T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/150 Esas - 2025/14
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/150 Esas
KARAR NO : 2025/14
...
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 01/03/2024
...
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GR.KR.YZM.TARİHİ : 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı asiller dava dilekçesi ile özetle; 04/02/2024 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun ibrası, ibrasının alınacak bilirkişi raporundan sonrasına bırakılmasına ilişkin talebin reddi kararı, 2023 yılı gelir-gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin karar ve ortaklık aidatlarının belirlenmesine ilişkin kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, kooperatif yönetim kurulunun 2023 yılı Haziran ayından itibaren borcunun çok fazla arttığını beyan ederek üyelerden yaklaşık 600.000,00-TL ek aidat ve ücret talep ettiğini ve bu hususta 15/10/2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul yapıldığını, bu Genel Kuruldan önce davacılar ... ve ... Odasından uzman kişiler çağırarak inşaatta yerinde metraj ölçümü yaptırarak güncel inşaat maliyetleri ile de kooperatifin mevcut inşaat durumu dikkate alınarak objektif bir maliyet hesabı çıkarıldığını, bu rapora göre aidatların tamamen ödenmesi koşulu ile kooperatifin borcunun değil aksine alacağının olduğu belgelerle Genel Kurula sunulmuş olmakla birlikte genel kurulduaki itirazlar üzerine yönetim kurulunun ek aidat toplanması talebinin kabul edilmediğini, davacılardan... tarafından alınan söz konusu bilirkişi raporunun da sunulduğunu, 04/02/2024 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının yapıldığını, toplantıda Yönetim Kurulu çalışma raporu ve 2023 yılına ait Bilanço ve Gelir- Gider tablosu her üye için çoğaltılarak dağıtılmış olmasına rağmen Denetim Kurulu Raporu Yönetim Kurulu tarafından üyelere toplantı öncesi veya toplantı sırasında dağıtılmadığını, Denetim Kurulu raporunun Yönetim Kurulu İbrası için çok önemli olduğunu, 31/01/2024 tarihli denetim raporunda Yönetim Kurulunun ibra edilmesine ilişkin herhangi bir görüş bulunmamakta, tam tersine ibra hususunda karar alınmasının alınacak bilirkişi raporuna bağlandığının görüldüğünü, denetim kurulunun bu açık görüşüne rağmen Genel kurul tarafından Yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, genel kurul toplantısında denetim raporunun tam olarak okutulmadığını, rapor üzerindeki faturasız veriler tartışılmadığını ve Yönetim Kurulu izahat vermek yerine inşaatın bitirilmeyeceğine ilişkin baskılara başladığını, bu anlamda ibranın mutlaka yapılması baskısı altında oy çokluğu ile ibra işleminin gerçekleştiğinden Yönetim Kurulunun ibrası hukuka aykırı olduğunu, öte yandan Olağan Genel Kurul toplantısında... isimli kişi Yönetim kurulu ibrasının ertelenmesi maddesi görüşülmeye başlandığı sırada söz alarak yönetim kurulunun ibra edilebileceğini aynı zamanda bilirkişi raporunun da alınabileceğini buna bir engel bulunmadığını “Olağan Genel kurul toplantısında ibra kararı alınmadığı taktirde ibranın ancak 1 yıl sonra 2025 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında görüşülebileceği ve ancak o zaman ibra kararı alınabileceğini söylediğini, üyelerin bir kısmı bu hususun doğru olmadığını, ibranın alınacak bilirkişi raporundan sonra Olağanüstü Genel Kurul Toplantısından da görüşülebileceğini, bu kişinin resmi sıfatı nedeniyle yönetim kurulunun ibrası hususunda genel kurulu etkileyerek ibra kararı alınmasını sağladığını, halbuki bakanlık temsilcisi...'ün yönetim kurulunun ibra edilip edilmeyeceği ile ilgili herhangi bir görüş belirtmesinin kanunen mümkün olmadığını, 04/02/2024 Tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağında genel kurulda oy birliği ile denetim kurulu raporu kabul edilmiş olup bu suretle denetim kurulunun ibrası birliği ile sağlandığını, denetim kurulu raporunda belirtilen görüşe aykırı olarak yönetim kurulunun ibrası ile ilgili alınan kararın tamamen çelişkili ve tutarsız olduğunu, genel kurulda görüşmeler esnasında özel bilirkişi raporu alındıktan sonra ibra hususunun görüşülmesinin gündeme geldiğini, ancak yönetim kurulunun bilirkişi raporu alınmadan önce ibra edilmesi hususunda aşırı derecede ısrarcı davranması, görevi bırakmaları halinde inşaatın duracağı hususunda baskıda bulunmaları ve bakanlık temsilcisi de yönetimi destekleyici açıklamalarda bulunması ve bu şekilde genel kurulunun manipüle edilmesiyle oy çokluğu ile yönetim kurulu ibrası kararı alındığını, toplanan aidatlar ile yapılan işin ve inşaatın geldiği noktanın arasında fark olması nedeni ile Genel Kurul bilirkişi raporu alınmak suretiyle Yönetim Kurulunun denetlenmesine karar verdiğini, bu anlamda faaliyetlerin ne denetim raporunda ne de Genel Kurulun çokluğu nezdinde aklanmadığını, ibra edilme koşullarının sağlanmadığı da denetleme isteyen çoğunluğun kararı ile denetim raporundan sonra sabit olduğunu, buna göre yapılan teklif uzman raporunun alınması ve ibranın bu rapor sonrası görüşülmesi olduğunu, ancak bu teklifin kabul görmediğini ve Yönetim Kurulu üyelerinin inşaatı tamamen durdururuz beyanları ile Genel Kurulu baskı altına almaya başlayarak bu süreçte ibranın geri bırakılması talebinin baskı altında kalan üye oyları ile reddedildiğini, KK.'nun 50. maddesine göre yönetim kurulunun ibrası olan ortağın ve yönetim kurulu üyelerinin ve akrabalarının oy kullanmaması gerekirken kooperatif ile iş ilişkisi olan ... ve Yönetim kurulu başkanı ...'ın hem kendisi hem de ...temsilen oy kullandığını, bu oyların geçersiz olup yönetim kurulunun ibrasında değerlendirilemeyeceğini, ayrıca 04/02/2024 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu kendilerinin ibrasında diğer toplantıya gelmeyen ortakları temsilen oy kullanmalarının da hukuka aykırı olup bu kişilerden temsil yetkisi aldıklarına ilişkin imzalı belgenin de bulunmadığını, açıklanan bu sebeplerden dolayı genel kurul tutanağının 7. maddesinde belirtilen yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalini talep ettiklerini, anılan toplantıda yönetim kurulu tarafından 2023 yılı gelir- gider ve bilanço hesaplarının oy birliği ile kabul edildiği belirtilmiş ise de taraflarınca 2023 yılı gelir- gider ve bilanço hesaplarına muhalif kaldıkları halde bu hususun tutanağa bakanlık temsilcisi tarafından geçirilmediğini, bu konuya ilişkin eldeki verilere bakıldığında yapılan inşaatın toplanan aidat bedelleri ve şerefiye bedelleri dikkate alındığında yapılan inşaat ile ödenen bedeller arasında fark bulunduğunu, verilen işlerin sözleşmelerinin ya olmadığını ya da sözleşme bedellerinin üstünde ödeme yapıldığını, izah edilemeyen pek çok gider kaleminin bulunduğunu, gelirler kısmının incelenmesi gerektiğini, bu raporlara göre gelirlerin bilinmeyen sebeple eksik toplandığının ortada tahsil edilmeyen ciddi miktarda aidat geliri olması nedeninin ile açık olduğunu, giderler kısmının da incelemeye açık olduğunu, verilen işlerin sözleşmelerinin eksik olduğu gibi bazı giderlerin belgesinin mevcut olmadığını, gelir gider tablosunun da gerçeklerden uzak bir şekilde düzenlendiğini, dolayısıyla Tutanak madde 7 de belirtilen 2023 yılı gelir-gider ve bilanço hesaplarının kabul edildiğine ilişkin kararın iptalini talep ettiklerini, 2024 yılına ilişkin belirlenen bütçe ve aidatların kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bütçede öngörülen harcama kalemleriyle ilgili genel kurulu alınmış teklif, sözleşme, somut bilgi ve belge sunulmadığını, tamamen afaki soyut bir şekilde bütçenin oluşturulduğunu, genel kurulda yapılacak işler ve miktarlarının açıkça okunmadığını, hiçbir somut veriye dayanmayan bütçenin genel kurula sunulmuş oy çokluğu ile kabul edildiğini, aidatların bu soyut bütçe üzerinden oldukça yüksek rakamlarla belirlendiğini ve bu rakamın aylara bölünerek bütün kooperatif üyelerini bağlayıcı yüksek miktarlı aidatlar ve ek ödemeler belirlendiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesine göre dürüstlük kurallarına aykırı genel kurul kararlarının iptalinin gerektiğini, bu nedenle genel kurulda oy hakkı kullanılırken iyi niyet kurallarına uyulması gerektiğini, kooperatif ortaklarının aylık gelirinin çok fazla üstünde her ay 100.000,00 TL sabit aidat belirlendiğini, bunun yanı sıra şubat/2024 ayında ekstra 200.000,00 TL (şubat ayı için toplam 300.000,00-TL) mart ayında ekstra 150.000,00-TL (Mart ayı için toplam 250.000,00-TL), Mayıs ayında 120.000,00-TL (Mayıs ayı için toplam 220.000,00-TL) olmak üzere her ay ödenen 100.000,00 TL'nin üzerine bu ekstra aidatların da ödenmesine karar verildiğini, çoğunluğu kamu görevlisi ve ortalama gelire sahip olan kooperatif üyelerinin kamu da aldıkları maaşlar ve gelirleri gözetildiğinde bu aidatların kooperatif üyelerinin geliriyle orantılı olmadığının açık ve bariz şekilde görüldüğünü, yüklenicilerden doğrudan ev alan tüketicilerin bile bu kadar yüksek aranda kredi ödemediğini, kooperatif ortaklarının aşırı derecede aleyhine olacak şekilde ve ödeme dengesini tamamen bozacak şekilde öngörülmez şekilde aidatlar belirlenmesinin iyiniyet kuralları, hakkaniyet kuralları ve kooperatiflerin kurulma amaçlarına tamamen aykırı olduğunu beyan ederek; ... 04/02/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların açık bariz şekilde hukuka aykırı olup denetim kurulunun raporunun aksi yönünde ibra kararı alınmış olması, kooperatiflerin amacına aykırı olarak iyi niyet kurallarına aykırı şekilde çok fahiş oranda aidatlar belirlenmiş olması, denetim kurulu raporunun aksine ibra edilmiş olan yönetim kurulunun faaliyetlerine devam etmesi, alınan bu kararların uygulanması kooperatifin amaçlarına aykırı olarak telafisi imkansız güç zararlar doğuracağını, açıklanan nedenlerle 04/02/2024 tarihinde alınan bu kararların tedbiren durdurulmasına, yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin ve faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına, gerektiğinde kooperatifin yeni yönetim kurulu oluşturuluncaya ve bu amaçla genel kurulu toplantıya çağırmak üzere kayyım atanması,...Kooperatifinin 04/02/2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 7. maddesinde belirtilen yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7. maddesinde belirtilen yönetim kurulunun 2023 yılı gelir- gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin kararın, 2. maddede belirtilen ibranın görüşülmesinin alınacak bilirkişi raporu sonrasına bırakılmasına ilişkin gündemi maddesinin reddine ilişkin kararın, 8. maddede belirtilen 2024 yılı bütçesine göre belirlenmiş olan ilk dört ay için ortalama aylık 220.000,00-TL kalan diğer aylarda ise aylık 100.000,00-TL aidat belirlenmesine ilişkin kararın iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; huzurdaki dava ile dosyasının birleştirilmesini talep ettikleri mahkememizin ... Esas sayılı dosyasındaki davacılar şablon dilekçelerle; davacıların hukuki ve fiili mesnetten yoksun dava dilekçesindeki hiçbir iddiasına itibar edilemeyeceğini, davacıların kötü niyetli olduklarını, müvekkili kooperatifin ülkede çoğunlukla olduğu gibi sosyal konut üreten klasik bir kooperatif olmadığını ve 31 özel üyeden oluşan ... ilinin günümüzde en kıymetli yerleşim yerlerinden olan ...'nda villa şeklinde konut üreten bir kooperatif olduğunu, bahçeli villa şeklindeki konut üretimini ise yıllara yayarak yapmak üzere kurulmadığını, hızlıca bitirmek üzere faaliyette bulunduğunu, kooperatifin 13.11.2020 tarihinde kurulduğunu, 14.01.2021 tarihinde 31.962,39 metrekare, 31 adet villa şeklinde bahçeli konut üretimi için arsanın, inşaat/yapı ruhsatının ise 17.11.2021 tarihinde alındığını, 18.01.2022 tarihinde de kat irtifakı kurularak 31 adet bağımsız bölüm oluşturulmuş ve inşaata başlanıldığını, planlanan ve üyelerce kabul edilen inşaatın %80'lik kısmının 2022 ve 2023 yıllarında tamamlandığını, 2024 yılı sonunda üyelere ferdileşme sonucu teslim edilmesinin planlandığını, 2022 ve 2023 yıllarında planlandığı şekilde yüksek aidatlar toplanarak yüksek gelir grubunun kullanabileceği villa şeklinde bahçeli bir konut üretiminin yapıldığını, bölgedeki emsallerinin 25 milyon TL'den başlayan fiyatlarla satıldığını, bugüne kadar, tüm maliyetler dahil yaklaşık 3 milyon TL toplandığını, 1. sınıf işçilikle, 1. sınıf malzeme kullanılarak inşaatların yapıldığını, müvekkili kooperatifin yönetim kurulu emanet usulü yapmış olduğu inşaatın işlerini kısım kısım taşeronlara verdiğini, işlerin taşeronlara verilmesi aşamasında denetim kurulu üyeleri de sürece dahil edildiğini, tüm bu süreçlerden denetim kurulunun da bilgisinin olduğunu, şeffaf ve hesap verilebilir bir yönetim tarzının olduğunu, kooperatif aidatlarının elden alınmadığını, tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, bu şekildeki bir kooperatifin aidatlarını yüksek olması hayatın olağan akışına, eşyanın tabiatına ve olağan yaşam tecrübelerine uygun olduğunu, müvekkili kooperatif üyelerinin çoğunluğunun, aidatlarını düzenli olarak ödediğini, aidat ödemelerinde geciken üyelerin aidat borçlarına da eşitlik ilkesi gereğince faiz işletildiğini, kooperatif üyelerinden 3 tanesinin aidatlarını aksattığını, kooperatif üyelerinin bugüne kadar 3 milyon TL ödeme yaptığını ancak bu bu 3 üyenin her birinin yaklaşık 1 milyon TL ve üzeri borcunun bulunduğunu, geçmiş yıllarda bakiye aidat borcu bulunan üyelerin, gelecek yıllardaki aidatların düşük tutulmasını istediğini, müvekkili kooperatifin aidat borcunu ödemekte geciken üyelerin, inşaat maliyetlerine göre belirlenen aidat miktarlarını düşürmek amacıyla müvekkili kooperatif yönetimini usulsüzlük yapmakla suçlayarak kargaşa çıkarmaya çalıştıklarını, müvekkili kooperatif yönetim kurulu üyelerine bu şekilde iftira atan bu üyelerin, bilirkişiler marifetiyle birtakım tespitler yaptırmak istediğinde, tamamen şeffaf olan müvekkili kooperatif yönetim kurulu bu konuda bu üyelere her zaman yardımcı olarak tespitlerin yapılmasını sağladığını, alınan bir kısım genel kurul kararlarının iptalini isteyen davacı üyelerin borcu olan üyeler olduğunu, borçlarını ödeyemedikleri için aidatları düşük tutarak kooperatifi sürüncemede bırakmaya çalıştıklarını, kooperatif aidat miktarlarının, yönetim kurulu değil genel kurulca belirlendiğini, müvekkili kooperatifin 31 üyeli bir kooperatif olduğunu, 04.02.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurula 25 üyenin katıldığını, alınan kararların bir çoğunun oybirliği ile alındığını, yönetim kurulu üyelerinin, üyelerden 04.02.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurula katılmak için kendi adlarına vekalet almadıklarını, vekil olarak katılan kişilerin yönetim kurulu üyesi olmadıklarını ve yakınları adına da vekalet almadıklarını, 04.02.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurulun divan başkanlığına ... olan bir üyenin seçildiğini, davacıların müvekkili kooperatifin 2023 yılı gelir-gider bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin kararın iptalini talep ettiklerini, alınan bu karara davacıların bir muhalefet şerhinin olmadığını ve bu kararın oybirliğiyle alındığını, davacıların 04.02.2024 tarihli olağan genel kurula asıl olarak katıldıklarını, ancak olağan genel kurulda 7. maddede alınan 2023 yılı gelir-gider bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin karara muhalefet etmeyerek aksine kabul ettiklerini, bu sebeple bu kararın iptali için dava açamayacaklarını, gündeme ek olarak eklenen 2022-2023 yıllarına ait gelir gider bilançolarının alınacak bilirkişi raporu sonrasında yapılacak olağanüstü genel kurulda ibraya sunulması, 2024 yılına ait tahmini bütçenin de aynı usullerden onaya sunulmasına ilişkin ek gündem maddesinin beş kabul oyuna karşılık geri kalan hazirunca reddedilmesine ilişkin kararın da iptali davacılar tarafından istenildiğini, davacıların 04.02.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurulda 8. madde ile alınan aidatların belirlenmesine ilişkin kararın da iptalini talep ettiklerini, ancak bu karara da muhalefet şerhinin olmadığını ve bu kararın da iptali için dava açamayacağını, davacıların, yönetim kurulu faaliyet raporunun ibra edilmesine ilişkin karara muhalefet şerhi koyduklarını, bu kararın 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi gereğince iyiniyet esaslarına aykırı olduğundan bahisle iptalini talep ettiğini, yönetim kurulunun faaliyetlerinin bilançoya yansıdığını, davacıların bilançoyu kabul ettiklerini ve usulsüzlüğün olmadığını, kooperatif yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar hukuka aykırı olmadığını, müvekkili kooperatif yönetim kurulunun 2023 yılı gelir gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesi hukuka aykırı olmadığını, kooperatif yönetim kurulu tarafından 2024 yılına ilişkin belirlenen bütçe ve aidatların kabul edilmesi hukuka aykırı olmadığını, davacıların hukuki ve fiili mesnetten yoksun ihtiyati tedbir taleplerine itibar edilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini; mahkememizce müvekkili kooperatif lehine resen tespit edilecek diğer nedenlerle; davacıların hukuki ve fiili mesnetten yoksun dava dilekçesindeki iddialarına itibar edilmeyerek öncelikle tüm tedbir taleplerinin reddine, akabinde haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
TALEP : Davacı asil dava dilekçesi ile özetle; 04/02/2024 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun ibrası, ibranın alınacak bilirkişi raporundan sonrasına bırakılmasına ilişkin talebin reddi kararının, 2023 yılı gelir-gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin karar ve ortaklık aidatlarının belirlenmesine ilişkin kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, Kooperatif Yönetim Kurulunun 2023 yılı Haziran ayından itibaren kooperatifin borcunun çok fazla arttığını beyan ederek üyelerden yaklaşık 600.000-TL ek aidat ve ücret talep ettiğini ve bu hususta 15/10/2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurulun yapıldığını, bu Genel Kuruldan önce davacılar ... İnşaat Mühendisleri Odasından uzman kişiler çağırarak inşaatta yerinde metraj ölçümü yaptırdığını, ayrıca güncel inşaat maliyetleri ile de kooperatifin mevcut inşaat durumu dikkate alınarak objektif bir maliyet hesabının çıkarıldığını, bu rapora göre aidatların tamamen ödenmesi koşulu ile kooperatifin borcunun değil aksine alacağının olduğunun belgelerle Genel Kurula sunulduğunu, genel kuruldaki itirazlar üzerine yönetim kurulunun ek aidat toplanması talebinin kabul edilmediğini, 04 Şubat 2024 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı yapılmış toplantıda Yönetim Kurulu çalışma raporu ve 2023 yılına ait Bilanço ve Gelir- Gider tablosu her üye için çoğaltılarak dağıtılmış olmasına rağmen Denetim Kurulu Raporu Yönetim Kurulu tarafından üyelere toplantı öncesi veya toplantı sırasında dağıtılmadığını, Denetim Kurulu Raporunun, yönetim kurulu ibrası için çok önemli olduğunu, 31/01/2024 tarihli denetim raporunda Yönetim Kurulunun ibra edilmesine ilişkin herhangi bir görüş bulunmamakta, tam tersine ibra hususunda karar alınmasının alınacak bilirkişi raporuna bağlandığını, denetim kurulunun bu açık görüşüne rağmen Genel kurul tarafından yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, Genel kurul toplantısında denetim raporunun tam olarak okutulmadığını, rapor üzerindeki faturasız verilerin tartışılmadığını ve Yönetim Kurulunun izahat vermek yerine inşaatın bitirilmeyeceğine ilişkin baskılara başladığını, bu anlamda ibranın mutlaka yapılması baskısı altında oy çokluğu ile ibra işleminin gerçekleştiğinden Yönetim Kurulunun ibrasının hukuka aykırı olduğunu, öte yandan Olağan Genel Kurul toplantısında ... isimli kişinin Yönetim kurulu ibrasının ertelenmesi maddesi görüşülmeye başlandığı sırada söz alarak yönetim kurulunun ibra edilebileceğini aynı zamanda bilirkişi raporunun da alınabileceğinin buna bir engel bulunmadığını “Olağan Genel kurul toplantısında ibra kararı alınmadığı taktirde ibranın ancak 1 yıl sonra 2025 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında görüşülebileceği ve ancak o zaman ibra kararı alınabileceğini söylediğini, üyelerin bir kısmı bu hususun doğru olmadığını, ibranın alınacak bilirkişi raporundan sonra Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında da görüşülebileceğini, bakanlık temsilcisinin söylediği hususun kanuni dayanağı olmadığını dile getirdiğini, ancak bu kişinin resmi sıfatı nedeniyle yönetim kurulunun ibrası hususunda genel kurulu etkileyerek ibra kararı alınmasını sağladığını, bakanlık temsilcisi ...'ün yönetim kurulunun ibra edilip edilmeyeceği ile ilgili herhangi bir görüş belirtmesinin kanunen mümkün olmayıp yönetim kurulunun isteği doğrultusunda görüş bildirerek taraflı olduğunu göstertiğini, 04/02/2024 Tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağında genel kurulda oy birliği ile denetim kurulu raporunun kabul edilerek bu suretle denetim kurulunun ibrasının oy birliği ile sağlandığını, denetim kurulu raporunda belirtilen görüşe aykırı olarak yönetim kurulunun ibrası ile ilgili alınan kararın tamamen çelişkili ve tutarsız olduğunu, toplanan aidatlar ile yapılan işin ve inşaatın geldiği noktanın arasında fark olması nedeni ile Genel Kurul bilirkişi raporu alınmak suretiyle Yönetim Kurulunun denetlenmesine karar verdiğini, faaliyetlerin ne denetim raporunda ne de Genel Kurulun çokluğu nezdinde aklanmadığını, yönetim kurulunun ibrası görüşülürken kooperatif ile iş yapmış olan ortağın ve yönetim kurulu üyelerinin ve akrabalarının oy kullanmaması gerekirken kooperatif ile iş ilişkisi olan... ve Yönetim kurulu başkanı ...'ın oğlu ... hem kendisi hem de ...'ın eşi ...ı temsilen oy kullandığını, bu oyların geçersiz olduğunu ve yönetim kurulunun ibrasında değerlendirilemeyeceğini, ayrıca 04/02/2024 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu kendilerinin ibrasında diğer toplantıya gelmeyen ortakları temsilen oy kullanmaları da hukuka aykırı olup bu kişilerden temsil yetkisi aldıklarına ilişkin imzalı belgelerinin de bulunmadığını, açıklanan bu sebeplerden dolayı genel kurul tutanağının 7. Maddesinde belirtilen yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalini talep ettiklerini, anılan toplantıda yönetim kurulu tarafından 2023 yılı gelir- gider ve bilanço hesaplarının oy birliği ile kabul edildiği belirtilmiş ise de tarafımızca 2023 yılı gelir- gider ve bilanço hesaplarına muhalif kaldıkları halde bu hususu tutanağa bakanlık temsilcisi tarafından geçirilmediğini, bu konuya ilişkin eldeki verilere bakıldığında yapılan inşaatın toplanan aidat bedelleri ve şerefiye bedelleri dikkate alındığında yapılan inşaat ile ödenen bedeller arasında fark bulunduğunu, bu konuda gerek alınan bilirkişi raporu gerek denetim kurulu raporunun açık olduğunu, verilen işlerin sözleşmeleri ya yoktur, ya da sözleşme bedellerinin üstünde ödeme yapıldığını, gelirler ve giderler kısmının incelenmeye muhtaç olduğunu, dolayısıyla Tutanak madde 7'de belirtilen 2023 yılı gelir-gider ve bilanço hesaplarının kabul edildiğine ilişkin kararın iptalini talep ettiklerini, öte yandan 2024 yılına ilişkin belirlenen bütçede öngörülen harcama kalemleriyle ilgili genel kurula alınmış teklif, sözleşme, somut bilgi ve belge sunulmamış tamamen afaki soyut bir şekilde bütçe oluşturulmuş genel kurulda yapılacak işler ve miktarlarının açıkça okunmadığını, hiç bir somut veriye dayanmayan bütçenin genel kurula sunularak oy çokluğu ile kabul edildiğini, aidatların bu soyut bütçe üzerinden oldukça yüksek rakamlarla belirlendiğini ve bu rakam aylara bölünerek bütün kooperatif üyelerini bağlayıcı yüksek miktarlı aidatlar ve ek ödemelerin belirlendiğini, ayrıca genel kurul tutanağında bütçeye ilişkin bir açıklama yapılmayarak 2024 yılına ilişkin toplam bütçe miktarının gösterilmediğini, ancak üyeler için bağlayıcı olan aidatlar ve ek ödemelerin tek tek yazıldığını, Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesine göre dürüstlük kurallarına aykırı genel kurul kararlarının iptalinin gerektiğini, bu nedenle genel kurulda oy hakkı kullanılırken iyi niyet kurallarına uyulması gerektiğini, kooperatif ortaklarının aylık gelirinin çok fazla üstünde her ay 100.000,00 TL sabit aidat belirlendiğini, bunun yanı sıra Şubat/2024 ayında ekstra 200.000,00 TL, mart ayında ekstra 150.000,00 TL, Mayıs ayında 120.000,00 TL olmak üzere her ay ödenen 100.000,00 TL'nin üzerine bu ekstra aidatların da ödenmesine karar verildiğini, kooperatif ortaklarının aşırı derecede aleyhine olacak şekilde ve ödeme dengesini tamamen bozacak şekilde öngörülmez şekilde aidatlar belirlenmesinin iyiniyet kuralları, hakkaniyet kuralları ve kooperatiflerin kurulma amaçlarına tamamen aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin toplam 6 adet villa ortaklığı olduğunu ve Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın yönetim kurulu olarak huzur hakkı yerine geçmek üzere toplam 6 adet villanın aidatını ödemek istemediklerini bunun genel kurul tarafından kabul edilmesini istediğini, genel kurulda huzur hakları görüşülürken sunulduğunu ancak yönetim haricinde bu teklifi genel kurulun kabul etmediğini, kooperatif yönetim kurulu üyesi ...4/2/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların açık bariz şekilde hukuka aykırı olduğunu, denetim kurulunun raporunun aksi yönünde ibra kararı alındığını, kooperatiflerin amacına aykırı olarak iyi niyet kurallarına aykırı şekilde çok fahiş oranda aidatlar belirlenmesinin denetim kurulu raporunun aksine ibra edilmiş olan yönetim kurulunun faaliyetlerine devam etmesi, alınan bu kararların uygulanması kooperatifin amaçlarına aykırı olarak telafisi imkansız güç zararlar doğuracağını beyan ederek; ... 4/2/2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 7. maddesinde belirtilen yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, 7. maddesinde belirtilen yönetim kurulunun 2023 yılı gelir- gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin kararın, 2. maddede belirtilen ibranın görüşülmesinin alınacak bilirkişi raporu sonrasına bırakılmasına ilişkin gündem maddesinin reddine ilişkin kararın 4-8. maddede belirtilen 2024 yılı bütçesine göre belirlenmiş olan ilk dört ay için ortalama aylık 220.000 TL kalan diğer aylarda ise aylık 100.000 TL aidat belirlenmesine ilişkin kararın iptallerine karar verilmesini Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; huzurdaki dava ile dosyasının birleştirilmesini talep ettikleri mahkememizin ...Esas sayılı dosyasındaki davacılar şablon dilekçelerle; davacıların hukuki ve fiili mesnetten yoksun dava dilekçesindeki hiçbir iddiasına itibar edilemeyeceğini, davacıların kötü niyetli olduklarını, müvekkili kooperatifin ülkede çoğunlukla olduğu gibi sosyal konut üreten klasik bir kooperatif olmadığını ve 31 özel üyeden oluşan ... ilinin günümüzde en kıymetli yerleşim yerlerinden olan ...ı'nda villa şeklinde konut üreten bir kooperatif olduğunu, bahçeli villa şeklindeki konut üretimini ise yıllara yayarak yapmak üzere kurulmadığını, hızlıca bitirmek üzere faaliyette bulunduğunu, kooperatifin 13.11.2020 tarihinde kurulduğunu, 14.01.2021 tarihinde 31.962,39 metrekare, 31 adet villa şeklinde bahçeli konut üretimi için arsanın, inşaat/yapı ruhsatının ise 17.11.2021 tarihinde alındığını, 18.01.2022 tarihinde de kat irtifakı kurularak 31 adet bağımsız bölüm oluşturulduğunu ve inşaata başlanıldığını, planlanan ve üyelerce kabul edilen inşaatın %80'lik kısmının 2022 ve 2023 yıllarında tamamlandığını, 2024 yılı sonunda üyelere ferdileşme sonucu teslim edilmesinin planlandığını, 2022 ve 2023 yıllarında planlandığı şekilde yüksek aidatlar toplanarak yüksek gelir grubunun kullanabileceği villa şeklinde bahçeli bir konut üretiminin yapıldığını, bölgedeki emsallerinin 25 milyon TL'den başlayan fiyatlarla satıldığını, bugüne kadar, tüm maliyetler dahil yaklaşık 3 milyon TL toplandığını, 1. sınıf işçilikle, 1. sınıf malzeme kullanılarak inşaatların yapıldığını, müvekkili kooperatifin yönetim kurulu emanet usulü yapmış olduğu inşaatın işlerini kısım kısım taşeronlara verdiğini, işlerin taşeronlara verilmesi aşamasında denetim kurulu üyeleri de sürece dahil edildiğini, tüm bu süreçlerden denetim kurulunun da bilgisinin olduğunu, şeffaf ve hesap verilebilir bir yönetim tarzının olduğunu, kooperatif aidatlarının elden alınmadığını, tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, bu şekildeki bir kooperatifin aidatlarını yüksek olması hayatın olağan akışına, eşyanın tabiatına ve olağan yaşam tecrübelerine uygun olduğunu, müvekkili kooperatif üyelerinin çoğunluğunun, aidatlarını düzenli olarak ödediğini, aidat ödemelerinde geciken üyelerin aidat borçlarına da eşitlik ilkesi gereğince faiz işletildiğini, kooperatif üyelerinden 3 tanesinin aidatlarını aksattığını, kooperatif üyelerinin bugüne kadar 3 milyon TL ödeme yaptığını ancak bu bu 3 üyenin her birinin yaklaşık 1 milyon TL ve üzeri borcunun bulunduğunu, geçmiş yıllarda bakiye aidat borcu bulunan üyelerin, gelecek yıllardaki aidatların düşük tutulmasını istediğini, müvekkili kooperatifin aidat borcunu ödemekte geciken üyelerin, inşaat maliyetlerine göre belirlenen aidat miktarlarını düşürmek amacıyla müvekkili kooperatif yönetimini usulsüzlük yapmakla suçlayarak kargaşa çıkarmaya çalıştıklarını, müvekkili kooperatif yönetim kurulu üyelerine bu şekilde iftira atan bu üyelerin, bilirkişiler marifetiyle birtakım tespitler yaptırmak istediğinde, tamamen şeffaf olan müvekkili kooperatif yönetim kurulu bu konuda bu üyelere her zaman yardımcı olarak tespitlerin yapılmasını sağladığını, alınan bir kısım genel kurul kararlarının iptalini isteyen davacı üyelerin borcu olan üyeler olduğunu, borçlarını ödeyemedikleri için aidatları düşük tutarak kooperatifi sürüncemede bırakmaya çalıştıklarını, kooperatif aidat miktarlarının, yönetim kurulu değil genel kurulca belirlendiğini, müvekkili kooperatifin 31 üyeli bir kooperatif olduğunu, 04.02.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurula 25 üyenin katıldığını, alınan kararların bir çoğunun oybirliği ile alındığını, yönetim kurulu üyelerinin, üyelerden 04.02.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurula katılmak için kendi adlarına vekalet almadıklarını, vekil olarak katılan kişilerin yönetim kurulu üyesi olmadıklarını ve yakınları adına da vekalet almadıklarını, 04.02.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurulun divan başkanlığına ...olan bir üyenin seçildiğini, davacıların müvekkili kooperatifin 2023 yılı gelir-gider bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin kararın iptalini talep ettiklerini, alınan bu karara davacıların bir muhalefet şerhinin olmadığını ve bu kararın oybirliğiyle alındığını, davacıların 04.02.2024 tarihli olağan genel kurula asıl olarak katıldıklarını, ancak olağan genel kurulda 7. maddede alınan 2023 yılı gelir-gider bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin karara muhalefet etmeyerek aksine kabul ettiklerini, bu sebeple bu kararın iptali için dava açamayacaklarını, gündeme ek olarak eklenen 2022-2023 yıllarına ait gelir gider bilançolarının alınacak bilirkişi raporu sonrasında yapılacak olağanüstü genel kurulda ibraya sunulması, 2024 yılına ait tahmini bütçenin de aynı usullerden onaya sunulmasına ilişkin ek gündem maddesinin beş kabul oyuna karşılık geri kalan hazirunca reddedilmesine ilişkin kararın da iptali davacılar tarafından istenildiğini, davacıların 04.02.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurulda 8. madde ile alınan aidatların belirlenmesine ilişkin kararın da iptalini talep ettiklerini, ancak bu karara da muhalefet şerhinin olmadığını ve bu kararın da iptali için dava açamayacağını, davacıların, yönetim kurulu faaliyet raporunun ibra edilmesine ilişkin karara muhalefet şerhi koyduklarını, bu kararın 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi gereğince iyiniyet esaslarına aykırı olduğundan bahisle iptalini talep ettiğini, yönetim kurulunun faaliyetlerinin bilançoya yansıdığını, davacıların bilançoyu kabul ettiklerini ve usulsüzlüğün olmadığını, kooperatif yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar hukuka aykırı olmadığını, müvekkili kooperatif yönetim kurulunun 2023 yılı gelir gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesi hukuka aykırı olmadığını, kooperatif yönetim kurulu tarafından 2024 yılına ilişkin belirlenen bütçe ve aidatların kabul edilmesi hukuka aykırı olmadığını, davacıların hukuki ve fiili mesnetten yoksun ihtiyati tedbir taleplerine itibar edilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek; mahkememizce müvekkili kooperatif lehine resen tespit edilecek diğer nedenlerle; davacıların hukuki ve fiili mesnetten yoksun dava dilekçesindeki iddialarına itibar edilmeyerek öncelikle tüm tedbir taleplerinin reddine, akabinde haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... sicil numarasında kayıtlı olduğu kayıtlı olduğu Yönetim Kurulu Üyelerinin ..., ..., ... olduğu belirlenmiştir.
Davalı kooperafin 2023 yılına ilişkin 04/02/2024 tarihli genel kurul kurul toplantı tutanağı, 2024 yılı 30/06/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı dosyada mevcuttur.
Davalı kooperatifin defter ve kayıtları bilirkişi kurulu marifeti ile incelenmiştir.
Bilirkişiler mali müşavir .... ve nitelikli hesap bilirkişisi .... tarafından mahkememiz dosyasına sunulan 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 2024 yılı için alınan kararlar incelendiğinde planlanan işlerin altyapı ve çevre imalatının yansıra sosyal tesis, su deposu, villaların şap ve yerden ısıtılması, anten paratoner vb. karşılığı 41.850.000 TL olarak planlandığının görüldüğünü, Planlama ve yapılacak işler bakımından 2024 yılı için planlanan aidatların yapılacak islerle uyumlu olduğu, ancak üyelerin maddi gücü dikkate alınarak aidat planlanması ve buna bağlı daha iyi iş yapılmasının da mümkün olduğunu, asıl davanın 01.03.2024 tarihinde, birleşen davanın ise 05.03.2024 tarihinde açıldığı, davacıların iptale konu 04.02.2024 tarihli genel kurul gündeminin 7. maddesinde alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karara karşı muhalefet şerhlerini yazdırdıklarını, diğer kararlarda muhalefet şerhlerine rastlanmadığını, Gündemin 7. Maddesinde alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararı yönünden; yıl içinde düzenlenen belgeler bakımından kooperatifin yüklenici firmalara (35.863.101,30-TL – 35.198.464,12=) 664.637,18-TL tutarında borcunun bulunduğunu, bu rakama 2022 yılı devir meblağlarının ilave edildiğinde kooperatifin yüklenici firmalara (664.637,18-TL + 3.449.998,37-TL =) 4.114.635,55-TL'lik 2024 yılı sarkan bakiye borcunun bulunduğu, 2023 yılı yevmiye defteri - defter-i kebir 331 Ortaklara Borçlar Hesabındaki (devir hariç) ortaklardan tahsil edilen 38.030.275,52-TL'lik rakam ile mahsup fişleri kayıtlarında görülen toplam 7.369.413,89-TL arasını izah edici/açıklayıcı yevmiye defteri kayıtlarında/ mahsup fişlerinde herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı dikkate alındığında ibra kararının iptali gerekip gerekmeyeceği hususunda, yahut ibranın açık ibra niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, Gündemin 6. Maddesinde görüşülen ek gündemin 2. Maddesinde alınan karar yönünden; bu kararın iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının mahkemenin takdirinde olduğunu, Gündemin 8. Maddesinde alınan “2024 Şubat ayından itibaren bir sonraki genel kurula kadar aylık net hisse başına 100.000-TL aidat ile 2024 Şubat ayında 200.000-TL, Martta 150.000-TL, Mayısta 120.000 TL ara ödeme alınmasına ilişkin genel kurul kararı” yönünden ise; 2024 yılı için alınan kararlar incelendiğinde planlanan işlerin altyapı ve çevre imalatının yansıra sosyal tesis, su deposu, villaların şap ve yerden ısıtılması, anten paratoner vb karşılığı 41.850.000,00-TL olarak planlandığını, planlama ve yapılacak işler bakımından 2024 yılı için planlanan aidatlar yapılacak işlerle uyumlu görülmüş olmakla birlikte, burada kayıtlara göre öncelikle ortaklardan alacaklar tahsil edilip yapılacak bilirkişi incelemesine göre de muhtemel inşaat maliyetine ve sürecine ve ortakların ortalama mali gücüne göre aidat belirlenebileceğinin düşünülebileceğini ayrıca aidat belirlenirken üyelerinin mali gücünün dikkate alınmasının gerektiğini belirtmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar yönünden kooperafin genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali ile bu kararların tedbiren durdurulması, yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin ve faaliyetlerinin tedbiren durdurulması, gerektiğinde kooperatifin yeni yönetim kurulu oluşturuluncaya ve bu amaçla genel kurulu toplantıya çağırmak üzere kayyım atanması istemlerine yöneliktir.
Asıl davada talep edilen hususlarla aynı içerikte açılan ve Mahkememizin 01/04/2024 tarih, ... olan davanın TTK 448/2 maddesi gözetilerek her iki dosya arasında arasında hukuki, fiili bağlantı bulunması nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesinde hukuki yarar olduğu sonucuna varılmakla iş bu asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
TTK m. 450 gereğince genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade etmektedir. Davanın, niteliği gereği, esas kararın sonucu tüm ortakları ya da kooperatif üyelerini etkilemesi karşısında mahkememizin 27/06/2024 tarihli öninceleme duruşmasında HMK’nın 68. maddesi gereğince feri müdahil taleplerinin kabulü ile taleplerine göre asıl davaya ve/veya birleşen davaya duruşmalara davalı kooperatif yanında feri müdahil olarak yer almalarına karar verilmiştir.
Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve yükümlülük altına girerler. 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine göre ortaklar hak ve vecibelerde eşittirler. “Eşitlik” kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkı vardır. Kooperatif ortakları bakımından geçerli olan ve öğretide "açık kapı ilkesi" olarak kabul edilen ilke uyarınca ortaklık şartlarını taşıyan ve kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatife girmekte serbest olduğu gibi kooperatiften çıkarken de serbesttir. Açık kapı ilkesi kooperatiflere özgün bir nitelik katar ve onu diğer ticaret şirketlerinden ayırır, ancak bu kural mutlak olarak serbestlik anlamına da gelmemektedir. Zira açık kapı ilkesinin bir uzantısı olup onu tamamlar nitelikte olan "kooperatifin korunması ilkesi" gereğince ortağın kooperatiften çıkışı kooperatife zarar vermemelidir.
Kooperatifin korunması ve varlığını sürdürebilmesi için ana sözleşme ile birtakım koruyucu ve sınırlandırıcı hükümler getirilebilir, ancak ana sözleşmeye konulan sınırlandırıcı hükümler hiçbir şekilde ortağın kooperatiften çıkmasını önleyemez ve kooperatiften ayrılmayı da haksız olarak güçleştiremez. Kooperatiflerde ortaklık sıfatını kazanan herkesin, açık kapı ilkesi gereğince kooperatiften çıkma hakkı olduğu gibi ana sözleşmede açıkça belirtilmiş olan nedenlerle ortağın çıkarılmasına (ihracına) karar verilmesi de mümkündür. Yapı kooperatiflerinin amacı ortakların konut ihtiyaçlarını karşılamak olup, gerçek ve tüzel kişiler ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını sağlayıp korumak amacıyla kooperatiflere ortak olmaktadırlar. Kooperatifin kurulabilmesi için, ortakların menfaatlerini ortaya koydukları ve üzerinde anlaşmış oldukları, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarını gösteren ana sözleşmenin varlığı gereklidir. Kurucu ortaklar ana sözleşmeyi emredici hükümlere, ahlâk ve adaba, kamu düzenine ve iyiniyet kurallarına aykırı olmayacak şekilde sözleşme özgürlüğü kapsamında diledikleri gibi hazırlayabilirler. Ana sözleşmeye 1163 sayılı Kanun'a aykırı olmamak koşuluyla sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir....
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir. "...Bu madde (1163 sayılı Kanununun 53. maddesi) metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluluk aranmamaktadır. Kaldı ki, böyle bir şartın aranması hak arama özgürlüğünü zorlaştıracağında kuşku bulunmamaktadır..." Buna göre muhalefet şerhinin mutlaka gerekçeli olması şart olmayıp muhalefet iradesinin tutanaktan anlaşılması yeterlidir.
1163 sayılı Kanun ve ana sözleşmede, yönetim kurulu üyelerinin bu sorumluluklarının niteliği yönünden açık bir hüküm mevcut değilse de, Kanunun 98. maddesi, kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki (eTTK) anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağını düzenlediğinden, anonim şirketlerle ilgili hükümlere bakmak gerekmektedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesinin atfı ile anonim şirketlere ait uygulanması gereken TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.
HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir.
Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.
İddia ve talep, savunma, genel kurul toplantı tutanağı, kooperatif kayıtları ve defterleri, bilirkişi raporu, ...Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda dava, 04/02/2024 tarihinde davalı kooperatif olağan genel kurulu toplantısında gündemin 6. ek 2. maddesindeki ibranın görüşülmesinin alınacak bilirkişi raporu sonrasına bırakılmasına ilişkin gündem maddesinin reddine ilişkin kararın, gündemin 7. maddesindeki 2023 yılı gelir gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin karar ile yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın, gündemin 8. maddesindeki aidat ve ek aidatlara ilişkin kararların iptal istemi ile bu kararların tedbiren durdurulması, yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin ve faaliyetlerinin tedbiren durdurulması, gerektiğinde kooperatifin yeni yönetim kurulu oluşturuluncaya ve bu amaçla genel kurulu toplantıya çağırmak üzere kayyım atanması istemlerine yönelik olup asıl ve birleşen dava tarihlerine göre dava üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır
Davaya konu 04/02/2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağından, gündem maddelerini içeren genel kurula çağrının 31 ortağa 03/01/2024 tarihinde ... Şubesinden taahhütlü mektupla gönderildiği genel kurula çağrıda yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediği, ortaklar listesinde kayıtlı 31 ortaktan, 19 ortağın asaleten ve 6 ortağın vekaleten olmak üzere 25 ortağın katılımı ile toplantının yapılmış olduğu ve toplantı yeter sayısının sağlandığı, iptale konu kararların oyçokluğuyla alınması nedeniyle karar nisabında da yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediği, davacıların iptale konu 04/02/2024 tarihli genel kurul gündeminin 7. maddesinde alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin alınan karara muhalefet şerhlerini yazdırdıkları tutanağın ikinci sayfasına yazılmış olan bu muhalefet şerhi dışında iptali talep edilen gündemin 6. maddesindeki ek gündemin 2. maddesinde alınan karar ile gündemin 8. maddesinde alınan kararlarına altına ayrıca ve açık bir şekilde yazılmış olan muhalefet şerhlerine rastlanmadığı, yönetim kurulunun ibra kararı yönünden gündemin 7. maddesinde 2023 yılı yönetim kurulu faaliyetleri için oylama yapılarak 5 red oyuna karşılık geri kalan hazirunca kabul edildiği ve oy çokluğuyla yönetim kurulunun ibra edildiği, genel kurul asaleten ve vekaleten 25 kişi ile toplandığına ve 3 kişilik yönetim kurulu kendi ibrasında oy kullanamayacağından geriye kalan 22 oydan 12 kabul oyu ile yönetim kurulunun ibra edilmesinin mümkün olduğu, toplantının 5. maddesinde hakedişin yapılmadığının belirtildiği, 6. maddesinde bilirkişi raporu alınmasına oyçokluğuyla karar verildiği, ancak bilirkişi raporu alınmasından sonra ibranın görüşülmesi maddesinin ise genel kurulca reddedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizin 09/05/2024 tarihli duruşmasında ve ara kararında belirtilen gerekçede "genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, asıl davada ve birleşen davada yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin tedbiren durdurulmasına, kayyım atanmasına yönelik taleplerin davaların genel kurul kararının iptali davası olup iptal davasının niteliği ve davada uygulanan yargılama usulü gereği kayyım atanması ve yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin kaldırılmasının değerlendirilemeyeceği gibi davaya konu genel kurul kararından önce seçilmiş yönetim kurulu üyelerinin yetkilerini kaldırarak kayyım atanmasını gerektirecek ölçüde yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunmadığından tedbiren talep edilen yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin tedbiren durdurulması taleplerinin ve kayyım atanması taleplerinin reddine, asıl davada ve birleşen davada 04/02/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve 7. maddesinde belirtilen 2023 yılı gelir gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin kararına yönelik ihtiyati tedbir talebinin şirketin mali kayıtları ve defterlerinin incelenmesi ile belirlenmesi mümkün olduğu yürütmesinin durdurulmasını gerektirir ölçüde bir yaklaşık ispat bulunmadığından reddine, 8. maddesinde belirtilen 2024 yılı bütçesine göre belirlenmiş olan ilk 4 ay için belirlenmiş olan ayrıca kalan diğer aylarda aylık 100.000,00 TL aidat belirlenmesine ilişkin kararlara yönelik ihtiyati tedbir talebinin talebe konu Yapı Kooperatifinin 31 üyeden oluşan Lüks Villa yapımı için kurulmuş bir kooperatif olduğu, her bir üyeye 1.045 m2 arsa payı olmak üzere 170 m2 oturum alanı olan 2 katlı toplam 270 m2 villa yapımı ve tesliminin konu edildiği, kooperatifin bir önceki yıl yapmış olduğu genel kurul kararı ile aidatların 60.000,00-TL olarak belirlendiği, Ocak 2024 tarihi baz alındığından yılık enflasyonun %64,86 olduğu, ülke ekonomisindeki enflasyonist durum, inşaat maliyetlerinin yüksekliği, 2024 yılı içerisinde inşaatın bitirilip teslim edilmek istenilmesi, söz konusu genel kurul kararına 5 kişinin karşı oy kullanması ancak muhalefet şerhinin bulunmaması, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile aidatlara ilişkin söz konusu maddenin sebep ve nitelik yönünden birbirinden farklı olması, aidatlara ilişkin tedbir kararı verilmesi halinde taahhüt edilen sürede inşaatın bitirilememe durumunun ortaya çıkabilecek olması, bu durumda, ülke ekonomisindeki enflasyonist ortam gözetildiğinde tüm kooperatif üyelerinin zarara uğrama ihtimalinin olduğu dikkate alınarak ve tedbiri gerektirecek düzeyde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile reddine karar verildiği ve mahkememizce alınan red kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeni ile yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin tedbiren durdurulması ve kayyım atanması taleplerinin reddi kararları kesinleştiği gibi söz konusu 04/02/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündemin 7. maddesinde belirtilen 2023 yılı gelir gider ve bilanço hesaplarının kabul edilmesine ilişkin karar ile 8. maddesinde belirtilen 2024 yılı bütçesine göre belirlenmiş olan ilk 4 ay için belirlenmiş olan ayrıca kalan diğer aylarda aylık 100.000,00 TL aidat belirlenmesine ilişkin karara yönelik ayrı ayrı belirtilen gerekçelere nazaran istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeni ile söz konusu red kararlarının mahkememizin hüküm tarihinden önce kesinleştikleri anlaşılmıştır.
Muhtemel inşaat maliyetine ve sürecine, kooperatif ortak ya da üyelerinin ortalama mali gücüne göre aidat belirlenebileceği halde yargılamanın tahkikat aşamasında davacıların ya da davacıların ileri sürdükleri şekilde kooperatif üyelerinin mali gücünü aşan aidat ve ek aidatların miktarının tespitine yönelik davacılar ya da ortaklar ve üyeler tarafından delil sunulmaması, davacı tarafça üyelerin ekonomik durumunun tespitine yönelik mercilerin belirtilmemesi, banka hesaplarındaki maaş ve nakit tespiti, mal beyanları veya banka hesap numaraları ibraz edilmemesi ve bilirkişi kurulu ile mahkememiz incelemesine sunulmaması karşısında davacıların, davalı kooperatif üye ya da ortakların davaya konu olan ve genel kurulda belirlenen aidatları ve ek aidatları ödemeye mali güçlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 445 vd. maddeleri, HMK'nun 33. maddesi gereğince mevcut delil durumuna göre yapılan incelemede aidatların belirlenmesinde yokluk ve butlan hallerinin de sözkonusu olmadığı; kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiası ispat edilemediği gibi delillerin toplanması ile bilirkişi raporu ibraz edilmesinden ve tedbire ilişkin mahkememiz ara kararlarının istinaf incelemesinden sonra, karar aşaması ya da tahkikat aşamasının bitiminden hemen önce, kanun yoluna başvurulmadığı ve yeni delil ibraz edilmediği halde bu kez aynı içerikli tedbir taleplerin yargılamayı uzatabileceği anlaşılmakla bölge adliye mahkemesinin tespitleri ve gerekçesi, mevcut delil durumu olağan genel kurul toplantı tutanağı, bilirkişi kurulunun raporu karşısında söz konusu tedbir taleplerinin reddi gerekmiştir.
Mahkememizce yapılan 09/05/2024 tarihli duruşmada HMK'nun 394. maddesine göre, tedbir talebinin tutanağa dayanması dosyadaki mevcut delil, durum ve koşullara göre teminat alınmaksızın asıl davada ve birleşen davada 04.02.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan, tutanağın 2. sayfasında, 2 maddesinde belirtilen ibranın görüşülmesinin alınacak bilirkişi raporu sonrasına bırakılmasına ilişkin gündem maddesinin reddine ilişkin karar ile 7. maddesindeki yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararlar bakımından yapılan incelemede; bu maddelerin HMK'nın 389 ve TTK'nın 449 maddeleri gereğince yürütülmesinin dava sonuna kadar geri bırakılmasına dair kararların davalı kooperatif tarafından istinafı üzerine ... Karar sayılı kararında dava konusu genel kurulda 6. maddede, ilave edilmiş olan ek gündem maddesi uyarınca kooperatifçe yapılan imalatlarla ilgili olarak konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmasına ve bilirkişi kurulu seçilmesine karar verilmiş olup; 2. sayfasında 2. maddede alınan kararda, yönetim kurulunun ibrasının alınacak bilirkişi raporundan sonraya bırakılmasına ilişkin gündeme eklenen maddenin reddine karar verilmiş olduğu ve gündem maddesinin reddine dair bu kararın zaten yürütülmesi mümkün olan bir karar niteliğinde olmadığı bu maddede olumlu bir karar alınmadığı belirtildiğinden yürütülmesi mümkün dahi olmayan, açıkça muhalefet şerhi de bulunmadığı halde mübrez delillere göre HMK'nun 33. maddesi uyarınca yokluk, butlan hâlleri de tespit edilemeyen bu gündem maddesi ile ilgili yürütülmesinin geri bırakılması talebinin ve davanın da reddine karar vermek gerekmiştir.
... Karar sayılı kararında yönetim kurulunun ibrası ile ilgili kararın Kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının yargılama ile belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
6762 sayılı TTK'da ibra kararının daha sonraki bir genel kurul kararıyla kaldırılıp, kaldırılmayacağına ilişkin açık bir düzenleme olmamakla birlikte ...sayılı emsal kararında da belirtildiği gibi ibra kararı daha sonraki bir genel kurul kararı ile kaldırılamamaktadır. İbra kararı menfi borç ikrarı mahiyetinde olduğundan, bu haliyle yenilik doğurucu işlem olan ibra kararları yeni bir kararla geçmişe etkili sonuç doğuracak şekilde geri alınamazlar ve iptal edilemezler. İçtihaden kabul edilen bu ilke 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK 558/1'de "ibra kararı genel kurul kararıyla kaldırılamaz" şeklinde kanunlaşmıştır.
İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesinde düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği ... Karar sayılı kararı)
Öğretide genel kurul kararının iptali için dava açılmış ise mahkeme kararının kesinleşmesine kadar ortaklıkça, kararın kanuna uygun bir şekilde geri alınabileceği kabul edilmektedir. ...
İptal edilebilir karar dahi sakatlığı giderecek şekilde konusu ve anlamı aynı ve hukuken geçerli bir bir teyid kararı alındığında önceki sakat karar hakkında açılmış olan davanın dinlenilebilmesi için varsayılan hukuki yararın kural olarak geçmişe etkili bir şekilde ortadan kalktığı ve bu nedenle önceki iptal davasının reddi gerektiği belirtilmektedir. (...
İbra, açıkça genel kurulun bilgisine sunulan hususlarda sonuç doğurmakta olup, denetim kurulu raporunun okunduğu, hakedişin yapılmadığı ve üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen genel kurulca ibra kararı alındığı ve bu hususların genel kurul bilgisine sunulduğu halde davaya konu ortaklık genel kurulunda ibra kararı alınması nedeniyle ibra kararının geçerli olduğu, keza davanın görülmesi esnasında yapılan 30/06/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3. maddesinde, oylama neticesinde 04/02/2024 olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereği hazırlanan bilirkişi raporu neticesinde ibra kararı alındığı belirtilmekle ibra kararına yönelik taleplerin iş bu davada konusuz kaldığı anlaşılmakla ibra kararına yönelik tedbir talebinin ve davanın reddine karar vermek gerekmiş; TTK'nun 448/2. maddesi gereğince iptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamayacağı, birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davaların birleştirilerek görüleceği hükme bağlandığından asıl dava ve birleşen davada mecburi dava arkadaşlığı veya dava yığılması söz konusu olması nedeni ile asıl ve birleşen davalarda dava sayısı kadar değil HMK'nun 59. maddesi uyarınca tek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının asıl ve birleşen davalardaki tedbir taleplerinin reddine,
2- A) ASIL DAVADA;
Dava konusu olan, 04/02/2024 tarihli genel kurulda alınan maddelere yönelik iptal istemlerine ilişkin davanın REDDİNE,
B) BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ...KARAR SAYILI DOSYADA;
3-Dava konusu olan, 04/02/2024 tarihli genel kurulda alınan maddelere yönelik iptal istemlerine ilişkin davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 615,40-TL maktu harcın, peşin alınan 855,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 239,80-TL harcın talepleri halinde davacılara iadesine,
5-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin tüm davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
7- Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili Av. ...yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/01/2025
...