T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/292 Esas
KARAR NO: 2023/679
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... -...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - (T.C:...) - ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 08/05/2017
KARAR TARİHİ: 22/11/2023
KR.YZL.TARİHİ: 22/12/2023
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plaka sayılı aracın ... A.Ş.'ye kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalıya ait aracın 19/12/2016 tarihinde maddi hasarlı kazaya karıştığını ve bu sebeple hasarın giderilmesi için müvekkilinin servisine getirildiğini, hasar giderildikten sonra hasar bedelinin ... A.Ş. tarafından 9.084,28 TL olarak müvekkiline ödendiğini, davalıya ait aracın kendisine tesliminden sonra davalının ... hesabı üzerinden yaklaşık 35.000'e yakın üyesi bulunan ... isimli grupta "Arkadaşlar şu kırığa .... Bayi 9000 masraf çıkardı. Resmen hırsızlık yaptı. Sağlam olan parçayı bile kaskolu diye değiştirdiler. Sizden ricam bu bayiye aracınızı teslim etmeyin. Ben zarar gördüm, siz görmeyin. Dilerim Allah'tan harama sebep olanlara Allah koymasın" şeklinde gerçek dışı, şirketin hizmetini açıkça kötüleyen, aşağılayan, tüketiciyi yanıltan bir paylaşım yaptığını, oysa ki yetkili servislerin sadece eksperce tespit edilen hasarı onardıklarını, müvekkilinin hasar miktarının belirlenmesinde hiçbir takdir yetkisinin bulunmadığını, davalının eyleminin müvekkiline karşı haksız rekabet ve müvekkilinin kişilik haklarına haksız saldırı teşkil ettiğini ileri sürerek, kişilik haklarına saldırı nedeniyle 4.000,00 TL maddi ve haksız rekabete neden olduğundan 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın 19/12/2016 tarihinde geçirdiği maddi hasarlı kaza sonucu ufak bir hasar gördüğü, aracın tamiri amacıyla yetkili servis olan davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirket yetkililerinin ilk başta ekspertiz raporunun 4.000,00 TL olduğunu bildirerek hasarı giderdiğini, sonrasında davalı aleyhine 9.084,28 TL fatura çıkardığını, aracın salt kaskolu olması nedeniyle müvekkiline sorulmadan yapılan tamirat nedeniyle kaskonun bozulduğunu, bu hasarın kaskoya eklenmesi sebebiyle müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, hasarın 9.084,28 TL'ye çıkmasının normal karşılanır bir durum olmadığını, davalının ... üzerindeki ... adlı sayfadaki paylaşımlarının tüketiciyi yanıltma amacı taşımadığını, söz konusu sayfa şirketin kendi sayfası olmayıp, kullanıcılar tarafından açılan bilgilendirme, bilgi paylaşım amaçlı bir grup olduğunu, müvekkilinin ifade özgürlüğü kapsamında eleştirel bir bakış açısı ile paylaşımda bulunduğunu, somut olayda manevi tazminat talebinin mesnetsiz olduğu, davacının herhangi bir zararının da oluşmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, maddi ve tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın ... ve 18/04/2019 tarihli görevsizlik kararı ile ... Mahkemesi'ne gönderildiği, ... sayılı kararının ... ve 30/12/2022 tarihli kararı ile kaldırılmasına ve dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Dosyanın ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada; dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdii ile, iddia ve savunma göz önünde tutularak davalının facebooktaki beyanları nedeni ile davacının satışlarında- karında veya servis hizmetinde bir azalış olup olmadığının belirlenmesi, varsayılması halinde miktarının belirlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdi edilmiş, 08/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalının "..." isimli grupta yapmış olduğu dava konusu paylaşımın davacı şirketin maddi zarara sebebiyet vermediği düşünüldüğü, bu yöndeki takdirin mahkemeye ait olduğu, keza manevi tazminat talep şartlarının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarının mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir.
.... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada; dosyanın makine mühendisi bilirkişiye teslim edilerek dava konusu araca ait ekspertiz tespiti ile davacı şirket tarafından yapılan işlemler konusunda uyum bulunup bulunmadığı ayrıca tarafların iddia ve savunmaları konusunda rapor alınması amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 21/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu araca dair sunulan hasar fotoğrafı itibariyle, dıştan görünüşle sadece ön tamponun alt kısımdan kırıldığı şeklinde bir hasar algısı oluşmakta iken, ekspertiz raporu ile uyumlu olduğu değerlendirilen davacı yetkili servis tespitlerine göre, dava konusu aracın ön şase aksamından olan ön panelinin de hasar gördüğü ve ön panelin onarımı için sökme-takma kapsamında (antifriz ilave edilmesinden dolayı) soğutma radyatörü ve (klima gazı şarjından dolayı) klima kondanserinin de sökülmesini gerektiren, dolayısıyla dava konusu aracın uğradığı somut kazada muhtemelen ön kısmını sert cisimlere çarpma ya da donmuş buz kütlesine hızla çarpma şeklinde oluşan ve sadece tampon kırılmasından ibaret olmayan orta derecede kaporta ve mekanik onarımı yapıldığı, ekspertiz raporundaki yedek parça kalemleri ve bedelleri ile davacı tarafça fatura edilen yedek parça kalemleri ve bedellerinin birbiri ile uyumlu olduğu, maddi tazminat talebi yönünden, davacı şirketin 2017 yılında sattığı araç sayılarında 2016 yılına nazaran azalma gözlendiği, davacı şirketin araç satış sayılarındaki azalma durumunun, ... markasının ... geneline ve ... 'daki diğer ... yetkili servilerine göre farklılık gösterip göstermediğine bakılarak, davalının sosyal medyada yaptığı yorumun davacının araç satış sayılarına etki edip etmediğinin incelenip değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle, ... markasının ... Distribütörü Yüce ...'dan 2016 ve 2017 yılları ... geneli aylar bazında toplam araç satış sayıları ile ... Firmalarının 2016 ve 2017 yılları .... geneli aylar bazında toplam araç satış sayılarının tablo halinde dava dosyasına ikmali hususunda nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta manevi tazminat talebi yönünden nihai takdirin mahkemeye ait olduğu rapor edilmiştir. 11/03/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda davalının sosyal medya paylaşımından etkilendiği iddia edilen davacının 2017 sıfır km araç satış rakamlarındaki azalma durumu ile davalının sosyal medya paylaşımındaki yazdığı görüşleri arasında doğrudan illiyet bağı tesis edilebileceğine dair şüpheden uzak somut veri bulunmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava, maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalının, ... sosyal medya hesabı üzerinden gerçek dışı, şirketin hizmetini açıkça kötüleyen, aşağılayan, tüketiciyi yanıltan bir paylaşım yaptığını ileri sürülerek, maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu ve maddi zarara sebep olduğu belirtilmiş ise de toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları sonucu davalının sosyal medya paylaşımındaki yazdığı görüşlerinin davacının maddi zarara uğramasına sebep olduğunun ispatlanamadığı anlaşıldığından maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden yapılan incelemede; davalının "..." isimli grupta yapmış olduğu dava konusu "Arkadaşlar şu kırığa ... Bayi 9000 masraf çıkardı. Resmen hırsızlık yaptı. Sağlam olan parçayı bile kaskolu diye değiştirdiler. Sizden ricam bu bayiye aracınızı teslim etmeyin. Ben zarar gördüm, siz görmeyin. Dilerim Allah'tan harama sebep olanlara Allah koymasın" şeklindeki paylaşım ile eleştiri sınırı aşarak davacının tüzel kişilik haklarına saldırıda bulunduğu anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi hükmüne göre, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıda anılan ilkeler dikkate alındığında özellikle manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi, mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmemiş olması da gözetilerek davacı tüzel kişi yararına 2.500TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli karar ve ilam harcı 269,85 TL olduğundan bu harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Manevi tazminat yönünden alınması gerekli karar ve ilam harcı 269,85 TL olduğundan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,07 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6-Davacı manevi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı manevi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davalı maddi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 202,18 TL harç toplamı ve 1.119,20 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.321,38 TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 228,54 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan 140,00 TL posta masrafının red kabul oranına göre hesaplanan 105,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, geri kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır