T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/651 Esas
KARAR NO : 2024/741
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - (TC:...)- ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KR.YZL. TARİHİ : 11/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sipariş formu ve sipariş onayları kapsamında mal alım satımı yapıldığını, müvekkili şirketin siparişlerde geçen ürünleri tam ve eksiksiz olarak davalı tarafa teslim ettiğini, faturaların tamamının sözleşme kapsamında yabancı para cinsinden olarak kesildiğini, bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık da söz konusu olmadığını, 19.04.2022 tarihli ... fatura numaralı 7622,80 USD tutarlı, 19.04.2022 tarihli ... fatura numaralı 8673,00 USD tutarlı, 22.04.2022 tarihli ... fatura numaralı 3460,68 USD tutarlı, 22.04.2022 tarihli ... fatura numaralı 7995,73 USD tutarlı, 10.06.2022 tarihli ... fatura numaralı 354,00 USD tutarlı, 09.08.2022 tarihli ... fatura numaralı 849,60 USD tutarlı faturalar uyarınca davalı şirketin müvekkili şirkete toplamda 28.955,81 USD borcu söz konusu olduğunu, düzenlenen faturalara karşılık olarak davalı tarafça 01.08.2022 tarihinde ödeme günü ... USD Satış Kuru üzerinden yapılan hesaplama ile 3.129,56 USD, 01.09.2022 tarihinde ödeme günü ... USD satış kuru üzerinden yapılan hesaplama ile 15.574,79 USD, 19.09.2022 tarihinde ödeme günü ... USD Satış Kuru üzerinden yapılan hesaplama ile 3.288,14 USD ve 14.11.2022 tarihinde ödeme günü ... USD Satış Kuru üzerinden yapılan hesaplama ile 1.588,20 USD ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler toplamı ödeme günlerindeki efektif döviz kuru satış fiyatları üzerinden hesaplandığında davalı tarafın müvekkili şirkete ödenmemiş 5.375,12 USD kur farkından doğan borcu bulunduğunu, taraflar arasında bir ticari ilişkinin kurulduğu, kurulan ticari ilişkinin yabancı para cinsinden belirlendiği, müvekkili şirketin yabancı para cinsinden yapılan ödemelerde TBK hükümlerine uygun olarak ödeme yapılan güne ait ... efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplama yaparak ödemeleri kayıtlarına geçirdiği, buna karşılık davalının ödeme yapılan günlerdeki efektif döviz satış kurunun değil de fatura tarihlerindeki efektif döviz satış kurunu esas alarak hesaplama yaptığı ve kayıtlarına geçirdiği, yapılan bu hesaplamanın kanuna ve yargı içtihatlarına aykırı olduğunun anlaşıldığını, davalı tarafın ödeme yaptığı tarihlerdeki kurların hesaplamaya esas alınması gerektiği sabit olduğundan ve kur farkından doğan sorumluluk ödeme yapan tarafa ait olduğundan davalının müvekkili şirkete 5.375,12 USD kur farkı borcunun mevcut olduğunu beyanla, davalının müvekkili şirkete kur farkından doğan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 USD tutarındaki borcunun bankalarca USD mevduata uygulanan en yüksek fiili faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinden yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen faturalar her ne kadar döviz cinsinden ödeneceği düzenlenmişse de fatura bedellerinin çek ile ödendiğini, bu nedenle kur farkı talep edilemeyeceğini, fatura bedellerinin çek ile ödenmesinin kabul edildiğini ve çekin ibrazı ile ödeme sağlandığını, taraflar arasında düzenlenen tahsilat makbuzunda da faturaların bedelinin çek vasıtası ile ödendiğinin görüldüğünü ve tahsilat makbuzunda TL olarak tahsilatların belirlendiğini, tarafların fatura bedellerinin çek ile ödenmesini ve davacı yanın çekin Türk Lirası cinsinden düzenlenmesini kabulü ile birlikte kur farkını talep edilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, davacı yanın fatura içeriğinde Türk Lirası cinsinden tespit edilen bedelin bu yine bu kur üzerinden çek ile ödenmesini kabul etmesine rağmen daha sonrasında kur farkı talep etmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, davacı yanın dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Teklif Formu'nda teklifin yapıldığı şirketin ... Elektirik olduğu bahsi geçen teklif formundan müvekkilinin yükümlülüğünün bulunmadığı bu nedenle Teklif Formun'da belirtilen bedelden sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu, müvekkilinin 14.11.2022 tarihinde ... Şubesi ...numaralı hesabından davacı yana ait ... numaralı hesaba 24.600,00 TL'lik EFT ile kalan borcunu ödediğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME : Dava, kur farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Mahkememizce ...'nün, ...'nın, ...'nın yazı cevabı dosya kapsamına alınmıştır.
Uyuşmazlık konusunda rapor düzenlemesi amacıyla alınan 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, toplam 5.432,31 USD kur farkının ödeme günündeki ... USD Döviz Satış Kurunun karşılığı TL kadar davalıdan alacağının olduğunun hesap edilmiş olduğu rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalı ile arasındaki ticari ilişki sebebi ile kur farkı alacağının bulunup bulunmadığı ,bulunuyor ise miktarı ve faiz türü noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir. Kur farkı alacağı talep edilebileceği hallerde kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir (...).
Bunun yanı sıra TBK’nın 99. maddesi uyarınca konusu para olan borç ülke parası ile ödenecek olmakla birlikte başka para birimi ile ödenmesi kararlaştırılması halinde ise sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parasıyla da yapılabilecektir. Görüldüğü gibi başka para birimi ile ödenmesi kararlaştırılan borca ilişkin olarak aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadığı durumlarda borçlu bir seçimlik hakka sahiptir. Dilerse ülke parası ile dilerse kararlaştırılan para birimi ile ödeme yapabilir.
Öte yandan çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi evveliyetle ülke parası ile de düzenlenebilir. Bu anlamda yabancı para birimi üzerinden yapılan satışlarda ifa amacıyla verilen çek sözkonusu yabancı para birimi ile düzenlenebileceği gibi bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilecektir (...).
Yabancı para birimi üzerinden yapılan satışlarda “TL” üzerinden düzenlenen çeki ifa amacıyla kabul eden alacaklı bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyecektir. “TL” üzerinden düzenlenen çekin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edildiği kabul edilmelidir. (...)
Taraflar arasındaki teklif formunda kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır. İş bu sebeplerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 269,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/12/2024
Katip ...
✍ e-imzalı
Hakim ...
✍ e-imzalı