başka bir firmaya fazladan ödeme yaptırarak) menfi zarara uğradığı anlaşılmakla ıslah gibi talebin kabulüne,
Sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca raporun tamamlanarak işverene teslim edilmesi ile iş ifa edilmiş sayılacağından,davalı yüklenicinin işi bırakma e-postası olan 08.08.2019 – raporları iş sahibine göndermiş olduğu 27.03.2020 tarihleri arasına cezai şart hesabı yapılması gerekmekle günlüğü 250,00 TL üzerinde 58.250 TL cezai şart resen hesaplanmakla;idare tarafından geç teslim sebebi ile iş sahibine 51.875,00-TL idari para cezası kesildiği anlaşılmakla bu istem yönünden davanın kabulü ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Asıl dava yönünden;
Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1-Davacının sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat isteminin reddine,
2-Davacının menfi zarar talebi 218.199,99-TL + cezai şart talebi 58.250,00-TL + idari para cezası karşılığı tazminat talebi 51.875,00-TL toplamı 328.324,99-TL tazminat isteminin kabulü ile dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 22.427,88-TL olduğundan peşin alınan 5.606,98-TL (ıslah harcı + peşin harç) harcın mahsubu ile bakiye 16.820,90-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına,
4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 52.532,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 6.233,28-TL harç toplamı ve 25.444,61-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.677,89-TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 22.941,12-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geri kalan 8.736,77-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Birleşen dava yönünden ;
Açılan davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1- .... 16. İcra Dairesi 2020/2255 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 46.150,00-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynen devamına fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 3.152,50-TL olduğundan peşin alınan 1.302,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.849,52-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına,
4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.147,92-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 1.357,38-TL harç toplamı ve 19.160,30-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.517,68-TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 12.409,09-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geri kalan 8.108,59-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ... Hakim ...
✍e-imzalıdır
✍e-imzalıdır