T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/619 Esas - 2024/475
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/619 Esas
KARAR NO: 2024/475
HAKİM:...
KATİP: ....
DAVACI :....
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/08/2023
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, mal satışının USD cinsinden gerçekleştiğini, davalının karşılığında çek verdiğini, çeklerin vade tarihlerinde USD kurunda artış olması sebebiyle müvekkilinin kur farkı alacağının doğduğunu, müvekkilinin daha önce davacıya kur faturası kestiğini ve bu faturaların ödendiğini, son kestikleri 30/12/2022 tarihli 19.931,59-TL tutarlı kur farkı faturasının ödenmediğini, fatura bedelinin tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak netice alamadıklarını iddia ederek,.... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takip dosyasının kaldığı yerden devamına, icra takibine konu alacak tutarı üzerinden %20 oranından az olmamak kaydıyla hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde; taraflar arasında yabancı para birimi üzerinden satış yapılacağına dair yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ayrıca kur farkı ödeneceğine dair de taraflar arasında anlaşma olmadığını, müvekkilinin davaya konu faturaya noter kanalıyla yasal süresinde itiraz ederek ticari kayıtlarına almadığını, müvekkili şirketin davacıya borçlu olmadığını beyan ederek davanın reddi ile takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Dava kur farkı alacağından doğan faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce tensip zaptı düzenlenerek bildirilen deliller toplanmış, dava miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olduğundan duruşma günü tayin edilmiştir.
Davaya konu .... Esas sayılı dosyası tensip zaptının 4 numaralı ara kararına istinaden Uyap üzerinden istenilerek bir sureti dava dosyası arasına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; takibin 19.931,59-TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takip talebinin borçluya gönderilen ödeme emri ile uyumlu olduğu, borçlunun 7 günlük itiraz süresi içinde borca tüm fer'ileriyle birlikte itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin ... tarafından durdurulduğu görülmektedir.
Taraf vekilleri ön inceleme duruşmasında hazır bulunmuş, dilekçelerindeki iddia ve savunmalarını tekrar etmiştir. Davacı tarafın dava açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair son tutanak aslının dosyaya ibraz edildiği, davanın 1 yıllık hak düşürücü süresi içinde içinde açıldığı, Mahkememizin yetkili ve görevli olduğu, dava şartlarının sağlandığı görülmüş, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları belirlenmiş, sulh olunamaması üzerine davanın esasına girilmiştir. Davalı defterleri Mahkememizce incelenmiş, davacı defterleri için ... Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır.
Talimat yoluyla alınan raporda; davacının incelemeye konu 2022-2023 yılı ticari defterlerinin e defter olarak tutulduğu, beratlarının yasal süresinde alındığı, usulüne uygun tutulduğu, davaya konu icra takibinin dayanağı olan 30/12/2022 tarihli 19.931,59-TL tutarlı kur farkı faturasının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterinde kur farkına ilişkin iki ayrı faturanın da bulunduğu, bu faturaların ödendiği, davacının defter kayıtlarına göre davaya konu kur farkı faturası nedeniyle davalıdan 3.807,54-USD karşılığı 71.194,59-TL alacaklı göründüğü yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
Mahkememizce aldırılan raporda bilirkişi, davalının incelemeye konu 2022-2023 yılı ticari defterlerinin e defter olarak tutulduğu, beratlarının yasal süresinde alındığı, usulüne uygun tutulduğu, davaya konu icra takibinin dayanağı olan 30/12/2022 tarihli 19.931,59-TL tutarlı kur farkı faturasının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı defterlerinde kayıtlı olan toplam 284.510-TL tutarındaki üç kalem ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının bu ödemeleri cari hesabına dahil etmediği, davalının kendi defterlerinde davacıya borçlu görünmediği, defterlerinde 264.578,61-TL fazla ödeme kaydı bulunduğu yönünde görüş ve tespit bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenmiş raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli bulunmuş, taraflara usulünce tebliği sağlanmıştır.
GEREKÇE VE KANAAT:
Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacı tarafa aittir. Davacı taraf alacağının varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Dosyaya eklenen belgelerden davacının satışlarını USD üzerinden yaptığı, düzenlenen satış faturaları vergi mevzuatı gereğince TL cinsinden düzenlenmiş ise de tüm faturalarda USD karşılığının bulunduğu görülmektedir. Davalı bir kısım ödemeyi ileri tarihli olarak düzenlenmiş çeklerle yapmıştır. Bilirkişi incelemesi ile davacının daha önce iki defa kur farkı faturası düzenlediği, davalının bu fatura tutarlarını ödediği ortaya çıkmıştır. Bu durumda taraflar arasında kur farkı ödeneceğine dair teamül geliştiğinin kabulü gerekir. Davacının kendi defterlerinde takip konusu kur farkı faturası nedeniyle alacaklı görünmekle beraber davalı defterlerine göre davalı defterinde kayıtlı olup, davacı defterinde bulunmayan ödemeler mahsup edildiğinde davacı kur farkı alacağını tahsil etmiş görünmektedir. Bu ödemeler başka bir borca ilişkinse bu konudaki ispat yükü davacı tarafta olup dosyaya bu yönde delil sunulmamıştır. Gelinen aşamada davacının alacağı dosya kapsamıyla sübut bulmamış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının kötü niyet tazminatı talebi değerlendirildiğinde, davacı her ne kadar alacağını ispat edememiş ise de kendi defterlerinde alacaklı görünmekte olup, İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesindeki şartların sağlanmadığı kanaati ile bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın, peşin alınan 340,39-TL harçtan mahsubu ile bakiye 87,21-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza