T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/523 Esas - 2025/539
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/523 Esas
KARAR NO : 2025/539
.......x..........................x........
............x...........x..................x
...............................x...................x
..xx....xx.......................x...........x
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 13/07/2023
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
KARAR Y. TARİHİ : 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ........... İnşaat San. Tic. A.Ş. adına ... 21. İcra Dairesi'nin 2020/58 İflas sayılı dosyasına sunulan 14.10.2021 tarihli Alacak Kaydı Talep Dilekçesi ile taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak Müflis .......... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin Müvekkil Davacı ........... İnşaat San. Tic. A.Ş.'ne muaccel hale geldiğini, 6.635.872,48-TL (Altı Milyon Altı Yüz Otuz Beş Bin Sekiz Yüz Yetmiş İki Türk Lirası, Kırk Sekiz Kuruş)'nin sıra cetveline kaydedilmesi talebinde bulunulduğunu, buna karşılık İflas İdaresi Memurluğu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde tanzim olunan 10.05.2022 tarihli ve 21 Karar No'lu derece kararı ile taraflarınca talepte bulunulan alacakların reddine karar verildiğini, mezkur iflas idaresi kararı taraflarına 28.06.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Müflis Şirket ile Müvekkili ........... İnşaat San. Tic. A.Ş. arasında imza edilen ve T.C. ........ 34. Noterliğinin 04.04.2013 tarihli ve 04492 Yevmiye Numaralı Evraklı ile onaylanan 04.04.2013 tarihli ........... - .......... Tuzla Atıksu Adi Ortaklığı Sözleşmesi ile kurulan adi ortaklık kapsamında Müvekkil ........... İnşaat San. Tic. A.Ş.'ne 6.571.790,41-TL muaccel borcu bulunmasına rağmen Müflis Şirketten herhangi bir tahsilat işlemi gerçekleştirilmediğini, davalı şirketin ayrıca müvekkiline henüz muaccel olmayan alacakları da bulunduğunu, her ne kadar iflas idaresi tarafından Müflis Şirketin, Müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığı yönünde karar verilmiş olsa da müvekkil davacı şirket tarafından tutulan kayıtlardan Müflis Şirketin; gerek ........... - .......... Tuzla Atıksu Adi Ortaklığı bakımından gerek de taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden düzenlenmiş cari hesap ekstrelerinden Müflis Şirketin, Müvekkil Şirkete güncel borç tutarının açık bir şekilde görüldüğünü beyan ederek müvekkili ........... İnşaat San. Tic. A.Ş.'nin Müflis Şirketten 6.635.872,48-TL alacağının İflas Masasına kaydını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı vekilinin ifade şeklinden davacı alacağının .......... İnşaat Ltd. Şti'nden değil davacı ile bu şirket arasında kurulan adi şirketten olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmamakla husumet itirazında bulunduklarını, davacı alacak iddiası üzerine müvekkili şirket kayıtları üzerinde yaptıkları araştırmada davacının müvekkili şirketten alacaklı değil, aksine .......... A.Ş.'ne toplam 7.327.110,09-TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla henüz mezkur adi ortaklığın tasfiyesi tamamlanmaksızın, alacak-borç kesin olarak tespit edilmeksizin, adi ortaklıktan olduğu iddia edilen alacağın doğrudan müflis şirketten talep edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini. davacı ........... İnş. A.Ş.'nin alacağın varlığını ispata yarar herhangi bir belge de sunmaksızın, dava dilekçesi ekindeki 2021 yılına ait imzasız/mühürsüz/açıklamasız bir (1) adet muavin defter kaydı suretine dayanarak alacak iddiasında bulunulamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2020 tarih, 2016/589 E, 2020/619 K, sayılı kararı ile .......... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti'nin 30/12/2020 saat 10:14 itibariyle iflasının açılmasına karar verildiği, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 25/10/2021 tarih 2021/815 Esas 2021/1500 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 07/02/2022 tarih 2021/6184 Esas, 2022/595 Karar sayılı onanmasına dair verilen karar uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin ve mahkeme hükmünün, 07/02/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
........ 34. Noterliği'nin 04.04.2013 tarih ve 090492 yevmiye numaralı ...........-.......... Tuzla Atıksu Adi Ortaklığı başlıklı sözleşme ile ...........-.......... Tuzla Atıksu Adi Ortaklığının kurulduğu, iş ortaklığının sermayesini 2.000,00 TL, paylarının ........... %51, .......... %49 olarak belirlendiği, her türlü teminatların .......... tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı, şirketin her türlü borcundan ..........'ın sorumlu olacağı ve net karın ortaklara hisseleri oranında dağıtılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
... 21. İcra Dairesinin 2020/58 İflas sayılı dosyası'nın incelenmesinde; ikinci alacaklılar toplantısı 10/08/2023 tarihinde tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Müflis .......... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ilişkin davacı ........... İnşaat San. Tic. A.Ş tarafından İflas Müdürlüğü'ne başvuru yapılarak 6.635.872,48 TL alacağın İİK 196/2 maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte sıra cetveline kaydedilmesinin talep edildiği, İflas İdare Memurluğu'nun 19/10/2021 başvuru tarihli, 21 başvuru sayılı ve 21 karar sayılı 10/05/2022 tarihli kararı ile alacaklı ........... İnşaat San. Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin alacak talebinin müflis şirket kayıtları ile talepte bulunan şirket kayıtlarının uyuşmaması, alacağın varlığına ilişkin yeterli bilgi ve belge sunulmaması, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle alacak kaydı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce talimat yolu ile Mali Müşavir Muhlis .......... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı A...........r'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 18/09/2024 ve 04/08/2025 tarihli bilirkişi raporlarında; davacı şirketin 2015 yılı ticari defterini normal defter 2016 yılına ait ticari defterlerini Elektronik Defter olarak tuttuğu, dava konusu döneme ilişkin olarak yapılan incelemede davacı şirketin ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından usul ve yasaya uygun olduğu ve davacı şirket lehine delil kabiliyeti bulunduğu, davacı şirketin 2015 ve 2016 yılı ticari defter kayıtlarında, davacı şirketin dava dilekçesinde talep ettiği 6.571.790,41-TL'lik alacağa ilişkin olan muavin defter kayıtlarının bulunduğu, davacı şirketin söz konusu alacağı 132.01.024 ........... .......... Tuzla Atıksu Adi Ortaklığı isimli hesapta takip ettiği, yine davacı şirketin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 64.082,07 TL'lik alacağın ise davacı şirket kayıtlarında 159.01.102 .......... İnşaat San. Ve Tic Ltd. Şti nolu hesaptan izlendiği, davacının bu hesapta müflis şirket adına ... 14. İcra Dairesi'nin 64.082,07 TL'lik yapmış olduğu ödemeyi talep ettiği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, iflas masasına alacak kaydı talebinin iflas idaresince reddi üzerine açılmış bulunan kayıt kabul davasıdır.
Davadaki uyuşmazlığın, ...........- .......... Tuzla Atık Su Adi Ortaklığı'nın bulunduğu hususunda ihtilafın olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın söz konusu adi ortaklık sözleşmesi nedeni ile adi ortaklık kapsamında davacının davalı müflisten iflas tarihi itibari ile 6.571.790,41-TL alacaklı olup olmadığı, yine davacının davalı müflisten cari hesaptan dolayı müflisin iflas tarihi itibari ile 64.082,07-TL alacağının bulunup bulunmadığı ve söz konusu alacakların iflas masasına kaydının gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2022 tarih ve 2020/(23)6-663 Esas, 2022/1789 Karar sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ... 2013, s. 1212).
İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan müflis borçlarını gösterir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde;
“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.
Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (Kuru, s. 1333).
İş ortaklıkları hukuki mevzuat olarak Borçlar Kanunu’nun adi ortaklık sözleşmesi hükümlerine tabidir. İş ortaklıkları, konsorsiyum ve adi ortaklık kavramlarını birbirinden ayırt eden düzenlemeleri içermemektedir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 620.maddesinde adi ortaklık sözleşmesi iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır. Borçlar Kanunu’nda yapılan tanıma istinaden, bir ilişkinin adi ortaklık sayılabilmesi için iki veya daha fazla kişinin var olması, ortakların ortaklık iradesini belirtmesi, ortak bir amaca erişmek için kurulması, ortakların emeklerini ve mallarını birleştirmeleri, bir sözleşmenin düzenlenmiş olması ve Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlanan şirketlerin belirgin niteliklerini taşımıyor olması gerekmektedir. Ortaklar arası ilişki Borçlar Kanunu’nun 621. maddesinde her ortak, para, alacak veya başka bir mal ya da emek olarak, ortaklığa bir katılım payı koymakla ilgili yükümlülüğü belirtilmiştir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa katılım payları, ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olmak zorundadır. Bir ortağın katılım payı, bir şeyin kullandırılmasından oluşuyorsa kira sözleşmesindeki; bir şeyin mülkiyetinden oluşuyorsa satış sözleşmesindeki hasara, ayıptan ve zapttan sorumluluğa ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanmaktadır.
Ayrıca kazancın paylaşılması 622. maddede ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler ve adi ortaklıkta kazanç ve zarara katılma 623. Maddede sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir. Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder. Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir olarak açıklanmıştır.
Dava, talep, mahkememizce toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve HMK 222 maddesine davacı lehine delil teşkil edeceği, davacı şirketin defterinde kayıtlı ve dava konusu ettiği 6.571.790,41TL alacağının müflis şirketten değil 04/04/2013 tarihinde davacı ........... İnşaat A.Ş ile davalı müflis .......... İnş. Ltd. Şti arasında kurulan ........... İnş. A.Ş - .......... İnş. Ltd. Şti arasında kurulan iş ortaklığı hesabına kayıtlı olduğu, söz konusu alacağın tespiti için adi ortaklığın tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiği, (Emsal:Yargıtay 23. HD. 19/03/2015 tarih, 2014/4096 Esas, 2015/1713 karar; Yargıtay 23. HD. 09/10/2017 tarih, 2015/4626 Esas, 2017/2589 Karar sayılı kararı), adi ortaklığın malvarlığının tespit edilemediği ve müflisin adi ortaklıktaki payını değerinin belli olmadığı adi ortaklığın henüz tasfiye edilmediği masaya başvuru imkanının bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında adi ortaklığın tasfiyesini talep etmiş ise de, eldeki davada iş ortaklığının taraf sıfatının bulunmadığı ve iş ortaklığı tasfiyesinin dava konusu olmadığı anlaşılmakla bu aşamada davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın, dava açılırken ödenen 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine irat kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı iflas idare memuru vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 25/09/2025