T.C. ............ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/141 Esas - 2025/520
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
............
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/141 Esas
KARAR NO : 2025/520
......x..........................x........
............x...........x..................x
...............................x...................x
..xx....xx.......................x...........x
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/12/2020
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
KR. YZL. TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.01.2018 tarihinde dava dışı sürücü ............’nin sevk ve idaresinde bulunan ........... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken yolun karşısına geçmeye çalışan müvekkiline çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacının da doğduğunu, müvekkilinin zararının tazmini için davalı sigorta şirketine 08.09.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, HMK 107/2 maddesi uyarınca başlangıçta belirtilen taleplerini artırım hakkı saklı kalmak üzere 100,00-TL kalıcı iş göremezlik bedeli, 100,00-TL geçici iş göremezlik bedeli, 100,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 300,00-TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ücreti) istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya ve davalı sigorta şirketine müracaat edilmiş olup işbu dava şartları yerine getirilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davaya konu kazada kusur durumu , zararın türü ve miktarı, zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, temerrüt tarihi ile faizin türü noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizden yapılan yargılama neticesinde 2020/690 Esas 2022/339 Karar 11/05/2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine ............ Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2022/1854 Esas, 2024/145 Karar 07/02/2024 tarihli kararı ile, "Bu durumda, maluliyet raporları arasında çelişki oluştuğu gözetilerek, mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan; kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre kaza nedeniyle davacıda hangi arızalar nedeniyle ve hangi oranda maluliyet oluştuğu ve maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, açık net, denetime elverişli ve dosyadaki maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte yeniden maluliyet raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ayrıca, davalı sigorta vekili, istinaf dilekçesi ekinde bilirkişi raporunda mahsup edilen 3.591,43 TL tutarına ek olarak 929,42 TL daha ödeme yapıldığına ilişkin dekont ibraz etmiş olup, yargılama sırasında ileri sürülmeyen belgelerin istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün değilse de borcu söndüren belge bu durumun istisnasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/7-2097 Esas - 2017/894 Karar sayılı ilamında da; "Kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır. Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla, yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle, temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceğinin kabulü de zorunludur." denilmiş, buna göre borcu söndüren bir belgenin varlığı halinde bu belgenin Yargıtay incelemesi aşamasında dahi ileri sürülmesi durumunda değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bu nedenle, belirtilen ödemeye ilişkin olarak da Mahkemece bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ............ Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı ............ Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." ilamı ile kaldırılmasına karar verilmekle işbu esasa kayıt olmuştur.
Bam kaldırma ilamından önce;...... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 16/10/2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda; davacı ...........'ün özür oranının %4 olduğu belirlenmiştir.
Bam kaldırma ilamından önce : Dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının maluliyet oranının tespiti amacı ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından rapor düzenlenilmesine karar verilmiş, mahkememize sunulan 02/06/2021 tarihli ATK raporunda; 31/01/2018 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin tüm vücut özür oranının %9 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı süresinin iki ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.
Bam kaldırma ilamından önce: Davaya konu kazaya karışanların kusurunun tespiti amacıyla alınan 19/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda; 4 yaşındaki mağdur yaya çocuğun (davacının) kusursuz olduğu, ancak korunup kollanmasından sorumlu olan davacı ebevyn ailesinin %70 oranında kusurlu olduğunu, davalı ............ Anonim Türk sigortalı ........... plakalı ... marka özel aracın dava dışı sürücüsü ............'nin ise dava konusu yaralanmalı trafik kazasının oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Bam kaldırma ilamından önce: 01/12/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 360.000,00-TL olduğu, poliçe teminatı kapsamında, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 11.05.2018 tarihinde 3.591,43-TL tazminat ödemesinde bulunulduğu, davalı sigorta şirketinin 11.05.2018 tarihinde temerrüdünün oluştuğu, davacı ...........’ün davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşılmakta olup, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada, davacının sürekli iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketince yapılan ödeme ile karşılanmadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 60.458,30-TL olduğu tespit edilmekle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacı açısından hesaplanan maddi tazminat tutarından tenzil edilmesiyle bakiye 55.716,53-TL karşılanmayan maddi zararının bulunduğu, bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının 1.217,70-TL olduğu, mülga BK 43.ve 44. , meri TBK 51. ve 52.maddeleri gereğince davacı açısından, belirlenen bakıcı giderine ilişkin maddi tazminattan hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı hususunun mahkemenin takdirine ait olduğu, rapor edilmiştir.
Bam kaldırma ilamından önce: 2022 yılı verilerine göre hesaplama yapılması amacıyla aktüer bilirkişiden ek rapor alınmış,, 24/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 360.000,00-TL olduğu, poliçe teminatı kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 11.05.2018 tarihinde 3.591,43-TL tazminat ödemesinde bulunulduğu, davalı sigorta şirketinin 11.05.2018 tarihinde temerrüdünün oluştuğu, davacı ...........’ün davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşılmakta olup, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada , davacının sürekli iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketince yapılan ödeme ile karşılanmadığı takdiri mahkemeye ait olmak üzere rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 87.603,00-TL olduğu tespit edilmekle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacı açısından hesaplanan maddi tazminat tutarından tenzil edilmesiyle bakiye 82.761,16-TL karşılanmayan maddi zararının bulunduğu, bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının 1.217,70-TL olduğu, mülga BK 43.ve 44., meri TBK 51. ve 52.maddeleri gereğince davacı açısından belirlenen bakıcı giderine ilişkin maddi tazminattan hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı hususunun mahkemenin takdirine ait olduğu rapor edilmiştir.
Bam kaldırma ilamından önce: Davacı vekilince mahkememize sunulan 29/03/2022 tarihli harçlandırılmış talep arttırım dilekçesi ile; kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi 82.761,16-TL, bakıcı gideri ise 1.217,70-TL olmak üzere arttırılmış ve bu miktarların tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Bam kaldırma ilamından sonra: ............ BAM 35. Hukuk Dairesi kaldırma kararında belirtildiği şekilde Adli Tıp Kurumu'ndan; kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre kaza nedeniyle davacıda hangi arızalar nedeniyle ve hangi oranda maluliyet oluştuğu ve maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, açık net, denetime elverişli ve dosyadaki maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte yeniden maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na yazılan müzekkere sonucu alınan 17/03/2025 tarihli ATK raporunda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %42 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği rapor edilmiştir.
Bam kaldırma ilamından sonra; dosya davalı sigorta şirketinin istinaf aşamasında sunduğu 09/11/2018 tarihinde yapılan 929,42-TL'lik ödemenin de usuli kazanılmış hak dikkate alınarak mahsubu ile hesaplama yapılması için istinaf kaldırma kararından önce rapor düzenleyen aktüer bilirkişisine tevdi edilmiş, alınan 08/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 360.000,00-TL sı olduğu, poliçe teminatı kapsamında, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 11.05.2018 tarihinde 3.591,43-TL ve 09.11.2018 tarihinde 929,42-TL tazminat ödemesinde bulunulduğu, davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşılmakta olup, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada , davacının sürekli iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketince yapılan ödeme ile karşılanmadığı, ancak takdiri mahkemeye ait olmak üzere ilk karara mesnet teşkil eden 24.03.2022 rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada; sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, 87.603,00-TL olduğu tespit edilmekle birlikte, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin, davacı açısından hesaplanan maddi tazminat tutarından tenzil edilmesiyle, bakiye 81.549,86-TL karşılanmayan maddi zararının bulunduğu, bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının 1.217,70-TL olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliler ve Bam kaldırma ilamı ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde; 31/01/2018 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ........... plakalı aracın dava dışı sürücü Hayrullah Yahşi'nin seyir halinde iken taşıt yolunun karşısına geçiş yapmak için taşıt yoluna çıkan kaza tarihinde 4 yaşındaki davacı ...........'e aracın sağ ön tarafından çarpması neticesinde oluşan kazada davacının yaralandığı, kazanın oluşumunda, davalı ............ Anonim Türk sigortalı ........... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ............'nin %30 oranında kusurlu olduğu, BAM kaldırma kararına uygun olarak alınan İstanbul ATK'nın 17/03/2025 tarihli raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının %42 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği anlaşılmıştır. Mahkememizin 11/05/2022 tarihli kararı yalnızca davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmekle davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan usulü kazanılmış hak dikkate alınarak düzenlenen 08/07/2025 tarihli hesap bilirkişisi ek raporunda yapılan hesaplama gereğince sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının bakiye 81.549,86-TL, bakıcı gideri nedeni ile oluşan maddi zararının 1.217,70-TL olduğu ve davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşılmakla geçici işgöremezlik zararı oluşmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kısmi ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş ve aracın ticari işlerde kullanılan bir araç olması nedeniyle avans faiz uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne;
-Geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine,
-1.217,70-TL bakıcı gideri tazminatı ve 81.549,86-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 82.767,56-TL maddi tazminatın 11/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 5.653,85-TL olduğundan, peşin alınan 340,50-TL'den (peşin harç + ıslah harcı) mahsubu ile bakiye 5.313,35-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.299,41-TL'sinin davalıdan, geri kalan 20,59-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.311,30-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 402,70-TL harç toplamı ve 8.429,14-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.831,84-TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 8.694,06 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan 137,78-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yatırılan 4.141,75-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 64,61-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, geri kalan 4.077,14-TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............ Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025