T.C. ....... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/879 Esas - 2025/741
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
.......
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/879 Esas
KARAR NO : 2025/741
.......x.............x...........x
..x.........x..............x..............
......x...........x.............x........x
..........x...........................
............x............x..............x
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 19/12/2022
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
KARAR Y. TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, aradaki ticari ilişkinin varlığı konusunda mutabakatsızlık mevcut olmadığı, davalı borçluya müvekkili şirket tarafından verilen hizmetlerin karşılığı olarak faturalar tanzim edildiğini ve karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, müvekkil şirket tarafından tanzim edilen faturaların içeriğinin, hizmetin ifasına ilişkin olduğu ve faturanın temel fatura senaryosu ile karşı tarafa gönderildiği ve tebliğ edildiği davalı- borçlu ödemesi gereken borcunu ödemediği, davalının müvekkili şirkete 586.289,11TL cari hesap borcu olduğunu, borçluya defalarca müvekkili şirket çalışanları tarafından ulaşılmaya çalışıldığını, ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, işbu sebeple de icra takibi başlatıldığı, müvekkil şirket, alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine ... 6.İcra Müdürlüğü' nün 2014/12453 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve bunun üzerine takibin durdurulduğunu, işbu alacak nedeniyle iflas masasına kayıt talebinin reddedildiğini, ....... 21 İflas Dairesi tarafından müvekkil şirketin alacağının tamamının reddedildiğine dair karar 06.12.2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiğini, İşbu sebeplerle; alacağın tamamının sıra cetveline kaydının ve kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davalı Müflis ........... İnş. Sağ. Tur. San. ve Tic. AŞ.’nin ....... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28/01/2020 T., 2014/858 E. ve 2020/59 K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, İflas kararı kesinleştiğini, Tasfiye işlemleri ....... İflas (21. İcra) Dairesi Müdürlüğü’nün 2017/10 sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, yapılan birinci alacaklılar toplantısında iflas idaresi memurları seçildiğini, ikinci alacaklılar toplantısının ise 07/02/2023 tarihinde ....... İflas (21. İcra) Müdürlüğünde yapıldığını, davacının ....... 21. İcra (İflas) Müdürlüğü’nün 2017/10 sayılı dosyasına 249 No’lu başvurusuyla alacak başvurusunda bulunduğunu, davacının bu başvurusunun reddedildiğini, İflas idare memurlarının kararında da belirtildiği üzere, dosyada mevcut belge ve suretleriyle yapılan inceleme neticesinde alacağın varlığı ispatlanamadığından reddedildiğini, ret kararının davacıya tebliğ edildiğini, dava süresi içinde açılmadığını, Davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti için öncelikle davacının İİK m. 223 gereğince kararın kendisine tebliği için gereken masrafı bırakıp bırakmadığının iflas idaresine sorulması gerektiğini, iflas idaresi tarafından yapılan inceleme neticesinde; talep edilen miktarın likit olmaması, hesaplama şeklinin bulunmaması, şirket kayıtlarına ulaşılamaması, takibin kesinleşmemesi nedenleriyle alacak ispatlanamadığından kayıt talebinin reddine karar verildiği, İdare Memurlarının vermiş olduğu karar bu yönüyle yasaya uygun olduğunu, huzurdaki davanın reddi gerektiği, ayrıca alacak talebindeki denetime elverişli olmayan talepler reddedildiği ve dava açılmasına davacı kendisi sebebiyet verdiğini, müflis şirket ile davacı taraf arasındaki hizmet teminine ilişkin sözleşmenin 24/12/2009 tarihli olduğunu, TBK m. 146’ya göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu sebeple alacak zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın kayıt kabul davası olduğunu ve tanıkla ispat edilemeyen davalardan olduğunu, alacağın, iflas hukukunda da delil olarak değerlendirilebilecek nitelikte bir belge ile ispatı gerektiğini, bu sebeple alacaklı olduğunu ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın, alacağını ancak kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, beyan ederek haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin her durumda davanın açılmasına sebebiyet veren davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
....... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2020 tarih, 2014/858 Esas, 2020/59 Karar sayılı ilamıyla müflis ........... İnş. Sağ. Tur. San. ve Tic. AŞ'nin 28/01/2020 tarih, 11:17 itibariyle iflasının açılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf istemi üzerine ....... Bölge Adliye Mahkemesine sevk edildiği, istinaf istemini inceleyen ....... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Başkanlığının 10/03/2021 tarih ve 2021/172-377 Esas-Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve tarafların temyiz yoluna başvurmaması üzerine hükmün 02/04/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
....... 21. İcra Dairesi'nin 11/04/2023 ve 07/11/2023 tarihli cevabi yazılarında, 2017/10 İflas sayılı müflis ........... İnş. Sağ. Tur. San. ve Tic. AŞ'ye ilişkin dosyada yapılan ilk alacaklılar toplantısında İ.......... A............'in iflas idare memurları olarak seçildikleri ve masayı münferinden ve ayrı ayrı temsile yetkili olduklarının belirtildiği görülmüştür.
Müflis ........... İnş. Sağ. Tur. San. ve Tic. AŞ'ye ilişkin İflas İdare Memurluğu'nun 15/01/2018 başvuru tarihli ve 248 başvuru ve karar sayılı kararda talep edilen alacağın 8.525.676,09 TL olduğu, iflas idaresi tarafından icra takiplerinin kesinleştiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığından talebin reddine karar verildiği, işbu ret kararının davacı yana 06/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/12453 sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ........... TV Holding A.Ş tarafından davalı müflis şirket aleyhine 586.289,11 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının muhtelif fatura alacağı olarak belirtildiği, 11/11/2014 tarihinde itiraz edildiği ve 25/12/2014 tarihinde takibin İİK'nun 66. maddesi uyarınca durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalı yanın ticari defterlerinin incelenmesi bakımından İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nden istinabe yolu ile alınan bilirkişi raporunda; T............../İZMİR adresinde bulunan şirket yetkilisi ........'de bulunan davalı şirket defterleri incelenmek suretiyle; davalı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılıp yaptırılmadığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterlerin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup olmadığı, icra takiplerine konu alacakların davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, defterlerde ödeme kaydının bulunup bulunmadığı, varsa ödemeye ilişkin kayıtların belgeye dayanıp dayanmadığı hususları hakkında; belirtilen adreste davalı şirkete ait ticari defterlerin bulunmaması ve davalı şirket yetkilisi ........ ile iletişime geçilememesi nedenleriyle yukarıda bilirkişi görevlendirmesindeki hususlar hakkında inceleme yapılamadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ve hesaplama yapılması bakımından Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi kurulu marifetiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden istinabe yolu ile alınan bilirkişi raporunda; davacı yanın 2008 yılına ait ticari defterlerin VUK gereği 5 yıl, TTK gereği 10 yıl saklama mecburiyeti bulunmakta olup 2008 yılından bu yana yasal sürenin aşıldığı, davacı taraftan inceleme için ticari defterler istenmiş olup ticari defterlerin fiziken mevcut olmadığı ancak ticari defterlere ait kayıtların bulunduğunun ifade edildiği, fiziki olarak davacının elinde bulunmayan defter bilgileri için İstanbul 13. Noterlikten geçmişe dair bilgi istendiği, Noterlik tarafından 2008 yılına ait ticari defterlere ait bilgi alındığı, tarihin eski olması sebebiyle noterlik tarafından taraflarına evrak sunulmadığı, verilen şifahi bilgide 2008 yılına ait ticari defterlerin Vergi Usul Kanunu 221 maddesi hükümlerine uygun şekilde noter açılış tasdiklerinin ve defter kapanış tasdiklerinin yaptırıldığının tespit edildiği, ticari defterler fiziken bulunmadığından dolayı ticari defterler üzerinde inceleme yapılamadığından muhasebe kayıtları ile ticari defter kayıtları arasında mukayese yapılamadığı, kayıtların birbirlerini doğrulayıp doğrulamadıkları tespit edilemediği, dava konusu edilen 586.289,11 TL tutarındaki alacak ile ilgili olarak ... 6. İcra Müdürlüğü tarafından 21.08.2014 tarih, 2014/12453 Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı ve ibraz edilen evraklarla uyumlu olduğu mevcut durumda, ilgili faturaların, davalıya tebliğ edilmesine rağmen faturalara itiraz edilmemesi ya da davalının ticari defterlerine bu faturaların kaydedilmesi halinde, dosya içerisinde ödemeyi tevsik eden bir belge de olmadığından, davacının davalıdan iflas tarihi itibarıyla 586.289,11 TL alacaklı olacağı bildirilmiştir.
Taraflar yemin deliline dayanmış olup, ''Davacı taraf ile şirketimizin herhangi bir ticari ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı tarafa şirketimizin herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Vermiş olduğum beyan doğru olup namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” yeminini içerir metin davalı iflas idare memurlarına "Davacı vekili tarafından sunulan yemin metni ekte gönderilmiş olup, Yemine konu hususlar hakkında özrünüz olmaksızın ve yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediğiniz veya gelip de yemini iade etmediğiniz yahut Yemini eda etmekten kaçındığınız takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağınız ihtar olunur. (HMK 228 Mad.)" şerhi ile tebliğ edilmiş, davalı iflas idare memurları yemin için tayin olunan duruşmaya katılmamışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK. 235. maddesine dayalı olarak açılan kayıt kabul davasıdır.
Davadaki uyuşmazlık, iflas tarihi itabiryle davacının davalıdan ... 6. İcra Dairesi'nin 2014/12453 Esas sayılı dosyası nedeniyle 586.289,11-TL alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2022 tarih ve 2020/(23)6-663 Esas, 2022/1789 Karar sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ....... 2013, s. 1212).
İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde; “Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Anılan hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (Atalı /Ermenek /Erdoğan, s. 613). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (Kuru, s. 1333).
İflasa ilişkin İİK 195. maddesine göre kayıt kabul davasında iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir.
İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nın 235/son maddeleri uyarınca şikayet olarak icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235/2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede (Ticaret Mahkemesinde) ileri sürülmelidir.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2013 tarih, 2013/7701 Esas,2013/7588 Karar sayılı karar; Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'inin 26/02/20219, 2016/2704 Esas, 2019/721 Karar sayılı kararları) Öte yandan, kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmelidir. İflas sıra cetvelinde kendi sırasına itiraz eden veya alacağı iflas idaresi tarafından kısmen ya da tamamen reddedilen alacaklı davasını masanın temsilcisi olan adi tasfiyede iflas idaresine, basit tasfiyede ise iflas dairesine karşı açmalıdır. (İİK'nın 235/2.). Davacı, sadece kendi sırasına ilişkin şikayet nedenlerine dayanmayıp, diğer alacaklının sırasına da itiraz etmiş olup, bu istemi kayıt terkin davası olarak nitelendirilmelidir.
İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü, İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü; 2. fıkrasının 2. cümlesi "Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar." hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinden de anlaşıldığı üzere, somut olayda olduğu gibi kayıt terkin davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı 223. madde hükmüne göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır.
Davalı iflas idare memurları vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
6098 Sayılı TBK'nın 146. maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir" 149. maddesi; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar." düzenlemelerini içermektedir.
6098 sayılı TKB'nın 154 maddesi; " Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa." düzenlemelerini içermektedir.
Zamanaşımı itirazına yönelik yapılan incelemede mevcut alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı tarafından 2uşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa." düzenlemelerini içermektedir.
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarı ispatlanmalıdır.
Ticari defterler kesin delillerdendir. Mahkememizce davalı tarafa dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, davalı tarafça bu hususta herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Davacı yan ise dava konusu döneme ilişkin elinde bulunan ticari belgeleri ibraz etmiş, TTK ve VUK gereği saklama süresi dolduğundan dava konusu döneme ilişkin ticari defterleri ibraz edememiş olup, HMK 222 maddesi gereğince davacı tarafın ticari belgelerine itibar edilmiştir.
Zamanaşımı itirazına yönelik yapılan incelemede mevcut alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı tarafından 2014 yılında icra takibi başlatıldığı, TBK'nun 154/2 gereği icra takibinin zamanaşımını kesmesi nedeni ile zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur. İflas masasının taraf olduğu davalarda ise yemin, müflis tarafından değil, iflas idaresi tarafından eda edilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, İstanbul, 6. baskı, cilt III, sh.2546; İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2013, ....... 2. baskı, sh 1304)
Taraflar dilekçelerinde yemin deliline de dayanmakla, mahkememizin 13/03/2025 tarihli celsesinde davacı tarafa yemin ihtaratı yapılmış, (Emsal Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 18/06/2014 tarih, 2014/5164 Esas, 2014/4666 Karar; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2025 tarih, 2024/3564 Esas, 2025/145 Karar sayılı kararı) davacının sunduğu yemin metni davalı iflas idare memurlarına tebliğ edilmiş, usulüne uygun tebligata rağmen davalı iflas idare memurlarına duruşmada yemin eda ettirilememiştir. HMK'nun 228 ve 229 maddeleri uyarınca, davalı iflas idare memurları yemin için duruşmada hazır bulunmadıklarından, yemin konusu borcun bulunduğunu kabul etmiş sayılması gerektiğinin kabulü zorunluluğu karşısında, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının davalıdan iflas tarihi itibarıyla 586.289,11 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İflas dairesine yapılan alacak talebinin alacağın varlığına karine teşkil etmediği, ayrıca çeke dayanak sözleşme, irsaliye, fatura vs. belgenin ibraz edilmediği alacağın yargılamaya muhtaç bulunduğu gerekçesi reddedildiğinin, bir diğer anlatımla iflas dairesine talepte eksik belge sunulduğu anlaşılmakla alacağın kayıt talebinin kabul edilmemesinin yerinde olduğu, bu nedenle iflas daresinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğinden (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02.11.2000 tarih, 2000/6699 Esas, 2000/7392 Karar (Yargıtay Kararları Dergisi, Ağustos 2001/8, s. 1236-1237- Aynı karara ilişkin Prof. Dr. Timuçin Muşul, İflas ve Konkordato Hukuku, ....... 2019, s. 340, dn. 305; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 07.07.2005 tarih, 2728/Esas, 7737 Karar sayılı kararı -Orhan Eroğlu, İflasta Sıra Cetveline İtiraz Davası (İflasta Kayıt Kabul Davası), Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2019 (144), sayfa 197-) davacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücreti takdir edilmemiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE
1-Davacının 586.289,11-TL alacağının ....... İflas Dairesinin (Önceki ....... 21. İcra Dairesi) 2017/10 iflas sayılı dosyasındaki müflis davalı şirketin iflas masasına 4. sıra alacak olarak KAYIT VE KABULÜNE,
2- Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan toplam yargılama giderinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve müflis şirket vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025