T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/347 Esas
KARAR NO : 2025/189
...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 17/09/2018
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Asıl davada davacı vekili özetle; müvekkili ortak girişim şirketlerinin ... kısmi kanalizasyon inşaatı sözleşmesini davalı ile 3.319.317,00 TL bedel üzerinden 02/11/2012 tarihinde imzaladıkladırını ve işe başladıklarını, davalının 06/09/2016 tarihinde yaptığı bildirim ile sözleşme konusu işin süresinde yapılmamasını gerekçe göstererek sözleşmenin feshedildiğini ve oluşan zararın banka teminat mektubunun paraya çevrilerek karşılanacağının bildirildiğini, işe başladıktan sonra çevre, arsa ve taşınmaz maliklerinin işin yapıldığı yerin kendilerine ait olduklarını ve kamulaştırma yapılmadığını bu nedenle de bu taşınmazların kullanılmamasını istediklerini dile getirdiğini, sözleşme kapsamında söz konusu yerlerin kamulaştırılarak güzergahların açılması gerektiğinden davalı tarafa defalarca dilekçe verildiğini ancak kamulaştırma ve güzergah açma işlemlerinin yapılmadığını, yine sözleşme kapsamında belirtilen Karayolları sınırları içerisinde geçen yatay - dikey hatlar ve yatay delgi işleri olmasına rağmen bütün müracaatlara rağmen izin alınamadığını, halen de alınmadığını, davacının dilekçe ile davalıya başvuruları neticesi yeni projenin yapılmasının istendiğini, sözleşme imzalanırken projelerin davalı tarafından hazırlanması nedeniyle yeni proje hazırlanmasının süre kaybına neden olduğunu, bu nedenle yeni maliyetler doğduğunu, bu hususun davalıya bildirildiğini ve davalı tarafından kabul edildiğini, fesih bildirim yazısında davalı tarafından kabul edildiği üzere işin %93,66 kısmının bitirildiğini, yeni proje kapsamında, ilk projede belirtilen terfi merkezi 3 adet olup, davalı tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadığından terfi merkezlerinden birinin iptal edilerek, 2 terfi merkezi üzerinde sistemin çalıştırılmasının düşünüldüğünü, bu nedenle yeniden projelendirme ve pompa güçlerinin hesabının yapılması gerektiğini, çizilen yeni projelerin davalıya verildiğini, tasdik edildiğini ve pompaların siparişinin verilerek, davalı tarafından kabullerinin yapıldığını, ancak davalının pompalar getirileceği zaman işin %100 bitmediğini belirttiğini, bu nedenle ek iş verilmesi gerektiğini ancak davalının ek iş kararı almayarak müvekkilinin mağdur edildiğini, 2015 yılında ...'a onaylatılan projeler çerçevesinde hatların yapılıp teslim edilmesine rağmen 2016 yılında Vedaş elektrik noktasının projede belirtilen yerden değil de kabinden alınmasının beyan edildiğini, müvekkili tarafından Mart 2016 tarihinde yeniden proje çizildiğini ve kuruma onaylattırıldığı ve söz konusu enerji nakil hattının imalatının tamamlattırıldığını, bu imalattan dolayı 112.000,00 TL + KDV alacağının ödenmediğini, bu durumun fesih gerekçesinde belirtilen 2012 yılından bu yana hiç bir çalışma yapılmadığı beyanı ile çeliştiğini, müvekkilinin yeni proje kapsamında ekstra yapmış olduğu imalat ve hizmetler tutarı olan 112.000,00 TL'yi de ödemediği gibi 15 nolu hakedişi de ödemediğini, buna rağmen işin süresinde yapılmadığından bahisle sözleşmeyi feshetmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, sözleşme kapsamında verilen ... Nolu 119.200,00 TL bedelli teminat mektubunun paraya çevrilmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalının ödemesi gereken 112.000,00 TL tutarında yeni proje kapsamındaki imalatlar ve yapılan işler nedeni ile 15 nolu hakediş bedelinin ve sözleşme kapsamında belirlenen sürenin dışına çıkılmasının davalı tarafın kusurundan kaynaklanması nedeniyle teminat mektubunun alındığı banka tarafından uygulanan günlük ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Asıl davada davalı vekili özetle; davalı bankanın merkezinin... Gazetesi'nde 23/03/2011 tarihinde tescil edildiğini, bölge müdürlüklerinin....'ye bağlı olup ayrı bir tüzel kişiliklerinin bulunmadığını, bu nedenle ... Müdürlüğü'ne yapılan tebligatın geçersiz olup, bu hususun öğrenilmesinden itibaren cevap dilekçesinin sunulduğunu, yetkili mahkemenin de ... mahkemeleri olduğunu, revize iş programına göre işin bitiş tarihinin 19/05/2016 olduğunu, davacı yükleniciye çeşitli tarihlerde yazılar gönderilerek, yeterli sayıda araç ve teknik personelle çalışılmaması konusunda uyarıda bulunulduğunu, 27/06/2016 tarihli yazıda ise şantiyede çalışmaların durdurulduğu, işin bitiş süresinin geçildiği ve sözleşmenin 25.2 maddesi gereğince ceza uygulanacağı belirtilerek 15 günlük süre verildiğini, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, davacının işe başlamadığını ancak ek süre talebinde bulunduğunu, ek süre talebinin de mücbir sebep oluşmadığından reddedildiğini, sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, ihale öncesi tespit tutanağında geçiş ve kamulaştırma ile ilgili işlemlerin belediyesince yapılacağının hüküm altına alındığını, davacının bu kapsamda verdiği dilekçelere istinaden... Belediyesi'ne bildirimde bulunulduğunu, belediyenin yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan süre kayıplarının yükleniciye süre uzatımı olarak verildiğini, ilave imalatlardan doğan yeni birim fiyat tutanaklarının yüklenici tarafından onaylandığını, yüklenicinin edimini süresinde yerine getirmediğini, 25/07/2016 tarihinde davacının hakedişini sunduğunu, ancak yüklenicinin bu tarihte kurumda geçerli bir kesin teminat mektubu olmadığından hakedişi teminat mektubuna ait işlemlerin tamamlanmasına kadar beklemeye alındığını, işin feshedilme nedeninin yüklenicinin maddi olarak acziyet içinde olması ve işlerin eksik yapılması nedeniyle tesisin bir bütün olarak işletmeye alınmamasından kaynaklandığını savunarak, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI;
DAVA:
Birleşen davada davacı vekili özetle; müvekkilleri ile davalı arasında 02/11/2012 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığını, davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, teminat mektubunun paraya çevrildiğini ve müvekkili tarafından aynı konu ile ilgili olarak ... nolu 80.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının nakde çevrilme tarihlerinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aynı konu ile ilgili olarak ... Esas sayılı dosyasında açılan dava ile iş bu davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Birleşen davada davalı vekili özetle; davacıya çeşitli tarihlerde uyarı yazıları yazıldığını, 24.06.2016 tarihinde istediği ek süre talebinin mücbir sebepler oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacıya süresi dolan teminat mektubunun süresinin uzatılması talebinin 02.08.2016 tarih 680 sayılı yazı ile bildirildiği halde teminat mektup süresinin uzatılmadığını, yapılan fesih işlemi sonrası mahallinde durum tespitinin yapılacağının davacı bildirildiği halde davacı yüklenicinin durum tespitinde hazır bulunmadığını, fesih sonrası ... tarafından verilen iki adet teminat mektubunun (80.000,- +119.200,00) 199.200,00 TL nakde çevrildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava dosyası ilk olarak ... Mahkemesi'nde açılmış, Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi üzerine yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.
Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinin feshinden doğan alacak istemine ilişkindir. Asıl davaya konu hak ediş alacakları yargılama sırasında ödenmiş olup, asıl davadaki talep yalnızca teminat mektupları için bankaya ödenen tutarlara ilişkindir. Birleşen dava, davalının sözleşme kapsamında davacıdan aldığı teminat mektuplarının nakde çevrilmesinden kaynaklanmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı olduğu kanaati ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş,... Karar sayılı ilamı ile dosyadaki delillerin değerlendirilmesi sonucunda sözleşmeye konu alanlarda kamulaştırmanın yapılmamasında davacıya atfı kabil bir kusur bulunduğundan söz edilemeyeceği, işin %95 oranı üzerinde tamamlandığı, dolayısıyla sözleşmeye fesih değil tasfiye hükümlerinin uygulanması gerektiği, birleşen davada yapım işleri genel şartnamesinin teminat iadesine ilişkin hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararımız kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine dava dosyası yukarıda belirtilen esas numarasıyla kaydedilmiş, yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce dosya kaldırma kararından önceki bilirkişi raporunu düzenleyen heyete ek rapor tanzimi için verilmiş, bilirkişi heyetinden ... kaldırma kararındaki esaslara göre rapor tanzim etmeleri istenilmiştir. Dosyaya sunulan raporda; sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olduğunun kanaatinin mahkememize ait olduğu, Mahkememiz feshin haklı olduğu kanaatine varırsa davanın reddi gerektiği, fesih haksız ise 199.200-TL teminat mektubu bedelinin ve 15 numaralı hak edişte kesilen 10.436,32-TL nakit teminatın davacıya iadesi gerektiği yönünde görüş ve tespit bildirmişlerdir.
Tarafların bilirkişi raporuna yönelik itirazları karşılanmak üzere aynı heyetten yeniden ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti itirazları karşılayarak önceki rapordaki görüşlerini aynen tekrar etmişlerdir. Rapor, dosya kapsamına uygun denetime elverişli bulunmuş, taraflara tebliğ edilerek sürenin dolması beklenilmiştir.
Huzurdaki davada tespit edilmesi gereken ilk husus, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı ...Ş tarafından feshinin haklı olup olmadığına ilişkindir. Davalı taraf sözleşmeyi işin sözleşmedeki sürede bitirilmemesinden dolayı feshetmiştir ancak dosya kapsamından işe başlandığı, iş sahası güzergahındaki kamulaştırma işlemlerinin yapılmaması sebebiyle gecikme yaşandığı, sürenin uzadığı, davacının gerekli başvuruları yaparak davalıya bildirim ve talepte bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır....'nin kararında belirtildiği üzere kamulaştırma işlemlerinin yapılamamasında davacıya kusur atfedilemeyeceğinden sözleşmenin feshinin haksız olduğu kanaatine varılmıştır.
Feshin haksız olduğunu tespit ettikten sonra asıl ve birleşen dava yönünden davacının talepleri değerlendirildiğinde, yukarıda belirtildiği üzere asıl davaya konu edilen hak ediş ödemeleri yargılama sırasında ödenmiştir. Gelinen aşamada asıl davaya konu tek alacak kalemi sözleşme kapsamında davalıya verilen teminat mektupları için bankaya ödenen tutarlara ilişkindir. Muhatap bankaya müzekkere yazılarak teminat mektupları için tahsil edilen tutarlar sorulmuş, banka tarafından gönderilen cevabi yazıdan uygulanan komisyon ücretleri görülmüştür. Bilindiği üzere bankalar teminat mektubu kullandırmak için müşterileri ile sözleşme imzalarlar. Kullandırdıkları teminat mektupları için imzaladıkları sözleşme kapsamında müşterilerinden teminat mektubu komisyon bedeli talep ederler. Davacının davaya konu ettiği ödemeler bu kapsamda bankaya yapılmış ödemelerdir. Taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri incelendiğinde, sözleşme sona erdiğinde teminatların iadesine ilişkin hükümler bulunmakla beraber davacının teminat mektubu için bankaya ödediği tutarların davalı tarafından üstlenildiğine dair hükmü yoktur. Dolayısıyla asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davaya konu diğer alacak kalemleri yönünden dava atiye bırakılmış olup, bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Birleşen dava yönünden değerlendirme yapıldığında; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin eki mahiyetindeki yapım işleri genel şartnamesinin 42. ve 45. maddelerinde sözleşme sona erdikten sonra davalı kurumun davacıdan bir alacağının bulunmaması şartıyla teminatların iade edileceği düzenlenmiştir. Davaya konu sözleşme davacı tarafça feshedildiğinden geçici veya kesin kabul yapılması şartları huzurdaki uyuşmazlık için geçerli değildir. Davalının, davacının hak edişlerini ödediği, herhangi bir alacak iddiasında bulunmadığı hususları beraber gözetildiğinde teminat mektuplarının nakde çevrilerek irat kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. ... gelen cevabi yazıya göre davaya konu 80.000-TL ve 119.200-TL tutarındaki teminat mektuplarının 11/10/2016 tarihinde nakde çevrildiği anlaşılmıştır. Teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sözleşmeye aykırı olduğuna göre ve tarafların tacir olmalarına göre davacının nakde çevrilme tarihinden itibaren avans faizi talep etme hakkı vardır.
Bilirkişi raporunda 15 numaralı hak edişten yapılan nakdi kesinti tutarı asıl ve birleşen davaya konu edilmemiş olup, rapordaki bu tespitler değerlendirmeye alınmamıştır.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Asıl davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 615,40-TL olduğundan peşin olarak alınan 1.912,68-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.297,28-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Birleşen davanın kabulü ile, 199.200-TL nin 11/10/2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 13.607,35-TL olduğundan, peşin alınan 3.437,73-TL'nin mahsubu ile bakiye 10.169,62-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 31.872,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 3.473,63-TL harç toplamı ve 15.500,00-TL bilirkişi, posta, tebligat ücreti olmak üzere toplam 18.973,63-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza