T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/370 Esas
KARAR NO : 2025/176
...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2021
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
KR.YZL. TARİHİ : 11/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., ...ismi ile bir güzellik merkezi işlettiğini, davalı ... ... ise müvekkili ... sahibi, işleteni işveren olduğu işbu güzellik merkezinde, 14.01.2019 tarihinde güzellik uzmanı olarak çalışmaya başladığını, 30.06.2020 tarihinde ise müvekkili ile aralarındaki belirsiz süreli iş sözleşmesini haksız ve bildirimsiz olarak feshettiğini, davalının işten ayrıldıktan yalnızca 10 gün sonra, taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesinin 9. maddesi ile düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükmü ihlal ederek müvekkilin ... isminde bir güzellik merkezi işletmeye başladığını, davalının müvekkilinin işletmesine çok yakın bir adreste kendi hesabına rakip işletme açarak rekabet yasağını ihlal ettiğini ve kendisine ait "gulsumciltyenileme" kullanıcı adlı instagram sosyal medya hesabı üzerinden müvekkilinin işletmesini kötüleme amacıyla gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarda bulunarak ve müvekkilinin yıllarca emek vererek elde ettiği müşteri çevresini haksız bir şekilde kendisine yönlendirerek haksız rekabete sebebiyet verdiğini beyan ederek, davalarının kabulü ile öncelikle haksız rekabetin ve rekabet yasağının ihlalinin tespiti ve men'ine, davalının, taraflar arasında akdedilen Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi'nin 9. maddesi ile belirlenen rekabet yasağının ihlali nedeniyle müvekkilinin hak kazandığı 31.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, davalının haksız rekabete sebebiyet veren eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlara karşılık şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminat ile manevi zararlara karşılık 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca işbu dava ile müvekkilinin iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağını ihlal etmesi sebebiyle talep olunan tazminat talebinin İş Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, işbu davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, iş sözleşmesinden kaynaklanan bu talebin Asliye Ticaret Mahkemelerinde öne sürülmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, iş akdinin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, müvekkili ... davacı ... ... göreviyle çalıştığını, müvekkilinin aylık ortalama ücret ve prim gelirinin, güzellik merkezine gelen müşteri sayısı ve müşterilerin satın aldığı hizmet türüne göre 25.000,00-TL - 30.000,00-TL arası değişkenlik gösterdiğini, fazladan ödemelerin müvekkilinin eşi ... yapıldığını, COVID-19 pandemi sürecinde, davalı ile müvekkili arasında maaşların hiç ödenmemesi ve geç ödenmesi sebepleriyle tartışmalar yaşanmaya başlandığını, pandemi sürecinde güzellik salonları kapatıldığından davacı işverenin de belirli bir süre salonu kapatmak durumunda kaldığını, 2020 Mayıs ayı itibariyle güzellik salonları tekrar açıldığında, davacı zararını işçilere ödeme yapmayarak çıkarmaya çalıştığını, davalı işverenin sırf müvekkilini bezdirmek ve istifaya zorlamak için işyeri çalışanlarını müvekkiline karşı doldurduğunu, müvekkilini yalnızlaştırdığını, mobbingin devam etmesine rağmen müvekkilinin işini yapmaya devam ettiğini, davalının, geçmiş zamanda hak kazandığı satışlar üzerinden aldığı primleri geri ödemesi gerektiğini müvekkiline söylediğini, müvekkilinin ise bu primlerin anlaşma gereği kendi hakkı olduğunu, iade etmeyeceğini ifade ettiğini, davalı çalışanlarının kayıtlarının bulunduğu klasörleri getirtip kendince bir hesap yaparak müvekkiline yaklaşık 50.000,00-TL'lik bir borç çıkardığını, müvekkilinin davacıdan alması gereken primler ve diğer alacaklar mahsup edilerek davacı sonuç olarak 18.610,00-TL'lik bir borç çıkardığını, davalının, müvekkilin iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağını ihlal ettiği şeklindeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin çalışmasının davacının haklı menfaatini ortadan kaldırmadığını, iş ve üretim sırlarının açıklanması sonucunu da doğurmadığını, müvekkilinin fiillerinin haksız rekabete yol açtığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin asla davacının iş yerinde yapılan işlemleri kötüleyen bir paylaşım yapmadığını, müvekkilinin paylaşımlarının davacının iş yerinde yapılan işlemlere yönelik değil, davacının kendisine yapmış olduğu haksız eylemlere ilişkin olduğunu beyan ederek, mahkememizin görevli mahkeme olmaması, müvekkille davacı arasında geçerli bir rekabet yasağı hükmü bulunmaması, müvekkilinin haksız rekabete yol açacak eylemlerde bulunmaması sebepleriyle davanın reddini istemiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME:Dava hizmet akdi sona erdikten sonra gerçekleştiği iddia edilen haksız rekabetten kaynaklı tazminat davasıdır.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup, işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Mahkememizin 29/09/2021 tarih,... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, dosyanın ... Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilerek dosyada görevli Mahkemenin mahkememizin olduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve ... kararının kesinleştiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği işbu esasa kayıt olduğu görüldü.
Davalının davacı işyerinde çalıştığı ve daha sonra ayrıldığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmayıp taraflar arasındaki ihtilafın davalının sözleşme sebebiyle rekabet yasağına aykırı hareket edip etmediği bu sebeple davacının cezai şart alacağının olup olmadığı ve manevi zararının oluşup oluşmadığı oluşmuş ise miktarı noktasında toplanmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ...'ın dinlenilmesi için ... talimat yazılmış, tanık 17/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ablamın yanında çalışıyordu. Daha sonrasında kendisi işten ayrılmak istedi. Ablama çok yakın bir yerde sonrasında iş yeri açtı. İnstagram hikayelerinde işten ayrıldıktan sonra ablam ve ablamın iş yeri, cihazları ve çalışanları hakkında karalayıcı paylaşımlar yaptı. Pandemi öncesinde bende ...'da yaşıyordum. Bu sebeple iş yerine gittiğim için olaylara vakıfım. Gelen müşteriler ablama bu mesajları ve hikayeleri gösteriyordu. Sonrasında uyuşmazlık oldu. İş buralara kadar geldi; kendim de bu paylaşımları bizzat gördüm. Bizzat görgü tanığıyım. Bildiklerim bunlardan ibarettir." beyanında bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 10/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben davacı ... ... isimli iş yerinde yaklaşık 7 yıldır çalışırım, halen de çalışmaktayım, tarafları bu sebeple tanırım ,davalı ... ... da yaklaşık 1,5 yıl çalıştı, 2020 yılında ayrıldı, ayrıldıktan 10-15 gün sonrasında aynı şekilde güzellik merkezi olarak iş yeri açtı, davacının iş yerinin yaklaşık 1-1,5 kilometre ilerisinde iş yeri açmıştır ve halen de faaldir, davalı ayrıldıktan sonra bizim müşterilerimize gerek mesaj gerek sözlü olarak kendi iş yerini açtığını ve artık burada devam etmemelerini, kendisine gelmelerini söylemiş, ben mesajları kendim gördüm, müşterilerim de bana bu durumu söyledi, İnstagramdan da davalı davacının iş yerindeki bağını bitirdiğini ve yeni iş yeri açtığını belirtti, ben iş yerinde yetkiliyim, bu sebeple müşterilerden haberdarım, davalı yaklaşık %40 oranında müşterimizi götürdü, bu konuda zarardayız, davacıya ait iş yerini kötüleyici beyanları oldu, bunu hem İnstagramdan hem de yazılı olarak müşterilerimize mesaj atarak yaptı, bir senet imzalama mevzusu ile ilgili şeyler yazdı, ayrılması ile ilgili konularda kötüleyici beyanları oldu, benim davacının işletmesinin bir sırrı olup olmadığı ve davalının yayıp yaymadığı konusunda bir bilgim yoktur, iş konusunda da yalnızca bizim güzellik merkezine ait bir sırrın davalı tarafından kullanıldığına dair bir şey duymadım. Davalı, ...iş yerinde çalışırken herkese burası benim iş yerim diye söylemiş, bunu sözlü olarak müşterilerimiz bize söyledi, İnstagramdan ...'ın iş yerinde çekilmiş fotoğrafları kendi iş yerinde çekilmiş gibi paylaşıp paylaşmadığını ben görmedim, Davalının, ...'ın iş yerinde yapılan işlemleri kötüleyici bir beyanda bulunup bulunmadığını ben bilmiyorum. Ben davalı iş yerinden ayrılırken oradaydım, eşiyle birlikte geldi, kendisine ait olan cihazları aldı ve çıkıp gittiler, davalı başka bir iş yerinden bizim iş yerimize gelmişti, haliyle kendi misafirleri de bize geldi, yaptığı işlemlerden prim almıyordu, ancak daha önce dediğim gibi ayrıldıktan sonra yaklaşık %40 müşteri potansiyelimizi düşürdü." beyanında bulunmuştur.
Davalı tanığı ... 10/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben davacının iş yerine müşteri olarak gittiğim için tarafları tanırım, ben tırnak işlemi için başka bir iş yerinde bir çalışana tırnağımı yaptırıyordum, o çalışan davacı ... ...'ın iş yerine geçti, ben de bu sebeple ...'ın iş yerine gitmeye başladım, farklı bir işlem ihtiyacım olduğu için bu işlemi orada davalı ...'e yaptırdım, daha öncesinde ...'ü tanımıyordum, sonrasında hep ...'e gitmeye başladım, biz randevularımızı güzellik merkezinden değil, ...'ün kendisinden alıyorduk, gidip geldikçe ...'le konuşurken bana ... ile tartıştığını söyledi, sonrasında da iş yerinden çıkarılmış, bunu da kendisini randevu almak için aradığımda öğrendim, artık orasıyla çalışmadığını ve iş yerinden çıkarıldığını bana söyledi, bu sırada bana kendi yerini açtığını artık orada çalıştığını söyledi, iki iş yeri muhit olarak birbirine yakındır, bunun üzerine ben ...'ün açtığı iş yerine gitmeye başladım, ancak şu an başka bir yere gidiyorum, müşteri için önemli olan işlemi yapan kişi olduğu için ...'ün açtığı iş yerine ...'ın iş yerinden müşteriler gitmiş olabilir, ... gitme bana gel diye aramadı, başka müşterileri aradığını da ben duymadım, zaten ... hanımın iş yerinde bana tavrından da memnun değildim, geldiğimiz zaman bir hoş geldin demezdi, ben işlemdeyken ...iş yerini kötülediğine dair hiçbir şey duymadım, davacı ... ...'ın işçilere karşı tavırlarının da bir kısmına şahit oldum ,örneğin ben tırnağımı yaptırdığım sırada tırnağımı yapan kişiyle sohbet ederken, sohbetimizi bölüp onu yanına çağırıyordu, bu bana karşı da bir saygısızlıktı, ben ... hanımın ...'e kendi müşterisini getirip getirmediğini bilmiyorum." beyanında bulunmuştur.
Davalı tanığı ... 10/07/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben ve eşim davalı ...'ü daha önce çalıştığı Backstage isimli kuaföre gittiğimiz için tanırız, kendisi daha sonra iş yerini değiştirdi ve ... Merkezi'ne geçti, bu sebeple eşimle ikimiz ... Merkezi'ne gitmeye başladık, ... bize artık orada çalıştığını söyledi, burası benim iş yerim diye bir şey demedi, biz bir gün yine ... Merkezi'ne gittiğimizde bize ...'ün artık burada çalışmadığını söylediler, merak edip aradım, ... o sırada herhangi bir iş yeri açmadığını ve bazı sıkıntılardan dolayı hoş olmadan oradan ayrıldığını söyledi, biz daha sonra tekrar ...'e gittik, bizim bir kısım bakiyemiz kalmıştı, ... çalışmıyor ise başka yere gideceğimizi söyledik, önce bizim bakiyemizi bir şekilde bize vereceklerini söylediler, ancak sonra sorun çıktı, ... iş yerinin sahibinin eşi olduğunu öğrendiğim bir erkek şahıs geldi, eşimin yanında beni kolumdan tuttu, siz buradakilere hakaret etmişsiniz dedi, öyle bir şey olmadığını anlattım ancak eşim ve beni kaba bir şekilde kovdu, ben kendim mimarım, ... yeni iş yeri açar iken yardımcı olmak için de gittim baktım, daha sonrasında da onun açtığı iş yerine biz devam ettik, ... sadece ...'la arasındaki kişisel problemlerden dolayı sitemlerde bulundu, ...'ın iş yerine ait herhangi bir kötüleyici beyanı olmadı, ...'ün ne kadar süre sonra yeni iş yeri açtığını hatırlamıyorum, ben ...'ün iş yerinden, mimar olduğum için yeni iş yeri açarken iş yeriyle ilgili yardımcı olmamı istediği için haberdar oldum, kendisi herhangi bir şekilde artık burada çalışıyorum ...'e gitmenize gerek yok gibi bir şey söylemedi, hatta aksine orada bir bakiyeniz kalmışsa onu bitirin, kullanın. " beyanında bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 09/10/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; " Ben davacı ... ...'ın yanında 2019-2020 ve 2021 yıllarında 3 sene çalıştım, bu 3 sene içerisinde yaklaşık 1,5 -2 sene de ... ...da birlikte çalıştık, ben 2019'da davacının yanında çalışmaya başladığımda ... de oradaydı, ben orada çalışmaya devam ederken ... ... davacının iş yerinden ayrıldı, bir anda kafasına esip çekip gitti, bir akşam saat 20:30 21:00 civarı davacının iş yerinde hepimiz bulunduğumuz sırada davalı üst kattaki eşyalarını topladı, davacıya dahi bir şey demeden çıktı gitti, yaklaşık 2-3 gün sonra da cihazlarını almak için geldi, kendisine ait cihazlar vardı, bu cihazları eşiyle birlikte gelerek aldı, kendisi ... hanımdan daha çok patron gibi davranıyordu, bize emirler veriyordu, bir keresinde yemek kokusu geldiği için mutfakta çalışan elemanın yaptığı yemeği alıp bahçeye komple döktü, orada kendi iş yeri gibi çalışıyordu, zor bir çalışma arkadaşıydı, yine ...'in yani ... hanımın müşterilerine hizmet veriyordu, kendi müşterileri değildi, gelen müşteriler ...'e geliyordu, işlemi ... yaptığı için müşterilerle ilgileniyordu, davalı cihazlarını aldıktan yaklaşık 1 hafta ile 1 ay arasında davacının iş yerine 1 km dahi mesafe bulunmayacak yakınlıkta kendisine ait başka bir iş yeri açtı, bu iş yeri güzellik merkezi idi, ... ile aynı işlemler davalının açtığı iş yerinde yapılıyordu, davalı İnstagram hesabında hem canlı yayında hem de sonrasında yayınladığı storylerde davacıyı ve iş yerini kötüler şekilde beyanlarda bulundu, örnek olarak oradaki cihazlar zaten benimdi, ben işlemleri yapıyordum, benim iş yerimde daha güzel cihazlar vardır, ...'in cihazlarından memnun kalmazsınız şeklinde sözler söyledi, ayrıca bazı müşterilere bizzat mesaj atarak kendisine gelmelerini istemiş, bu mesajları bana müşteriler kendileri gösterdi, bu mesajlarda ...'den ayrıldığını, kendi iş yerini açtığını ve kendisine gelmelerini ayrıca ...'deki cihazların kendisine ait olduğunu, bu cihazları götürdüğünü, ...'in kötü cihazlar aldığını söylüyordu ve bu müşterilere bazı ufak hediyeler de vereceğini söylüyordu, davalı iş yeri açtıktan sonra müşterinin %80'i kadarı davalının iş yerine gitti, öncesinde ...'in müşteri potansiyeli gayet iyiydi, ayrıca davacı ...'de çalışırken kendi istediği saatte girer ve çıkardı, ... hanımdan çok biz onu patron gibi görürdük çünkü o şekilde davranıyordu, Storylerde açıkça ... hanımın ismi geçmedi, ... Merkezi'nden ayrıldığını söyledi, ... Merkezi'nin cihazlarının kötü olduğunu storylerde belirtmedi, onu mesajlarda belirtti, storyleri izlememin üzerinden bayağı bir zaman geçti, bu sebeple davalının storylerinde ... Merkezi'nden ayrılması haricinde ismen kötüleyici başka bir beyanı olup olmadığını hatırlamıyorum," beyanında bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 11/12/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben tarafları ... Merkezi'nden tanırım, ben o güzellik merkezinin müşterisiyim, şuan kapandığı için gidemiyorum, ben ... ...'ın müşterisiydim, instagram üzerinden direkt ...'ü takip ediyordum, o da ... Merkezi'nde çalıştığı için o güzellik merkezine gidiyordum, işlemlerimi ... yapıyordu, ... daha sonra güzellik merkezinden ayrıldı, ben güzellik merkezine giderken merkezin ikinci katının ...'e ait olduğunu sanıyordum, çünkü oranın sahibi gibi davranıyordu, ...'ün işten ayrıldığını ... Merkezi'ne gittiğimde öğrendim, o zaman orada bir çalışan olduğunu öğrendim, bunun üzerine ben ...'e instagram üzerinden mesaj attım, kendisi İnstagramda da ... Merkezi'ni kötüleyici paylaşımlar yapıyordu, paylaşımlarda direkt ... Merkezi'nin ismi geçmiyordu ancak öncesinde orada çalıştığı için orayı kastettiği belliydi, örneğin " Artık ipek kirpikleriniz dökülmeyecek, ben bunun içine botoks ekledim. " gibi beyanları vardı, bu dediklerim 2020 yılında olmuştu, diğer beyanlarını tam olarak hatırlamıyorum, ben kendisine madem eski çalıştığı yer kötü idi neden bize o kadar para verdirip o iş yerine getirttiğini sordum, o da cevaben kendisinin yeni bir kimyager ile anlaşacağını, eski iş yerinin de o kadar kötü olmadığın yalnızca kendisinin daha iyi iş yaptığını söyledi, mesajlarda aynen şu şekilde " İpek kirpik ben de getiricem ama dediklerimin arkasındayım, çünkü uzun süre kullandığım için döküldü ama oradaki ipek kirpikli benimle ilgili müşterilerime ne söylüyor bunu siz duymuyorsunuz, kirpik lifting de orada botoks yoktu, liftinge botoks ekledim, dermapende hala aynı serumları kullanıyorum artı bir kimyagerle anlaşmak üzereyim kendi serumlarımı yaptıracağım, " idi. ... iş yerinden ayrılmadan son dönemlerinde bize karşı iğneleyici ve havalı burnu havada cevaplar veriyordu, öncesinde daha normal davranıyordu, ... Merkezi'nde ... hakkında herhangi bir konuşma yapmadım, ...'ün yeni açtığı iş yeri ... Merkezi'ne yürüme mesafesi olacak kadar yakındır, tam olarak gün olarak emin değilim ancak ben kendisiyle iletişime geçtiğim için çok kısa sürede açtığını hatırlıyorum, aynı zamanda bu mesajlaşmalarımız sırasında bana " Benim yerime gelin eşim ve ben size hem yaşadıklarımızı anlatalım hem de yeni yerimizi görmüş olun, ben ... ...'den ayrıldıktan sonra onunla çalışmaya gitmedim, ben ...'ün ...'den ayrıldığını öğrenince kendisine hayırlı olsun iş yeri açacakmışsınız ben size gelmeye devam edeceğim demiştim ancak bu şekilde paylaşımlar yaptıktan sonra güvenilir gelmediği için gitmedim." beyanında bulunmuştur.
Yapılan yargılama sonucunda; davalının, davacı ... ...’a ait ... adlı güzellik salonunda 14.01.2019 tarihli sözleşme ile işe girdiği ve 30.06.2020 tarihine kadar güzellik uzmanı olarak çalıştığı görülmüştür. 14.01.2019 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı başlıklı 9. maddesinde "İşçi işten ayrıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde aynı sektörde yer alan ve benzer işin yürütüldüğü iş yerlerinde görev almamayı, iş yerine ait sır niteliğinde bilgilerle özel bilgileri üçüncü şahıslarla hiçbir zaman paylaşmamayı, rekabet yasağının ihlali durumunda en son aldığı brüt ücretin 10 katı tutarında tazminatı işverene ödemeyi kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi mevcuttur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 48 inci maddesinde, herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için hizmet ilişkisinin, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlamasının ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, işverenin önemli bir zarara uğramasına sebep olacak nitelikte olmasının gerektiği, rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği, davalının davacı işyerinden ayrıldıktan sonra yaklaşık 1,5 km mesafede güzellik merkezi açmasının davalının mesleki faaliyetini sürdürmesi niteliğinde bulunduğu, davalının yaptığı işin gereği davacının müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlamadığı ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının davacının önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olmadığı, zira davalının davacı işyerinde çalışmaya başlamadan önce da başka bir iş yerinde güzellik uzmanı olarak çalıştığı, kendi müşteri çevresinin olduğu, yapılan işin üretim sırrı niteliğinde olmadığı ve davalının davacıdan davacının önemli bir zararına sebep olacak bir bilgi öğrenip uyguladığına dair delil olmadığı, bu haliyle somut olayda rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı ayrıca davalının davacının ticari itibarını zedeleyici paylaşımlarda bulunduğunu, davalının instagram hesabında davacının işyerinde yapılmış olan işlemleri kendi işyerinde yapılmış gibi gösterdiğini, davacıyı sürekli karalayıcı paylaşımlarda bulunduğunu, davalının aldatıcı paylaşımlar yaparak haksız rekabete yol açtığını, davacıya itham ve iftiralar atarak davacının ticari işletmesine zarar verdiğini iddia etmiş ise de dinlenen tanık beyanlarının ve taraflar tarafından sunulan ekran görüntülerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda davalının açık bir şekilde davacının ticari işletmesine zarar verecek şekilde paylaşımının bulunmadığı, davalının haksız rekabet oluşturacak fiilinin bulunduğuna dair delil bulunmadığı buna göre somut olayda haksız rekabetten de söz edilemeyeceği anlaşıldığından davanın maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerini kapsar şekilde reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 615,40-TL olduğundan, peşin alınan 870,96-TL harçtan mahsubu ile bakiye 255,56-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye İrat Kaydına,
4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7- Davalı tarafından yapılan toplam 937,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip ...
✍ e-imzalı
Hakim ...
✍ e-imzalı