T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/72 Esas
KARAR NO: 2023/732
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI:... - (VKN:...) -
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVALILAR: 1- ... - (T.C:...) -....
2- ... - (T.C:...) - .... ,
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 26/10/2021
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
KR.YZL.TARİHİ: 12/01/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlular ile müvekkili banka ... Şubesi arasında Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi davalılardan ... asıl kredi borçlusu, diğer davalı ... ise müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı-borçlular, kredi taksitlerini zamanında ödememeleri üzerine kendilerine müvekkili banka tarafından .... Noterliği'nin 12.05.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini ve tebliğ edildiğini ancak müvekkili bankaya ödeme yapmadıklarını, bunun üzerine taraflarınca davalı-borçlular hakkında .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini, borçluların yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, bu nedenle davalı borçluların yapmış olduğu itirazın iptaline, davalıların itirazının haksız ve kötüniyetli olması ile alacağın likit olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka, müvekkili ... ile kredi sözleşmesi imzaladığını ve annesi olan diğer müvekkili ... da işbu sözleşmede kefil olarak yer aldığını, karşı yan bankanın müvekkilleri aleyhine giriştiği icra takibi müvekkillerini yapılandırma öncesinde imzaladığı sözleşme olup; davacı bankanın yer vermediği en önemli husus ise; işbu sözleşmeye ilişkin bir yapılandırma işlemi yapılmış olduğunu, davalı banka tarafından söz konusu icra takibi ile müvekkillerimden ...'un tek evi olan konutuna haciz yapıldığını, müvekkili ... tarafından kefil sıfatı ile imzalanmış olan sözleşmenin sonradan yapılandırma yapılarak yenileme sebebi ile geçersiz olduğunu, yenileme şeklinde olan yapılandırma sözleşmesine de imza atmayan ...'un sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinden; diğer müvekkili ... açısından ise; icraya konulmuş olan sözleşmenin yapılandırma öncesinde imzalanan sözleşme olması ve yapılandırmadan sonra geçersiz sayılması dolayısı ile davacının müvekkilleri aleyhine başlatmış olduğu icra takibine yapılmış itirazın yerinde olduğundan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME :Dava, başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Davanın dayanağı olan .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacının toplam 29.394,37 TL alacak üzerinden davalılar aleyhine icra takibi başlattığı, davalıların süresi içerisinde icra takibine ve fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 02/03/2022 tarih, ... sayılı kararı ile; "Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine," karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna müracaat etmesi üzerine ...'nin 15/12/2022 tarih, ... sayılı kararı ile; "...Somut olayda, davacı yan kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağının tahsili için icra takibi başlattığını iddia etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere kredi çerçeve sözleşmesi hükümlerinin içeriğinden de sözleşmenin ticari nitelikte kredi sözleşmesi olduğu açıkça anlaşıldığı gibi, bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere ilişkin asıl borçlu davalı ile davacı arasında imzalanan taahhütname içeriğinde de taahhütnamenin ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu düzenlendiği gibi, taahhütname kapsamında yer alan borç ayrıntısında ticari kredilere mahsus "BSMV" miktarı da belirtilmiştir. Açıklanan bu hususlar karşısında taraflar arasında akdedilen sözleşme esnaf kredi sözleşmesi olmadığı gibi, bireysel sözleşme niteliğinde de değildir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-f maddesi uyarınca genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan davalar ise mutlak ticari davalardır. Anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Hal böyle olunca mahkemece, yukarıda belirtilen 6102 Sayılı Kanun hükümleri ve dava konusu ticari kredinin tahsili amacıyla icra takibine konu edildiği dikkate alındığında asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine...." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
.... kaldırma kararından sonra; davalıların sorumluluğu ve var ise takip tarihi itibari ile alacak miktarının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; görülmekte olan itirazın iptali davasıyla ilgili, verilen görevlendirme kapsamında istenilen hususlar dikkate alınarak yapılan incelemede, davacı .... ile davalı asıl borçlu ... arasında, 08.03.2017 tarihli 60.000,00 TL tutarlı "Kredi Çerçeve Sözleşmesi" sinin asaleten imzalandığı, davalı ...'un, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tutarını "60.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil kefalet" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu ...'un, davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında asaleten ve kefaleten kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği, eşi ... tarafından verilen müteselsil kefalete eş rızası verildiği, ancak verilen kefaletin hangi tarihte verildiğinin belirtilmediği/yazılmadığı ve yine verilen eş rızasının hangi tarihte verildiğinin belirtilmedi/yazılmadığı, yapılan tespitler doğrultusunda; kefaletin imza tarihindeki 6098 sy. Borçlar Kanunu hükümlerinde aranan kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kabul edilerek kefilin el yazısı ile yazılmak sureti ile tesis edilip edilmediğinin mahkememizin takdirinde olduğu, davalı asıl borçlu ...'un, davacı banka nezdinde kullanmış olduğu kredilerden 10.05.2021 kat tarihi itibariyle; ... nolu taksitli ticari kredinin, 30.11.2020, 29.12.2020, 29.01.2021, 01.03.2021, 29.03.2021, 29.04.2021 tarihli 1, 2,3,4,5,6.taksit tutarlarını vade tarihlerinde ödemediği, davacı banka tarafından, kredi asıl borçlusu ile davalı kefile keşide edilen .... Noterliği'nin 12.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesinin, davalı asıl borçlu ... ve ...'a 21.05.2021 tarihinde teslim edilerek tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için tanınan 3 günlük sürenin 24.05.2021 Pazartesi günü hitamı ile davalı kefilin 25.05.2021 Salı günü temerrüte düştüklerinin hesaplandığı, yapılan tespitler doğrultusunda davacı bankanın takip tarihi itibariyle olan alacağı, 26.451,62 TL Asıl Alacak, 1.115,93 TL İşlemiş Faiz, 55,79 TL Bsmv'si olmak üzere toplam 27.623,34 TL olduğu, mahkeme tarafından takibin devamına karar verilmesi halinde, toplam 26.451,62 TL asıl alacak tutarının, %11,25 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetindeki gider vergisi birlikte ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin değerlendirmenin İİK 67/2 gereğince mahkememizin takdirinde olduğu rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davaya dayanak kredi sözleşmesi kapsamında davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise takip tarihi itibari ile miktarı ve bu kapsamda yapılan takibe itirazın haksız olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Davacı banka ile davalı ... arasında 08/03/2017 tarihli 60.000,00 TL bedelli, Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'un, söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tutarını "60.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil kefalet" yazarak imzalamak sureti ile davalı asıl borçlu ...'un, davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında asaleten ve kefaleten kullandığı/kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği, eşi ... tarafından verilen müteselsil kefalete eş rızası verildiği, ancak verilen kefaletin hangi tarihte verildiğinin yazılmadığı ve yine verilen eş rızasının hangi tarihte verildiğinin yazılmadığı, kefaletin imza tarihindeki 6098 sy. Borçlar Kanunu'nun 583/1. maddesi hükmünde aranan kefalet tarihinin kefilin el yazısı ile yazılmak sureti ile tesis edilmesi şartının gerçekleşmediği, bu suretle davalı ...'un kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı anlaşıldığından davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... yönünden yapılan incelemede, davalı ... ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 4. Maddesi kapsamında ödeme tablosunda yer alan taksitlerden birinin vadesinde ödenmemesi durumlarında, alacağın muaccel hale geleceğinin düzenlendiği; dosya muhteviyatına sunulan hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemede, davalı asıl borçlu ...'un, davacı banka nezdinde kullanmış olduğu kredilerden 10.05.2021 kat tarihi itibariyle ... nolu taksitli ticari kredinin, 30.11.2020, 29.12.2020, 29.01.2021, 01.03.2021, 29.03.2021, 29.04.2021 tarihli 1, 2,3,4,5,6.taksit tutarlarını vade tarihlerinde ödemediği, davacı banka tarafından, kredi asıl borçlusu ile davalı kefile keşide edilen .... Noterliği'nin 12.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesinin, davalı asıl borçlu ... ve ...'a 21.05.2021 tarihinde teslim edilerek tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için tanınan 3 günlük sürenin 24.05.2021 Pazartesi günü hitamı ile davalının 25.05.2021 günü temerrüte düştüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davacının takip tarihi itibari ile davalı ...'tan 26.451,62 TL asıl alacak, 1.115,93 TL işlemiş faiz ve 55,79 TL BSMV olmak üzere toplam 27.623,34 TL alacaklı olduğu anlaşılmış, bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı ...'un ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 26.451,62 TL asıl alacak, 1.115,93 TL işlemiş faiz ve 55,79 TL BSMV yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,
3-İtirazı iptal edilen toplam 27.623,34 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'tan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 1.886,95 TL olduğundan peşin alınan 355,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.531,75 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00 TL olduğundan söz konusu ücretin 1.240,47 TL'sininin davalı ...'tan, geri kalan 79,53 TL'sinin davacıdan alınarak alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 17.9000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı ... duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.771,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
8-Davalı ... duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 414,32 TL harç toplamı ve 2.130,10 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.544,42 TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 2.391,12 TL'nin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır