T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/419 Esas - 2025/361
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/419 Esas
KARAR NO : 2025/361
HAKİM :......
KATİP :......
DAVACI :......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 1- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 2-......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 3- ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
DAVALILAR : 4- ......
5- ......
6- ......
7- ......
8- ......
9- ......
10- ......
11- ......
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2020
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ......, ... Mahallesinde kain maliki bulunduğu parsellerle ilgili olarak
düzenlenen imar planlarının 2017 yılı/...... nolu ...... kararları kabul edildiği ancak ...... E. Sayılı davalarında verilen kararlar ile iptal edildiği;
Parsellerle ilgili düzenlenen imar planlarının mahkeme kararıyla iptal edilmiş olduğunu ve
10 yıldır bu konudaki girişimlerin sonuçsuz kaldığını, davalıların bu işi Bakanlıktaki yakın ilişkileri ile gerçekleştireceklerini vaat
ettiklerini, kooperatifin iyi niyetle ...’a 350.000,00 TL, ...’a 10.000,00 TL, ...’e 10.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemelerin banka dekontları ve
makbuzlar ile yapılmış olduğunu, ilerleyen aşamalarda kooperatifin davalıların
vaatlerinin gerçek olmadığını anladığını,
....Noterliğinin 23.11.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 370.000,00
TL’nin ve işlemiş faizi olan 33.000,00 TL’nin davalılardan istenildiğini,
...... Soruşturma numaralı dosyasıyla
şikayette bulunulduğunu belirtilerek davalıların birlikte hareket ederek davacı kooperatifin
işlemlerini ilgili idarelerdeki üst düzey görevlilerle yakın ilişkileri ile halledecekleri beyanlarıyla
dolandırıcılık ve nüfuz ticareti yoluyla haksız olarak davacı kooperatiften aldıkları 370.000,00
TL ve aldıkları tarihten itibaren işlemiş faizi olan 40.000,00 TL’sinin fazlaya dair haklar saklı
kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen işleyecek faizi ile birlikte tahsiline,
yargılama giderlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ......’a verilen bir vekaletnamenin bulunmadığı, davalının davacı kooperatife bir taahhüdünün
bulunmadığı, taahhütlerin ... tarafından verildiği, davalı ...’ın aldığı iddia
edilen 10.000,00 TL’nin ... başkanı ... ve ...’ın bilgisi dahilinde
...’a verilmek üzere ... tarafından davalı ...’e gönderildiği, paranın
6.020,00 TL’sinin 23.05.2019 tarihinde, 500,00 TL’sinin 03.07.2020 tarihinde ...’ın
... hesabına gönderildiği, kalanın ...’a elden teslim edildiği, bu konuda ...’nın bilgisinin bulunduğu, imar planı değişikliği raporunun ... tarafından
kooperatife sunulduğu, davalının bahsedilen eylemlerde sorumluluğu ve menfaatinin
bulunmadığı belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...’nın
işbu davada taraf sıfatının bulunmadığı, davacı ve davalı arasında bir sözleşmenin bulunmadığı,
bir ödemenin bulunmadığı, dava dilekçesinde bahsedilen İmpaş şirketi sahibi ... ve
emekli savcı olarak bahsedilen ...’ın davacıya taahhütte bulunduğu, ödemelerin
...’a yapıldığı belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyadaki
belgeler ve dekontlar incelendiğinde davalı ... yönünden herhangi bir ödeme kaydı
ve işin yapılacağına dair yazılı sözleşmenin olmadığının görüldüğü, davacının ... ve
şirketi ile anlaşmazlığının olduğu, davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek davanın
reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dava, ilk olarak ...... esas sayılı dosya ile açılmış, mahkemece görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edilmiş, dosya yukarıdaki esasa kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.
TTK'nın 4. Maddesi hükmüne göre dava, Mahkememizin görev ve yetki alanına girmektedir.
Bilindiği üzere; 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk'' Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Md'si) , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. Madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 5 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan '7445 sayılı kanun'un 31 maddesinde itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları arabuluculuk kanun yoluna tabi tutulmuş, madde kapsamı bu şekilde değiştirilmiştir. Yasa koyucu bu düzenleme ile menfi tespit davaları yönünden arabulucuya başvurulmasını dava şarkı olarak düzenlenmiş olup yasa metni yoruma yer vermeyecek şekilde açık olarak düzenlenmiş, uygulamadaki farklılıkların önüne geçilmiştir.
6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde; ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldan rededileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığından anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.’ denilmektedir.
Mahkememizce davacı vekiline arabuluculuk kanun yoluna başvurmuşsa anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini dosyaya sunmak üzere kesin süre tayin edilmiş, davacı tarafça kesin süreye rağmen dosyaya arabuluculuk tutanak aslı veya onaylı sureti dosyaya sunulmamıştır.
Kanunun açık ifadesine göre arabucuculuk yoluna başvuru dava öncesi yerine getirilmesi zorunlu olan bir dava şartı olup, sonradan tamamlanması mümkün değildir. Görevsiz mahkemede dava açmış olmak davacının kusurundan kaynaklanmakta olup hiç kimse kendi kusurundan dolayı hak kazanamaz. Anılan gerekçe ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 7.001,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.386,38-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
3-Davalılar ..., ... ve ... duruşmada kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip ......
¸e-imza
Hakim ......
¸e-imza