T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/377 Esas - 2025/385
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/377 Esas
KARAR NO : 2025/385
......
....
...
.............
Mahkememizde görülmekte olan Yönetim Kurulu Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DOSYA YÖNÜNDEN;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Metal tarafından 15/05/2023 tarihinde 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul yapıldığını ve 16/05/2023 tarihli ve 10832 sayılı TTSG ile tescil edildiğini, bahse konu 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/566 E. sayılı dosya ile genel kurulun külli olarak butlanı ve gündem maddelerinin tek tek iptali istendiğini, işbu dava, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/325 E. sayılı dosyası ile üst mahkeme incelemesini tamamlamasını beklendiğini, ancak belirtmek gerekir ki, Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/286 E. dosyasında bahse konu genel kurul çağrısının yapıldığı 2023/05 sayılı Yönetim Kurulu kararının müvekkili çağrılmaksızın alınması nedeniyle yoklukla batıl olduğuna dair karar verildiğini, butlanına ve gündem maddelerinin iptaline yönelik dava açılan 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu ... Metal tarafından yeniden aynı gündemlerle ve özellikle "Pay Devri Kısıtı" maddesi eklenerek 03/04/2024 tarihinde 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu adıyla tekrardan yapılarak Ticaret Sicil Müdürlüğünce usulüne aykırı olarak tescil edilerek 05/04/2024 tarihli ve 11059 sayılı TTSG'de yayımlandığını, işbu 03/04/2024 tarihinde 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu'nda alınan kararların iptali hakkında dava açma başta olmak üzere her türlü yasal haklarının saklı bulunduğunu, ...'nun, şirkette bulunan 12.250.000 adet hisseye karşılık 12.250.000,00 TL değerindeki toplam hissesinin, 125.000 adet hisseye karşılık 125.000,00 TL değerindeki hissesini, ...'na 18/12/2023 tarihli devir sözleşmesi ile pay senedini ciro ederek devretmesinin onaylandığını 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı Yönetim Kurulu Kararı batıl olup işbu kararın batıl olduğunun yönünde karar verilmesi gerektiğini, kararı alan yönetim kurulu üyelerinin usulüne uygun şekilde atandığını, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/566 E. sayılı dosyası ile 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurulu'nun külli olarak butlanı ve gündem maddelerinin iptalinin tek tek istendiğini, 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurulu'nda atanan üyeler usulüne uygun atanmadığını, davalı şirket bir aile şirketi olduğundan ve aile üyeleri hakkında Müvekkilinin bilgi sahibi olduğu ancak konuların hassasiyeti nedeniyle açıkça vurgulamak istemediğini; şirket yönetmeye muktedir olmayan toplumca kötü addedilen bazı alışkanlıklara sahip olduğu da tüm aile üyeleri tarafından da bilinen ... ve ...'nun yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine karar verildiğini, ... Metal'in mevcut yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ... yönetim kurulu üyeleri olarak seçildikleri 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurul tarihinde pay sahibi olmadıklarından yönetim kurulu üyeleri olarak seçilmeleri baştan itibaren batıl olup yönetim kurulu üyesi olarak seçilemeyecek kişilerle alınan yönetim kurulu kararları da buna bağlı olarak butlanla malul olduğunu, her ne kadar 17/04/2024 tarihli ve 11064 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilandan söz konusu Yönetim İç Yönergesi'nin 05/04/2024 tarihli ve 2024/3 sayılı ... Metal yönetim kurulu kararı ile iptaline karar verilmişse de baştan itibaren yönetim kurulu üyesi olarak seçilemeyecek kişilerin, bu üyelerin seçilme şartlarının belirlendiği Yönetim İç Yönergesinin iptal edilmesiyle bu üyelerin atanmasına karar verilen 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul kararını hukuken geçerli bir karar haline getiremeyeceğini, gerçekten de Yönetim Kurulu işlevini aşar nitelikte, 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurulu iptali davasında dile getirmiş olduğu usulsüz işlemlerini 03/04/2024 tarihli 2021/2022 Olağan Genel Kurulu'nda adeta usulüne uydurmak maksadıyla kötü niyetli olarak ve oy çokluğunu kullanarak haklı bir gerekçe olmadan, salt müvekkilini dışlamaya yönelik olarak almakta olduğunu, zaten usulüne uygun atanmamış Yönetim Kurulu üyelerinin almış oldukları her karar batıl olduğundan ancak bu dava özelinde Şirkete ait 2023/13 sayılı ve 26/09/2023 tarihli Yönetim Kurulu kararı batıl olduğundan işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, kararı alan yönetim kurulu üyelerinin usulüne uygun olarak atanmadığı gibi kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olarak hareket ettiğini, önce müvekkili şirketten uzaklaştırıldığını, maddi ve manevi hakları ihlal edildiğini ve şimdi de halihazırda toplamda Şirket’in sermayesinin %25’ine sahip azlık pay sahibi davacı müvekkili ...'nun Şirket nezdindeki paylarını devretmesine engel olmak maksadıyla usulsüz bir şekilde esas sözleşme tadili yapıldığını, mevcut durumda aile şirketinde taraflar arasındaki bağlar koptuğunu, müvekkili ...'nun paylarını devretmek istemesi halinde usulüne uygun atanmamış ve kendisine kötü niyet gösteren şirketten uzaklaştıran ve tüm maddi haklarını elinden alan Yönetim Kurulu üyelerinin onayına bırakıldığını, beyan ederek 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı Yönetim Kurulu Kararının, usulsüz atanan üyelerce alınmış olması nedeniyle yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı Yönetim Kurulu Kararının iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Açılan davanın hem usulü hem de esas dair sebeplerle reddi gerektiğini, Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar ve istemler davalı müvekkili tarafından dinlenebilir olmadığı gibi aşağıda açıklanacak sebeplerle de külliyen reddi gerektiğini, müvekkili Yönetim kurulu tarafından 17.05.2023 tarih ve 2023/11 sıra nosu ile alınan ve Ankara 59. Noterliğince 22.05.2023 tarih 14877 yevmiye nosu ile onaylanan şirket yönetim kurulu kararı ile davacının şirket bünyesindeki görevlerine son verildiğini, şirket tarafından yürüttüğü görev esnasında kendisine özgülenen tüm demirbaşları iadesi talep edildiğini ve şirket adına yürüttüğü elektronik ortam ve/veya fiziken kullandığı imza hak ve yetkileri aynı kararla iptal edildiğini, bu tarihten sonra davacı tarafından sürekli, iddia edilenin aksine "azınlık hukukunu" korumak adına değil şirketin ticari faaliyetini sekteye uğratmak ve zarara sokmak kastı ile birçok dava açıldığını ve derdest olduğunu, işbu dava ile de şirketi yönetim kurulunun 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı kararının iptalini isteyen davacının öncelikle bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, pay devreden ve devralan sıfatını haiz olmadığı karara karşı şirketin %25 oranında hisse sahibi olarak dava açma yetkisinin bulunmayacağı açık olduğundan davanın öncelikle "hukuki yarar yokluğundan" reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından, dava konusu yönetim kurulu kararına imza atan yönetim kurulu üyelerinin usulüne uygun atanmadığını, zira şirketin 20.03.2015 tarihlinde ilan edilen iç yönergesinde belirtilen kriterlere aykırı olarak 15.05.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul' da seçilen üyelerden ... ve ...' nun şirkette pay sahibi olmadığından bahisle yönetim kurulu üyesi de olamayacakları iddia edilmiş ise de Ticaret Sicil Gazetesi' nin 22.03.2013 tarih ve 8284 sayısında yayımlanan şirket ana sözleşmesinin tadiline ilişkin 16.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında; şirket ana sözleşmesi' nin 7. maddesinin tadili ile "(...) şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafından türk ticaret kanunu hükümleri dairesinde seçilecek en az 1 üyeden oluşacak bir yönetim kurulu tarafından yönetilir (...)" şeklinde tadil edilerek seçilecek yönetim kurulu üyelerinin pay sahipleri arasında seçilmesi şartı kaldırıldığını ve halen bu ana sözleşme tadili geçerli olduğunu, her ne kadar davacı tarafından Ticaret Sicil Gazetesi' nin 20.03.2015 tarih ve 8783 sayısında yayımlanan iç tüzükte "yönetim kurulu üyesinin pay sahipleri arasından seçilmesi gerektiği" hükmünün yer aldığı iddia edilmiş ise de şirket ana sözleşmesine aykırı iç tüzük hükmünün zaten geçerli kabul edilemeyeceğini, ana sözleşme tadil hakkının genel kurulda olduğu ve aksine bir düzenlemenin yönetim kurulu kararı ile alınamayacağıni dolayısıyla, ana sözleşmeye aykırı iç tüzük hükmünün zaten yok hükmünde kabul edileceğini, Kaldı ki şirket iç yönergesinin de 05.04.2024 tarih ve 2024/03 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile iptal edildiğini dava tarihinde, davacının dilekçesinde dayandığı bir iç tüzük dahi bulunmadığını, beyan ederek haksız ve kötü niyetli hukuka aykırı açılmış olan davanın esastan reddedilmesi talep etmiştir.
BİRLEŞEN ANKARA 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/378 E SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Metal tarafından 15/05/2023 tarihinde 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul yapıldığını ve 16/05/2023 tarihli ve 10832 sayılı TTSG ile tescil edildiğini, bahse konu 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/566 E. sayılı dosya ile genel kurulun külli olarak butlanı ve gündem maddelerinin tek tek iptali istendiğini, işbu dava, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/325 E. sayılı dosyası ile üst mahkeme incelemesini tamamlamasını beklendiğini, ancak belirtmek gerekir ki, Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/286 E. dosyasında bahse konu genel kurul çağrısının yapıldığı 2023/05 sayılı Yönetim Kurulu kararının müvekkili çağrılmaksızın alınması nedeniyle yoklukla batıl olduğuna dair karar verildiğini, butlanına ve gündem maddelerinin iptaline yönelik dava açılan 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu ... Metal tarafından yeniden aynı gündemlerle ve özellikle "Pay Devri Kısıtı" maddesi eklenerek 03/04/2024 tarihinde 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu adıyla tekrardan yapılarak Ticaret Sicil Müdürlüğünce usulüne aykırı olarak tescil edilerek 05/04/2024 tarihli ve 11059 sayılı TTSG'de yayımlandığını, işbu 03/04/2024 tarihinde 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu'nda alınan kararların iptali hakkında dava açma başta olmak üzere her türlü yasal haklarının saklı bulunduğunu, ...'nun, şirkette bulunan 12.250.000 adet hisseye karşılık 12.250.000,00 TL değerindeki toplam hissesinin, 125.000 adet hisseye karşılık 125.000,00 TL değerindeki hissesini, ...'na 18/12/2023 tarihli devir sözleşmesi ile pay senedini ciro ederek devretmesinin onaylandığını 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı Yönetim Kurulu Kararı batıl olup işbu kararın batıl olduğunun yönünde karar verilmesi gerektiğini, kararı alan yönetim kurulu üyeleri usulüne uygun şekilde atandığını, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/566 E. sayılı dosyası ile 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurulu'nun külli olarak butlanı ve gündem maddelerinin iptalinin tek tek istendiğini, 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurulu'nda atanan üyeler usulüne uygun atanmadığını, davalı şirket bir aile şirketi olduğundan ve aile üyeleri hakkında Müvekkilinin bilgi sahibi olduğu ancak konuların hassasiyeti nedeniyle açıkça vurgulamak istemediğini; şirket yönetmeye muktedir olmayan toplumca kötü addedilen bazı alışkanlıklara sahip olduğu da tüm aile üyeleri tarafından da bilinen ... ve ...'nun yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine karar verildiğini, ... Metal'in mevcut yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ... yönetim kurulu üyeleri olarak seçildikleri 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurul tarihinde pay sahibi olmadıklarından yönetim kurulu üyeleri olarak seçilmeleri baştan itibaren batıl olup yönetim kurulu üyesi olarak seçilemeyecek kişilerle alınan yönetim kurulu kararları da buna bağlı olarak butlanla malul olduğunu, her ne kadar 17/04/2024 tarihli ve 11064 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilandan söz konusu Yönetim İç Yönergesi'nin 05/04/2024 tarihli ve 2024/3 sayılı ... Metal yönetim kurulu kararı ile iptaline karar verilmişse de baştan itibaren yönetim kurulu üyesi olarak seçilemeyecek kişilerin, bu üyelerin seçilme şartlarının belirlendiği Yönetim İç Yönergesinin iptal edilmesiyle bu üyelerin atanmasına karar verilen 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul kararını hukuken geçerli bir karar haline getiremeyeceğini, gerçekten de Yönetim Kurulu işlevini aşar nitelikte, 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurulu iptali davasında dile getirmiş olduğu usulsüz işlemlerini 03/04/2024 tarihli 2021/2022 Olağan Genel Kurulu'nda adeta usulüne uydurmak maksadıyla kötü niyetli olarak ve oy çokluğunu kullanarak haklı bir gerekçe olmadan, salt müvekkilini dışlamaya yönelik olarak almakta olduğunu, zaten usulüne uygun atanmamış Yönetim Kurulu üyelerinin almış oldukları her karar batıl olduğundan ancak bu dava özelinde Şirkete ait 2023/14 sayılı ve 20/12/2023 tarihli Yönetim Kurulu kararı batıl olduğundan işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, kararı alan yönetim kurulu üyeleri usulüne uygun olarak atanmadığı gibi kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olarak hareket ettiğini, önce müvekkili şirketten uzaklaştırıldığını, maddi ve manevi hakları ihlal edildiğini ve şimdi de halihazırda toplamda Şirket’in sermayesinin %25’ine sahip azlık pay sahibi davacı müvekkili ...'nun Şirket nezdindeki paylarını devretmesine engel olmak maksadıyla usulsüz bir şekilde esas sözleşme tadili yapıldığını, mevcut durumda aile şirketinde taraflar arasındaki bağlar koptuğunu, müvekkili ...'nun paylarını devretmek istemesi halinde usulüne uygun atanmamış ve kendisine kötü niyet gösteren şirketten uzaklaştıran ve tüm maddi haklarını elinden alan Yönetim Kurulu üyelerinin onayına bırakıldığını, beyan ederek 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı Yönetim Kurulu Kararının, usulsüz atanan üyelerce alınmış olması nedeniyle yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı Yönetim Kurulu Kararının iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan davanın hem usulü hem de esas dair sebeplerle reddi gerektiğini, Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar ve istemler davalı müvekkili tarafından dinlenebilir olmadığı gibi aşağıda açıklanacak sebeplerle de külliyen reddi gerektiğini, müvekkili Yönetim kurulu tarafından 17.05.2023 tarih ve 2023/11 sıra nosu ile alınan ve Ankara 59. Noterliğince 22.05.2023 tarih 14877 yevmiye nosu ile onaylanan şirket yönetim kurulu kararı ile davacının şirket bünyesindeki görevlerine son verildiğini, şirket tarafından yürüttüğü görev esnasında kendisine özgülenen tüm demirbaşları iadesi talep edildiğini ve şirket adına yürüttüğü elektronik ortam ve/veya fiziken kullandığı imza hak ve yetkileri aynı kararla iptal edildiğini, bu tarihten sonra davacı tarafından sürekli, iddia edilenin aksine "azınlık hukukunu" korumak adına değil şirketin ticari faaliyetini sekteye uğratmak ve zarara sokmak kastı ile birçok dava açıldığını ve derdest olduğunu, işbu dava ile de şirketi yönetim kurulunun 20.12.2023 tarih ve 2023/14 sayılı kararının iptalini isteyen davacının öncelikle bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, pay devreden ve devralan sıfatını haiz olmadığı karara karşı şirketin %25 oranında hisse sahibi olarak dava açma yetkisinin bulunmayacağı açık olduğundan davanın öncelikle "hukuki yarar yokluğundan" reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından, dava konusu yönetim kurulu kararına imza atan yönetim kurulu üyelerinin usulüne uygun atanmadığını, zira şirketin 20.03.2015 tarihlinde ilan edilen iç yönergesinde belirtilen kriterlere aykırı olarak 15.05.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul' da seçilen üyelerden ... ve ...' nun şirkette pay sahibi olmadığından bahisle yönetim kurulu üyesi de olamayacakları iddia edilmiş ise de Ticaret Sicil Gazetesi' nin 22.03.2013 tarih ve 8284 sayısında yayımlanan şirket ana sözleşmesinin tadiline ilişkin 16.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında; şirket ana sözleşmesi' nin 7. maddesinin tadili ile "(...) şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafından türk ticaret kanunu hükümleri dairesinde seçilecek en az 1 üyeden oluşacak bir yönetim kurulu tarafından yönetilir (...)" şeklinde tadil edilerek seçilecek yönetim kurulu üyelerinin pay sahipleri arasında seçilmesi şartı kaldırıldığını ve halen bu ana sözleşme tadili geçerli olduğunu, her ne kadar davacı tarafından Ticaret Sicil Gazetesi' nin 20.03.2015 tarih ve 8783 sayısında yayımlanan iç tüzükte "yönetim kurulu üyesinin pay sahipleri arasından seçilmesi gerektiği" hükmünün yer aldığı iddia edilmiş ise de şirket ana sözleşmesine aykırı iç tüzük hükmünün zaten geçerli kabul edilemeyeceğini, ana sözleşme tadil hakkının genel kurulda olduğu ve aksine bir düzenlemenin yönetim kurulu kararı ile alınamayacağıni dolayısıyla, ana sözleşmeye aykırı iç tüzük hükmünün zaten yok hükmünde kabul edileceğini, kaldı ki şirket iç yönergesinin de 05.04.2024 tarih ve 2024/03 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile iptal edildiğini dava tarihinde, davacının dilekçesinde dayandığı bir iç tüzük dahi bulunmadığını, beyan ederek haksız ve kötü niyetli hukuka aykırı açılmış olan davanın esastan reddedilmesi talep etmiştir.
BİRLEŞEN ANKARA 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/379 E SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin demir-çelik sektöründe faaliyet göstermek üzere 1998 yılında Ankara’da bir aile şirketi olarak kurulduğunu, Davacı müvekkili ... Şirket’in kurucuları arasında yer alan ve halihazırda toplamda Şirket’in sermayesinin %25’ine sahip azlık pay sahibi olduğunu, 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurulu'nda yönetim kurulu üyeleri olarak 3 yıllığına ..., ..., ... ve ... seçildiğini, ... Metal tarafından 15/05/2023 tarihinde 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul yapılmış ve 16/05/2023 tarihli ve 10832 sayılı TTSG ile tescil edildiğini, Bahse konu 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/566 E. Sayılı dosya ile genel kurulun külli olarak butlanı ve gündem maddelerinin tek tek iptali istendiğini, işbu dava, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/325 E. sayılı dosyası ile üst mahkeme incelemesini tamamlamasını beklediğini, ancak belirtmek gerekir ki, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/286 E. dosyasında bahse konu genel kurul çağrısının yapıldığı 27/03/2023 tarihli ve 2023/05 sayılı Yönetim Kurulu kararının müvekkili çağrılmaksızın alınması nedeniyle yoklukla batıl olduğuna dair karar verildiğini, ... ve ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri 15/05/2023 tarihinde pay sahibi olmadıklarını, ... 18/03/2024 tarihli ve 11045 sayılı TTSG'de yayınlandığı üzere ... Metal Makina İnşaat ve Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de 15/03/2027 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olup münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığını, Diğer bir yönetim kurulu üyesi ... ise 05/04/2023 tarihli ve 10805 sayılı TTSG'de yayınlandığı üzere ... İnşaat Taahhüt Turizm Enerji ve Ticaret A.Ş'de 31/03/2026 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiş olduğunu müştereken temsil ve ilzama yetkilendiğini, tüm bu nedenlerle 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul ile yönetim kurulu üyesi olarak seçilemeyecek kişiler yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğinden bu tarihten itibaren bu kişilerin imzasıyla alınan tüm yönetim kurulu kararları batıl olup yok hükmünde olduğunu, butlanına ve gündem maddelerinin iptaline yönelik dava açılan 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu ... Metal tarafından yeniden aynı gündemlerle ve özellikle "Pay Devri Kısıtı" maddesi eklenerek 03/04/2024 tarihinde 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu adıyla tekrardan yapılarak Ticaret Sicil Müdürlüğünce usulüne aykırı olarak tescil edilerek 05/04/2024 tarihinde 11059 sayılı TTSG'de yayınlandığını işbu 03/04/2024 tarihinde 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu'nda alınan kararların butlanı/iptali hakkında dava açma ve her türlü yasal hakkı saklı bulunduğunu, aynı genel kurulun ikinci kez tescil ve ilanı usule ve yasaya aykırı olsa da müvekkilinin pay sahipliği haklarının kısıtlanmaması için 03/04/2024 tarihinde 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurulu'na katılım sağlanmış olduğunu ve hazır bulunanlar listesinde pay sahibi olarak ... ve ...'nun bulunduğunun, bahse konu iki pay devrinin onaylandığı 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı Yönetim Kurulu Kararı batıl olup işbu kararın batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinden ... Metal aleyhine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/377 E. sayılı ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/.378 E. sayılı dosyaları ile davalar açıldığını, söz konusu pay devirlerinin amacı tamamen yönetim kurulu üyesi olarak seçilemeyecek kişilerin usulsüz olarak atanmasının hukuka uygun hale getirilmesine dair taşınan umuttan ibaret olduğunu, ne var ki, müvekkilinin pay sahipliği haklarını kısıtlayan işlemler yapan bu yönetim kurulu üyelerinin seçimi baştan itibaren batıl olduğundan sonradan bu atamaların hukuka uygun hale getirilemeyeceğini, ... Metal yönetim kurulu üyelerinin bu çabası yeterli olmayıp yönetim kurulu üyeleri olan ...'nun ... Metal'de ve ...'nun ...'da yönetim kurulu üyeleri olmaları ve öncesinde genel kuruldan bu yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin bir onay almamaları sebebiyle yönetim kurulu üyeliklerini kaybettiklerinden zaten iptalini başka bir davaya konu edeceğimiz 03/04/2024 tarihli 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul kararıyla yeni yönetim kurulu üyeleri seçilene kadar alınmış tüm yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunu, kararı alan yönetim kurulu üyeleri usulüne uygun şekilde atandığını ve yönetim kurulu üyesi olma şartlarını taşımayan/ yönetim kurulu üyeliğini kaybetme şartlarına sahip olan kişiler olduğunu, davalı şirket bir aile şirketi olduğundan ve aile üyeleri hakkında Müvekkilinin bilgi sahibi olduğu ancak konuların hassasiyeti nedeniyle açıkça vurgulamak istemediği; şirket yönetmeye muktedir olmayan toplumca kötü addedilen bazı alışkanlıklara sahip olduğu da tüm aile üyeleri tarafından da bilinen ... ve ...'nun yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine karar verildiğini, ... Metal'in mevcut yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ... yönetim kurulu üyeleri olarak seçildikleri 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 Olağan Genel Kurul tarihinde pay sahibi olmadıklarından yönetim kurulu üyeleri olarak seçilmeleri baştan itibaren batıl olduğunu yönetim kurulu üyesi olarak seçilemeyecek kişilerle alınan yönetim kurulu kararları da buna bağlı olarak butlanla malul olduğunu, her ne kadar 17/04/2024 tarihli ve 11064 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilandan görüldüğü üzere, söz konusu Yönetim İç Yönergesi'nin 05/04/2024 tarihli ve 2024/3 sayılı yönetim kurulu kararı ile iptaline karar verilmişse de, baştan itibaren yönetim kurulu üyesi olarak seçilemeyecek kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin seçilme şartlarının belirlendiği Yönetim İç Yönergesinin iptal edilmesiyle bu üyelerin atanmasına 15/05/2023 tarihli 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul kararını hukuken geçerli bir karar haline getiremeyeceğini, kararı alan yönetim kurulu üyeleri usulüne uygun olarak atanmadığı gibi kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olarak hareket ettiğini, beyan ederek 20/03/2015 tarihli ve 8783 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 15/03/2015 tarihli Yönetim Kurulu İç Yönergesine aykırı olan ve usulsüz atanan üyelerce alınmış olması nedeniyle alınan 05/04/2024 tarihli ve 2024/03 sayılı usulsüz Yönetim Kurulu kararın yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise 05/04/2024 tarihli ve 2024/03 sayılı Yönetim Kurulu Kararının özellikle eşit işlem ilkesine aykırı ve kötü niyetli olduğunun açıkça ortada olması nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan davanın hem usulü hem de esas dair sebeplerle reddi gerektiğini, Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar ve istemler davalı müvekkili tarafından dinlenebilir olmadığı gibi aşağıda açıklanacak sebeplerle de külliyen reddi gerektiğini, müvekkili Yönetim kurulu tarafından 17.05.2023 tarih ve 2023/11 sıra nosu ile alınan ve Ankara 59. Noterliğince 22.05.2023 tarih 14877 yevmiye nosu ile onaylanan şirket yönetim kurulu kararı ile davacının şirket bünyesindeki görevlerine son verildiğini, şirket tarafından yürüttüğü görev esnasında kendisine özgülenen tüm demirbaşları iadesi talep edildiğini ve şirket adına yürüttüğü elektronik ortam ve/veya fiziken kullandığı imza hak ve yetkileri aynı kararla iptal edildiğini, bu tarihten sonra davacı tarafından sürekli, iddia edilenin aksine "azınlık hukukunu" korumak adına değil şirketin ticari faaliyetini sekteye uğratmak ve zarara sokmak kastı ile birçok dava açılmış ve derdest olduğunu, her ne kadar davacı tarafından Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2023/566 E. Sayılı dosyası "her ne kadar kanunda ve şirket iç yönetmeliğinde, yönetim kurulu üyesinin yönetim toplantısına çağrılması ile ilgili bir usul ve esas belirlenmemiş ise de " yönetim kuruluna davet usulüne dair hüküm kurulmuş ve fakat karar kesinleşmediğini, kaldı ki müvekkili şirket tarafından; söz konusu dava dayanağı yönetim kurulunda (asla kabul anlamına gelmemekle beraber) varsa usule dair eksiklikler tamamlanarak 03.04.2024 tarihinde şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin Genel Kurul yapılarak tescil ve ilan edildiğini, işbu dava ile de şirketi yönetim kurulunun 05.04.2024 tarih ve 2024/3 sayılı kararının iptalini isteyen davacının öncelikle bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gibi şirketin %25 oranında hisse sahibi olarak dava açma yetkisinin bulunmayacağını, kararın yetkili yönetim kurulu üyeleri tarafından alınarak ilanının hukuka uygun olduğu açık olduğundan davanın öncelikle "hukuki yarar yokluğundan" reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından, dava konusu yönetim kurulu kararına imza atan yönetim kurulu üyelerinin usulüne uygun atanmadığını, zira şirketin 20.03.2015 tarihlinde ilan edilen iç yönergesinde belirtilen kriterlere aykırı olarak 15.05.2023 tarihinde yapılan Genel Kurul' da seçilen üyelerden ... ve ...' nun şirkette pay sahibi olmadığından bahisle yönetim kurulu üyesi de olamayacakları iddia edilmiş ise de ticaret sicil gazetesi' nin 22.03.2013 tarih ve 8284 sayısında yayımlanan şirket ana sözleşmesinin tadiline ilişkin 16.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında; şirket ana sözleşmesi' nin 7. maddesinin tadili ile "(...) şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafından türk ticaret kanunu hükümleri dairesinde seçilecek en az 1 üyeden oluşacak bir yönetim kurulu tarafından yönetilir (...)" şeklinde tadil edilerek seçilecek yönetim kurulu üyelerinin pay sahipleri arasında seçilmesi şartı kaldırıldığını ve halen bu ana sözleşme tadili geçerli olduğunu, dolayısıyla, ana sözleşmeye aykırı iç tüzük hükmünün zaten yok hükmünde kabul edileceğini, Kaldı ki şirket iç yönergesinin de 05.04.2024 tarih ve 2024/03 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile iptal edildiğini dava tarihinde, davacının dilekçesinde dayandığı bir iç tüzük dahi bulunmadığını, beyan ederek haksız ve kötü niyetli hukuka aykırı açılmış olan davanın esastan reddedilmesi talep etmiştir.,
DELİLLER:
Mahkememiz dosyasında mevcut Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazılarının incelenmesinde; davalı şirketin 14-07-1998 tarihinde kurulmuş olup, 03/04/2024 tarihli genel kurula göre 3 yıl süre ile ... (TC-........) ... (T.C. 1.................2) ve ... (Т.С.11................) yönetim kurulu üyeliklerine seçildikleri, buna göre, ... münferiden, ... ve ... ise müştereken temsile yetkili oldukları anlaşılmıştır.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/286 esas, 2023/796 karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirketin, aynı genel kurul için çağrı kararının alındığı 2023/05 sayılı Yönetim Kurulu kararının müvekkili çağrılmaksızın alınması istemiyle davanın ikame edildiği, Mahkemece 19/12/2023 tarihinde davacının davasının Kabulü ile; ... Metal San. Ve Tic. A.Ş.'nin 27/03/2023 tarihli ve 2023/05 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun tespitine karar verildiği görülmüştür.. 27.03.2023 tarih ve 2023/05 sayılı yönetim kurulu kararı incelendiğinde; Şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurulunun, Yeni Yönetim kurulu üyelerinin seçimini de içeren gündemle, 12.04.2022 tarihinde toplantıya davet için karar alındığı, kararda yönetim kurulu başkanı ... ve Yönetim Kurulu Başkan vekili olarak ... tarafından imza edildiği görülmüştür.
Davalı şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/06/2024, 18/09/2024, 20/09/2024 tarihli cevabi yazılarından; davalı ... Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 140746 sicil nosunda kayıtlı olduğu, ortakların ..., ... ve ... olduğu, 23.01.2023 tarih Genel Kurul kararı ve aynı tarihli 2023/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile şirketin yönetim kurulu üyesi olarak, bu üç ortağın müştereken temsil yetkisi ile seçildiği ve ...'nun müdürler kurulu başkanı olarak yetkilendirildiği, davalı şirketin Ticaret Sicil Gazetesinin 20.03.2015 tarihi ve 8783 sayısında yayımlanan Yönetim İç Yönergesine 20. maddesinde; yönetim kurulu toplantılarının yönetim kurulu başkanı çağrısı üzerine üye tam sayısının çoğunluğu yani toplantının 3/2 nisabı ile toplanır ve katılanların çoğunluğunu ile karar alınacağının belirtildiği, ancak çağrının ne şekilde yapılacağı yönünde bir açıklamanın yer almadığı, şirketin 16.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile şirket ana sözleşmesinin 7. maddesinin "şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümleri dairesinde seçilecek en az bir üyeden oluşacak bir yönetim kurulu tarafından yürütülür” şeklinde değiştirildiği ve değişikliğin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 22.03.2013 tarih ve 8284 sayısında ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tanığı ... 19/12/2024 tarihli celsede; “yönetim kurulu üyesi olan ...'nun, yakın arkadaşı U...............ntaş'a aralarında bir ticari ilişki olmamasına rağmen şirket hesabından sürekli para aktarımı yaptığı, kardeşinin bunu tespit ve itiraz etmesi üzerine ...’nun kendilerine düşmanlık içine girdiği, ...’nun kendilerine karşı fiziki saldırıda bulunduğu, kardeşini Kasım 2024'te yönetim kuruluna davet ettiklerini, ..n, ..., ..........ai ve ...’nun kendilerini ölümle tehdit ettiğini, 03/04/2024 tarihli genel kurula kardeşimi çağırdıklarını ve onunda katıldığını biliyorum, (davacı vekili; ... ve ...'nun pay sahibi olup olmadığına dair bir bilgisi var mıdır) çok küçük bir meblağ olarak ... ... ve ...'na çok küçük bir hisse vermiş, maksadı genel kurulda kendisini ibra ettirmek olduğunu düşünüyorum, (davalı vekili; şirkete dair 2013 yılında şirketin yönetim kuruluna kimler davet edilir, sözleşmedeki düzenlemeden tanığın bilgisi var mı sorusu üzerine) benim bir bilgim yoktur, şirketin gizli bilgisi olduğu için benim bilgimin olmasının da bir anlamı yoktur, ben yaşanan süreç hakkında bilgi verdim, elimde de bir metin olmasına gerek yoktur” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 19/12/2024 tarihli celsede; “benim şirketle resmi bir ortaklığım yoktur, yani herhangi bir ticaret sicil müdürlüğünde şirket ortaklığında payım ya da payla ilgili kayıt bulunmamaktadır aile şirketi olduğu için gayrı resmi ortaklığımız vardır, ........... ayrıca benim oğlum olmaktadır, ben tanıklık yapmak istiyorum, davalı şirketin genel kuruldaki alınan kararını 2.kez yayınlamışlar, bir iki değişiklik yapmışlar, bunu öğrenince Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gittim, bankodaki memur başvuruyu hatırladı, biz bunu zaten reddetmiştik dedi, daha sonra ilgili kişiler gelerek Müdür ...... Beyle görüştüler ve biz bunu yayınladık, dediler ve beni müdürle görüştürdüler, müdür beye daha önceden yayınlandığını ve tekrar yayınlanmasının kanuna aykırı olduğunu, sonradan yayınlananı kaldırın, dedim, müdür beyde bunu yanlışlıkla yayınladığını kabul etti ancak mahkeme kararı olmadan kaldıramayacağını söyledi, sonra bu dava açılmak zorunda kaldı, işin özü budur, tanıklık ücreti talep etmiyorum, (davacı vekili: ....... ve ... şirkette pay sahibi miydi, yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olma şartı bulunuyor muydu sorusu üzerine) ...'nun yönetim kurulu üyeliği yoktu, bize karşı kullanmak üzere bu süreci bilinçli şekilde yaptılar, kötü alışkanlıkları olması sebebiyle...'in yönetim kurulu üyesi olması da imkansızdır” şeklinde beyanda bulunmuştur.
03.04.2024 tarihli 2021 ve 2022 yılı Olağan Genel Kurul Hazirun Cetveline göre, pay sahiplerinden ...’nun şirkette bulunan 12.500.000 adet "hisseye karşılık 12.500.000,00 TL değerindeki toplam hissesinin; 250.000 adet hisseye karşılık 250.000,00 TL değerindeki hissesini, ...'na 26/09/2023 tarihli devir sözleşmesi ile pay senetlerini ciro ederek devrettiği ve ilgili devre ilişkin olarak 26.09.2023 tarihli ve 2023/13 sayılı Yönetim Kurulu Kararı alındığı, 02.10.2023 tarihinde Ankara 57. Noterliği tarafından ilgili Yönetim Kurulu Kararı'nın onaylandığı, 125.000 adet hisseye karşılık 125.000,00 TL değerindeki hissesini, ...'na 18.12.2023 tarihli devir sözleşmesi ile pay senetlerini ciro ederek devrettiği ve 20.12.2023 tarihli ve 2023/14 sayılı Yönetim Kurulu Kararı alındığını, 22.12.2023 tarihinde Noter tarafından ilgili Yönetim Kurulu Kararı'nın onaylandığı anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin 26.09.2023 tarihli ve 2023/13 sayılı Yönetim Kurulu Kararında, "...'nun şirkette bulunan 12.500.000 adet hisseye karşılık 12.500.000,00 TL değerindeki toplam hissesinin, 250.000 adet hisseye karşılık 250.000,00 TL değerindeki hissesini ...'na 26/09/2023 tarihli devir sözleşmesi ile pay senedini ciro ederek devretmiştir." şeklinde karar alındığı, Kararı üye olarak..., Recai ve ... imzaladığı, karar noterliğin 2 Ekim 2023 tarih ve 25872 yevmiye no ile onaylandığı, Ortaklar Pay defterine 26.09.2023 tarihinde yapılan kayıtla ..., ...’ndan devraldığı 250.000 adet hisse karşılığı 250.000 TL bedelle şirketin pay sahibi olduğu, kararın noterliğin 2 Ekim 2023 tarih ve 25873 yevmiye no ile onaylandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce Mali Müşavir S.................ak, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Prof. Dr. ... ve Metalürji ve Malzeme Mühendisi ..............rker'den oluşan bilirkişi kurulundan alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede; defterlerin bilanço esasına göre defter tutulduğu, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerini e-defter yazılım sistemi/programı üzerinden oluşturduğu, GİB onay bilgeleri ile e-defter beratlarının mevcut olduğu, muhasebe kayıtlarını da sisteme kayıtlamış olduğu, ayrıca da yönetim kurulu karar defteri, genel kurul müzakere ve karar defteri ve pay defterlerinin noter tasdiklerinin mevcut olduğu, davalı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurulu 15.05.2023 tarihinde yapılmış ve ticaret siciline tescil edilerek 16.05.2023 tarih ve 10832 sayılı TTSG ile ilan edildiği, söz konusu Genel Kurul kararları aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/566 esas sayılı dosya ile genel kurulun külli olarak butlanı ve gündem maddelerinin tek tek iptalinin istendiği, davalı şirketin bilanço esasına göre defter tuttuğu ve ticari defter ve kayıtlarını e-defter yazılım sistemi/programı üzerinden oluşturduğu, Davalı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında e-defter beratlarının oluşturulduğu, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği ve kayıtların defterler arasında birbirini doğruladığı, HMK madde 222’ye göre davacı lehine delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğu, asıl dava olan 2024/377 E. bakımından, davalı şirket yönetim kurulunun 26.09.2023 tarih ve 2023/13 sayılı olup, ...’ndan ...’na yapılan pay devrine onay verilmesine ilişkin kararın, Birleşen 2024/378 E. bakımından, davalı şirket yönetim kurulunun 20.12.2023 tarih ve 2023/14 sayılı olup, ...’ndan ...’na yapılan pay devrine onay verilmesine ilişkin kararın Birleşen 2024/379 E. bakımından, davalı şirket yönetim kurulunun 05.04.2024 tarih ve 2024/03 sayılı olup, 20.03.2015 tarih ve 8783 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek yayımlanan ... Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Yönetim iç yönergesinin iptaline ilişkin kararın maluliyet şartlarını taşıdığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl davada 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı birleşen davalarda 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı ve 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı yönetim kurulu kararlarının yönergeye, esas sözleşmeye, kanuna ve hukuka uygun olup olmadığı yokluğunun tespitinin ya da iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK’nın “Görev dağılımı” başlıklı 366. maddesinde “Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı zamanlarda ona vekâlet etmek üzere, en az bir başkan vekili seçer. Esas sözleşmede, başkanın ve başkan vekilinin veya bunlardan birinin, genel kurul tarafından seçilmesi öngörülebilir. Yönetim kurulu, işlerin gidişini izlemek, kendisine sunulacak konularda rapor hazırlamak, kararlarını uygulatmak veya iç denetim amacıyla içlerinde yönetim kurulu üyelerinin de bulunabileceği komiteler ve komisyonlar kurabilir.”
Aynı Kanun’nun “Yönetimin devri” başlıklı 367. maddesinde ise, “Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç yönerge hakkında, yazılı olarak bilgilendirir. Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.”,
370. maddesinde ''Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır.'',
390/1 madde ve fıkrasında da ''Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır.'',
391. maddesinde de ''Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; Eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar batıldır.'' hükümleri düzenlenmiştir.
Yönetim Kurulu, anonim şirketin zorunlu organıdır. Kanunda belirtilen toplantı ve karar usulü aynı zamanda anonim şirketin temel yapısının da bir öğesi konumundadır. Yönetim kurulu toplantısının söz konusu ilkelere uygunluğu her şeyden önce kendi işleyişi açısından mevcut olmalıdır. Örneğin davacı YK üyesinin haberi olmaksızın diğer üyelerin bir araya gelerek aldıkları karar aynı zamanda eşit işlem ilkesine de aykırıdır. Eşitlik ilkesine aykırı yönetim kurulu kararları da batıldır. Kendi içinde bu ilkelere uygun çalışmayan bir anonim şirkette pay sahipliği haklarının korunması ve şirketin olağan işlevini yerine getirmesi beklenemez.
TTK'da yönetim kurulunun toplantıya çağrılma usulü hakkında özel bir düzenleme mevcut değildir. Olağanüstü durumlarda, her üyenin başkan veya vekilini yazılı olarak müracaat ederek yönetim kurulunun toplantıya çağrılmasını isteyebileceği öngörülmüştür. Toplantıya davet usulü kanunda düzenlenmediği için çağrının belirli şekilde yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Önemli olan tüm üyelerin toplantıdan haberdar edilmiş olmasıdır. Yönetim kurulu üyelerinin toplatıya davet edilmesi zorunlu olmak ile birlikte, bu davetin ne şekilde yapıldığının önemi yoktur. Davetin yapıldığının herhangi bir şekilde ispatlanması mümkündür. Davetin toplantıdan makul bir süre içerisinde toplantı gündemini içerecek şekilde yapılması gerekir. Çağrının usulsüz yapılması sebebiyle bazı yönetim kurulu üyelerinin katılmadığı toplantılarda alınan kararlar yok hükmündedir. TTK'da toplantı yapılmaksızın karar alma imkanı tanınmış ise de bu şekilde karar alınabilmesi için önerinin bütün üyelere yapılmış olması şart kılınmıştır. Böylece yönetim kurulunda alınan kararlardan bütün üyeler haberdar olacaklar, yeteri kadar kabul oyununun sağlanmasıyla karar alınmış olacaktır. Aksi takdirde kararlar yokluk veya butlanla sakatlanacaktır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 17/11/2015 tarih, 2014/17476 E., 2015/12128 K.sayılı ilamı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/06/2015 tarih, 2015/3013 E., 2015/8295 K.s ayılı ilamı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2017 tarih, 2015/14750 E., 2017/2344 K.sayılı ilamı)
Şirketin 20 Mart 2015 tarih ve 8783 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen Yönetim İç Yönergesinin toplantıların yapılmasına ilişkin 20. madde hükmü şu şekildedir: “Yönetim Kurulu toplantıları özel ve genel mevzuat kapsamında,
"1- Yönetim Kurulu Başkanın çağrısı üzerine üye tam sayısının çoğunluğu yani toplantı (3/2) nisabı ile toplanır
2- Kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin karar yeter sayısı çoğunluğu ile alırlar.
3- Yönetim Kurulu üyelerinden birinin veya birkaçının yazılı çağrısı ve başkanın onayı üzerine kurul on gün içerisinde toplanır.
4- Başkanın toplantıya davet etmekten kaçınması veya şahsını ilgilendiren bir konunun olması halinde başkan vekili aynı sürede toplantıya çağırır. Bu toplantılarda da İç Yönergenin 21/1-2 maddelerindeki nisap ile karar alınır.
5- Her Yönetim Kurulu Üyesi, Başkandan, Yönetim Kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir.
6- İç Yönergenin 21/1-2-3 maddeleri Yönetim Kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır.
7- Yönetim Kurulu üyeleri birbirlerini temsilen oy veremeyecekleri gibi, toplantılara vekil ve vekâlet aracılığıyla da katılamazlar, oy kullanamazlar.
8- Oylar eşit olduğu takdirde o konu gelecek toplantıya bırakılır. İkinci toplantıda da eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılır.
9- Yönetim Kurulu Üyelerinden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, Yönetim Kurulu kararlan, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir.
9- Aynı önerinin tüm Yönetim Kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır.
10- Onayların aynı kâğıtta bulunması şart değildir, ancak onay imzalarının bulunduğu kâğıtların tümünün Yönetim Kurulu karar deflerine yapıştırılması veya ilgili klasörde karar ekinde saklanması gerekir.
11- Veya/kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın geçerliliği için sağlanılabilir.
12- Kararların geçerliliği yazılıp imza edilmiş olmalarına bağlıdır,
13- Yönetim Kurulu usulen ayda en az bir kere toplanır”.
Yokluk, bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu/şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir (Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, 14. Bası, Beta, İstanbul, 2020,s.198). Bu aykırılık, işlemin esaslı noktadaki kurucu unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir. Yokluk ve butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen gözönünde bulundurulacağı ve herkesin dahi bu geçersizliği ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamı ile de benimsenmiştir.
Somut olayda Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2023/286 Esas, 2023/796 Karar sayılı kararı ile batıl olduğu tespit edilen yönetim kurulu kararına dayanarak şirketin yönetim yapısının değiştirildiği, bunun, yapılan pay devir onaylarıyla şirketin ortaklık yapısını da etkilediği, böylece, kanuna uygun işlemeyen yönetim kurulunun devam eden işlemlerde sakatlıklar meydana geldiği gibi yönetim kurulu toplantısının yönetim kurulu başkanının çağrısı üzerine yapılması gerektiği ve başkanın çağrısı olmaksızın yapılan yönetim kurulu toplantısının anonim şirketin temel yapısına uymadığı yönetim kurulu başkanı tarafından yapılacak toplantı çağrısı veya diğer usullerle yapılacak olan toplantıda, toplantının yapılacağından her durumda tüm yönetim kurulu üyelerinin haberdar olması gerektiği ispat etmek şartıyla üyelerin toplantıdan herhangi bir usulle haberdar edilmesi de mümkün olduğu ancak davacının yönetim kurulu toplantısından haberdar olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davalı şirketin 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı Yönetim Kurulu Kararının da yok hükmünde sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Birleşen 2024/378 sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı davalı şirketin 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı Yönetim Kurulu Kararının yok hükmünde/batıl olduğunun tespitini ya da iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Somut olayda Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2023/286 Esas, 2023/796 Karar sayılı kararı ile batıl olduğu tespit edilen yönetim kurulu kararına dayanarak şirketin yönetim yapısının değiştirildiği, bunun, yapılan pay devir onaylarıyla şirketin ortaklık yapısını da etkilediği, böylece, kanuna uygun işlemeyen yönetim kurulunun devam eden işlemlerde sakatlıklar meydana geldiği gibi yönetim kurulu toplantısının yönetim kurulu başkanının çağrısı üzerine yapılması gerektiği ve başkanın çağrısı olmaksızın yapılan yönetim kurulu toplantısının anonim şirketin temel yapısına uymadığı yönetim kurulu başkanı tarafından yapılacak toplantı çağrısı veya diğer usullerle yapılacak olan toplantıda, toplantının yapılacağından her durumda tüm yönetim kurulu üyelerinin haberdar olması gerektiği ispat etmek şartıyla üyelerin toplantıdan herhangi bir usulle haberdar edilmesi de mümkün olduğu ancak davacının yönetim kurulu toplantısından haberdar olduğunun ispatlanamadığı daha önce yapılan davalı şirketin yönetim kurulunun 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı kararının iş bu kararla yok hükmünde sayılmasına da karar verildiği ve hukuka aykırılığın tespit edildiği anlaşılmakla bu yönetim kurulu sonrasında yapılan davalı şirketin yönetim kurulunun 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı kararının yok hükmünde sayılması gerektiği; dava konusu, yoklukla maluliyet şartları mevcut olan 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı yönetim kurulu kararında ...'nun, şirkette bulunan 125.000,00 TL değerindeki 125.000 adet hissesini ...'na 18/12/2023 tarihli devir sözleşmesi ile pay senedini ciro ederek devretmesi de onaylandığından, işbu kararın da aynı şekilde yoklukla batıl olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen 2024/379 sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı, davalı şirketin 20/03/2015 tarihli ve 8783 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 15/03/2015 tarihli Yönetim Kurulu İç Yönergesinin iptaline yönelik 17/04/2024 tarihli ve 11064 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 05/04/2024 tarihli ve 2024/3 sayılı Yönetim Kurulu Kararının yok hükmünde/batıl olduğunun tespitini ya da iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Şirketin dava konusu yönetim kurulu karar metni “Şirket yönetim kurulu üyeleri şirket merkezinde toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. Şirketin 20.03.2015 tarih ve 8783 Sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek yayımlanan "... Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Yönetim iç yönergesi"nin iptal edilmesine toplantıda hazır bulunanların oy birliği ile karar verildi” şeklindedir. Kararı, YK üyesi sıfatıyla ..., ... ve ... imzaladığı anlaşılmıştır.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2023/286 Esas, 2023/796 Karar sayılı kararı ile batıl olduğu tespit edilen yönetim kurulu kararına dayanarak şirketin yönetim yapısının değiştirildiği, bunun, yapılan pay devir onaylarıyla şirketin ortaklık yapısını da etkilediği, böylece, kanuna uygun işlemeyen yönetim kurulunun devam eden işlemlerde sakatlıklar meydana geldiği gibi yönetim kurulu toplantısının yönetim kurulu başkanının çağrısı üzerine yapılması gerektiği ve başkanın çağrısı olmaksızın yapılan yönetim kurulu toplantısının anonim şirketin temel yapısına uymadığı yönetim kurulu başkanı tarafından yapılacak toplantı çağrısı veya diğer usullerle yapılacak olan toplantıda, toplantının yapılacağından her durumda tüm yönetim kurulu üyelerinin haberdar olması gerektiği ispat etmek şartıyla üyelerin toplantıdan herhangi bir usulle haberdar edilmesi de mümkün olduğu ancak davacının yönetim kurulu toplantısından haberdar olduğunun ispatlanamadığı, keza daha önce yapılan davalı şirketin yönetim kurulunun 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı ve 20/12/2023 tarihli 2023/14 sayılı kararlarının yok hükmünde sayılmasına mahkememizce karar verildiği ve hukuka aykırılığının tespit edilmesi karşısında davalı şirketin 05/04/2024 tarihli ve 2024/3 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun tespitine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiş; asıl ve birleşen 2024/378 Esas ve 2024/379 Esas sayılı doaylarında dava konusu olan yönetim kurulu kararlarının yoklukla batıl olduğunun tespitine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Hükümde her ne kadar birleşen dosya esas sayıları sehven 2024/378 Esas yerine sehven 2022/378 ve 2024/379 Esas yerine sehven 2022/379 Esas yazıldığı bu durumun söz konusu dosyalarda karar sayıları karşısında yazım hatası olduğu anlaşılmakla birleşen dosyaların doğru esas sayılarının sırasıyla 2024/378 ve 2024/379 olduğunu belirtmek gerekmiş; karar başlığında da esas sayıları aynen gösterilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-MAHKEMEMİZİN ANA (ASIL) 2024/377 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davacının DAVASININ KABULÜ İLE, ... Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 26/09/2023 tarihli ve 2023/13 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun tespitine
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 615,40-TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
B-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2022/378 ESAS, 2024/517 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
1-Davacının DAVASININ KABULÜ İLE, ... Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 20/12/2023 tarihli ve 2023/14 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun tespitine
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 615,40-TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
C-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2022/379 ESAS, 2024/516 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
1-Davacının DAVASININ KABULÜ İLE, ... Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 05/04/2024 tarihli ve 2024/03 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun tespitine
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 615,40-TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
D- Davacı tarafından asıl ve birleşen dosyalarda yapılan 36.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.081,00 TL yargılama gideri ve 1.282,20 TL peşin harç, 1.282,20 TL başvurma harcı ile 182,40 TL vekaletname harcı olmak üzere toplam 41.827,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Dair, davacı asil ve vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/05/2025