T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/341 Esas - 2024/340
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/341 Esas
KARAR NO : 2024/340
....
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2021
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
KR. YZL. TARİHİ : 12/08/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Ortaklığı, yüklenicinin ise müvekkili ... Adi Ortaklığı olduğunu, projenin ...olduğunu, sözleşme uyarınca işin bitirilme tarihinin 30/11/2019 olduğunu, müvekkillerine yaptırılması tahmini olarak planlanan işin yaklaşık toplam bedelinin ise 14.500.084,13 TL olarak belirlendiğini, müvekkillerinin İş Ortaklığının yapmış olduğu işler için ay sonunda hak ediş icmalinin hazırlanarak davalı işverene verilmekte, her ay sonu itibariyle de davalı işveren yetkilisi tarafından hak ediş tanzim edilmekte olduğunu, müvekkili şirketlerin sözleşme hükümlerinde getirilen yükümlüklerini yerine getirmek ve sözleşmede belirtilen işi yapabilmek amacıyla 12 adet sondaj makinesi ve 2 adet yedekte olmak üzere toplam 14 adet sondaj makinesini, kuyu başı enjeksiyon setlerini, otomatik enjeksiyon hazırlama ünitesini, rekorderleri, eğimli bölgelerdeki delgi çalışmaları için kullanılacak vinç ve calascal gibi malzemeleri, kısacası tüm makineler ile teçhizatları şantiye sahasına getirdiğini, konaklama tesisi ve ofis binasını kurduğunu, müvekkili şirketlerin sözleşme kapsamında belirtilen iş hacminin tamamını yerine getirme saikiyle söz konusu maliyetlere katlandığını, müvekkili şirketlerin yine sözleşme ve mevzuat hükümleri uyarınca, işçilerin her türlü iş güvenliğinden ve emniyetinden sorumlu olduklarını, müvekkili şirketlerin işçilerin can güvenliği ve emniyetinden birinci derecede sorumlu oldukları için, işçilerin can güvenliğini sağlamak amacıyla davalı şirketlerin yapmış oldukları patlatma ve delme faaliyetlerinin oluşturduğu çökme riskini dikkate alarak sık sık işe ara verdirmek zorunda kaldıklarını, bu hususun çok fazla zaman, efor ve iş gücü kaybı oluşturduğunu, belirtilen sorun hakkında davalı işverenle görüşme yapıldığını ancak davalı işverenin çalışmalarına devam ettiğini, normal şartlar altında 120 kişi ile yapılabilecek işte, patlatma faaliyetinden ve yoğun dumandan dolayı can güvenliklerinden korkan işçilerin işten ayrılması nedeniyle toplam 314 personelin işe girişi-çıkışı yapıldığını, müvekkili iş ortaklığının davalı iş ortaklığının söz konusu haksız, hukuka ve sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle çok yüksek miktarlarda zarara uğradığını, davalı işverenin müvekkili iş ortaklığında ... ve ...'nin bulunduğu yerdeki sözleşme konusu işleri yürütebilmesi için yer teslimini yaptığını ancak müvekkili şirketin çalıştığı yer altında müvekkilinin işlerini engelleyecek şekilde galeri açma, delme ve patlatma faaliyeti yürüttüğünü, müvekkilinin hiçbir kusuru olmamasına rağmen sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle müvekkillerine zarar verdiğini, sözleşme konusu işte yapılması kararlaştırılan işlere ait tahmini bedelin 14.500.084,13-TL olmasına rağmen, davalıların haksız, hukuka ve sözleşmeye aykırı davranışları dolayısıyla güçlükle yapılabilen işlere ait hak ediş tutarları toplamının sadece 4.156.075,56-TL tutarında kaldığı, bunun haricinde müvekkillerinin işten çıkan personeller dolayısıyla uğramış oldukları zararlar da dikkate alındığında, müvekkili şirketlerin 10 milyon liranın üzerinde bir menfi ve müsbet zararlarının olduğunun tahmin edildiğini beyan etmiş, müvekkili şirketlerin davalılar ile 13/11/2018 tarihinde imzalamış oldukları .... Çalışmaları Sözleşmesi” kapsamında bir tür mağara/tünel olan GL-2'de işe başladıktan sonra, müvekkillerinin çalışma yaptıkları galerinin hemen yanında ve yer altında davalıların delme ve patlatma yöntemi ile yeni bir drenaj galerisi açmaya başlamaları üzerine oluşan yoğun duman ve şiddetli yer sarsıntılarından kaynaklanan ve işçilerin can güvenliği açısından tehlike oluşturan elverişsiz iş koşulları nedeniyle yapılamayan işler / katlanılmak zorunda kalınan ilave maliyetler dolayısıyla uğradıkları zararlara ve yoksun kaldıkları karlara karşılık olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, davanın kısmi dava olarak ikame edilmiş olduğunu, davacı ile imzalanan 13.11.2018 tarihli sözleşmeye göre işin teslim tarihinin 30/11/2019 olarak belirlendiğini, iş bedelinin tahmini bedel olduğunu, 26/11/2018 tarihindeki yer teslim çalışmaları sonrasında davacının kendi enjeksiyon tesislerinin kurulması beklenilmeden 29/11/2018 tarihinde iki adet delgi makinesi ile ... enjeksiyon galerisinde delgi ve enjeksiyon çalışmalarına doğrudan başlatıldığını,davacı iş ortaklığının kendilerinden kaynaklanan eksiklikler ve diğer nedenlerden dolayı sorunlar yaşadığını, aynı konu ile ilgili çalışan diğer 4 alt yüklenici ile hiç sorun yaşanmadığını, davacının... çalışmaları ile ilgili yapmış olduğu çalışmalarda gerek makine arızalarının giderilmesi, malzeme eksiklikleri ve gerekse personel çalıştırma/yönetme organizasyonlarında çalışmaların başından sonuna kadar arızaların giderilmesi ve ekip olma yönünde ciddi hatalar yaptığını, bu konuların günlük faaliyet raporları doğrultusunda elektronik posta yolu ile davacı şirketlerin yetkililerine belirli aralıklarla iletildiğini, günlük faaliyet raporlarının incelenmesinde davacıların çalışma performansları, makine arızaları ve iş organizasyonlarındaki aksaklıkların açık olarak görüleceğini, müvekkili şirketin sahada çalışan mühendis ve formenleri tarafından tespit edilen eksikliklerin elektronik posta ile davacıya iletildiğini, belirtilen eksikliklerin incelenmesinde de eksiklik ve aksaklıkların davacıdan kaynaklandığının görüleceğini, aktif 12 makinet2 yedek makinenin sözleşme gereği olması gerektiğini davacının bunu iş süresince hiç sağlayamadığını, elektronik yazışmaların incelenmemesi makinelerin çalışmama sebeplerin görülebileceğini, sözleşmeye göre aylık 9.000m/ay şartını hiç yakalayamadığını, eksik metrajdan dolayı ceza için dava açma hakkının saklı tutulduğunu, sözleşmeye göre 2020 ye kadar hiçbir zaman fiyat farkı ödenmeyeceği hükmüne rağmen 16/07/2019 tarihinde Haziran 2019dan geçerli olmak üzere zeyilname imzalandığını, buna rağmen aylık çalışma kapasitesinin tutturulamadığını, davacının hedefleri tutturamadığı halde sanki hedefler tutturulmuş gibi ödeme yapıldığını, bu husustaki fazla ödeme için dava hakkının saklı tutulduğunu, davacının Aralık 2019 sonu işi tamamlamadan bırakması sonucunda müvekkili davalının .... çalışma bölgelerinde diğer alt yükleniciler ve müvekkili şirket tarafından yaklaşık 23.000m. delgi ve enjeksiyon işi yapılmak zorunda kalındığını, davacının belirttiği şekilde işyerinde mağara olmadığını, proje doğrultusunda yer altında makine yardımı ile kazılarak açılan/oluşturulan ve giriş-çıkış ağızları sürekli açık olan baraj yapısı olduğunu, projede ... enjeksiyon tünelleri.... tünellerinin mevcut olduğunu, yine proje doğrultusunda yer altında makine yardımı ile kazılarak açılan/oluşturulan ve giriş-çıkış ağızları sürekli açık olan yer altı galerileri olarak.... enjeksiyon galerileri ile....drenaj galerilerinin mevcut olduğunu, davacının hiçbir çalışma ortamında tek firma olarak çalışmadığını, sadece ... galerisinde bile aynı anda en az 3 firma ile birlikte çalıştığını, çalışmaların başlangıcından iş sonuna kadar 12 adet hak ediş düzenlendiğini, hak edişlerin hiçbirinde davacının şerhleri veya ihtirazı kayıtlarının bulunmadığını, ... drenaj tüneli kazı çalışmalarından kaynaklı ... enjeksiyon tünelinde oluşan tozların... çalışmalarını ne derece etkileyip etkilemediği, çalışma aksamalarına ait nedenlerinin günlük faaliyet raporlarında mevcut olduğunu, galeri kazı çalışmalarında yapılan patlama çalışmalarına ait belirli mesafelerde ve enjeksiyon çalışmaları öncesinde deneme ölçümleri/titteşim ölçümleri yapıldığını, bu ölçümler sonrasında enjeksiyon çalışmaları ile ilgili emniyetli etki mesafesinin belirlendiğini, dosyaya sunulan titreşim ölçümlerinin incelenmesinde limitlerin çok altında olduğunun görüleceğini, delgi ve enjeksiyon imalatlarına zarar verilmeyeceğinin açık olduğunu, müvekkilinin çalışmasının beton altında çalışanlara zarar vereceği iddiasının mühendislik kurallarına aykırı olduğunu, davacının çok şiddetli sarsıntılar, çökme tehlikesi/riski şeklinde açıklamaların mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, ... enjeksiyon çalışmaları başladığında ... deki kazı çalışmaları ile emniyetli mesafe bırakıldığını, bu konunun enjeksiyon perdesi geçirimsizliği için esnet ilecek veya risk alınabilecek bir konu olmadığını, davacının dilekçesinde delgi ve enjeksiyon çalışmalarının sadece ... enjeksiyon galerisinde yapılmış gibi kurgulanmış olduğunu, davacının kapsamının sadece bir adet tünelle sınırlı olmadığını, beş farklı bölgede çalışma yapıldığını, ...1 inşaatı delgi ve enjeksiyon çalışmalarının kendi gurupları dahil beş farklı firma olarak yürütüldüğünü, krokide görüleceği üzere patlamaların sadece ...'ün bir kısmında yapıldığını, davacı adına açılan ve asıl işveren olarak müvekkili davalıya yöneltilen patlamadan kaynaklı korktukları için iş akdinin feshine dair açılmış dava bulunmadığını, çalışmaların yoğun dumandan dolayı yapılamadığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacıların tek çalıştıkları alanın ... güzergâhı olmadığını başka alanlarda da çalışma zorunlulukları bulunmasına rağmen kendi kusurlarından kaynaklı olarak imalat yapamadıklarını, ...'teki birinci kısım tünel kazı çalışmalarında patlamaların aynanın kayaç yapısına bağlı olarak 24 saatte en fazla 2 defa yapıldığını, tünel güzergâhının jeolojik yapısının genelde alterasyonlu ve ayrışmış seviyelerden oluşması nedeniyle kazı çalışmalarındaki patlamaların 24 saatte bir adet yapıldığını, alterasyonlu güzergâhlarda hiç patlama yapılmadan kazı çalışmalarının yürütüldüğünü, yapılan patlamaların genel olarak sabah ve akşamki vardiya aralarında, istisnai olarak da olsa yemek aralarında yapıldığını, aynı güzergâhtaki diğer taşeron imalatlarının devam ederken davacıların imalatlarını yapamamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının çalışmalarında.... veb. hangilerinden başlanacağı hususunda bir şatın olmadığını, davacının çalışmasına ....enjeksiyon galerisinde başladığını ve 13/12/2019 tarihinde ... galerinde son çalışmasını yaparak işi sonlandırdığını, davacı grubun aylık olarak aktif/ arızasız çalıştıracağı makine adedinin aktif 12 mak.ad/gün + yedek 2 mak/ay şeklinde sözleşmede belirlenmiş olduğunu, davacının çalışa süresince 12 adet makineyi hiç çalıştıramadığını, ocak 2019-aralık 2019 aylarında çalıştırılan makine adet ortalamasının 4,60ad.mak/gün olduğunun görüldüğünü, makinelerin aktif çalışmaması nedeniyle 2019 da bitirilecek işlerin 2020 yılına sarktığını, davalıdan kaynaklı olarak işi bırakması sonucu 2020 yılı su tutma çalışmalarından dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, davacının şantiye getirdiği makineleri farklı zamanlarda ve arızalı olarak şantiyeye getirmesi nedeniyle makinelerin imalatlarda kullanım başlangıç sürelerinin uzadığını, davacının işini aralıksız ve tamamlamaksızın işi bırakması nedeniyle 2020 döneminde delgi, enjeksiyon ve drenaj çalışmalarında toplam yaklaşık 44.500m delgi imalatı gerçekleştirildiğini beyan etmiş, davanın reddini, tüm yargılama ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep edilmiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME : Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir
Mahkememizce... kayıtları ilgili yerlerden getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Davacı tanığı... talimat yazılmış, tanık 17/11/2021 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "Ben davacı şirkette 2019 yılının Ocak ayında çalışmaya başladım. davacının yüklenici olduğu ... işinde Ocak 2019 ve Temmuz 2019 yılları arasında çalıştım. Çalışma sahasında dinamit patlamaları meydana gelirdi. Patlatmadan dolayı ana firma olan Özaltın İnşaat işi durdururdu. Sabah 07:00 ile akşam 18:00 saatleri arasında çalışırdık. Ancak bu saatler arasında anca 3-4 saat aktif çalışabiliyorduk. Çünkü patlatmalar nedeniyle ana firma sürekli işi durduruyordu. davalı şirketlerin eylemleri nedeniyle (patlatma vs.) yaptıkları iş kesintiye uğrardı. Bazen gün boyu bazen de 3-4 saat işi dururdu. Dediğim gibi davalı ana firmanın dinamit patlatması nedeniyle işler kesintiye uğrardı. Patlama faaliyetleri bize takriben 100 metre mesafedeydi. Patlamadan dolayı ölen yada yaralanan duymadım. Davalı ana firma eylemleri nedeniyle çok arkadaşım işten ayrılmıştır. Tanıklık ücreti istiyorum." beyanında bulunmuştur.
Davacı tanığı ....'in dinlenilmesi için ... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 30/12/2021 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında;.... adi ortaklığında önce vardiya mühendisi, sonrasında şantiye şefi olarak Kasım 2018 ile Aralık 2019 tarihleri arasında çalıştım, ben Aşağı Kaleköy Barajı.... ve ... İnşaatında çalıştım, faaliyet alanımız ... baraj inşaatıydı, günlük saat 07:30 - 08:00 arası mesaiye başlar akşam 17:30- 18.00 gündüz vardiyası, gece vardiyası ise 19:00 gibi başlar sabah 05:00 gibi biterdi, aralarda sadece 1-2 saatlik vardiya araları vardı, davalı firmalar ana yüklenici firmalar olup, proje sahasında sorumlulukları vardı, özellikle baraj gövdesi açısından tünel çalışması yapılması için patlama vs.yapılması gerekiyordu, bu husus da davalıların sorumluluğundaydı, bu işlemlere yönelik çalışma yapıldığında saatlerce bazen günlerce ara vermek zorunda kalıyorduk, gerek güvenlik, gerekse de iş yeri güvenliği açısından bu gerekliydi, yani patlama yapıldığında bizim çalışmamızı etkiliyordu, davalıların faaliyetleri ile bizim çalışma alanımız arasında kısa bir mesafe vardı, bu yapılan patlama işlemi sonrasında duman, toz vs. bizim çalışma alanımızı etkiliyordu, davalıların patlama faaliyetleri çerçevesinde herhangi bir ölüm veya yaralanma olmadı, ancak dumandan etkilenme nedeniyle bizim çalıştığımız firmada işi bırakan çalışanlar oldu, bu da tüketim, iş ve mesai kaybına neden oldu, tanıklık ücreti talebim vardır, başka söylemek istediğim bir şey yoktur." beyanında bulunmuştur.
Davacı tanığı ... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 15/02/2022 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "Ben davacı şirketlerde 2019 yılının Ocak ayında çalışmaya başladım. ... inşaatında elektrik teknikleri olarak çalıştım. Herhangi bir sıkıntı olmadığı takdirde 08:00-18:00 saatleri arası çalışırdık. Davalı şirketler tarafından yapılan patlatılma işleri olduğunda yaklaşık 2 saat kadar işler kesintiye uğramaktaydı. İlk patlatma işi bizim çalıştığımız yere yaklaşık 100 metre mesafede olur. Daha sonrasında patlatmalar devam ettikçe mesafe uzamaktadır. Patlatmalar yer altında tünel içinde yapılmaktadır. Herhangi bir yaralanma veya ölme durumu tüm önlemler alındığı için olmuyordu. Ben iş bitine kadar çalışmaya devam ettim. Bu patlatmalar nedeniyle işten ayrılan olup olmadığını bilmiyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur." beyanında bulunmuştur.
Davacı tanığı ... talimat yazılmış, tanık 21/02/2022 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "Ben...de ekip başı olarak enjeksiyon işinde 2019 yılının ocak ayında çalışmaya başladım, aşağı kale köy barajı ve ... inşaatı işinde çalıştım bu işte 2019 yılının ocak ayı ile eylül ayı arasında çalıştım, ana firma orada patlatma yapıyordu, ancak firmanın adını hatırlayamıyorum biz orada sondaj delgi ve enjeksiyon yapıyorduk, günlük çalışma süremiz 8 saatti ama bazen 1 ya da 2 saat fazla çalışa biliyorduk, bana okuduğunuz davalı şirketin patlatmaları nedeniyle günde 2 ya da 3 saat bizim işimiz durabiliyordu, sanırım bu kesintiler, bir iki ay sürdü ama bu her gün olmuyordu haftada ortalama 2 ya da 3 saat işimiz kesintiye uğruyordu, bunun sebebi ise patlatma neticesinde duman olmasıydı patlatma dışında her hangi bir eylemleri nedeniyle bizim işimizi kesintiye uğratmadılar, patlatanlar yaklaşık bir km uzaklıktaydılar ancak tünel işi olduğu için uzak bile olsalar duman bizi etkiliyordu, bu sırada biz zaten işi bıraktığımız için patlatmalar yüzünden ölen ya da yaralanan işçi hiç olmadı, biz bu davalıların eylemi yüzünden işimizden ayrılmıyorduk ayrılma olduğunuda pek duymadım çünkü zaten biz onlar patlatma yapınca dışarda olup öyle bekliyorduk duman gidince işimize devam ediyorduk, tanıklık ücreti istemiyorum." beyanında bulunmuştur.
Davacı tanığı ...Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 18/04/2022 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "Ben davacı şirketlerin ortak iş yerinde tahminen 2019 yılının ekim ayında çalışmaya başladım. Ben orada makine ustasıydım, ben aşağı kale köy barajı ve ... inşaatı işinde 2019 yılında bir yıl olmak sureti ile çalıştım. Faaliyet alanı yer altı tünelleriydi biz günde 3 saat ancak çalışıyorduk. Bana sorduğunuz cengiz inşaat çalışma alanında patlatma yapıyordu, bu patlatma sırasında bizim iş duruyordu, patlama olmasaydı 11 saat çalışıyorduk, sabah 9-10 da bir patlama oluyordu öğlende saat 4 te bir patlama oluyordu, bu patlatmalar sebebiyle biz 12 den 4 e kadar anca çalışabiliyorduk, patlatmalar sebebiyle iş kesintiye uğruyordu, bu patlatmacılar bize yaklaşık 300 metre uzaklıktaydı, yaralanan ya da ölen kimse olmadı çünkü biz tedbir alıyorduk, bu patlatma benim ve arkadaşlarımın sık sık işten ayrılmasına neden oluyordu. Çünkü bu deprem gibi bir şeydi ve cesaret edemiyorduk.... altın şirketi asıl işveren olduğu için bazen elektriğide kesiyorlardı. Biz orada çalışıyorken asla patlama yapılmaması gerekiyordu ama yapıyorlardı. tanıklık ücreti istiyorum." beyanında bulunmuştur.
Davalı tanığı ,,,,'nun dinlenilmesi için.... Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 24/11/2021 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; " Ben davalı özaltın inş. Şirketinde personel olarak çalıştım 2015-2020 yılları arasında çalıştım Atalay sondajı kontrol ediyordum, Çalıştığım şirket hem atalay enjeksiyon hemde temson sondaj ile sözleşme yaptı, çalıştığım şirket 3 veya 4 alt yüklenici firmayla çalıştı, şirketler farklı noktalardaki galerilerde çalışıyorlardı bazen aynı galeride çalıştıkları olurdu iki firma aynı anda çalıştı, bu şirketler girişi aynı olan yan yana 2 farklı tünelde çalışıyordu, yine atalay sondaj açık alanda da inşaatın farklı yerlerinde de yani diğer galerilerde çalıştı, patlatmalar genelde iş bitiminde gerçekleşir, yine tünellerde havalandırmalar vardır, davacı şirketin çalıştığı yere duvar örüp kapı koyduk, davacılar galeriye 11-12 tane makine getirdiler makinelerin yüzde 50 si arızalıydı her makine için 4 personel getirmişlerdi, makinelerin arızalarının onarılması bir hafta on gün kadar sürüyordu bu makineyi kullanmak için getirdiği personel bu süre zarfında iş yapamadığından bekliyor v e maaşı işliyordu, yine davacılar çalışanlarına ödeme yapmadı ancak bildiğim kadarıyla davalılar hakedişlerini ödemişti, davacıların işçilerinin ödemelerini yapmaması nedeniyle işçiler işten çıktı bildiğim kadarıyla şu anda davalıktırlar hatta o dosyada da tanıklık yapmıştım, dediğim gibi patlatmalar vardiyadan sonra yapılır, ana firma olarak işi bir an önce bitirmemiz lazım olduğundan işi durdurma gibi bir durum söz konusu olamaz davacı şirketlerin hem yönetim hem de getirdiği makinelerde sıkıntı vardı, Söyleyeceklerim bu kadardır tanıklık ücreti istemiyorum." beyanında bulunmuştur.
Davalı tanığı ....01/12/2021 tarihli duruşmadaki beyanında;" Ben davalı .... çalışanı olarak 2018ila 2020 yılları arasında.... barajı ve ... İnşaati işinde saha uygulama elamı olarak görev yaptım davacı şirkette, yüklenici olarak aynı mahalde faaliyetlerine devam ediyordu, davalı şirketlerin yapmış olduğu işler nedeni ile davacı tarafın işlerinin akamete uğraması söz konusu olmadı, davacı tarafın faaliyetlerine devam edebilmesi için perde çekilmesi (branda vs.), birketten duvar yapılması gibi şeyler de söz konusu oldu, davalı şirketler faaliyetlerini devam ettirmek adına zaman zaman patlatma yapıyorlardı, ancak bu patlatmalar genellikle davacı şirketlerin faaliyetlerine ara verdikleri zamanlarda oluyordu, davalıların patlatma eylemleri nedeniyle davacıların bir zarara uğramasına ben şahit olmadım, ölen yaralanan herhangi bir işçi görmedim, ayrıca davalının eylemleri nedeniyle işten sık sık ayrılmalarda söz konusu olmadı, ben saha uygulama şefi olarak tüm taşeronların ve kendi şirketlerimizin iş makinelerinin kontrolü ve denetlenmesini yapan kişiydim, gerek biz, gerekse davacı tarafın işçileri vardiya esasına göre gece gündüz demeden kesintisiz bir faaliyet yürütüyorlardı." beyanında bulunmuştur.
Davalı tanığı....'nın dinlenilmesi için ...Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 25/01/2022 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında; "Dava konusu... ve ... Delgi ve Enjeksiyon çalışmaları sözleşmesi kapsamında yapılan projede iş kontrolörü olarak çalıştım, ben ... adi Ortaklığı adına kurulan .... isimli şirkette mühendis olarak çalıştım, ben bu işyerinde 2020 Aralık ayında iş bitimi nedeniyle çıkış aldım, ben Ekim 2015 yılında adı geçen şirkette göreve başladım, 2018 yılı Temmuz ayı başında Aşağı Kaleköy projesinde çalışmaya başladım, 2020 yılı Aralık ayında da iş bittiği için şirketten ayrıldım, teknik ofis şefi olarak bana bağlı 3 mühendis ve sahadaki 6 mühendis ile birlikte bizim adımıza çalışan şirketlerin yaptıkları işlerin düzgün yapılıp yapılmadığını kontrol ediyorduk, biz günlük 2 vardiye halinde sabah 07:00-18:00 saatleri arasında ve 18:00-05:00 saatleri arasında çalışırdık, patlatma işlemi dinlenme ve yemek aralarında yapılırdı, davacı şirketlerin işçileri bu süre içerisinde tünelde veya sahada olmazdı, dinlenme molalarını işçiler galerilerin uzağında bulunan yerlerde geçirirdi, davalı şirketler patlatma yaptıklarında davacı şirketlerin işçileri patlatma yapılan alandan uzakta ya dinlenirdi ya da yemek molası verirlerdi, bu sebeple davalıların yaptıkları faaliyetlerden çalışan işçilerin yaptıkları işlerde bir iş kesintisi olmadığını düşünüyorum, bizde aynı şekilde çalışır ve ara verirdik, 1000 metrelik bir tünelin 300-400 metresini bir şirket, 300-400 metresini başka bir şirket işlerini yapardı, bu şirketler birbirlerinin işlerini aksatmazdı ya da engellemezdi, davacı şirketlerin işi geciktirmelerinden dolayı çalıştığım firma zarara girdiği için bizde davacı şirketlerin çalıştıkları alanda işçilerimizi çalıştırdık ve kontrol ettik, davalı şirketler davacı şirketlerin işlerini engelleyici bir faaliyette bulunmadılar, davacı şirketler tozu dumanı bahane ettiler ancak davacı şirketlerde sürekli bir işçi sirkülasyonu vardı, yanlış makine kullandılar, işçilerin maaşları ödenmediği için işçiler ikinci ay işten çıktı, yeni alınan işçi işi öğrenene kadar zaman kaybı yaşadılar ayrıca davalı şirketler karşı tarafa toz ve dumanın geçmemesi için bir duvar ördü, gerekli önlemler alınmıştı, davacı şirketler davalı şirkete faaliyetlerini yürütemedikleri yönünde sözlü olarak başvurduğunda biz toz ve dumanın geçmemesi için duvar örerek gerekli önlemleri aldık, bu projenin çalışmalarında ne davacı şirketlerin ne de davalı şirketlerin yaralanan veya ölen işçi olmadı, ben davacı şirketlerin kendi faaliyetleri kapsamında işçilerinin yaralanıp yaralanmadığını bilmiyorum, davalı şirketlerin faaliyetlerinden ötürü herhangi bir işçinin yaralanmadığını veya ölmediğini biliyorum, davalı şirketlerin eylemlerinden ötürü işçilerin iş bırakması gibi bir olay olmadı. Proje alanı 1000 metrelik bir tüneldir, bu tünelde 3 firma 300-400 metrelik kısımlarda davacı şirketler çalıştı, 200 metrelik kısmını davalı şirketler, geriye kalan 400 metrelik kısmını da davacı şirketlerden hariç başka bir şirket yaptı, 1000 metrelik tünelde aynı ortamda çalışıldı, mesafeleri ayıran herhangi bir duvar veya bölme yoktu, tanıklık ücreti talebim yoktur, benim tanık olarak bilgim görgüm bundan ibarettir." beyanında bulunmuştur.
Davalı tanığı ...'nun dinlenilmesi için...de 2009 yılının 6. ayında çalışmaya başladım, 2013 yılına kadar burada çalıştım, Kalehan isimli şirkete 2013 yılının kasım ayında başladım, davacının yüklenici olduğu ... ve ... inşaatı işinde 2017 yılının Temmuz ayından 2020 yılının Aralık ayına kadar çalıştım, bu süre zarfında davacı tarafın faaliyet alanı delgi ve enjeksiyon işiydi, günlük çalışma süremiz normalde 10 saattir, mesai ile 11 saati bulduğu oluyordu, davacıların çalıştığı tünelde normalde iş sabah 07:00'da başlar akşam 18:00'da biterdi, daha sonra davalı şirketlerin bünyesinde ilave bir tünel açılması yoluna gidildi, bunu içinde patlatma yapıldı, patlatmalar yaklaşık 2 ay sürdü, biz patlatmaları öğle paydosunda yapıyorduk, davacı şirketin işlerini komple durdurma seviyesine hiç gelmedi, ara ara kesintiye uğradığı oldu, çünkü öğle ve akşam paydosuna yakın saatlere denk getiriyorduk, günlük yaklaşık 1-1,5 saat kadar bu kesinti sürerdi, biz daha sonra patlatmanın etkisini kesmek için kapılı bir duvar ördük, patlamalar başladıktan ortalama 20 gün sonra bu duvarı ördük, duvar ördükten sonra sadece ses oldu, etkisi azalmakla birlikte günlük ortalama 1 saat kadar yine kesintiye uğrardı, davalı şirketler davacının faaliyetleri sırasında baraj inşaatı işi yapıyordu, yaptığı işler davacının işlerinin yürümesine biraz önce bahsettiğim patlatmalar nedeniyle ufak kesintiler dışında hiçbir işine mani olmadı, davalı taraf önlem alarak bahsetmiş olduğum duvarı ördü, aynı zamanda öğle arası akşam paydos saatlerine denk getirmeye çalıştı, davalı tarafın davacı tarafa en yakın mesafesi 80 metre civarıydı, bununla beraber daha ileri mesafede çalışma durumu da vardı, davacı taraf işlerini yürütememesi nedeniyle davalı tarafa başvuruda bulundu, bu başvuru neticesinde biz zaten tedbirlerimizi aldık ve duvarı ördük, davalı tarafın eylemleri nedeniyle yaralanan ya da ölen işçi olmadı, o dönem bir kısım işçiler işten ayrıldı, bunun sebebini davacı taraf patlatma eylemlerine bağladı, işçilerle konuştuğumda onlar maaş ödemelerinin yapılmadığını, 2-3 ay boyunca maaş alamadıklarını öne sürerek işten ayrıldıklarını bildirdiler, benim bilgim görgüm bundan ibarettir, " beyanında bulunmuştur.
Davalı tanığı ...'ne talimat yazıldığı, yazılan talimatın bila ikmal yerine getirilerek mahkememize iade edildiği, tanığın mahkememizce dinlenildiği görüldü. Tanık 12/10/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; " Ben, Davalıların birlikte kurduğu... isimli şirkette 2017 yılının Ocak ayında Jeoloji Mühendisi olarak işe başladım, 2020 yılının Şubat ya da Mart ayında işten ayrıldım, Kalehan isimli bu şirket davacının alt yüklenici olduğu... Barajı ve ... inşaatı işinin asıl sahibi idi, baraj inşaatı yapılırken galeriler açılıyordu, ben açılan galerilerin açılması işinde tünel grup şefi idim, galeriler açılırken zaman zaman patlamalar yapılırdı, ancak bu patlamaların davacı tarafın yaptığı işleri etkilemesi söz konusu olmazdı, biz tünel açma işini daha çok kırıcı ile gerçekleştiriyorduk, patlatmaları da paydos zamanlarında yapıyorduk yani davacı tarafın işçilerini çalıştıkları saatlerde herhangi bir patlatma yapılması söz konusu değildi zaten yapılsa bile bu durum onları kesinlikle etkilemezdi, bizim faaliyetlerimiz nedeni ile davacı tarafın işlerinin aksadığını kesinlikle duymadık, davacı taraftan hiçbir yetkili gelerek yaptığımız çalışmaların kendilerine mani olduğunu söylemedi, işçilerinin bizim eylemlerimiz nedeni ile sık sık işten ayrılmaları söz konusu olmadı sadece işçilerin alacaklarını tahsil edemedikleri gerekçesi ile işten ayrıldıklarını duyuyordum, eylemlerimiz nedeni ile davacı taraftan ölen ya da yaralanan herhangi bir işçi de olmadı, çalıştığım süre boyunca şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki açtığım en kolay tüneldi çünkü Genel Müdür yardımcısı kimsenin zarar görmemesi adına patlatmaların paydos zamanlarına denk getirilmesini özellikle söylüyordu, Çalışma yaptığımız bölge .... köyüdür ve heyelan bölgesidir, Heyelan bölgesi olduğu için çoğunlukla kırıcı ile galerileri açtık, patlama nadiren yapılan bir şeydi, galeriler açıldıktan sonra davacı tarafın işlerini kesintisiz yürütebilmesi ve yapılması muhtemel patlamalardan etkilenmemesi adına galeri içine sadece bir yere duvarda örülmüştü, söz konusu baraj inşaatı tamamlanmıştır, mahalline gidildiğinde tarafların nerelerde çalıştıklarının somut olarak görülmesi mümkün değildir çünkü barajda su tutulmaya ve enerji üretilmeye başlanılmıştır, Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, Başkaca bir bilgim yoktur," beyanında bulunmuştur.
Tarafların ticari defterleri, vardiye tutanakları ve şantiye defterleri de incelenmek sureti ile var ise davalıların sorumluluğu ve davacının iddia ettiği zarar kalemlerinin tek tek değerlendirilmesi amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının belirtmiş olduğu patlatmanın G4 Drenaj galerisinde yapıldığı, davacının bir kısım çalışma yaptığı ... enjeksiyon tünelinin ... Drenaj tüneline bağlantılı olduğu, dosya muhtevasında yer alan jeolojik haritalar incelendiğinde zemin yapısının Bazalt-Tüf- Aglomera ardalanması şeklinde olduğu, zemin yapısı itibariyle tünel güzergâhının jeolojik yapısının genelde alterasyonlu ve ayrışmış seviyelerden oluşması nedeniyle yüksek şiddetli patlatma yapılmasının mümkün olamayacağı ayrıca patlatmanın yapılmış olan ve yapılmaya devam edilen enjeksiyon işlerinede zarar vermeyecek şekilde minumum seviyede tutulmasının işin teknik gereği olduğu, zeminin jeolojik yapısı da sönümlemeye uygun olup patlatma şiddetini diğer tünellere iletecek bir yapıya sahip olmadığı, yerinde taraflarında katılımıyla yapılan incelemede ... tünelinde ... tünelinin yapımı aşamasında çalışma noktasının tünel birleşim yerine mesafesinin yaklaşık 150 metre olduğu aynı zamanda tünel içerisinde diğer taşeronlarında enjeksiyon işi yaptıklarının belirtildiği, dosya muhtevasına sunulan belgelerde Patlatma paternlerinin tünel jeolojik yapısına uygun olarak yapılan işlere zarar vermeyecek şekilde belirlendiği ve zemin durumuna göre patlatmaların sürekli değil aralıklı zamanlarda yapıldığı, ... tünel giriş ağzında beton duvar teşkil edildiği, emniyet ve iş güvenliği tedbirlerinin alındığı dosya muhtevasında yer alan belgeler doğrultusunda davacının bir noktada çalışmadığı 5 ayrı noktada çalıştığının görüldüğü, davacı hakkedişleri incelendiğinde davacının yapmış olduğu iş bakımından en fazla işi patlatma yapılan ... drenaj tüneli yanında yer alan ve patlatmadan etkilenerek iş yapılamadığını belirttiği ... tünelinde yaptığı görüldüğü, davacı taraf davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle 14.500.084,13 TL olması gerekirken 4.156.075,56 TL de kaldığını, şirketlerinin 10 milyon lira civarında menfi ve müspet zararı olduğunu belirtmekte ise de belirtilen rakamın enjeksiyon işlerinin tamamı olacağı bu işlerinde 5 ayrı taşeron firma tarafından tamamlandığı, mali yönden yapılan incelemede taraflar arasında düzenlenen hak edişler, bu hak edişlere ait düzenlenen faturalar, hak ediş ödemeleri ve kesintilere dair tarafların resmi kayıtları da incelenerek tespitler yapıldığı, bu tespitlere taraflarca bir itirazda bulunulmadığı, davalı kayıtlarının delil niteliğine haiz olmasına göre davacıya herhangi bir borcu gözükmediği, davacı kayıtlarında ise davalıya borçlu gözüktüğü, davacının yapmış olduğu işten dolayı menfi müspet bir zararının tespit edilemediği rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacıların davalılar tarafından kendilerine sözleşmeyle verilen işi yapmaları sırasında davalıların eylemleri nedeniyle... Barajı ve ... İnşaati İşinde zarara uğrayıp uğramadıkları uğramış iseler miktarı ve bu zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, tanık beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıların oluşturduğu... Adi Ortaklığı ile davalıların oluşturduğu ... Adi Ortaklığı arasında 13.11.2018 tarihinde .... Delgi ve Enjeksiyon çalışmaları sözleşmesi” imzalandığı, davacının; davalı işverenin davacı iş ortaklığında ... ve ...'nin bulunduğu yerdeki sözleşme konusu işleri yürütebilmesi için yer teslimini yaptığını ancak davacı işçilerinin çalışmaları devam ederken çalışılan tünelin 30 metre yakınında ve yer altında davalı işveren tarafından delme ve patlama yöntemi ile yeni bir drenaj galerisi açmaya başlandığını, söz konusu galerinin davacı işçilerinin çalıştığı galeri ile aynı kotta olduğunu, yer altında her iki galerinin başlangıç noktasının aynı noktaya çıktığını, söz konusu patlatma faaliyetleri neticesinde çok şiddetli sarsıntılar gerçekleştiğini, bu sırada oluşan yoğun dumanın davacı iş ortaklığı işçilerinin çalıştığı alanı kapladığını, sözleşme konusu işte yapılması kararlaştırılan işlere ait tahmini bedelin 14.500.084,13-TL olmasına rağmen, davalıların haksız, hukuka ve sözleşmeye aykırı davranışları dolayısıyla güçlükle yapılabilen işlere ait hak ediş tutarları toplamının sadece 4.156.075,56-TL tutarında kaldığı, bunun haricinde davacıların işten çıkan personeller dolayısıyla uğramış oldukları zararlar da dikkate alındığında, davacı şirketlerin 10 milyon liranın üzerinde bir menfi ve müsbet zararlarının olduğunu iddia ettiği, yerinde inceleme yetkisi verilerek yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda; davacının belirtmiş olduğu patlatmanın G4 Drenaj galerisinde yapıldığı, davacının bir kısım çalışma yaptığı ... enjeksiyon tünelinin ... Drenaj tüneline bağlantılı olduğu, dosya muhtevasında yer alan jeolojik haritalar incelendiğinde zemin yapısının Bazalt-Tüf- Aglomera ardalanması şeklinde olduğu, zemin yapısı itibariyle tünel güzergâhının jeolojik yapısının genelde alterasyonlu ve ayrışmış seviyelerden oluşması nedeniyle yüksek şiddetli patlatma yapılmasının mümkün olamayacağı ayrıca patlatmanın yapılmış olan ve yapılmaya devam edilen enjeksiyon işlerinede zarar vermeyecek şekilde minumum seviyede tutulmasının işin teknik gereği olduğu, zeminin jeolojik yapısı da sönümlemeye uygun olup patlatma şiddetini diğer tünellere iletecek bir yapıya sahip olmadığı, yerinde yapılan incelemede ... tünelinde ... tünelinin yapımı aşamasında çalışma noktasının tünel birleşim yerine mesafesinin yaklaşık 150 metre olduğu, dosya muhtevasına sunulan belgelerde patlatma paternlerinin tünel jeolojik yapısına uygun olarak yapılan işlere zarar vermeyecek şekilde belirlendiği ve zemin durumuna göre patlatmaların sürekli değil aralıklı zamanlarda yapıldığı, ... tünel giriş ağzında beton duvar teşkil edildiği, emniyet ve iş güvenliği tedbirlerinin alındığı dosya muhtevasında yer alan belgeler doğrultusunda davacının bir noktada çalışmadığı 5 ayrı noktada çalıştığının görüldüğü, davacı hakkedişleri incelendiğinde davacının yapmış olduğu iş bakımından en fazla işi patlatma yapılan ... drenaj tüneli yanında yer alan ve patlatmadan etkilenerek iş yapılamadığını belirttiği ... tünelinde yaptığı, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle hakedişlerin 14.500.084,13 TL olması gerekirken 4.156.075,56 TL de kaldığı iddia edilmiş ise de belirtilen rakamın enjeksiyon işlerinin tamamı olacağı bu işlerinde 5 ayrı taşeron firma tarafından tamamlandığı, taraflar arasında düzenlenen hak edişler, bu hak edişlere ait düzenlenen faturalar, hak ediş ödemeleri ve kesintilere dair tarafların resmi kayıtların incelenmesinde davalının davacıya herhangi bir borcunun kayıtlarda bulunmadığı, davacı kayıtlarında ise davalıya borçlu gözüktüğü, davacının yapmış olduğu işten dolayı menfi müspet bir zararının oluşmadığı, bu yönde düzenlenen bilirkişi raporuna davacının da süresinde itiraz etmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın, peşin alınan 1.034,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 607,30-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.256,27-TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/06/2024
...