T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/52 Esas
KARAR NO : 2025/178
...
DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GR.KR.YZM.TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı ... ile davalı ...'in ayrı ayrı şirketleri olan tacirler olduğunu ve daha sonra birlikte ...aptığını, davacı ile ... ortak oldukları ... esas) intikal ettiğini ve mahkeme sürecinin 2018 yılı sonunda kesinleştiğini, davacı ile ...'in 20.02.2019 tarihinde yeniden yapmış oldukları sözleşme ile aralarındaki ortaklık ile alacak-borç ilişkisini sonlandırıldığını, 20.02.2019 tarihli sözleşme gereğince ...'in 90.000 USD’yi 25.12.2020 tarihinde, 150.000 USD’yi de 25.12.2021 tarihinde davacı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacıya ödemesi gereken 240.000 USD miktarlı borç ödenmediğinden dava açmadan önce zorunlu olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, ... Büro Dosya Numaralı... Arabuluculuk Numaralı dosyasında yapılan görüşmede uzlaşma sağlanamadığını, 16.01.2023 tarihinde Uzlaşmazlık Tutanağı düzenlendiğini, davalı taraf ile uzlaşma sağlanamadığını beyan ederek; 240.000 USD alacaklarının 90.000 USD'sine 25.12.2020 tarihinden, 150.000 USD'sine 25.12.2021 tarihinden devlet bankalarınca bir yıllık USD (Amerikan doları) uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile aynen yabancı para cinsinden müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davalı ile davacı ... (%49 müvekkil- %51 davacı ortaklığı) 15/04/2013 tarihinden itibaren kurulduğu tescil edildiğini, şirket kuruluş bildirgesinin 18/04/2013 tarihli ve 8303 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ilgili şirketin kuruluş amacının ...'da bulunan ... müteahhitlik firması ile imzalanan 03/02/2013 tarihli ... yapılacak ... Barajı projesinin Sondaj Enjeksiyon işi olduğu, bu proje için davacı ...'ın makine ve insan gücü sağlayacağı, davalının ise ...işinin yerinde yapılmasını sağlayacak mühendis olduğunu,... yapılacak iş için davalı gerekli makine ekipmanların hazırlığının yapıldığını ve Ekim 2013 tarihinde ilgili ülkeye giderek işe başladığını, ancak davacı ...'ın muhtelif teknik, idari, finansal ve makine ekipmanları konusunda yaşanan zorluklar sebebiyle Ocak 2015 tarihinde işi bırakma kararı aldığını, davalının ise uzun yıllardır ...'da iş yapması nedeniyle oradaki ilişkilerinin bozulmaması için işe tek başına devam etme kararı aldığını, tüm bu gelişmelerden sonra davacının, davalının yabancı firmayla sözleşme imzalanmasından dolayı mecburen ilgili işi ortak olunan firma üzerinden ilerlettiği için problem çıkarttığını, bu sebeple davalı ile davacı arasında 30/03/2015 tarihinde ortak olunan firmanın davalıya tüm makine ve malzemeler ile bir bütün olarak devredilmesi için 250.000 Dolar karşılığında anlaşıldığını, bu anlaşma üzerine davalının davacıya kambiyo senetleri verdiğini ve kendi aralarında sözleşme imzalandığını, davalının davacıya işin aksamaması, ... ilişkilerinin bozulmaması için defalarca şirketin pay devrinin bir an önce yapılmasını şifahen ilettiğini, davacının ise her seferinde davalıyı oyaladığını ve şirketin devrini gerçekleştirdiğini, daha sonrasında davacının kötü niyetini devam ettirdiğini ve şirketi devretmemesine rağmen kendisine makine, ekipman ve şirket devri için taahhüt edilen 250.000 Doların tahsili için 10/03/2016 tarihinde ... Karar sayılı kararı ile haksız ve kötü niyetli olan takibin iptaline karar verildiğini, davacı tarafından ilgili karara karşı temyiz yoluna başvurulduğunu, ... Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararını onadığını ve kararın kesinleştiğini, tüm bu yaşanan olaylardan sonra davacı tarafından 23/12/2022 tarihinde ... başvurularak davalıdan 240.000 dolar alacağı olduğunu iddia etmek suretiyle şirketin davacı ...'ın kızına hiçbir hak ve alacak talep edilmeden karşılıksız olarak devredildiği gün olan 20/02/2019 tarihli iki adet sözleşme fotokopisi sunduğunu, sahte belgeler ile ikame ettirildiğinden ... Başsavcılığı'na ... hakkında Özel Belgede Sahtecilik suçundan kamu davası açıldığını, ... yürütülecek soruşturmanın işbu davanın sonucuna doğrudan etkisi olacağından dolayı ilgili soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu edilen iki adet sözleşme de bulunan imzaların davacıya ait olmadığını, davacının daha önceden böyle bir sözleşme görmediğini, sözleşmelerin ilki incelendiğinde, 20/02/2019 tarihinde üstün körü hazırlanan bir sözleşme olup basiretli bir tacirin hazırlayacağı bir sözleşme olamayacağını, sözleşmenin 2. maddesinde 220.00 USD denilmesine rağmen 3. maddesinde 240.000 USD dendiğini ve sözleşmeyi ... firması imzalamış olup tek taraflı bir sözleşme olduğunu, ikinci sözleşme incelendiği takdirde, yine 20/02/2019 tarihinde bu sefer sözleşmenin taraflarının davacı ve müvekkilinin olduğunu, ancak yine basiretli bir tacir gibi davranılmadığını ve maddi hatalar yapıldığını, davacının dava konusu alacağını ispat etmekle yükümlü olduğunu, şirkete ödenecek hakedişlerin her zaman şirket hesabına ödendiğini ve şirket tarafından hakedişi şirkete ödeyen tarafa fatura kesildiğini, davacının her ne kadar hakediş alacağı olduğunu iddia etmekte ise de, eğer bir hakediş alacağı var ise bu davalının şahsi hesaplarında olmayıp hisselerini devrettiği Kit-Atalay firmasında bulunduğunu, davalının iddia edilen hakedişlerin üzerinde şahsi olarak hüküm ve tasarrufunun bulunmadığını, davacının bir diğer iddiasının ise ... firmasına ait makine ve ekipmanlar üzerinden alacağı olduğunu, davalının ... firmasına ait tüm hisselerini hiçbir hak ve alacak talep etmeden karşılıksız olarak davacının isteği üzerine dava dışı ...devretmiş olduğunu, ... firmasına ait hiçbir makine ekipmanı kendi bünyesinde bulundurmadığını beyan ederek; öncelikle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülecek soruşturmanın işbu davanın sonucuna doğrudan etkisi olacağından dolayı mahkememizce ilgili soruşturmanın bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
...
sayılı cevabi yazısı.
Tarafların imzasını içeren 20.02.2019 tarihli belgede "... ile ... arasında daha önce yapılan sözleşme gereğince ...'a verilen 250.000 USD bedelli senetlerin icra takibinin iptali sonrasında aradan geçen sürede yeniden bir değerlendirme ve yeni bir alacak-borç mutabakatı yapılmıştır. ... ile ...'ın iş birlikteliği ve aralarındaki ticari ortaklık ile aralarındaki alacak-borç İlişkisi yaşağıdaki şartlarla sonlandırılmıştır. 1-... ile ..., ortak oldukları ... ... devredeceklerdir. Bu devir bedeli olarak ...'e 10.000 USD ödenecektir. 2-... ve ... arasında alacak-borç muhasebesi ( hakediş makine-ekipman-elden ödeme vs ) yapılmış olup gelinen aşamada varılan uzlaşma gereğince ..., ...'a 250.000 USD ödeyecektir. Şirket devri için ...'e ödenmesi gereken 10.000 USD bu ödemeden düşülecek olup ... ödemeyi taahhüt ettiği 220.000 USD nin 90.000 USD sini 25.12.2020 tarihinde, 150.000 USD sini de 25.12.2021 tarihinde ...'a ödeyecektir. 3- .... Üçüncü kişiye devredilip, ... tarafından 240.000 (iki yüz kırk bin dolar) USD .. ödendiğinde taraflar arasında başkaca (hakediş-makine-ekipman-elden ödeme vs) alacak borç ilişkisi kalmayacaktır. Bu sözleşme tarafımızca imzalanmış olup, ihtilaf halinde ... 01/03/2024 tarih ve 40968900-101.04-2024/17744 sayılı yazısı ile "İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ...'in inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu daha fazla samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususu" bildirilmiştir.
... sayılı yazısı ile; ...'in mukayese yazı/imzalarını içerir belgelerle "İnceleme konusu belgede ... adına atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu hususlarını bildirir" kanaat raporunun sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi ... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 20/11/2023 tarihli raporda özetle; sorulan husus doğrultusunda inceleme konusu 20/02/2019 tarihli ve “Sözleşme” başlıklı belge üzerinde adli belge inceleme cihaz ve aletleri (UV-IR ve yatay ışık kaynakları, 5X-40X ölçekli optik aletler, bilgisayar bağlantılı dijital mikroskop) kullanılmak suretiyle, grafolojik ve grafometrik yöntemler ile gerekli incelemeler yapıldığını, tetkike konu A4 ebadında çizgisiz beyaz dosya kağıdına bilgisayar çıktısı olarak düzenlenmiş olan ... ve ... imzalı, 20/02/2019 tarihli ve “Sözleşme” başlıklı belge üzerinde matbu “...” isim ve soyadı yazısının alt kısmında ... adına atılı bulunan imza ile ...'in dava dosyasındaki mevcut huzurda alınmış ve samimi mukayese imza örnekleri arasında sorulan husus doğrultusunda yapılan grafolojik ve grafometrik karşılaştırma neticesinde; imzanın genel şekli, imza hatlarının inşa'a tarz ve karakterleri, imzanın başlangıcında tersim olunan büyük formdaki karakteristik “M” harfi ile imzanın devamında tersim olunan büyük formdaki karakteristik “D” harfinin ebat, yapılış ve diziliş şekli, imza içerisindeki buklesel el hareketlerinin tersim ve dizilişleri, imzayı oluşturan hatların birbirlerine olan bağlanış tarzları, açısal durum ve pozisyonları, meyil, seyir, sür'at ve istikamet vasıfları, imzanın nihayete erdiriliş biçimi, kaligrafik ve itiyadi diğer hususiyetler yönünden uygunluk tespit edildiğini beyan ederek; tespit edilen bulgular doğrultusunda; incelemeye konu A4 ebadında çizgisiz beyaz dosya kağıdına bilgisayar çıktısı olarak düzenlenmiş olan tarafları ... ve ... imzalı, 20/02/2019 tarihli ve “Sözleşme” başlıklı belge üzerinde matbu “...” isim ve soyadı yazısının alt kısmında ... adına atılı bulunan imzanın, mevcut mukayese imzalarına atfen; ... elinden çıktığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık davalı ... ve davacı ... olan 20/02/2019 tarihli sözleşme başlıklı belge uyarınca davacının davalıdan 240.000 USD alacaklı olup olmadığı, söz konusu belge altında ... ismi üzerinde yer alan imzanın davalıya ait olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Kanun'un "Yazı veya imza inkârı" kenar başlıklı 208/3 inci maddesinde; (3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir. (4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir." düzenlemesi mevcuttur
6100 sayılı Kanun'un "Sahtelik incelemesi" kenar başlıklı 211 inci maddesinde; (1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir." hükümlerine yer verilmiştir.
... Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, Buna göre, 6100 sayılı Kanun'un 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise 6100 sayılı Kanun'un 266 ncı ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. 6100 sayılı Kanun’un 211/b maddesine göre bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirilir. Bilirkişi o mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla inceleme yapar. Bu husus maddenin gerekçesinde "...Bilirkişi incelemesinde, bu yazı ve imzalarla mahkemece elde edilen yazı ve imzalar esas alınır. Bilirkişi inceleme için gerekli görürse kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir..." şeklinde açıklanmıştır. Bu hükümden anlaşılacağı üzere takibe dayanak senedin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler,... 08.10.2019 tarihli ve... Karar sayılı kararında da benimsenmiştir. Diğer taraftan 6100 sayılı Kanun'un 282 nci maddesine göre hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Mahkeme bilirkişi raporunun tatmin edici bir nitelik taşımadığı kanaatine ulaşacak olursa, yani raporda bazı belirsizlikler ya da çelişkiler bulunduğu kanısına varırsa taraflardan birinin herhangi bir talebi bulunmasa bile bu belirsizliklerin ya da çelişkilerin giderilmesi için kendiliğinden yeni sorular düzenlemek suretiyle aynı bilirkişiden ek rapor alınmasına yahut raporu tanzim eden bilirkişinin sözlü açıklamalarda bulunmak üzere bir gün tayin ederek duruşmaya davet edilmesine ya da gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar bir inceleme yaptırılmasına karar verebilir (6100 sayılı Kanun md. 282, Bilirkişilik Yönetmeliği md. 56).
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince, imzasını inkar eden kişinin huzurda imza örneklerinin alınması, imzası inkar edilen belge asıllarının getirtilmesi, imzasını inkar eden kişinin imza incelemesine konu belgenin tarihine kıyasla eski ve yeni tarihli ıslak imzalarının bulunduğu belgelerin mukayese için getirtilmesi, imza incelemesinin bu şekilde yapılması gerekmektedir. Yani imzasını inkar eden kişinin kabul ettiği imzaları ile kabul etmediği imzaların kıyaslanması lazımdır. Yukarıda anılan raporda, mukayese belge örneği toplanmadığı, bilirkişi incelemesinin Yargıtay kararında belirtilen ilkeler gözetilerek ... incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı şirket temsilcisinin belge düzenleme tarihinde göre eski ve yeni tarihli ıslak imzalarının bulunduğu belge asılları mukayese belge olarak ilgili yerlerden getirtilmiş, asıl suretleri ...incelemesine esas olmak üzere dava dosyasına eklenmiştir. Dosya imza incelemesi yapılmak üzere ... davalının eli ürünü dair görüş ve tespit bildirilmiştir. Rapor denetime elverişli, dosya kapsamına uygun görülmüştür.
Dava ve iddia, cevap ve savunma, davacı imza örneklerini içeren belgeler, bilirkişi raporu, ... raporu ve tüm dosya kapsamına göre tarafları ... ve ... olan 20/02/2019 tarihli sözleşme başlıklı belgede davacının davalıdan 240.000 USD alacaklı olduğuna ilişkin söz konusu belge altındaki imzanın davalıya ait olduğu bilirkişi raporu ve ... raporu ile belirlendiği 240.000,00 USD’nin, 90.000,00 USD kısmına 25.12.2020 tarihinden itibaren, 150.000,00 USD kısmına ise 25/12/2021 tarihinden itibaren davacıya ödeneceği belirtildiğinden davanın kabulü ile aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Davanın kabulüne göre karar ve ilam harcı hesaplanmasında dava değeri belirlenirken ... Karar sayılı kararında belirtildiği üzere dava dilekçesinde talep edilen yabancı para alacağın TL karşılığı 19/01/2023 olan dava tarihindeki 240.000 USD yabancı para efektif satış kuru ve (dava dilekçesindeki değer) (1 USD: 18,8362 TL; 240.000 USD= 4.520.688,00 TL) esas alınmıştır.
Vekalet ücreti hesaplamasında ... Kararı, ... Karar sayılı kararında belirtildiği üzere dava değerinin yabancı para olarak gösterilmesi halinde karar tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden (1 USD: 36,6608 TL) hesaplanacak Türk Lirası üzerinden (8.798.592,00 TL) üzerinden nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE 240.000,00 USD’nin, (90.000,00 USD kısmına 25.12.2020 tarihinden itibaren, 150.000,00 USD kısmına ise 25/12/2021 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte), davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 308.808,19-TL harçtan peşin alınan 77.202,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 231.606,14-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 667.957,76-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 7.741,50-TL (dava açılış masrafı, tebligat ve posta gideri, Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi ücreti olmak üzere) yargılama gideri ile peşin harç olarak yatırılan 77.202,05-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza