T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/118 Esas - 2024/450
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/118 Esas
KARAR NO : 2024/450
...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2017
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
GR.KR.YZM.TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı şirketlerin “... Adi Ortaklığını” kurduklarını ve ... açtığı ihale neticesinde idare ile 24.06.2013 tarihli “Trabzon Akyazı 40.000 Seyirci Kapasiteli Stadyum ve Spor Tesisleri İnşaatı İşi” Sözleşmesini imzaladıklarını, imzalanan bu ana sözleşmeye istinaden yüklenici davalı şirketlerin kurduğu adi ortaklık ile müvekkili arasında “Trabzon Akyazı 40.000 Seyirci Kapasiteli Stadyum ve Spor Tesisleri İnşaatı İşine Ait Alüminyum İmalatları Yapım Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkilinin yüklenicinin işi kendisine bildirdiği tarihte işe başladığını, bugüne kadar ifa edilmesi gereken tüm işlerin geçici ve kesin kabullerinin yapılarak müvekkili şirkete 12 adet hakediş ödemesi yapıldığını, son iş teslimlerinin yapılmasından sonra ise davalı şirket tarafından işlere ait kesin kabul işlemlerinin yapılarak taraflarına 13. (Kesin) Hakediş Raporunun gönderildiğini, bu raporun “Ödemeye Esas İç Kapak” kısmındaki toplam ödenmesi gereken bedel, kesintiler toplamı çıkartıldıktan sonra KDV dahil 377.245,17-TL olarak belirtildiğini ve altında da “Ara hakkedişlere kompozit panel ile ilgili sehven yapılmış olan fazla ödeme iş bu kesin hakkediş ile düzeltmeleri yapılarak ödenmiştir.” ibaresi konulduğunu, müvekkilinin bu rakama muvafakat etmesinin mümkün olmadığını, bu hakediş düzenlemesine ihtarla itiraz ettiklerini ve davalı şirketlerin ihtarname içeriğinde yer alan bu ödeme kalemlerine istinaden temerrüde düşürüldüğünü, davalı şirket ortaklığının ihtarnameye karşılık ihtarname göndererek itirazlarını, ödenmesini talep ettikleri ödeme kalemlerine ilişkin rakamları ve yapılan ek işleri kabul etmediklerini belirttiklerini, daha sonra 13. (Kesin) Hakediş Raporuna istinaden fatura kesildiğini ve davalıların kesintiler toplamından sonra 337.245,17-TL’yi şirketlerine ödediğini, akabinde davalı firma tarafından kesilen faturanın iade edildiğini, kompozit panelin birim fiyatının ana sözleşmede 139,00-TL/m2 fiyatının 175,00-TL/m2 olarak revize edilmesinin müvekkili şirket tarafından teklif edildiğini, bu teklifin davalı firma tarafından kabul edildiğini ve 15.04.2016 tarihinde yapım işine ait Zeyilname-2’nin taraflar arasında akdedildiğini, kompozit panelin birim fiyatı 175,00-TL olarak hesaplandığında kesintiler yapıldıktan sonra ödenmesi gereken toplam rakamın 770.798,84-TL olduğunu, ancak davalının bu rakamı 377.245,17-TL olarak taraflarına ödediğini, bakiye kalan 393.553,67-TL alacaklarının ise kabul edilmediğini, idare ve yüklenici firma arasında geçici kabul işlemleri yapıldığından stopaj kesintisinin yapılamayacağını, idare ve yüklenici firma arasında geçici kabul işlemleri yapıldığından %5 teminat kesintisi yapıldığını, idare ve yüklenici firma tarafından talep edilen ve taraflarınca yapılan ek işler ve alacaklarının bulunduğunu beyanla; davalı şirketin mal kaçırma ve alacaklarını tahsil edememe olasılığı olduğundan, tüm borçlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı şirketler üzerindeki taşınır taşınmaz mallara ve adi ortaklığın ...’den alacaklı olduğu hak ediş bedelleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, 13. (Kesin) Hakediş Raporunun iç kapak hesabında yapılan %3 stopaj kesintisi toplamının da 13. Hak ediş raporunun imzalandığı, 11.01.2017 tarihi itibari ile en yüksek avans faizi ile birlikte ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla en az 28.052,74-TL’si olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı firmanın 06.11.2016 tarihli Geçici Kabul Tutanağı’nın imzalandığı günden beri uhdesinde tuttuğu teminat kesintisi toplamının da geçici kabulün yapıldığı 06.11.2016 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek avans faiz ile birlikte ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla en az 197.360,05-TL'si olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili firmanın ek olarak yaptığı ek iş kalemleri alacağı toplamının da ihtarnamelerinin tebliğ edildiği ve temerrüt tarihi olan 02.01.2017 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla en az (KDV dahil) 80.519,13-TL'si olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ve taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 13.hak edişe karşı yapılan itirazların ... 30/12/2016 tarihli ihtarnamesiyle davalı yüklenici ortaklığa bildirildiğini, ancak alacaklarının ödenmediğini belirterek ihale konusu içinde yer alan ve sözleşmesi bulunan kompozit panel birim fiyat farkı alacağı karşılığı 393.553,67 TL, iade edilmeyen nakit teminat bedelleri yönünden 197.360,05 TL, hak edişlerden yapılan stopaj kesintileri yönünden 28.052,74 TL ve ihale konusu içinde yer almayan ve sözleşmesi bulunmayan ancak dava dışı iş sahibi ...nin bilgisi dahilinde gerçekleştirilen sözleşme dışı gerçekleştirilen imalatlara yönelik olarak 80.519,13 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu alacaklarının temerrüt tarihi olan 02/01/2017 tarihinden itibaren en yüksek avans faiziyle birlikte davalı yüklenici ortaklıktan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP: Davalılar cevap dilekçeleri ile özetle; usul yönünden; davacı ile davalının da aralarında bulunduğu tüzel kişiliklerin oluşturduğu adi ortaklık arasında ... 40.000 Seyirci Kapasiteli Stadyum ve Spor tesisleri İnşaatı İşine ait Alüminyum İmalatları Yapım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 8. ve 24. maddelerinde taşeronun (davacının) ana sözleşme ve eklerini aynen kabul ettiği, bunlara uyacağını kabul ve taahhüt ettiği düzenlendiğini, taraflar arasında doğacak ihtilafların çözümünde uygulanacak kuralların bu ana sözleşme ve eklerinde yer alan hükümlere göre belirleneceğini, Yapım işleri Genel Şartnamesi’nin (...) ana sözleşmenin ayrılmaz eklerinden biri olduğunu, ve...'nin 40 ve 41. maddelerinde, hakediş raporlarına itiraz şekli tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta hüküm altına alındığını, bizzat davacının da kabulünde olduğu üzere dava konusu edilen 13. hak ediş 22/12/2016 tarihinde düzenlendiğini ve davacı tarafça 11/01/2017 tarihinde imzalandığını, hakedişin davacının bilgisi dahilinde düzenlendiği, davacının 30/12/2016 tarihinde keşide ettiği ancak ortaklığa 02/01/2017 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamesinden de açıkça anlaşılmakta olduğunu, hakediş raporuna ...'nin 40 ve 41. maddelerinde belirtildiği şekilde ve süresinde itiraz etmeyen davacının hakediş raporu içeriğini olduğu gibi kabul etmiş sayılacağından bu davasının reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında işin geçici ve kesin kabullerinin taraflar arasında yapılmış olduğunu ve bu kapsamda davacıya toplam 12 adet hak ediş karşılığı alacaklarının ödendiğini, 13. olarak düzenlenen hak edişin son ve kesin hak ediş olduğunu, davacı taşeronun gerek ara hak edişlere gerekse son hak edişe sözleşmenin eki olan an sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'ne uygun olarak itiraz etmediğini, bu sebeple davacı yönünden düzenlenen tüm hak edişlerin kesinleşmiş olduğunu, davacının kompozit panel birim fiyat farkı talebinde bulunamayacağını, bu konuda sözleşmedeki birim fiyatın belli olduğunu, yine davacının gerçekleştirdiği işlerde eksik ve ayıplı işler bulunduğunu, bu ayıp ve eksikliklerin karşılığının davacı hak edişlerinden mahsubu gerektiğini, davacının müvekkilinin talimatı ile veya dava dışı idarenin talimatı ile yapmış olduğu fazla imalat veya sözleşme dışı iş bulunmadığını, bu sebeple ilave işler sebebiyle alacak talebinde bulunamayacağını, yine davacının stopaj ve nakit teminat kesintilerinden dolayı alacak talebine hakkı bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
KABUL VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, ... 40.000 seyirci kapasiteli stadyum ve spor tesisleri inşaat işi" sözleşmesinin akdedildiği, imzalanan bu ana sözleşmeye istinaden yüklenici-davalı şirketlerin kurduğu adi ortaklık ile davacı arasında ... 40.000 seyirci kapasiteli Stadyum ve Spor Tesisleri İnşaatı İşi'ne ait Alüminyum İmalatları Yapım Sözleşmesi"nin imzalandığı, sözleşme kapsamında iş bitim tarihi ve taraflar arasındaki geçici kabul tarihinin 06/11/2016 olduğu, dava dışı idare tarafından gecici kabul işlemini 30/12/2016 tarihinde yaptığı, sözleşme kapsamında taraflar arasında 12 adet ara hakediş yapılıp, 13.hakedişin kesin hakediş olduğu, sözleşme ekinde B1 sınıfı kompozit panel fiyatının 139 TL/m2 olarak belirlendiği, davacı şirket ile davalı adi ortaklık proje müdürü ... arasında kompozit panel kaplama işine ilişkin 2 nolu zeyilname imzalandığı, 2 nolu zeyilname kapsamında 10, 11 ve 12 nolu hak edişlerde kompozit birim fiyatının 175 TL/m2 olarak hesaplanıp ödendiği, 13 nolu kesin hakedişte ise kompozit panel birim fiyatın 139 TL/m2 olarak hesaplandığı, davalı adi ortaklık tarafından 13 nolu hakedişte hesaplanan 935.091,38-TL imalat tutarından %3 stopaj kesintisi hesaplanarak davacı hakedişinden 28.052,74-TL stopaj kesintisi yapıldığı, yine davalı adi ortaklık tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.3 maddesi uyarınca toplam 13 adet hakedişten 197.360,05-TL nakit teminat kesintisine gidildiği, davacının sözleşmeye konu olarak ... sözleşme kapsamı dışında kalan ek iş mahiyetinde bilet gişeleri için 20 adet sürme doğrama ve 2 adet ekstra doğrama imalatını, başkanlık loca (vip clup) dairesel aliminyum kompozit panel, kolon kaplamaları ve spider cepe sistemleri imalatı, ilave locanın ısı yalıtım sürme alüminyum doğrama imalatını, saha çıkış katlanır cam sistemi imalatını yaptığı dosya kapsamı ile sabit olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı adi ortaklık adına Zeyilname-2'yi imzalayan proje müdürü Talip Güloğlu'nun zeyilname imzalamaya yetkili olup olmadığı, sözleşme ekinde yer alan kompozit panel birim fiyatının Zeyilname (2) ile değiştirilip değiştirilmediği, davacının 13 nolu hakedişe yaptığı ihtirazi kaydın geçerli olup olmadığı, bu suretle 13 nolu kesin hakedişte davacıya eksik ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının stopaj kesintisi ve nakdi teminat kesintisini talep edip edemeyeceği, edebilecek ise talep edebileceği miktar ile davacı tarafından yapılan ilave iş bedellerinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise miktarı noktasında toplandığı saptanmış, böylelikle mahkememizce davacının her bir talebinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmiştir.
Mahkememizin 12/12/2019 tarih, ... Karar sayılı kararı ile . bilirkişi kurulundan alınan rapor ve ek raporlara göre taraflar arasındaki geçici kabul tarihinin 06/11/2016 olduğu, dava dışı idare tarafından geçici kabul işlemlerinin 30/12/2016 tarihinde yapıldığı, sözleşme kapsamında taraflar arasında 12 adet ara hak ediş yapıldığı, 13.hak edişin son ve kesin hak ediş olduğu, son hak edişe yapılan itirazın noter kanalıyla davalı tarafa yapılmış olup ...'nin 39 ve 40.maddelerine uygun olduğu, kompozit panel fiyatının taraflar arasında düzenlenen zeyilname-2 ile 139,00 TL'den 175,00 TL'ye çıkarıldığı, daha önceki 10, 11 ve 12 nolu hak edişlerde kompozit panel birim fiyatının175,00 TL olarak kabul edildiği, bu sebeple davacıya 13 nolu hak ediş ile 305.967,05 TL eksik ödeme yapıldığı, davacıya eksik ödendiği kabul edilen 305.967,05 TL hakediş alacağından eksik iş bedeli olan 12.322,27 TL'nin mahsup edilmesi gerektiği, bu suretle davacının alacağı gerçek hakediş miktarının 293.644,78 TL olduğu, davalı ortaklığın yaptırdığı delil tespiti dosyasında bilirkişi raporu ile belirlenen eksik ve ayıplı işler bedelinden eksik işlere yönelik olarak hesaplanan davalı alacağının davacı alacağından mahsubu gerektiği, ayıplı işler yönünden ayıp bildiriminin davalı ortaklık tarafından süresinde yapılmadığı, bu sebeple ayıplı işlerden dolayı davacı alacağından indirime gidilemeyeceği, stopaj kesintisinin iadesi talebi yönünden idarenin geçici kabul onay tarihinden önce 13 nolu hak edişin geçici kabul onay tarihinin 30/12/2016 tarihli olması nedeniyle stopaj kesintisinin dava tarihi itibariyle talep koşullarının oluşmadığı, yine davacının 13 nolu hak edişe ilişkin olarak düzenlediği faturada stopaj kesintisine yer verdiğinden bu stopaj kesintisinden dolayı alacak talebinde bulunamayacağı, nakit teminat kesintileri yönünden gerekli koşulların oluşmadığı, ilave iş bedelinin tahsili yönünden yapıldığı iddia olunan ilave işlerin sözleşme kapsamında olmadığı, ilave işler sebebiyle davalı yüklenicinin dava dışı idareden ödeme almadığı gibi ilave işlerin dava dışı idare yararına yapıldığı, bu nedenle davacının davalı yüklenici ortaklıktan ilave işler sebebiyle de alacak talebinde haklı bulunmadığı kabul edilerek eksik işlere yönelik olarak tespit bilirkişi raporu ile hesaplanan giderim bedelinin 305.967,05 TL eksik ödeme alacağından mahsubu ile davanın kısmen kabulüne ve 293.644,78 TL alacağın temerrüt tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz 12/12/2019 tarih, ... Karar sayılı kararı ile "Somut olayda mahkemece taraflar arasında düzenlenen ara hak edişler ve 13 nolu son hak ediş değerlendirilerek yapılan inceleme sonucu düzenlene bilirkişi rapor ve ek raporları dikkate alınarak karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında dava dışı idaredeki ihale dosyası, sözleşmeler ve ekleri getirtilmeden ve ana sözleşmeye ilişkin olarak düzenlenen geçici ve kesin hak ediş raporları incelenerek bir değerlendirme yapılmamış olduğundan ve bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli olduğundan söz etmeye olanak bulunmamaktadır. Davacı taşeron açtığı eldeki dava ile davalı yüklenici ortaklık tarafından taraflar arasındaki işin kesin kabulüne yönelik olarak düzenlenen 13 nolu hak edişe itiraz etmiş olduğunu bildirdiğinden ve bu konuda davalı ortaklığa gönderilen ... 30/12/2016 tarihli ihbarnamesinin bulunduğu anlaşıldığından davacı tarafça itiraza uğradığı anlaşılan kesin kabule yönelik olarak davalı yüklenici ortaklık tarafından düzenlenen 13 nolu hak ediş esas alınarak karar verilmesi mümkün olmadığından itiraza uğrayan kesin hak ediş belgesine yönelik olarak işin kesin kabulünün taraflar arasında yapıldığının kabulü mümkün olmadığından ve uyuşmazlık mahkemeye intikal ettirildiğinden, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi uyarınca işin kesin hesabının mahkemece hükmen yapılması ve kesin hesabın mahkeme tarafından çıkarılması gerekir. Nitekim dava dışı iş sahibi tarafından işin kesin hesabının yapılıp yapılmadığı da anlaşılmamaktadır. Bu sebeple sözleşme ve eki şartnameler hükümleri çerçevesinde ve işin kesin hesabı yapılmış ise yapılan kesin hesaba ilişkin davalı idaredeki tüm belgeler getirtilerek davalı yüklenici tarafından çıkartılan kesin hesaba itiraz edilmemişse usulüne uygun itiraz vaki olmadığı sürece çıkarılan kesin hesaplar ve düzenlenen kesin hak ediş yüklenici bakımından bağlayıcı olduğundan, uyuşulan kesin hesap sonuçlarına göre ve tarafların daha önce aldırılan bilirkişi kurulu raporlarına yaptıkları itirazlar da değerlendirilerek gerekirse yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak davacı taşeronun hak edişlere yaptığı itirazın Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine uygun olup olmadığı da değerlendirildikten sonra davacının bakiye iş bedeli alacağı istemi ile teminatın iadesi istemlerinin sözleşmedeki hükümler de gözetilerek değerlendirilmesi, dava dışı iş sahibi tarafından çıkarılan kesin hesaba davalı yüklenici tarafından itiraz edilmişse tasfiye kesin hesabının mahkemece çıkarılması gerektiğinden tarafların itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle tasfiye kesin hesabı konusunda 01/10/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 281/3. maddesi gereğince, gerçeğin ortaya çıkması için, öncekiler dışında, konularında uzman, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile birlikte gerektiğinde mahallinde talimat aracılığıyla keşif de yapılarak davacı taşeronun sözleşme kapsamında yaptığı imalatlar ile ihtilaf konusu olan ilave imalatlar yapıldığına dair iddiasının incelenmesi, sözleşme kapsamında yapılan imalatlar nedeniyle yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin sözleşmedeki birim fiyatlarla hesabının yapılması ve hak edişler kapsamına giren sözleşme kapsamındaki işler sebebiyle yüklenicinin (taşeronun) kesin hak edişlere usulüne uygun olarak itiraz etmediğinden hak edişlere giren işler yönünden davacı taşeronun hak edişlerle bağlı tutulması, somut olayda davalı yüklenici ortaklığın davacı taşerona karşı iş sahibi konumunda bulunması sebebiyle kesinleşen hak edişlerin davalı yüklenici ortaklık bakımından bağlayıcı bulunmadığı da gözetilerek sözleşme dışı yapılan ilave veya yeni işlerin bedellerinin ise Sözleşme Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sözleşme fiyatları ile, birim fiyatlı sözleşme söz konusu olduğundan %20'yi aşan imalatın ise sözleşme ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K'nın 410 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle bedelinin, ihale dokümanı ve teklif kapsamında fiyatı verilmemiş yeni iş kalemleri ve grupları varsa bedellerinin şartnamenin 23.maddesinde belirtilen esaslara göre denetime elverişli ve gerekçeli olarak bilirkişilere hesaplattırılıp taşeronun hak edişinin bulunarak bulunacak bu miktardan taşerona yapılan ödemelerin ve eksik ve kusurlu işler bedellerinin mahsubuyla oluşacak sonuca göre davacı taşeronun davadaki bakiye iş bedeli alacağı ile fazla imalat bedeli alacağı olup olmadığının ve davacının dava tarihi itibariyle nakit teminat kesintisinden dolayı taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca alacak talebinin koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir ... Karar sayılı kararları). Davalı yüklenici ortaklığın ayıplı ve eksik işler sebebiyle davacıdan alacaklı oldukları ve bu alacağın mahkemece tespit edilecek davacı alacağından mahsubuna yönelik talebi yönünden mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda eksik işlerin davacı alacağından mahsubu gerektiği ancak ayıplı işler yönünden davalı yüklenici ortaklığın süresinde ayıp ihbarında bulunmadığının kabulü ile ayıplı işlerden dolayı davacı alacağından mahsuba gidilemeyeceğine karar verilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, ile bu sözleşmenin eki sayılan ana sözleşme ve ana sözleşme ekleri gözetildiğinde mahkemenin bu yöndeki kabulünde dairemizce isabet görülmemiştir. Zira taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ''Kesin Teminat'' başlıklı 14. maddesinde davacının hak edişlerinden %5 oranda yapılan nakit teminat kesintisinin iade edilebilmesi için davacı taşeronun davalı yüklenici işverene herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşılması ve...'dan herhangi bir borcu olmadığına dair ilişiksiz belgesi getirmesi halinde kesin hesabın tamamlanacağı ve eksik ve kusurlu bir durumun kalmadığının tespiti halinde %5'lik teminatın davalı yüklenici işveren ile dava dışı idare arasında yapılan geçici kabulde tespit edilen eksiklikler ve kusurlar giderildikten sonra kendisine iade edileceği yönünde düzenleme getirilmiştir. Bu düzenleme ile taşeronluk sözleşmesinin eki olan ana sözleşme hükümleri ve bu sözleşmelerin eki mahiyetinde olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde dava dışı idarece işin kesin kabulünün yapılmasına kadar işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmamasından dolayı ortaya çıkan tüm zararlardan davacı taşeron sorumlu olduğundan davacı taşeronun sözleşme kapsamında yapılan işlerdeki eksiklikler yanında ayıplı işlerden dolayı da işin kesin kabulünün yapılmasına kadar hukuki sorumluluğu bulunduğundan yapılan işte tespit edilen ayıplı işlerin giderim bedelinin de buna göre eksik işler bedeliyle birlikte davacı alacağından mahsubu gerekirken mahkemece ayıplar yönünden süresinde bildirim yapılmadığının kabulü ile ayıplı işlerin giderim bedelinin davacı alacağından mahsup edilmemesi de doğru görülmemiştir. Davacının hak edişlerden yapılan stopaj kesintilerinin iadesi yönünden mahkemece yapılan değerlendirmede ise dava dışı idarenin geçici kabul tarihinden önce hak ediş ödemelerinin davacı taşerona yapılması ve davacı taşeron ile davalı yüklenici arasındaki geçici kabul onay tarihinin, dava dışı idarenin geçici kabul onay tarihinden önce olduğunun kabulü ile sözleşmenin 14. maddesi hükümleri uyarınca stopaj kesintisinin iadesi koşullarının dava tarihi itibariyle muaccel hale gelmediği kabul edilerek davacının stopaj kesintisi alacağının reddine karar verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. Maddesinde; vergi sorumlusunun, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi olduğu hükmü getirilmiştir. Davalı yüklenici, davacı taşeronun hak edişlerinden kestiği vergi ile ilgili %5 stopajı vergi dairesine yatırmasa dahi ödeme sorumluluğu kendisine ait olacağından davacının vergi stopaj kesintisinin iadesini istemesi mümkün değildir. Yanlar arasındaki sözleşmede de stopaj vergi kesintisinden dolayı davalı yüklenicinin sorumlu olduğu ve bu kesintilerin davacı taşerona iade edileceği yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkemece davacı taşeronun stopaj kesintilerinin iadesi talebinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiş olması da kabul şekli bakımından dairemizce doğru görülmemiştir (... sayılı ilâmları). Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca esasa ilişkin sair hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir".
... ortadan kaldırma kararı gereğince dava dışı idaredeki ihale dosyası, sözleşmeler ve ekleri ile ana sözleşmeye ilişkin olarak düzenlenen geçici ve kesin hak ediş raporları incelenerek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.
... mahkememiz kararını kaldırması sonrası mahkememizce yapılan yargılamada ibraz olunan yeni bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporlarında sözleşme hükümlerine göre yapılacak işin anahtar teslimi işi olup sözleşme süresince fiyat farkı ve eskalasyon adı altında bir ilave ödeme yapılmayacağının belirtildiği belirtilen hükümler doğrultusunda davacı yüklenici tarafından verilen ve Sözleşme ekinde yer alan fiyat dışında yeni bir fiyatın uygulanmasının sözkonusu olamayacağı, bu duruma göre davalılar tarafından düzenlenen 13 nolu kesin hakedişte yapılan düzeltmelerin yerinde olduğu, bu duruma göre sözleşmeye dayalı kesintiler ile birlikte yasal kesintiler yapıldıktan ve % 18 KDV eklendikten sonra 377.245,17 TL olduğu anılan tutarın davalılar tarafından davacıya ödendiği, mahkeme anahtar teslimi işi olmayıp fiyatların değiştirilebileceği kanaatinde ise, l3 nolu hakediş raporunun davacı taşeron tarafından "ihtirazi kayıtla" imzalanmadığı Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan şekil şartlarının oluşmadığı, davacı taşeronun şerh ile imzalamasının Yapım İşleri Genel Şartnamesinin "Geçici Hakediş Raporları" başlıklı 39. maddesinin 4. fıkrasının e bendi ile "kwsin hakediş raporu ve hesap kesilmesi" başlıklı 40. madddesini 9. fıkrasında yer alan düzenlemelere uygun olduğu kanaatine varılması durumunda 661.815,87 TL hesaplandığı, davacıya itiraz edilen 13 nolu kesin hakediş adı altında ödenen 377.245,17 TL'nin düşülmesiyle kalan bedelin 284.570,70 TL olduğu, davacının ek iş talebinin yerinde olamaycağı, mahkemece ek iş olduğunun değerlendirilmesi halinde 79.774,79 TL olacağı, sözleşme kapsamındaki yapılan işlerdeki eksiklikler nedeniyle oluşan giderim bedelinin piyasa rayiçleri ile 102.510,27 TL olduğu, davacının stopaj kesintilerinin kendisine iadesine yönelik talebinin yerin olmadığı, nakdi teminat kesintisinin iadesi talebinin yerinde olmadığı belirtilmiştir.
TBK'nun 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (...). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir.... TBK'daki 471 inci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. yüklenici, basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. ...
Davaya konu İş'in sözleşme ekleri arasında yer alan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin "projelerin uygulanması " başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında, sözleşme konusu işlerin idare tarafından yükleniciye verilen veya yüklenici tarafından hazırlanıp idarece onaylanan uygulama projelerine uygun olarak yapılacağı, 5. fıkrasında ise İdarenin veya yapı denetim görevlisinin yazılı bir tebliği olmaksızın yüklenicinin, projelerde herhangi bir değişiklik yaptığı takdirde sorumluluğun kendisine ait olacağı, bu gibi değişiklikler nedeniyle bir hak iddiasına bulunamayacağı, " Sözleşme ve eklerine uymayan işler" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yüklenicini projelerde kendiliğinden hiç bir değişiklik yapamayacağı, yüklenici tarafından proje ve şartnameden farklı olarak yapılmış olan işlerin fen ve sanat kurallarına ve istenen özelliklere uygun oldukları idarece tespit edilirse, bu işlerin yeni durumları ile de kabul edilebileceği, ancak bu takdirde yüklenicinin daha büyük boyutta veya fazla miktarda malzeme kullandığını ve daha fazla emek harcadığını öne sürerek fazla bedel isteyemeyeceği hükümleri düzenlenmiştir.
Taşeron Sözleşmesinin 8.2. maddesinde "Herhangi bir sebepten dolayı işin projelerinde birtakım değişiklikler olduğu takdirde, taşeron bu değişikliklere itiraz etmeyecek, sözleşmede yazılı aynı şartlar dahilinde bu işlere devam edecektir. Proje değişikliği meydana gelir ise işin zorlaşması gibi nedenler öne sürmeyecek, sözleşme öncesi işlediği projelerin gerekli olduğu durumlarda idare ve işveren tarafından revize edilebileceğini kabul etmiş sayılacaktır. Teknik gereklilik nedeni ile revize edilen projeler ve teçhizatlar ekstra bir maliyet getirir ve idare ilave bir bedel ödemez ise taşeron bu maliyeti üstlenir. Sözleşmede ve şartnamede bulunmayıp idare tarafından ilave ödeme yapılması istenen imalatları taşeron, idarenin vereceği birim fiyat üzerinden % 30 indirim ile yapmayı taahhüt eder." hükmünü içermektedir.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin ekleri arasında ana sözleşme ile bu sözleşmenin eklerinden olan ''Yapım İşleri Genel Şartnamesi'' de sayılmıştır. Görüldüğü gibi Yapım İşleri Genel Şartnamesi, sözleşmenin eki niteliğindedir. Anılan şartnamenin 40. maddesine göre yüklenicinin(taşeronun), geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde itirazlarının neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunu ''idareye verilen... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla'' cümlesini yazarak imzalaması gerekmektedir. Anılan şartnamenin 40. maddesi hükmü ''delil sözleşmesi'' niteliğindedir. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde, hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40. maddesine göre geçici kabulden sonra işin kesin metraj ve hesapları çıkarılmakta, kesin kabulden sonra da kesin hak ediş düzenlenmektedir. Usulüne uygun itiraz vaki olmadığı sürece çıkarılan kesin hesaplar ve düzenlenen kesin hak ediş yüklenici(somut olayda taşeron) bakımından bağlayıcıdır Sözleşme ve eklerinde aksine hüküm bulunmadığı sürece kesin hesabın ve kesin hak edişin iş sahibi idare(yani somut olayda yüklenici) bakımından mutlak surette bağlayıcı olduğundan söz edilemeyeceği Yetkili birimlerince onaylanmış olsa dahi idareler (sözleşmeye göre iş sahibi durumundaki yüklenici) her aşamada haksız ödeme yapmaktan kaçınabilecekleri gibi şayet haksız bir ödeme yapmışlarsa bu ödemenin iadesini de zamanaşımı süresi içinde olmak kaydıyla her zaman geri isteyebileceğinden bu durumlarda alacağın varlığının ve miktarının mahkememizce belirlenmesi gerekmiştir.
Taraflar arasındaki işin kesin ve geçici kabullerinin yapıldığı yani işin kesin hesabının çıkarıldığı ancak dava dışı iş sahibi idare tarafından davalı yüklenicinin yükümlendiği işin geçici ve kesin kabullerinin henüz yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Davacının 13 nolu kesin hakedişin ödemeye esas iç kapak sayfasını 11.01.2017 tarihi ve ... yevmiye numaralı 30.12.2016 tarihli ihtarnamede yer alan ... Her türlü dava ve talep hakkımız saklıdır." ihtirazi kaydı ile imzaladığı, 13 nolu kesin hakedişteki ihtirazi kaydın... 40.maddesine uygun olduğu, davacı taşeron açtığı iş bu dava ile davalı yüklenici ortaklık tarafından taraflar arasındaki işin kesin kabulüne yönelik olarak düzenlenen 13 nolu hak edişe itiraz etmiş olduğunu bildirdiğinden ve bu konuda davalı ortaklığa gönderilen... tarihli ihbarnamesi bulunduğundan davacı tarafça itiraza uğradığı anlaşılan kesin kabule yönelik olarak davalı yüklenici ortaklık tarafından düzenlenen 13 nolu hak ediş esas alınmadığı gibi itiraza uğrayan kesin hak ediş belgesine yönelik olarak işin kesin kabulünün taraflar arasında yapılmadığının kabulü ile taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi uyarınca işin kesin hesabının mahkememizce gerekmiştir. Bu sebeple mahkemeye yansıyan ve taraflar arasında kesin hesaba bağlanmadığı anlaşılan uyuşmazlıklar yönünden işin kesin hesabının mahkememizce çıkarılması gerekmiştir.
Davacı taşeron iş sahibi davalının isteği üzerine bir kısım ilave imalatlar yaptığından söz ederek de alacak isteğinde bulunduğundan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin ''ilave işlerin yaptırılması koşulları'' başlığını taşıyan 21. maddesine göre birim fiyat teklif alınarak ihale edilen yapım işleri sözleşmelerinde %20'sine kadar oran dahilinde kalması halinde sözleşme fiyatlarıyla bu oranı aşan işlerin ise mali piyasa rayiçlerine göre yapılan işlerin bedellerinin belirlenmesi yine sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının belirlenmesi koşullarının da aynı şartnamenin 22. maddesinde düzenlenmiş olduğu hususları dikkate alınarak ilave işlerin ve yeni iş kalemlerinin veya iş gruplarının bedellerinin hesaplanması gerekmiştir.
Bu bağlamda, taraflar arasındaki düzenlenen sözleşme ile fiyatların değiştirilebileceği, fiyatın 175.00 TL/m2 olarak değiştirilmesine yönelik fiyat değişiklik teklifinin kabul edildiği, ...nun davalı yükleniciler adına sözleşme ve ekinde yer alan imalatların fiyatlarında değişiklik yapma yetkisinin olduğu, davacı kesin hesabının bilirkişinin raporunda belirtildiği üzere 2 nolu kesin hesaplamaları doğrultusunda 661.815,87 TL olduğu, davacıya itiraz edilen 13 nolu kesin hakediş adı altında ödenen 377.245,17 TL'nin düşülmesiyle kalan bedelin 284.570,70 TL olduğu, yapılanların işler ek iş olduğu ve ödenmesi gerektiği anlaşılmış; davacı taşeron tarafından ... yaptırılan tespite yönelik 19/02/2018 tarih ve... D.İş sayılı Tespit Bilirkişi raporunda, fazla imalatların yapıldığı ileri sürülen 09/09/2016 tarihindeki piyasa rayiçleri ile toplam (%18 KDV dahil) 79.774,79 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
Taşeronluk sözleşmesinin eki olan ana sözleşme hükümleri ve bu sözleşmelerin eki mahiyetinde olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde dava dışı idarece işin kesin kabulünün yapılmasına kadar işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmamasından dolayı ortaya çıkan tüm zararlardan davacı taşeron sorumlu olduğu ve davacı taşeronun sözleşme kapsamında yapılan işlerdeki eksiklikler yanında ayıplı işlerden dolayı da işin kesin kabulünün yapılmasına kadar hukuki sorumluluğu bulunduğundan yapılan işte tespit edilen ayıplı işlerin giderim bedelinin de buna göre eksik işler bedeliyle birlikte davacı alacağından mahsubu gerekmiştir. Kesin kabulün yapılmasına kadar işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmamasından dolayı ortaya çıkan tüm zararlardan davacı taşeron sorumlu olmakla davacı taşeronun sözleşme kapsamında yapılan işlerdeki eksikliklerin yanısıra ayıplı işlerden dolayı da işin kesin kabulünün yapılmasına kadar sorumlu olduğundan mahsup edilecek olan ve yapılan işteki eksik ve ayıplı işler ile giderim bedelinin ... D.İş sayılı raporunda belirlenen hesaplamalara itibarla 102.510,27 TL olduğu anlaşılmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 410 vd. maddeleri gereğince iş sahibinin yararına olduğu anlaşılan ilave imalatların 09/09/2016 tarihindeki mahalli piyasa rayiçleri esas alınarak toplam (%18 KDV dahil) 79.774,19 TL olarak hesaplandığı, eksik ve ayıplı işler ile giderim bedelinin piyasa rayiçleri ile davacı taşeronun davadaki bakiye iş bedeli alacağı hesaplanmasında ise öncelikle kalan bedel 284.570,70 TL'sına fazla imalat alacağı 79.774,79 TL nin ilave edildiğinde (toplamı) 364.345,49 TL olduğu ve bu miktardan yapılan işteki eksik ve ayıplı işler nedeniyle davacının sorumlu olduğu yapılmış olan giderim bedeli olan 102.510,27 TL düşüldüğünde davacının alacak miktarının 261.835,22 TL olduğu, davacının... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıları temerrüte düşürdüğü, ihtarnamenin davalılara 02/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihine ihtarnamedeki atıfet süresi olan 7 takvim günü ilave edildiğinde, davalılar yönünden 10/01/2017 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, tarafların tacir ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle davacının avans faizi isteminde bulunabileceği ve adi ortaklık borcundan tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gözetilerek, 261.835,22 TL'nin 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Sözleşme dışı yapılan ilave ve yeni işlerin bedelleri ile fiyatları Yapım İşleri Genel Sözleşmesinin 21. ve 22. maddelerine dayalı olarak taraflarca 30/05/2016 tarihli tutanak ile 168.851,11 TL olarak tespit edildiği ve sözleşme fiyatlarının 30/05/2016 tarihli tutanakta belirtilen fiyatlar olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taşerondan kesilen nakit teminat kesintisi 197.360,05 TL olup davacı taşeronun sunduğu ...'nın 06/04/2018 tarihli yazının ilişiksiz belgesi niteliği olmadığından nakdi teminat kesintisinin iadesini talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde; vergi sorumlusunun, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi olduğu hükmü getirildiği, davalı yüklenici, davacı taşeronun hak edişlerinden kestiği vergi ile ilgili %5 stopajı vergi dairesine yatırmasa dahi ödeme sorumluluğu kendisine ait olacağından davacının vergi stopaj kesintisinin iadesini istemesi mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede de stopaj vergi kesintisinden dolayı davalı yüklenicinin sorumlu olduğu ve bu kesintilerin davacı taşerona iade edileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığı, stopaj yapılmamasından dolayı davalı iş ortaklığının vergi sorumlusu olarak verginin bildirilmesi ve ödenmesinde vergi yükümlüsü gibi sorumluluğu olduğu anlaşılmakla davacının stopaj kesintisinin iade talebinin reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davacının ilave iş bedeli (fazla imalat bedeli) dahil bakiye iş bedeli alacağı olan 261.835,22-TL'nin temerrüt tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının nakdi teminat kesintisine yönelik isteminin reddine,
3-Davacının stopaj kesintilerinin iadesine yönelik isteminin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 17.885,96-TL'den davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.945,47-TL'nin mahsubu ile bulunan 5.940,49-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 41.275,28-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 67.271,05-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 31,40-TL başvurma harcı, 11.945,47-TL peşin harç, 4,60-TL vekalet harcı ile 499,30-TL posta gideri, 70,000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 82.480,77-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesap edilen 30.874,65-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı .... tarafından yapılan 146,70-TL vekalet harcı ve 55,90-TL posta gideri masrafı toplamı 202,60-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre hesap edilen 126,76-TL yargılama gideri davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
9-Davalı.... tarafından yapılan 5,20-TL vekalet harcı ve 187,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 192,2-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre hesap edilen 120,25-TL yargılama gideri davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekili Av. ..yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/07/2024
...