T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/427 Esas - 2025/269
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : 2024/427 Esas
KARAR NO : 2025/269
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 29/07/2023 tarihinde meydana gelen kazada müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, ... plakalı araç sürücüsünün çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini ve değer kaybına uğradığını, davalının sigortacı sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu, dava öncesi sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu ıslah dilekçesinde dava değerini toplamda 15.000-TL'ye yükseltmiş, ayrıca arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmiş, harç eksikliği ikmal edilmiştir. Dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliği sağlanmıştır.
CEVAP:
Davalı ... A.Ş vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde olduğunu belirterek konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle kusur tespiti yaptırılmasını ve tazminat tutarının hesaplanmasını istemiş, davanın reddini savunmuştur.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava temelinde haksız fiile dayanmakta olup kaza neticesinde uğranılan maddi zararın, kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısından poliçe limiti dahilinde tazminine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesine göre; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.''
Yukarıda anılan yasal düzenlemeye istinaden, Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmiş, davacının dava dilekçesinde bildirdiği deliller ilgili kurumlara müzekkere yazılmak suretiyle toplanmış, hasar dosyası celp edilerek dava dosyası arasına eklenmiş, ön inceleme duruşma günü tayin edilerek taraflar duruşmaya davet edilmiştir.
Davaya konu kazaya karışan araçların trafik sicildeki ruhsat bilgileri ve tramer kayıtları müzekkere ile celp edilerek dava dosyası arasına eklenmiştir.
Davacının huzurdaki davayı açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın aslının dosyaya sunulduğu, dava şartlarının sağlandığı, huzurdaki dava için Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu görülmekle, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edilmiş, tarafların sulh olamaması üzerine ön inceleme duruşması tamamlanarak işin esasına girilmiştir.
Mahkememizce dosya re'sen seçilen kusur ve makine mühendisi bilirkişiden oluşan iki kişilik heyete tevdi edilerek rapor alınmıştır. Mahkememize sunulan raporda;
-Kusur Bilirkişisi, ... plakalı araç sürücüsünün tam kusuruyla kazanın meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü olan davacının kazanın meydana gelmesinde kural ihlali ve ihmalinin bulunmadığı yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
-Makine mühendisi tarafından yapılan incelemeye göre; bilirkişi araçtaki hasarın ve değişen parçaların kazanın meydana gelişiyle uyumlu olduğu, aracın başka kazasının bulunmadığı, araçta oluşan hasarın büyüklüğüne göre 15.000-TL objektif değer kaybı oluşacağı yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır.
GEREKÇE VE KANAAT:
Gelinen aşamada davacının davaya konu kazada kusurunun bulunmadığı, kazanın davalı sürücünün tam kusuruyla meydana geldiği, davacının aracında hasar ve değer kaybı oluştuğu anlaşılmıştır. Dosyaya getirtilen tramer kayıtlarına göre davacının aracının başka kazası bulunmamaktadır, ayrıca bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat tutarı poliçe limiti dahilinde kalmaktadır. Davacının tazminat talebi dosya kapsamıyla sübut bulmuştur.
Davacı vekilinin temerrüt faizine yönelik talebi değerlendirildiğinde, dosyaya sunulu belgelere göre davacı taraf davalı taraf sigorta şirketine dava açılmadan evvel yazılı olarak başvuru yapmış ise de, bu dilekçenin davalıya tebliğ tarihi dosya kapsamıyla tespit edilememiş olup, bu konudaki ispat yükünün davacı tarafta olmasına göre bilirkişi tarafından hesaplanan tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Faiz türü olarak ise kazaya sebebiyet veren aracın hususi araçlardan olmasına göre yasal faizde karar kılınmıştır.
Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, 15.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.024,65-TL harçtan, peşin ve ıslah harcı toplamı olan 687,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 337,05-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 15.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.176,00-TL harç toplamı ve 7.594,00-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.770,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yokluğunda miktar itibari ile kesin istinaf kanun yolu kapalı olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ......
¸e-imza
Hakim ......
¸e-imza