T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/45 Esas
KARAR NO : 2024/623
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... -
...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2024
KR.YZL.TARİHİ : 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... firmasından alınan cep telefonunun arızalanması sebebiyle .... teknik servisine götürüldüğü, ancak telefonun garantisi devam etmesine rağmen telefon için ücret talebinde bulunulduğu, bu sebeple garantisi devam eden ürünün ücretsiz olarak tamir edilmesini ya da ücret iadesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine usul yönünden itiraz ettiklerini, dava dilekçesinin usulüne göre hazırlanmadığını ve davacının iddia ettiği hususları ispat etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, somut olayın miktar sebebiyle tüketici hakem heyeti incelemesine tabi olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, Davaya konu cep telefonunun, müvekkil Şirkete 13.02.2022 tarihinde eksiksiz ve sağlam olarak teslim edildiğini, somut uyuşmazlığa konu Ürün'de teslim anında herhangi bir ayıp bulunmadığını, kaldı ki, Davacı'nın sunmuş olduğu yetkili servis formunda görüldüğü üzere, Üründe ayıp olduğu şikayeti ile ilk kez 26.12.2023 tarihinde, yani Ürün, Müvekkil Şirket tarafından Davacı'ya teslim edildikten 1 yılı aşkın süre sonra, yetkili servise başvurulduğunu, dolayısıyla hiçbir şekilde Ürünün ayıplı olduğunun taraflarınca kabulü anlamına gelmemekle birlikte, mevcut ise oluştuğu iddia edilen arıza ve sorunların kullanıcı hatası kaynaklı olup, bu hususta Müvekkil Şirket'in hiçbir sorumluluğunun bulunmadığının, Tüm bu nedenlerle ilgili mevzuat dâhilinde davacının talebi doğrultusunda hiçbir hak doğmadığını, davacı'nın talepleri doğrultusunda karar verilmesi, davacı'nın sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, apple care servis formunda da açıkça yazdığı şekilde ürünün kazara oluşan hasarlar nedeniyle çalışmadığı durumlarda ürünün garanti kapsamı dışına çıktığını, tüm bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Davacı şirket tarafından davalı firmadan satın alınan .... marka ve model cihazın ayıplı çıkması (ses sisteminde) nedeniyle yetkili servise yapılan başvuru neticesinde ücret talep edilmesi ve garanti kapsamından çıkarılacağının bildirilmesi neticesinde söz konusu ürünün ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise TBK 227 kapsamında ürün bedelinin iadesini talep etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır.
14/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirket tarafından ürünün arızasının davacının kullanıcı hatasından dolayı meydana geldiği iddia edilse de, kullanıcı hatası (fiziksel hasar vb.) olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi yer almadığı görüldüğünden, arızanın kullanıcı hatası kaynaklı olmadığı, ... hafiza kapasiteli cep telefonunun dava tarihi itibariyle değerinin KDV dahil 27.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Bilindiği üzere; 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk'' Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Md'si) , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. Madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde; ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldan rededileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığından anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.’ denilmektedir.
Yargılamanın 3.celsesinde davacı taraf arabulucuya başvurmadıklarını beyan etmiş bu hali ile davanın aşağıdaki şekilde usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Açılan davanın arabuluculuk dava şartı noksanlığı sebebi ile Reddine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60-TL olduğundan, peşin alınan 1.793,14-TL'den mahsubu ile bakiye 1.365,54-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 26.499,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2024
Katip ... Hakim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır