T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/81 Esas - 2025/22
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/81 Esas
KARAR NO : 2025/22
...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
KR.YZL.TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; idareleri ile davalı firmalar arasında ihale yolu ile alınan hizmete ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, ilgili sözleşmeler gereği yüklenici firmaların aralarında dava dışı ...’in de bulunduğu kendi işçilerini müvekkiline ait işyerinde çalıştırma yükümlülüğü altına girdiklerini, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve eklerinde yer alan hükümlere göre Yüklenici firmanın istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun kesinlikle... olmayacağı, Tüm sorumluluğun davalı firmalara ait olduğu, yüklenicilerin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personelin muhatabının kendilerinin olacağının belirlendiğini, davalı firmalar bünyesinde güvenlik personeli olarak toplamda 5669 gün hizmet veren dava dışı işçi ...'e; 13.07.2023 tarihinde iş akdinin sona ermesi üzerine, ilgili mevzuat hükümleri gereğince 375.707,63 TL tazminat ödemesi yapıldığını, söz konusu ödenen tazminat tutarı ile ilgili olarak davalı firmalara dava dışı işçi ile ilgili olarak çalıştırdıkları sürelerle sınırlı olarak belirlenen kıdem tazminatlarının ödenmesi için yazı yazıldığını ancak ... firması dışında ödeme sağlanamadığını, 01.01.2022-31.12.2023 tarihleri arasında ... firmasından çalışan dava dışı işçi için çalıştığı süreyle sınırlı olarak sorumlu olduğu kıdem ve ihbar tazminatı toplamı 63.703,05 TL tutar tahsil edildiğini, ancak diğer firmalardan ödeme sağlanamadığını, davalı firmalar ile İdareleri arasında ihale yoluyla alınan hizmete ilişkin sözleşmeler kapsamında istihdam edilen dava dışı işçiye ait işçilik haklarından doğan tüm ödemelerin yüklenici firmalara ait olması, ilgili sözleşmeler ve ekleri gereği olduğundan idarelerince ödenen firmalardan sağlanan kısmı ödemeler dışında kalan 312.001,58-TL tutarın emsal Yargıtay kararları doğrultusunda ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkili idareye rücuen ödenmesi gerektiğini beyan etmiş, dava dışı işçi ... için müvekkili idarece ödenen toplam 312.001,58-TL işçilik alacağı tutarından fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL’nin sözleşme hükümleri uyarınca ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı firmalardan rücuen tahsili ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili alt işveren şirket ile yeni alt işveren arasında işyeri devri gerçekleştiğini, işyeri devrindeki sorumluluk esasları nedeniyle iki yıldan sonra devreden işverene sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt-üst işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu, işçinin baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı ihale kurumunun varsa rücu talebine konu olan işçinin işçilik alacaklarından müvekkili şirketle dava dışı işçiyi kendi dönemlerinde çalıştırdıkları süre ve ücret üzerinden sorumlu tutulması gerektiğini, 4857 sayılı yasanın 112'inci maddesi gereği müvekkilinin kıdem tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü halinde mahkemece TBK madde 167 vd. hükümlerinin gözönünde bulundurulmasının da gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, hesaplamaya esas verilerin ne şekilde temin edildiği, temin edilen verilerin belgeye dayanıp dayanmadığının da detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini beyanla, davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın husumet yokluğundan reddedilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddedilmesini, yargılama giderleriyle birlikte vekâlet ücretinin de karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin tabi olduğu ihale, müvekkili şirket ile davacı kurum arasında belirli süreli olarak yapılmış olup dava dışı işçinin iş akdi ihale ile belirlenen sürenin dolması ile feshedildiğini, dolayısıyla rücuya konu edilen işçilik alacağından davacı idarenin münferit olarak sorumlu olduğundan huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alması zaruri olan açık bir şekilde talep sonucunu belirtme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava dışı işçiye ait alacakların ödenmesine dair yüklenicilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için şekli mecburi dava arkadaşlığı şartı bulunmasına rağmen hiçbir hukuki sürece başvurulmadan salt idarece değerlendirme yapılarak ödenen alacaklardan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı ile müvekkili şirket arasında belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasında işletmesel objektif nedenler mevcut olduğunu, 22.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Hizmetler Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu M.112’YE eklenen fıkra gereği davacı kurum Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün dava dışı işçiye ödemiş olduğu alacak kalemlerini müvekkili şirketten rücuen tazmin edemeyeceğinin aşikar olduğunu, güncel Yargıtay İçtihatları ve mevzuat gereği dava dışı işçinin tüm kıdem tazminatından son alt işveren ile asıl işverenin sorumlu olduğunun, müvekkili şirketin sorumlu olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, dava dışı işçiye ödenmiş olan alacak kalemlerinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunu kabul etmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise ... Kararları Ve TBK m. 167 esas alınarak ödeme yükümlülüğünün salt müvekkili şirkette olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, 1.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesi ile Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.30 maddesinin (ç) bendinde yapılan değişiklik ile kamu kurumunun sorumluluğu belirginleştirildiğini, kanunun lafzı ve ruhu ilgili düzenlemenin öncesinde ve sonrasında her iki dönemde de işçilik alacağı ödemelerinde sorumluluğun kamu kurumunda olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kamu kurumlarında çalışan işçilerin 696 sayılı KHK kapsamında kamuya geçtiğini, kamuya geçiş esnasında işçi tarafından feragat verildiğini, öncelikle dava dışı işçinin kadroya geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, zira davacı tarafın kendi takdiriyle yaptığı ödemeye rücu imkanı bulunmadığını, davacının rızasıyla ödeme yapmış olup müvekkili şirkete rücu imkanı bulunmadığını, kıdem tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin ise müvekkili şirkete kıdem ve ihbar tazminatıyla ilgili bir sorumluluk yüklemediğini, bu alacağın dava dışı işçinin davacı nezdindeki çalışmasından doğmuş olup bu alacağın müvekkili şirkete yükletilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini, sözleşme ile müvekkili şirkete sorumluluk yükletilmiş olsa dahi genel işlem koşullarına aykırılık dolayısıyla yazılmamış sayılması gerektiğini, dava dışı işçinin işyeri devri neticesinde davacı nezdinde çalışmaya başladığını, işçinin iş akdinin davacı nezdinde çalışırken feshedilmiş olup fesihle muaccel hale gelen alacak kalemlerinden davacının sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilecekse bile müvekkilinin bu tutarın en fazla yarısından sorumlu tutulması gerektiğini, bunun yanı sıra müvekkiline sorumluluk yükletilecekse bile bu miktar işçinin şirket nezdinde aldığı son ücret ve çalışma süresi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının faiz talebinin fahiş olduğunu, bununla birlikte ödeme yaptığı tarihte müvekkilinin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğinden bu tarih itibariyle faiz işletilmesinin mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'in 01.02.2013-30.09.2013 tarihleri arasında müvekkili şirket bünyesinde çalıştığını, bu süre içerisinde dava dışı personelin tüm ücretlerinin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak ödenmiş olup işçinin müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, 0.09.2013 tarihinden sonra müvekkili şirketin davacı kurum ve davacı kurum bünyesinde istihdam edilen personel arasında herhangi bir ilişiği kalmadığını, dava dışı ...'in müvekkili şirketten ayrıldığını ve davacı kurum tarafından işin ihale edildiği başka bir yükleniciye bağlı olarak çalışmaya devam ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu, iş yerinin devrinden itibaren 10 yıldan fazla süre geçtiğini, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olup müvekkili şirkete rücu edilmesinin mümkün olmadığını, işbu rücu talebinin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile dava dışı personele hangi işçilik alacaklarının ödenmiş olduğu dava dilekçesinden anlaşılamadığını, dava dışı ...'in son işvereninin müvekkili şirket olmadığını, bu bağlamda dava dışı işçinin iş akdinin müvekkili şirket tarafından feshedilmemiş olduğu ve müvekkili şirketin fesih hususunda herhangi bir dahlinin bulunmadığının sabit olduğunu, davacının varsa kıdem tazminatının tamamından iş akdini fesheden son işveren ve davacı kurumun tek başına sorumlu bulunduğunu, hiçbir şekilde taleplerin ve davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin temerrüdünün de söz konusu olmadığını, davacı kurum tarafından ödeme yapılması hususunda müvekkiline yapılmış herhangi bir başvuru da bulunmadığını beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
Mahkememizce dava dışı işçinin hizmet dökümleri getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizce dosya işçi alacakları konusunda uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, 17/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ....'nin sorumlu olabileceği miktarın 44.571,37-TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulduğu, dosya içerisinde talep konusu kıdem tazminatına ilişkin ödeme belgesi bulunmadığı rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davalılar bünyesinde çalışan dava dışı işçi ...'e ödenen işçi alacaklarına rücuen tazminat istemine ilişkin davada davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davalıların sorumluluğunun olup olmadığı, var ise ayrı ayrı miktarları, faiz başlangıç tarihi ve türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 07/11/2024 tarihli harçlandırılmış talep artırım dilekçesi ile 1.000,00-TL olan harca esas değerini, 311.999,59-TL'ye çıkarmış, harcını yatırmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(...
Yapılan yargılama sonucunda; davacı ile davalılar arasında çeşitli dönemlerde özel güvenlik hizmetleri alım işi sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmelerde davacı işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerini talep etme hakkı olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereğince dava dışı işçi ...'in alt işverenler bünyesindeki toplam 5669 günlük çalışma süresi için kıdem tazminatının 346.130,26.-TL tutarında olduğu,... dekont örneğinin incelenmesinde davacı tarafından dava dışı işçiye "ihbar ve kıdem tazminatı" açıklaması ile 31.07.2023 tarihinde 375.707,63 TL ödendiği, dışı işçinin alt işverenler bünyesindeki çalışma sürelerini ve bu sürelere göre hesaplanan kıdem tazminatı tutarlarına göre davalı ...'nin sorumlu olduğu miktarın 113.382,24-TL, davalı ....'nin sorumlu olduğu miktarın 11.051,26-TL, davalı (eski ünvanı ..'nin sorumlu olduğu miktarın 39.015,21-TL, davalı ...'nin sorumlu olduğu miktarın 44.632,43-TL, davalı ....'nin sorumlu olduğu miktarın 44.571,37-TL olduğu anlaşılmış, davacının talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, davanın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin dolmaması nedeni ile zamanaşımı itirazları dinlenilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
- 113.382,24-TL'nin davalı ...
- 14.775,71- TL'nin davalı ...
- 11.051,26-TL'nin davalı ...
- 39.015,21-TL'nin davalı (eski ünvanı ....'den,
- 44.632,43-TL'nin davalı ...
- 44.571,37-TL'nin davalı...
-44.571,37-TL'nin davalı (eski ünvanı....'den 31/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 21.312,69-TL olduğundan peşin alınan 5.738,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.573,99-TL harcın davalıların sorumlulukları göz önüne alındığında,
- 5.669,59-TL'nin davalı ...
- 748,21- TL'nin davalı ...
- 556,32-TL'nin davalı ...
-1.920,60-TL'nin davalı (eski ünvanı ...
- 2.228,23-TL'nin davalı ...
- 2.225,52-TL'nin davalı ...
-2.225,52-TL'nin davalı (eski ünvanı ....'den alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 2.400,00-TL'nin davalıların sorumluluk oranları göz önüne alındığında,
-872,71-TL'nin davalı ...
-113,76- TL'nin davalı ...
-88,96-TL'nin davalı ...
-295,40-TL'nin davalı (eski ünvanı ....'den,
-343,25-TL'nin davalı ...
-342,96-TL'nin davalı ...
-342,96-TL'nin davalı (eski ünvanı ... irat kaydına,
4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca,
- 30.000,00-TL'nin davalı ...
- 14.775,71- TL'nin davalı ...
- 11.051,26-TL'nin davalı ....'den,
- 30.000,00-TL'nin davalı (eski ünvanı ....'den,
- 30.000,00-TL'nin davalı...
- 30.000,00-TL'nin davalı ...
-30.000,00-TL'nin davalı (eski ünvanı....'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 6.227,10-TL harç ile toplamı ile 5.975,00-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.202,10-TL yargılama giderinin davalıların sorumuluk oranları dikkate alındığında,
-4.444,60-TL'nin davalı ...
-555,43- TL'nin davalı ...
-448,95-TL'nin davalı ....'den,
-1.510,86-TL'nin davalı (eski ünvanı ....'den,
-1.754,90-TL'nin davalı ...'den,
-1.743,68-TL'nin davalı ...'den,
-1.743,68-TL'nin davalı (eski ünvan....'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısımın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2025
...