T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/858 Esas - 2025/441
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/858 Esas
KARAR NO : 2025/441
HAKİM :.......
KATİP .......
DAVACI :.......
VEKİLLERİ : Av. .......
Av. .......
Av. .......
Av. .......
DAVALI : .......
VEKİLİ : Av. .......
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacı ile davalı arasında 06/05/2020 tarihinde işbirliği sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin kendine ait olan "......." isimli web sitesi üzerinden çok sayıda markanın muhtelif ürünlerini eczacıkart üyelerine ve yakınlarına özel kampanya ve indirim fırsatları ile online ve offline olarak sunması, bu işlemler bakımından taraflar arasında iş birliği yapılması, davalının sözleşme imzası ile birlikte sözleşmeye konu işlemleri sadece site üzerinden yapması, elde edilecek gelirin sözleşmede belirtilen şekil ve usulde taraflar arasında paylaştırılması hususlarının kararlaştırıldığını, sözleşmenin üç yıl süreyle imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmede üstlendiği web sitesi kurulumu için yüklü masraflar yaptığını, farklı markalar ile anlaşmalar yaptığını, davalının talebi üzerine beyaz eşya sektörüne ağırlık verildiğini, sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirketin kurduğu platformun sözleşmeye konu işlemler bakımından münhasır yetkili olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan bütün yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeye konu satışları site üzerinden yapmayıp 3. kişiler ile doğrudan satış ilişkilerine girdiğini, davalının müvekkilinin yaptığı yatırımlardan faydalanarak ve müvekkili şirketi devreden çıkartarak haksız kazanç sağlama çabasına girdiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında alması gereken %30 komisyonu alamadığını, davalının haksız rekabet oluşturduğunu ve taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin noter kanalıyla ihtarname çektiğini ancak durumun düzelmediğini iddia ederek müvekkilinin yoksun kaldığı kar ve uğradığı müspet zararlara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin zararın doğduğu tarihten işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın sözleşmeyi kuruluşundan itibaren tüm süreçte her zaman haksız ve kötü niyetli yorumladığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, taraflar arasındaki iş birliği sözleşmesinin tamamen online ve offline satış üzerine kurulduğunu, eczacıkart sahibi biri herhangi bir ürünü internet sitesinde beğendiğinde kendisine bir kod verileceği ve bu kodla ürünün satın alınması halinde satışın taraflar arasındaki iş birliği sözleşmesi kapsamında gerçekleşeceği, eczacıkart uygulamasının davacı ile yapılan sözleşmeden çok daha önce başlatılmış bir sistem olduğu, bu kartların basım ve üyelere dağımında davalı ...'nin yetkili olduğunu, bu sistemden davalının herhangi bir kar sağlamadığını, üyelere indirim ve avantajlar sağlamak üzere kurulu bir sistem olduğunu, müvekkilinin üye sayısının fazlalığı, ürün çeşitliliği gözetildiğinde davacıdan herhangi bir yarar sağlamadığı gibi aksine davacının müvekkilinin etki alanından faydalandığını, sözleşmenin asıl mağdur tarafının davalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YAPILAN YARGILAMA,DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava hizmet sözleşmesinden doğan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, dava dilekçesinde iş birliği yapıldığı iddia edilen firmalara müzekkereler yazılmış, ön inceleme duruşması için gün tayin edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinin ekinde 06/05/2020 tarihli iş birliği sözleşmesini dosyaya sunmuş olup, sözleşmede her iki tarafın da imza ve kaşelerinin bulunduğu görülmektedir.
Davacı tarafın dava açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanak aslının dosyaya ibraz edildiği, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının sağlandığı, ilk itiraz bulunmadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edilmiş, tarafların karşılıklı olarak sulh olma durumu bulunmadığını beyan etmesi üzerine ön inceleme aşaması tamamlanarak davanın esasına girilmiştir.
Dosya ilk olarak bilgisayar mühendisi bilirkişiye verilerek öncelikle sözleşmeye konu platformun davacı tarafça sözleşmeye uygun olarak kurulup kurulmadığı hususu tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan raporda bilirkişi, davacı firmanın "..." platformunu sözleşmeye uygun şekilde kurduğu, sözleşmede taahhüt eden işlerin büyük bir çoğunluğunun yapıldığı, offline işlemlerde platform müşterisinin platforma üye olan iş yerlerine cep telefonundan uygulamaya girerek ona özel hazırlanmış olan karekod ile alışverişini gerçekleştireceğine dair sözleşme hükmünün yerine getirilmediği, platformun üyeler tarafından kullanıldığı ancak rapor tarihi itibariyle platformun kapatıldığı ve erişilebilir durumda olmadığı, tespit edilebildiği kadarıyla 470 adet işlemde toplam 210.423-TL tutarında satış yapıldığı, bu tutarın ne kadarlık kısmının kar olduğunun tespit edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca üyelere dağıtılan indirim kodları aracılığıyla yapılan işlemler ve kazanılan fayda konusunda herhangi bir belgenin bulunmadığı yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
Platformun davacı tarafça kurulduğu tespit edildikten sonra davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bu kapsamda taraf defterlerinin inceletilmesi yönünde ara karar kurulmuştur. Davacı defterlerinin İzmir'de olması karşısında.......Mahkemesi'ne talimat yazılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi ile verilmiştir. Dosyaya sunulan raporda; davacının 2021-2022-2023 yılı defterlerinin e defter olarak tutulduğu, beratlarının yasal süresinde verildiği, defterlerinin usule uygun tutulduğu tespit edildikten sonra davacı defterlerinde davalı ... ile ilgili herhangi bir fatura, ödeme, borç kaydına rastlanmadığı, defterlerde davalı ile ilgili borç alacak bakiyesinin bulunmadığı yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
Davalı defterleri incelenmek üzere, ilk alınan raporu düzenleyen bilgisayar mühendisi bilirkişinin yarına mali müşavir ve hesap bilirkişisi eklenerek üç kişilik heyet oluşturulmuştur. Dosyaya sunulan raporda; davacının incelemeye konu 2020-2021-2022-2023-2024 yılı defterlerinin e defter olarak tutulduğu, beratlarının yasal süresinde verildiği, defterlerin usule uygun olduğu, davalı defterlerinde davacı ile ilgili herhangi bir fatura, dekont, ödeme belgesi vb. kayda rastlanılmadığı, davalı defterlerinde davacı ile ilgili borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacının sözleşme kapsamındaki tüm edimleri yerine getirmediği, satış yapılan işlemleri ve işlem sonuçlarını davalıya bildirmediği ayrıca yapılan işlemlerden dolayı davalıya ödeme yapmadığı, dosya kapsamına göre davacının komisyon alacağının bulunmadığı, mahkememiz aksi kanaatte ise dosya kapsamındaki ... Tic. A.Ş'den gelen yazı cevabına göre 3.562,75-TL komisyon alacağını talep edebileceği yönünde görüş ve tespit bildirmişlerdir.
GEREKÇE VE KANAAT:
Taraflar arasındaki sözleşmede davacı şirketin bir platform kurarak eczacı kart sahiplerine kampanyalar ve indirimler sağlaması, bu indirimli ve kampanyalı satışların platform üzerinden gerçekleştirilmesi ve davacının bu satışlar üzerinden komisyon kazanması kararlaştırılmıştır.
Huzurdaki davada çözülmesi gereken ilk husus taraflar arasındaki sözleşmemin davalıya münhasır yetki verip vermediğinin tespitine ilişkindir. Sözleşmenin 5.maddesinde, ''Offline ve online satışlar da dahil olmak üzere işbu sözleşme kapsamındaki işlemler bakımından tek anlaşmalı şirket FİRMA'' olacaktır düzenlemesi yer almaktadır. Bilindiği üzere münhasır yetkiden söz edebilmek için sınırları belli veya belirlenebilir bir yetki verilmesi gerekir. Muayyen ifadelerle münhasır yetkiden söz edilemez. Taraflar arasındaki sözleşmede hangi markalar, hangi ürün gruplarından söz edildiği anlaşılamamakta olup sınırları belirlenebilir bir satış ilişkisinden söz edilemediğine göre davacının münhasıran yetkili olduğunun kabulü dosya kapsamına göre mümkün değildir.
Bilirkişi incelemesiyle satış platformunun artık erişime açık olmadığı anlaşılmakta olup taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sonlandırılmış olduğu görülmektedir. Davacı vekilinin, müvekkilinin davalı adına farklı markalarla sözleşmeler imzaladığı ve indirimler sağladığı, davalının bu anlaşmaları kötüye kullanarak davacıyı devreden çıkarıp, platformu kullanmadan bu firmalar ile bizzat ticari ilişkiye girdiği ve müvekkilini zarara uğrattığına yönelik iddiasının değerlendirilmesine gelince; dosya kapsamında davalının, davacının sağladığı indirimleri ve kampanyaları kötüye kullandığına dair delil yoktur. İsmi davacı tarafından bildirilen birçok firmaya müzekkereler yazılmış olup gelen cevabi yazılardan davacının iddialarını destekleyecek mahiyette beyan yoktur. Davacının sözleşmede üstlendiği eczacı kart üyelerine kampanya ve indirim sağladığı iddiası dosya kapsamıyla izaha muhtaç kalmıştır. Dosya kapsamında göre davalının sözleşme ilişkisini kötüye kullandığı ve davacıyı zarara uğrattığının kabulü mümkün değildir. Bu değerlendirmeye göre, davalı defterlerinin 3.kişilerle kurulan ticari ilişki yönünden inceletilmesine gerek görülmemiştir. Zira, davalıya münhasır yetki verilmediğine ve davacının indirim ve kampanya sağladığına dair iddialarını ispat edemediğine göre, bu yönde bir inceleme yapılması hem yargılamanın gereksiz uzamasına sebebiyet verecek, hem de ticari sırların ihlaline yol açabilecektir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin değerlendirilmesine gelince; davacının sözleşmeye konu platformu offline işlemlerde karekod uygulaması hariç büyük ölçüde sözleşmeye uygun şekilde kurduğu bilirkişi incelemesiyle tespit edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede site kurulumunun tek başına ücretlendirilmediği, site üzerinden yapılacak işlemler üzerinden davacının komisyon almasının kararlaştırıldığı görülmektedir. Taraf defterlerinde birbiriyle ilgili borç-alacak bakiyesine rastlanılmamış olup davacının sözleşme kapsamında bir komisyon alacağı varsa dosya kapsamıyla ispat edilememiştir. Bilirkişi raporunda belirtilen ... firmasından gelen cevabi yazı tek başına davacının alacaklı olduğunun kabulü için yeterli görülmemiştir. Gelinen aşamada, dava dosya kapsamıyla sübut bulmamıştır.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harcın, peşin alınan 170,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 444,62-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT gereği 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025
Katip .......
¸e-imza
Hakim.......
¸e-imza