T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/323 Esas - 2024/397
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/323 Esas
KARAR NO : 2024/397
...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/04/2023
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
KR.YZL. TARİHİ : 09/08/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... lehine hükmedilen ilamın icrası sonucu taraflarınca ödendiğini, davacı/başvurucunun çalışmış olduğu davalı taşeron şirketlerle müvekkili şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin ilgili maddeleri uyarınca müvekkili idare tarafından ödenen kıdem, ihbar, yıllık izin ve arabuluculuk ücreti için toplam 24.441,90-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ilgili taşeron şirketlerden rücuen tahsilinin gerektiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanı ile ilgili aldığı ihalelere konu işlerin bir kısmını taşeron şirketler aracılığı ile yaptırdığını, davalı şirketlerde, müvekkili şirketin taşeronları olarak çalıştıklarını, davalıların taşeron olarak çalıştığı dönemlerde, davalı şirketlerde çalışan işçilerden ...işçilik alacakları için .... karşı arabuluculuk yoluna başvurduğunu, arabulucuk görüşmeleri neticelerinde 13/09/2019 tarihinde taraflar anlaştığını, başvurucunun işçilik alacaklarının ... tarafından ödendiğini, ayrıca arabuluculuk ücret ve masraflarının ödendiğini, müvekkil şirketin taşeron davalıların işçisine ... tarafından ödenen tutarı hakedişlerinden kesilmek suretiyle ödemek zorunda kaldığını beyanla, fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 24.441,90-TL rücuen alacak miktarının ...tarafından müvekkili şirketin hakedişinden kestiği 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıların sorumlu oldukları payları oranındaki miktarlar kadar tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin asıl işveren olarak .... Başkanlığına karşı arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu ve bu süreç sonucu anlaşma ile son bulduğunu, dava dışı işçiye yapılan 24.441,90-TL ödemenin davacı ....'nın hak edişinden kesildiğini, ancak müvekkili şirketin arabuluculuk sürecine dahil edilmediğini, müvekkili şirketin hukuki dinlenilme hakkını ve savunma hakkını kullanmasını engelleyen bu arabuluculuk sürecinin ve arabuluculuk sonucu kararlaştırılmış olan ödemenin taraflarından talep edilmesini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davanın açılış tarihi dikkate alındığında müvekkili şirkete yönelik alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, zamanaşımı defi itirazında bulunduklarını, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki işten ayrılma tarihinin Mayıs 2014 olduğu gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemleri için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından ve kıdem tazmınatı şartlarından olan 1 yıl süreli çalışma şartını çalışma döneminde sağlamadığından dolayı kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkili şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkememiz aksi kanaatte ise ilgili kıdem tazminatının hesaplanmasında mahkememize sunulan dava dışı işçiye ait ücret bordrosu gözetilerek sorumluluk hesabının müvekkili şirkette çalıştığı dönemdeki ücreti yönünden yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu edilen alacaklar için süre yönünden sorumluluğu kalmadığını , müvekkili şirkette dava dışı işçinin çalıştığı dönemde fazla mesai, hafta tatili ve ubgt çalışması yapılmadığını, işin niteliği gereği yapılması halinde ise işçiye alacakların eksiksiz olarak ödendiğini, ayrıca dava dışı işçiye yapılan ödemelerin müvekkili şirkete yönelik kısımlarının zamanaşımına uğradığını, izah edilen nedenlerle söz konusu taleplerin müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ... İçtihatlarına göre ihbar tazminatı ve yıllık izin alacaklarından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davada, davacı şirketin hak edişinden kesilme tarihinden itibaren söz konusu alacaklara avans faizi işletilmesinin talep edildiğini, ancak söz konusu faiz talebine itiraz ettiklerini, zira müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirketin davacı nezdinde dava konusu alacağı karşılar nitelikte bu işler için ayrılmış 230.008,00-TL teminatı bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkili şirket adına ödenen işçilik alacakları vs olması halinde davacı tarafından müvekkili şirketin teminatından kesinti yapılması gerekirken işbu davanın açılmasının sözleşmeye aykırı olup kötü niyetli olduğunu, teminat nedeni ile davacıya karşı takas mahsup defi'nde bulunduklarını beyanla, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine, takas mahsup defilerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... karşı arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu ve bu süreç sonucu anlaşma ile son bulduğunu, dava dışı işçiye yapılan 24.441,90-TL ödemenin davacı ...'nın hak edişinden kesildiğini, ancak müvekkili şirketin arabuluculuk sürecine dahil edilmediğini, müvekkili şirketin hukuki dinlenilme hakkını ve savunma hakkını kullanmasını engelleyen bu arabuluculuk sürecinin ve arabuluculuk sonucu kararlaştırılmış olan ödemenin taraflarından talep edilmesini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davanın açılış tarihi dikkate alındığında müvekkili şirkete yönelik alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, zamanaşımı defi itirazında bulunduklarını, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki işten ayrılma tarihinin Mayıs 2013 olduğu gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemleri için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ,dava dışı işçinin müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından ve kıdem tazmınatı şartlarından olan 1 yıl süreli çalışma şartını çalışma döneminde sağlamadığından dolayı kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkili şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkememiz aksi kanaatte ise ilgili kıdem tazminatının hesaplanmasında mahkememize sunulan dava dışı işçiye ait ücret bordrosu gözetilerek sorumluluk hesabının müvekkili şirkette çalıştığı dönemdeki ücreti yönünden yapılması gerektiğini, müvekkili şirkette dava dışı işçinin çalıştığı dönemde fazla mesai, hafta tatili ve UBGT çalışması yapılmadığını, işin niteliği gereği yapılması halinde ise işçiye alacakların eksiksiz olarak ödendiğini, ayrıca dava dışı işçiye yapılan ödemelerin müvekkili şirkete yönelik kısımlarının zamanaşımına uğradığını, izah edilen nedenlerle söz konusu taleplerin müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay İçtihatlarına göre ihbar tazminatı ve yıllık izin alacaklarından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davada, davacı şirketin hak edişinden kesilme tarihinden itibaren söz konusu alacaklara avans faizi işletilmesinin talep edildiğini, ancak söz konusu faiz talebine itiraz ettiklerini, zira müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirketin davacı nezdinde dava konusu alacağı karşılar nitelikte bu işler için ayrılmış teminatı bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkili şirket adına ödenen işçilik alacakları vs olması halinde davacı tarafından müvekkili şirketin teminatından kesinti yapılması gerekirken işbu davanın açılmasının sözleşmeye aykırı olup kötü niyetli olduğunu, teminat nedeni ile davacıya karşı takas mahsup defi'nde bulunduklarını beyanla, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine, takas mahsup defilerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin asıl işveren olarak ... karşı arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu ve bu süreç sonucu anlaşma ile son bulduğunu, dava dışı işçiye yapılan 24.441,90 TL ödemenin davacı ....'nın hak edişinden kesildiğini, ancak müvekkili şirketin arabuluculuk sürecine dahil edilmediğini, müvekkili şirketin hukuki dinlenilme hakkını ve savunma hakkını kullanmasını engelleyen bu arabuluculuk süreci ve arabuluculuk sonucu kararlaştırılmış olan ödemenin taraflarından talep edilmesini kabul etmediklerini, müvekkili şirkete yönelik alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki işten ayrılma tarihinin Şubat 2012 olduğu gözetildiğinde dava konusu edilen alacak kalemleri için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirketteki iş akdini kendi isteğiyle herhangi bir haklı nedeni bulunmaksızın sonlandırdığından ve kıdem tazmınatı şartlarından olan 1 yıl süreli çalışma şartını çalışma döneminde sağlamadığından dolayı kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkili şirketteki iş akdini haklı bir nedeni olmaksızın sonlandıran dava dışı işçiye ilişkin kıdem tazminatının müvekkili şirketten talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkememiz aksi kanaatte ise ilgili kıdem tazminatının hesaplanmasında mahkememize sunulan dava dışı işçiye ait ücret bordrosu gözetilerek sorumluluk hesabının müvekkili şirkette çalıştığı dönemdeki ücreti yönünden yapılması gerektiğini, müvekkili şirkette dava dışı işçinin çalıştığı dönemde fazla mesai, hafta tatili ve UBGT çalışması yapılmadığını, işin niteliği gereği yapılması halinde ise işçiye alacakların eksiksiz olarak ödendiğini, ayrıca dava dışı işçiye yapılan ödemelerin müvekkili şirkete yönelik kısımlarının zamanaşımına uğradığını, izah edilen nedenlerle söz konusu taleplerin müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay İçtihatlarına göre ihbar tazminatı ve yıllık izin alacaklarından son alt işveren sorumlu olduğundan söz konusu alacak için müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu davada, davacı şirketin hak edişinden kesilme tarihinden itibaren söz konusu alacaklara avans faizi işletilmesinin talep edildiğini, ancak söz konusu faiz talebine itiraz ettiklerini, zira müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmeler tip sözleşme niteliğinde olduğundan ve tip sözleşmelerde yer alan düzenlemeler, işçilik alacakları açısından sorumluluk doğurmadığından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı nezdinde dava konusu alacağı karşılar nitelikte bu işler için ayrılmış teminatı bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkili şirket adına ödenen işçilik alacakları vs olması halinde davacı tarafından müvekkili şirketin teminatından kesinti yapılması gerekirken işbu davanın açılmasının sözleşmeye aykırı olup kötü niyetli olduğunu, teminat nedeni ile davacıya karşı takas mahsup defi'nde bulunduklarını beyanla, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine, takas mahsup defilerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın ve davacı kurumun yazı cevapları, dava dışı işçinin hizmet dökümleri getirtilerek dosya kapsamına alınmış, tarafların bildirdikleri diğer tüm deliller toplanmıştır.
Mahkememizce dosya işçi alacakları konusunda uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, 07/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalılardan talep edebileceği tutarların, ....'e ödenen işçi alacaklarına rücuen tazminat istemine ilişkin davada davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davalıların sorumluluğunun olup olmadığı, davalıların takas mahsup talebinin kabulünün gerekip gerekmediği, faiz başlangıç tarihi ve türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
4857 İş Kanunu'nun 2/6 maddesi "asıl işveren, alt işverenin işçilere karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü yer almaktadır.
... sayılı kararında da izah edildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işveren karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
Somut olayda; davacı ile davalılar arasında muhtelif tarihlerde ayrı ayrı hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, davacı şirket ile davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, ...tarafından gönderilen hizmet döküm belgesine göre dava dışı işçi ...'in davalı işverenlerde sözleşme müddetleri içinde çalıştığı, 13.09.2019 tarihinde imza altına alınan "İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Tutanağı"nda, dava dışı işçi ... (Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı) arasındaki uyuşmazlık konusu olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti konularında anlaştıkları ve anlaşmada ... Belediyesine ait alt işverenlerde 15.01.2009-01.04.2018 tarihleri arasında çalıştığı, işveren Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin, ...'e kıdem tazminatı olarak 15.540 TL, ihbar tazminatı olarak 3.190 TL, yıllık izin ücreti olarak 5.000 TL olmak üzere toplam 23.730 TL.ödemeyi kabul ettiği, arabulucu ücretinin brüt 711,90 TL'sinin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ödeneceğinin; belirtilmiş olduğu, 15.540 TL kıdem tazminatı, 3.190 TL ihbar tazminatı, 5.000 TL yıllık izin ücreti ile 711,90 TL arabuluculuk ücreti toplamı 24.441,90 TL ödemenin davacı tarafından yapıldığı, davacı ile davalılar arasında yapılan sözleşmelerde "Yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin iş yasasından ve sair yasalardan kaynaklanan her türlü hak ve alacaklarından, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, ulusal ve genel tatil alacağı vs.den sorumludur. Bununla ilgili Yüklenici firmanın alacağı ceza vb. Uygulamala...'ya rücu edilemez.... tüm giderler YÜKLENİCİ tarafından karşılanacak olup hiçbir şekilde ...'ya rücu ettirilemez.." hükmünün bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre davacının davalı Z....'den 395,59-TL talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile;
-1.709,45-TL'nin davalı ....den 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 1.655,64-TL olduğundan peşin alınan 417,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.238,23-TL harcın tarafların sorumluluk miktarları göz önüne alındığında;
-87,30-TL'nin davalı ...'den alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.280,00-TL'nin davalıların sorumluluk oranlarına göre,
-231,24-TL'nin davalı ...'den, geri kalan 0,35-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıların sorumluluk oranlarına göre,
-1.261,95-TL'nin davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 204,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 622,91-TL harç toplamı ve 2.750,50-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplamı 3.373,41-TL yargılama giderinin davalıların sorumluluk oranlarına göre,
-237,83-TL'nin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar .... vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2024
...