T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/422 Esas - 2025/3
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/422 Esas
KARAR NO : 2025/3
...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/06/2024
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
KR.YZL.TARİHİ : 27/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.02.2024 günü saat 08.20 sıralarında sürücü ... Kavşağı istikametine seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının ön taraflarıyla kendi aracının yan tarafına belirtilen kavşakta çarpması sonucu çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkili ...'nın yaralandığını, müvekkilinin yaralanması nedeniyle maddi açıdan mağdur olduğunu, meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, müvekkilinin leğen kemiğinin kırıldığını, çok ağır derecede ağrılara maruz kaldığını, müvekkilinin bununla birlikte başkaca yaralanmaları da mevcut olduğunu, yolcu konumunda olan müvekkilinin ise bu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, teminatın müvekkili ... yaralanması sonucu uğradığı maddi zarar nedeniyle sigorta şirketince poliçelerde yer alan yaralanma halinde ödenecek olan maddi tazminat bedelinden karşılanması gerektiğini, müvekkilinin yaşı gelir durumu ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde davalı ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerine istinaden, teminat limitleri içinde 8 iş günü içerisinde ödeme yapması ihtarının 4 adet ekiyle birlikte mail yoluyla 16.05.2024 tarihinde tebliğ edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik asgari 150,00-TL (müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı için 50,00-TL, geçici iş göremezlik zararı için 50,00-TL ve bakıcı gideri zararı için 50,00-TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88. Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca temerrüt tarihi olan 29.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ticaret adresinin ... ait olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortasının meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber ...uyarınca mevzuat hükümleri doğrultusunda kaza ile zararların arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesinin ancak ve ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı taleplerinin bu kapsamda değerlendirilerek reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri, yönünden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, davacı için bakıcı gideri hesaplanamayacağını talebin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine bir tazminata hükmedilecek ise, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, hatır taşımacılığı indiriminin uygulanmasını talep ettiklerini beyanla, eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, yetki itirazlarının kabulüne, kazanın meydana gelmesinde davacı yanın kusuru bulunduğundan ve müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığından davanın reddine, kusur raporu alınmak üzere dosyanın ... İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine, maluliyet raporu alınmak üzere davacının ... sevkine, usule ilişkin itirazlarının reddi halinde esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, poliçe teminatı kapsamında olmayan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, müterafik kusur ve hatır taşımacılığı indiriminin yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (sürekli- geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) istemine ilişkindir.
... müzekkere yazılarak davalı sigorta şirketinin ...'da bölge müdürlüğünün olup olmadığı sorulmuş, yazı cevabında davalı sigorta şirketinin ...da bölge müdürlüğünün bulunmadığı görülmüştür.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16.maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110.maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, madde metni "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" şeklindedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, mevcut davanın trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu ve davanın temelinin haksız fiile dayandığı, haksız fiil davalarında yetkili mahkemelerin 6100 sayılı HMK'nın 16.maddesinde, haksız fiilin meydana geldiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim mahkemesi olarak belirlendiği, yine 6100 sayılı HMK'nın 6.maddesi gereğince genel yetkili olarak davalının ikametgahının da mevcut olayımızda yetkili olduğu, ayrıca poliçeyi düzenleyen şubenin bulunduğu yerin de 6100 sayılı HMK'nın 14.maddesi gereğince yetkili olduğu, 2918 sayılı kanunun 110/2.maddesin de yetkiye ilişkin HMK kapsamındaki düzenleme ile benzer bir düzenlemenin bulunduğu , söz konusu düzenlemeler mevcut olayımıza uygunlandığında, davalı şirketin ikametgah yerinin ... olduğu, kazanın ...'da gerçekleştiği,davacının ...'da ikamet ettiği,poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin ...'da bulunmadığı, bu çerçevede HMK'nın belirlemiş olduğu yetki kuralları çerçevesinde mevcut davaya bakmada ...mahkemesinin yetkili olmadığından, davalı ... olduğu anlaşılmış ve davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile HMK nun 114/1-ç ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın ... Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına;
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
08/01/2025
...