T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/13 Esas
KARAR NO: 2024/288
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI : ... - (TC:...) ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/01/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2024
KR. YZL. TARİHİ: 19/07/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ....'da kurulan üyelerinin seçkin kişilerden oluştuğu 188 kişilik topluluk olduğunu, üyeleri arasında .... 'nın sayılı iş adamlarının oluştuğu bir topluluk olduğunu, yapı üyeliği olduğundan inşaat yapabilmesi, konut temin edebilmesi ve üyelerin haklarını koruması için aidat toplamak zorunda olduğunu, mevcut yapı Kooperatifin tasfiye olabilmesi için de borçlarını ödemesi ve hesaplarını kapatması gerektiğini, işbu davanın konusu olan 24.12.2022 tarihinde yasalara uygun yapılan Genel Kurul kararındaki ödenmeyen 23.000 TL borç için olduğunu, 24.12.2022 tarihli Genel Kurulda üyelerden 23.000 TL toplanmasına karar verildiğini, bu karar sonrası 7 üye hariç 181 üyenin ödeme yaptığını, mahkeme başkanların, ... üyelerinin aidat ödemesi yaptığı Kooperatife, davalı tarafın ödeme yapmadığını, ödeme yapmayarak aslında en büyük zararı diğer üyelere verdiğini, çünkü Kooperatifin de borcu olduğunu, bu borcun üyelerden alınan ücretlerle ödeneceğinden herkesten toplanacak 23.000 TL'nin eğer ödeme olmaması halinde tüm üyeleri etkileceğinin ve borcun kapanmayacağının şüphesiz olduğunu, mevcut genel kurul kararına itiraz olmadığını ve dava açılmayarak kesinleştiğini, yapılan icra takibinin de Genel Kurulda alınan aidat kararındaki bedel ve Kooperatifler Kanunu gereğince ve ek olarak alınan Genel Kurul kararı gereğince alacağa ilişkin faiz taleplerinden oluşmakta olduğunu, davalı tarafın üyesi olduğu Kooperatif aidatını ödemediğini, mevcut Genel Kurul kararına da muhalefet göstermeyip, dava açılmamak suretiyle kararın kesinleştiğini beyanla, davanın kabulü ile davalı tarafın itirazın iptalini, yetki itirazının iptalini, .... E. sayılı dosyada takibin devamına, yargılama gider ve vekalet ücretin karşı tarafa yükletilmesine, müvekkili lehine %20 İcra İnkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı yanın merkezlerinin, genel kurulun ve konutların yapıldığı yerin ... ilçesinde bulunduğundan bahisle .... yetkili olduğundan bahsetmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın merkezinin ...."da bulunması nedeniyle .... kesin yetkili olup başka bir icra müdürlüğünde başlatılan bir takip usulüne uygun başlatılan bir takip kabul edilemeyeceğinden davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hukuki yarar eksikliğinin söz konusu olduğunu, davacı yanın kötüniyetli olarak yapılan ödemeleri inkar ettiğini, işlemiş faiz ve faiz türünün kabul edilebilir nitelikte olmadığını beyanla, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise de esastan reddine ve takip çıktısının %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına, yargılama gider ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME : Dava, itirazın iptaline ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup, işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Mahkememizce .... Esas sayılı dosyası Uyap kayıtları, ... müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacı kooperatifin davalıdan aidat alacağı olup olmadığı var ise takip tarihi itibari ile miktarı, davacı tarafından .... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu yetki itirazının ve borca itirazın haklı olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Davaya konu .... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden istenilerek bir sureti dava dosyası arasına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; takibin 18.020,00-TL tdplam alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak ''24.12.2022 Genel Kurul kararı gereği ödenmeyen aidat" olarak gösterildiği, takip talebinin borçluya gönderilen ödeme emri ile uyumlu olduğu, borçlunun 7 günlük itiraz süresi içinde borca tüm fer'ileriyle birlikte itiraz ettiği, borçlunun ayrıca yerleşim yerinin ... olduğunu belirterek icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, yetkili olarak ... İcra Müdürlüğü'nü gösterdiği, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmektedir.
İtirazın iptaline konu .... Esas sayılı dosyasında, davalı icra dairesinin yetkisine de itiraz ederek ... İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu ileri sürdüğünden öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra Dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. Kooperatif ile üyeleri arasında açılacak dava ve başlatılacak takiplerde de kooperatif merkezi mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olduğu çekişmesizdir. Anılan yetki kuralı, kamu düzeninden olup, kesin yetki kuralıdır ve mahkemece resen dikkate alınması gerekir. İcra İflas Kanununun 50.maddesinde; icra dairelerinin yetkisi ve itirazları hususu düzenlenmiştir. Yasal düzenlemede; para veya teminat borcu için takip hususunda usul kanunundaki yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunacağı ifade edilmiştir. Kooperatif ve üyeleri arasındaki icra takiplerinde de kesin yetkinin kabul edilmesi kaçınılmazdır.
Davalı borçlunun ikametgahının .../.... olduğu, dosya içerisine alınan Ticaret Sicil Gazetesi suretinden anlaşılacağı üzere davacı kooperatifin adresinin "...." olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının .... icra dairesinin yetkili olmadığına dair itirazı usul ve yasaya uygundur. .... icra dairesinin yetkili olmadığı, kesin yetki kuralı gereği .... merkez icra dairelerinin kesin yetkili olduğu ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2024
Katip ...
✍ e-imzalı
Hakim ...
✍ e-imzalı