T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/550 Esas - 2025/160
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/550 Esas
KARAR NO : 2025/160
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2024
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı borçlu şirkete iş sağlığı ve güvenliği uzmanlığı hizmetlerini verdiğini ve verdiği hizmetleri usulüne uygun şekilde faturalandırarak, faturaları davalı şirkete tebliğ ettiğini, davalı şirketçe faturalara itiraz edilmemiş ancak faturalar konusu borçların ödenmediğini, müvekkili şirketçe davalı şirket aleyhine başlatılan ... E. sayılı icra takibine ise davalı şirketçe itiraz edildiğini, dava şartı arabuluculuk kapsamında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmamayla sonuçlandığını, müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağının tamamı faturalara dayalı olup, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına da işli olduğunu, yine müvekkili şirketçe sunulan hizmetin, devlet kontrol ve denetimine tabii olduğundan, resmi kayıtlarda da yer almadığını, iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firma ile hizmet alan firma arasında hizmetin verilmesi hususunda anlaşma sağlandığında, firmanın tehlike sınıfına ve talebine göre firmaya iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ile iş yeri hekimi atanmadığını, bu atama, iş sağlığı ve güvenliği firması tarafından, ..." adlı resmi sistemine/siciline kaydedilmekte, hizmet alan şirket yetkilisinin e-devlet üzerinden "... sistemine girerek sözleşmeyi onaylamasının ardından ise hizmet başladığını, yine bu sistemde sunulan hizmetlerin ayrıntılı dökümlerinin de yer aldığını, ilgili vergi dairelerinden ...'ndan iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin kayıtların istenmesi halinde, fatura konusu hizmetlerin eksiksiz şekilde ifa edildiği açıklığa kavuşacağını, ayrıca, takip konusu alacağın muaccel ve likit olduğundan, takibe haksız şekilde itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istediklerini, tüm bu sebeplerle davalarının kabulü ile davalının haksız itirazının iptali ile, ... E. sayılı takibinin devamına, davalı aleyhine asıl alacağım %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, zaman aşımı ve husumet itirazlarının olduğunu ve davanın öncelikle bu yönlerden değerlendirilmesini talep ettiklerini, davacı yanın davasının yerinde olmayıp haksız ve hukuka aykırı açılmış işbu davanın reddinin gerektiğini, davacı yan tarafından düzenlenerek müvekkili şirkete gönderilen ve alacağa esas olarak gösterilen faturaların muhasebe departmanının bilgisizliği nedeniyle müvekkil şirket defterine işlendiğini, müvekkili şirket ise tüm bunlardan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı .... sayılı icra takibi ile haberdar olduğunu, öyle ki davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı iş yapılmamış, müvekkili şirketin davacıdan böyle bir fayda sağlamadığını, iddia edildiği gibi müvekkil şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduğunu, ancak tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, davacının, müvekkil şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını yinelediklerini, kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; haksız davanın reddine kötü niyetli icra takibi nedeni ile davacı tarafın %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; İş sağlığı güvenliği hizmet işi sebebiyle davacının icra dosyası kapsamında faturadan kaynaklı alacağı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.... yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.
HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır.
23/01/2025tarihli bilirkişi raporunda; dosyada yer alan bilgi, belgeler çerçevesinde ve yerinde inceleme ile edinilen belgelerle yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; davacı firmanın 2021-2022 yılları ticari defterlerinin açılışlarının noter tasdiklerini kanuni süresinde yaptırmış olduğu, ancak; kapanış tastiklerinin yapılmadığı, davalı firma vekilinin beyan ettiği telefon numarasının arandığını ve adrese ziyarette bulunulduğunu, firma yetkilisine veya çalışanına adreste ulaşılamadığını, firmanın e-ofis olduğu, davalı firmanın ticari defterleri ve belgelerinin incelemesinin açıklanan nedenlerle yapılamadığını, düzenlenen faturaların KDV hariç 5.000,00 TL altında kaldığı için BA-BS formlarında beyan zorunluluğu olmadığı için beyanlarının görülmediğini, taraflar arasında 2021-2022 yıllarında... sözleşmesi olduğunu, davacı firmanın, davalı firmadan; yapılan sözleşme ve verilen hizmetten dolayı 14.188,00-TL borç bakiyeli alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
Davacı taraf ticari defterlerinin kapanış tasdiklerini rapora itiraz mahiyetinde ibraz ettiği görülmüştür.
Davalı taraf usulüne uygun ihtarata rağmen defterlerini sunmaktan imtina etmiştir.
Bilirkişi ara kararında HMK 219,220,222 maddeleri uyarınca taraflara ihtarat yapıldığı anlaşılmakla ;( Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." şeklinde ...İş bu dava asıl alacak 20.166,00 TL üzerinden a.çılmış ise de; Davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 14.188,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ve de İİK 67/2 uyarınca alacağın likit oluşu ve borçlunun itirazında haksız çıkması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
2-...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 14.188,00-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacak 14.188,00-TL 'nin %20 si oranında davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 969,18-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 541,58-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 14.188,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.978,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 916,00-TL harç toplamı ve 3.587,00-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplamı 4.503,00-TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 3.175,96-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan 1.327,04-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2025
...
✍e-imzalıdır