T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/21 Esas - 2024/724
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/21 Esas
KARAR NO : 2024/724
BAŞKAN : .....
ÜYE : .......
ÜYE :.......
KATİP : .......
DAVACI : .......
VEKİLİ : Av........
DAVALI :.......
VEKİLLERİ : Av. .......
Av. .......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GR.KR.YZM.TARİHİ : 20/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin borçlu davalıdan 1.499.262,76-TL alacağı olmasına rağmen bir türlü alacağına ulaşamadığını, borcun ödenmesi için müvekkili şirket defalarca talepte bulunmuş ise de herhangi bir ödeme yapılmayarak borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından borçlu aleyhine ....... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve borçlunun yetki itirazı ile takibi durdurduğunu, takip dosyasının yetki sebebiyle .......'ya gönderilerek .......Esas sayılı dosyasından açılan takibe devam edildiğini, borçlu tarafından da icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun takibe itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğundan itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunun faturalar, sevk irsaliyeleri ve cari hesap sözleşmesiyle sabit olduğunu ve ticari ilişkinin kaynağının "......." olduğunu, iki şirket arasında sürekli ve devamlı bir ticari ilişki olduğundan satılan ve faturalandırılan bu satışların cari hesaba işlendiğini ve davalı şirketin 1.499.262,76-TL borcunun bulunduğunu, müvekkili şirketin kesilen faturalara konu mallara ilişkin teslim borcunu eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yerine getirmesine ve davalı şirket tarafından imzalı bir şekilde sevk irsaliyelerinin onaylanmış olmasına rağmen cari hesaptaki fatura bedellerinin ödenmediğini, fatura bedelleri ödenmemekle birlikte davalı tarafından işbu faturalara karşı herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve fatura alacağı hususunda ihtilaf bulunmadığından ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davalının takibe konu faturalara ilişkin ödeme yaptığını ispat etmek zorunda olduğunu, davalı şirketin ticari ilişkiyi kabul etmemesi yahut bu ticari ilişkinin varlığına itiraz etmesinin mümkün olmadığını, ihtiyati hacze yönelik olarak ise; müvekkili şirket ile borçlu şirket arasındaki ticari ilişkinin faturalar, cari hesap ekstresi ve sevk irsaliyeleriyle sabit olduğunu, borçlunun kötüniyetli bir şekilde borca itiraz ettiğini, haricen yaptıkları araştırmalar neticesinde borçlunun mal kaçırdığının tespit edildiğini, alacak miktarının fazla olması ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin de sabit olduğu aynı zamanda sunulan delillerinde de alacak miktarının ispatlandığı gözetildiğinde mahkememizce öncelikle teminatsız, mahkememiz aksi kanaatte olduğu ihtimalde ise uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zorunluluklarının doğduğunu beyan ederek; borçlunun alacaklılardan mal kaçırarak hareket ettiği ve bu sebeple de takibe haksız itiraz etmesi, alacaklarını da yaklaşık olarak ispatlanması sebebiyle öncelikle teminatsız olarak, mahkememiz aksi kanaatte iste teminat karşılığında borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, sunmuş oldukları imzalı sevk irsaliyeleri ve faturalar yaklaşık ispatı sağlamadığı kanaatinde isek ilgili vergi dairesinden BA/BS formlarının celp edilmesi üzerine davalının malvarlığının ihtiyaten haczine, karşı tarafın ....... Esas dosyası kapsamında yapmış olduğu borca itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit olduğundan toplam takip tutarının %20’ sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davalı şirketin davacı yana bahse konu tutarda bir borcu bulunmadığı gibi davacı yanca alacağı ispata yarar imzalı sevk irsaliyesi vb belgeler de tarafımıza tebliğ edilmediğini, itirazın iptali davalarında takip dayanağı belge açısından konuya bakıldığında ise; uygulamada en çok faturaya dayalı takip başlatıldığı görüldüğünü, Yargıtay uygulaması ve doktrinde ifade edildiği üzere fatura tek başına bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğinde olduğunu, Faturaya dayalı bir borcun varlığı herşeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlandığını, Faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurması da söz konusu olmadığını, bu nedenle faturada yazılı bedelin taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı sürece teamül haline geldiğinde düşünelemediğini, Yargıtay uygulaması ve doktrinde de aynı görüş hakim olduğunu, itirazın iptali davalarında borçlu borcun olmadığını iddia ettiğine göre yokun ispatı mümkün olmadığından kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olduğunu, zira hukuki ilişkin varlığını ispat yükü alacaklıda olduğundan alacaklı hukuki ilişkinin yani borcun varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, izah edilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ve kötü niyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, cari hesaba dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
....... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde....... Dairesi'nin 28/09/2022 tarihli takip talebi ile davalı borçlu hakkında 1.499.262,76 TL fatura, 161.920,38 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 1.661.183,14 TL alacak üzerinden icra takibinde bulunulduğu, İcra takibine konu alacak hakkının dayanağı olarak ise 06.07.2021 Tarih 1.499.262,76-TL fatura alacağı gösterildiği, 28/09/2022 (03/10/2022 tarihinde) ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı şirketin 30/09/2022 tarihinde borcun aslına ve tüm ferilere itirazen icra takibinin durdurulmasını talep ettiği 10/10/2022 tarihli tensip zaptı ile dosyanın yetkisizlikle kapatılarak ....... gönderilmesine karar verildiği, ....... davalı borçlu hakkında 1.499.262,76 TL fatura, 161.920,38 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 1.661.183,14 TL alacak üzerinden icra takibinde bulunulduğu ve ödeme emrinin 18/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı takip borçlusunun 14/10/2022 tarihinde itiraz ettiği ve iş bu davanın 1.661.183,14 TL harca esas değer üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında ... otogaz satışına yönelik bayilik sözleşmesi kapsamında ; ticari satım ilişkisi olduğu ,davacı taraf davalıya teslim ettiği satıma konu ürünler karşılığının ödenmediği gerekçesi ile icra takibine yapılan itirazın iptalini ,davalı taraf ise satıma konu olduğu ileri sürülen ürünlerin teslim edilmediğini bu sebeple borcunun bulunmadığını ,davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Taraflara ait ticari defter ve belgeler,....... ba-bs formları,fatura ve irsaliyeler dosya arasına alınmış;
HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır.
Davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak sureti ile Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından mahkememiz dosyasına ibraz edilen 27/10/2023 tarihli raporda özetle; davacının, 2021 yılı sonu itibari ile, aleyhine delil niteliğinde olan kendi cari hesap ekstresine göre 1.499.262,76-TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, davalının usulüne uygun kendi ticari defterlerine göre davalıya takip tarihi ve dava tarihi itibari ile borcunun bulunmadığını, HMK'nın 222. maddesinde belirtildiği şekilde “diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi gerekmekte olup, bilirkişiliğimizin düzenlemiş olduğu rapor ile rapor ekleri esas alınarak ve davacının ticari defterleri usulüne uygun olarak incelenerek sonuca gidilebileceği kanaatinin oluştuğunu, 13.07.2023 tarihli bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içeri eksik inceleme sonucu düzenlenmiş olduğu ve denetime elverişli olmadığını, davalının usulüne uygun kendi ticari defterlerine göre davalıya takip tarihi ve dava tarihi itibari ile borcunun bulunmadığını belirtmiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak sureti ile ,.......Mahkemesi aracılığıyla bilirkişi ... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan bila tarihli raporda özetle; 21/07/2023 tarihinde davacının işyerinde yapılan incelemede tüm resmi defterlerinin, düzenlenen e-fatura ve e-irsaliyenin mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, davacının resmi defterlerine göre davalı tarafın borcunun, 31.12.2021 tarihi itibariyle 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesap bakiyesinin 1.522.562.21-TL olduğunun görüldüğünü, incelenen resmi defter ve belgelere göre; davacı şirketin, davalı şirketten alacağının 1.522.562,21-TL olarak görüldüğünü belirtmiştir.
Daavcının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak sureti ile ,... Mahkemesi aracılığıyla bilirkişi ...'tan alınan bila tarihli raporda özetle; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre ve icra takibine konu alacak hakkının dayanağı olarak ise 06.07.2021 Tarih 1.499.262,76-TL fatura alacağı gösterildiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete 06.07.2021 tarih ve 1.499.262,76-TL bedelli bir fatura düzenlenmediği, böyle bir faturanın var olmadığı, davacı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defter ve dayanaklarının incelenmesi neticesinde, davacı tarafından ibraz edilen 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerin TTK 64 ve 66. maddeleri, VUK. 220-226 maddeleri ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından VUK. 215-219 madde hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğunun görüldüğünü, dökümü yapılan ticari defterlerin davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetlerinin mevcut olduğunu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten kaydi olarak 1.522.562,21-TL alacaklı olduğunu, talebe bağlılık esasına göre davacı şirketin davalı şirketten 1.499.262,76-TL talep edebileceğini, tarafların 2019, 2020 ve 2021 yılları BA/BS kayıtlarının birbirini doğruladığını, davacı şirketin icra takibinde 1.499.262,76-TL alacağından kastının 06.07.2021 tarihli cari hesap bakiyesi olup olmadığının takdirinin mahkememize ait olduğunu, itirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; davacı şirketin davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi'nce hesap edilebileceğini, davacı şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin mahkememize ait olduğunun sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmişlerdir.Anılan raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir. (.......,).
Tarafların delilleri toplanmış icra dosyası ve tarafların ticari defterleri incelenmiştir.
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ....... sayılı ilamı).
İcra takibine dayanak belge kısım açıklaması incelendiğinde ;"FATURA 06/07/2021 1.499.262,76 TL "açıklamasının yer aldığı görülmüştür.
Taraflar arasında tek seferlik ticari ilişki olmadığı ,ya da süre gelen ticari ilişki var ise de takibe sadece bir tek faturanın konu edilmediği,takibe dayanak belge açıklamasındaki "FATURA 06/07/2021 1.499.262,76-TL" ibaresinin 06/07/2021 tarihli hesap kesim tarihindeki cari hesap alacağı olduğu ,davalı tarafın 06/07/2021 tarihli fatura olmadığı bu hali ile takibin usulüne uygun yapılmadığı şeklinde de bir savunmasının olmadığı ,zira bilirkişi tarafından rapora da aktarıldığı üzere 06/07/2021 tarihinin hesap kesim tarihi olduğunun sarih olduğu,taraflar arasında bayilik sözleşmesinden kaynaklı süregelen cari hesap ilişkisinin olduğu bunun aksini düşündürecek herhangi bir delil ya da beyanın dosyada yer almadığı ,bu hali ile " takip konusu edilen bir faturanın olmadığı bu hali ile davanın dinlenilebilir olmadığı "şeklindeki değerlendirmenin şekli bir yorum olacağı, tarafların Yargılama Faaliyetinden beklentisini karşılamayacağı ve adalet duygusuna zarar vereceği vicdani kanısı ile usulüne uygun takip yapıldığı ve iş bu davanın usulüne uygun açıldığı anlaşılmakla; yürütülen yargılama sonucunda;
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi madde 16-kayıt ve denetim başlıklı madde incelendiğinde;davacının ticari defterlerinin taraflar arasındaki ihtilaflarda kesin delil olarak kabul edildiği HMK'nın 193. maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğinde olup, taraflarca ileri sürülmese dahi re'sen dikkate alınacağı,
Davalı tarafça ibraz edilen, 02.08.2021 tarihli Senet Teslimi ile Cari kapama hk. Tutanağına karşı taraflarca beyanda bulunulması istenilmiş,davacı taraf senetlerin usulüne uygun olarak kendilerine tevdi edilmediği,eksiklik sebebi ile geri alındığı ,hali hazırda da davalı uhdesinde bulunup karşılıklarının ödenmediğini bu hali ile cari hesabın kapatılmadığı ve alacaklı olduklarını beyan etmiş,davalı taraf ise senetlerin kendilerinde bulunduğunu bunun da ödeme karinesini sayılacağı şeklinde bayan sunmuştur.
Tarafların karşılıklı ba-bas bildirimlerinin mutabakat halinde olduğu,davalı tarafça düzeltme beyanında da bulunulmadığı, bu hali ile kendi ticari defterlerinde işlemeseler dahi mal alımında bulunulduğunun anlaşıldığı, senetlere ve ödeme bilgilerine yönelik taraf ticari defterlerinde kayıt olmadığı, davalı tarafça senetlerin karşılıklarının ödendiğinin ispat edilmesi gerektiği ancak bu yönde bir delil de sunulmadığı bu hali ile; davacının ticari defterleri ba-bs formları ve aksi de ispatlanamayan HMK'nın 193. maddesi gereğince delil sözleşmesi kül halinde değerlendirildiğinde davacının davasını ispat ettiği anlaşılmıştır.
Davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 1.499.262,76-TL alacaklı olduğu ancak işlemiş faiz talebi yönünden davalı tarafı usulüne uygun olarak temerrüde düşürdüğüne dair delil ibraz etmediğinden işlemiş faiz talebine yönelik isteminin reddi ile davanın kısmen kabul-kısmen reddine ve de İİK 67/2 uyarınca alacağın likit oluşu ve borçlunun itirazında haksız çıkması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,davalının kötü niyet tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi ekli gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
....... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 1.499.262,76-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faize ilişkin istemin reddine,
- Asıl alacak 1.499.262,76-TL'nin %20'si oranında davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
2-Davalının kötü niyet tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 102.414,64-TL olduğundan peşin alınan 28.368,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 74.045,78-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.191,33-TL'nin davalıdan, geri kalan 128,67-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 221.896,79-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red ve kabul oranına göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 12,707,50-TL (dava açılış masrafı, bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri olmak üzere) davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 11.468,86-TL yargılama gideri ile davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 28.368,86-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere başkan ... (...)'nün karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi. 05/12/2024
Başkan .......
(Muhalif)
Üye .......
¸e-imza
Üye .......
¸e-imza
Katip.......
¸e-imza
MUHALEFET ŞERHİ:
.......’nun 17/09/2019 tarih,....... sayılı kararı....... Dairesi’nin 26.03.2014 tarihli ve ........ sayılı kararı, ....... Dairesi’nin 18/03/2024 tarih, ....... sayılı kararlarında ayrıntılı açıklandığı gibi söz konusu Hukuk Genel Kurulu kararında sadece ödeme emrinde fatura olarak belirtilmesine rağmen davaya konu .......Esas sayılı icra dosyasındaki gerek takip talebinde ve gerek 28/09/2022 tarihli ödeme emrinde ayrı ayrı senet ya da borcun sebebinin fatura 06/07/2021 1.499.262,76 TL olarak belirtildiği; ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlendiği, takip alacaklısının yapmış olduğu takip talebini kontrol yükümlülüğü altında olduğu, takip konusu edilen bir faturanın olmadığı ve olmayan takibe dayanak olarak gösterilen faturanın alacaklının aleyhine hüküm doğurmayacağı gibi takip borçlusu borca itirazında ödeme emrinde belirtilen şekilde bir borcunun olmadığını beyan ettiği, itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere dayanılamayacağı davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğu bu nedenle takip konusu edilen faturayla ilgili bir alacağın olmadığı anlaşılmakla önceklikle bu yönden davanın reddi gerekmektedir.
Öte yandan yargılamada davalının ödemelere ilişkin savunması da araştırılmış, ödemelerin hangi faturalara ve havalelere karşılık geldiğinin tespit edilmesine göre de taraflar arasında 12.12.2019 tarihinde imzalanan ....... kapsamında, taraflar arasında 2019 yılında başlayan ve 2021 yılında sona eren bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının davacı şirketin usulüne uygun ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten kaydi olarak 1.522.562,21 TL alacaklı olduğu, kendi cari hesap ekstresine göre 1.499.262,76 TL alacaklı olduğu, ancak davalının usulüne uygun kendi ticari defterlerine göre davalıya takip tarihi ve dava tarihi itibari ile borcu olmadığı gibi davalı şirket tarafından dava dosyasına ibraz edilen icra takibinden önce ve takip talebinde gösterilen dayanak fatura tarihi olarak gösterilen 06/07/2021 tarihinden sonra taraf yetkililerinin imzası ile 02.08.2021 tarihli Senet Teslimi ile Cari kapama hk. Tutanakta, tarafların cari hesaplarının kapatılmış olduğunun belirtilmesi karşısında icra takibinden önce cari hesapların kapatıldığının taraflarca kabul edildiği anlaşılmakla cari hesap borcu da olmayan davalıya yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum. 05/12/2024
Başkan ......
¸e-imza