T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/875 Esas - 2025/211
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/875 Esas
KARAR NO: 2025/211
BAŞKAN: ......
ÜYE: ......
ÜYE: ......
KATİP: ......
DAVACI : ......
VEKİLLERİ: Av. ......
Av. ......
DAVALI : 1- ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : 2-......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : 3- ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : 4- ......
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 23/12/2024
KARAR TARİHİ: 27/03/2025
GR.KR.YZM.TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ...'in, ... Müş. Müt. Tic. Ltd. Şti. nezdindeki çalışmalarının tespitine dair açtıkları hizmet tespit davasının..... Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, söz konusu davada taraf teşkili sağlanması ve ön inceleme duruşmasının yapılabilmesi açısından davalı şirketin mersis adresinin ve vergi kaydının da bulunduğu ...'ne müzekkere yazıldığını, ancak gelen cevabi yazıda ... ...'ne kayıtlı bu isimde bir şirketin yer almadığının beyan edildiğini, akabinde araştırmalar neticesinde şirketin tasfiyesinin gerçekleştiğinin öğrenildiğini, en son ...'nde kaydının olduğu, 16/08/2006 tarihinde tasfiye kapanışı tescili sonucu terkin edildiğini, terkin öncesi firma adres bilgisinin ise ...... olduğunun sicil müdürlüğünden gelen cevabi yazı ile bildirildiğini, ...'nden gelen cevabi yazı sonrasında ..... Mahkemesi tarafından ara karar kurulduğunu ve davalı ..... . Tic. Ltd. Şti.' nin ihyası hususunda görevli ve yetkili asliye ticaret mahkemesinde ihya davası açmak için taraflarına bir aylık süre ve yetki verildiğini beyan ederek; 16.08.2006 tarihinde tasfiyesi tamamlanan ve sicilden terkin olunan ..... . Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; ilgili şirketin 20/06/2005 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldıklarını ve şirket tasfiye memurluklarına ..., ... Ve ...'ın seçildiğini, bu kararın 06/07/2005 tarih ve 6340 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilan gazetelerinin yayınlandığını, son 3. ilan olan 20/07/2005’ten itibaren 1 yılı aşkın süre geçtikten sonra, 14/08/2006 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescili 16/08/2006'da yapıldığını, söz konusu şirketin terkininin 21/08/2006 tarih ve 6625 sayılı Türkiye Ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin terkin tarihinde; şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların Müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından ..., işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Kanundaki öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde ihyasının değil; 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, söz konusu şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını ve ihyanın söz konusu olmayıp; 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve TTK’nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, ... tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin sebebinin de bu olduğunu beyan ederek; ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK’nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili süresinden sonra sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davaya konu ve ihyası talep olunan ... Şirketi’nin tasfiye memurlarından birisi olarak, tasfiye sürecinde görev yaptığını, müvekkilinin ortak dışı seçilmiş bulunan tasfiye memuru olup, tasfiye sürecini kanun çerçevesinde yürüttüğünü, süreç sonunda da görevini yerine getirerek şirketin tasfiyesini tamamladığını, nitekim şirket ortaklarınca da usulünce ibra edildiğini, öte yandan, huzurdaki davada, davacı tarafın talebinin şirketin ihyası olduğunu ve bu talebin kanuni olmayıp, kabul edilemeyeceğini, şirketin tasfiye işlemleri tamamlanmış, şirket tüzel kişiliği ortadan kalkmış ve şirket infisah ettiğini, tasfiye işlemlerinde bir eksiklik ya da usulsüzlük olmadığını, şirketin ihyasına mahal olmadığını, davacının taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, talebin de kanuni olmadığını, zira 6102 sayılı TTK'da ihya müessesesinin mevcut olmadığını ve şirketin ihyasının istenemeyeceğini, dava açılamayacağını, olayda olsa olsa, TTK 547 hükümleri uygulanıp, ek tasfiye müessesesine gidilebileceğini, ancak davacı tarafın talebinin de bu çerçevede olmadığını, son olarak davacı tarafın şirketten alacaklı olmadığını, dolayısı ile ihya davasının tarafı olması için gereken taraf ehliyetine sahip olmadığını, ihya davasını açmaya yekili olan kişilerin, kanunda "son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar" olarak sınırlı olarak sayıldığını ve davacının bu kişilerden hiçbiri olmadığından, davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, yine davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin ortak dışı tasfiye memuru olduğundan davanın açılmasında da herhangi bir kusur ya da dahil olmadığından, verilecek herhangi bir karar neticesinde, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek; yargılamanın icrası ile, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gider ve avukatlık ücretlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; huzurdaki davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu ve ihyası talep olunan ... Şirketi’nin tasfiye memurlarından birisi olarak, tasfiye sürecinde görev yaptığını, müvekkilinin ortak dışı seçilen tasfiye memuru olup, tasfiye sürecini kanun çerçevesinde yürüttüğünü, süreç sonunda da görevini yerine getirerek şirketin tasfiyesini tamamladığını, nitekim şirket ortaklarınca da usulünce ibra edildiğini, müvekkili aleyhine açılan davada davacının talebinin şirketin ihyası olduğunu, bu talebin kanuni olmayıp, kabul edilemeyeceğini, şirketin tasfiye işlemleri tamamlanmış, şirket tüzel kişiliği ortadan kalkmış ve şirketin infisah ettiğini, tasfiye işlemlerinde bir eksiklik ya da usulsüzlük olmadığını, şirketin ihyasına mahal bulunmadığını, davacı tarafın talebinin kanuni de olmadığını, 6102 Sayılı TTK'da şirketin ihyasına ilişkin bir yasal düzenleme mevcut olmadığını ve konuyla ilgili TTK'nın 547. Maddesinde yer aldığını ve yalnızca ek tasfiye müessesesine gidilebileceğini, dosyada ek tasfiyeyi de gerektiren herhangi bir durumun da bulunmadığının da dosya içeriğinden anlaşıldığını, davacının talebinin içeriğinin şirketi ihyasına ilişkin olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın şirketten alacaklı olmadığını, dolayısı ile, ihya davasının tarafı olması için gereken taraf ehliyetine sahip olmadığını, ihya davasını açmaya yekili olan kişilerin kanunda "son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar" olarak sınırlı olarak sayıldığını ancak davacının bu kişilerden hiçbiri olmadığından, davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin, ortak dışı tasfiye memuru olup işbu davanın açılmasında da herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu sebeple verilecek herhangi bir karar neticesinde, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek; müvekkili yönünden davanın reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ..., usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmayarak davacının iddialarını inkar ile yetindiği anlaşılmaktadır.
DELİLLER
..... 24/12/2024 tarihli cevabi yazısından ve ekli belgelerden davaya konu olan ... Şirketi'nin ...'nün ... sicil numarasına kayıtlı olduğunu, terkin öncesi ortak olarak... (TCKN: ..... ) ve ...'in, terkin öncesi yetkili bilgisi olarak ise 25/09/2000 tarihli karara göre 5 yıl süre ile...'in (TCKN: ..... ) münferiden temsile yetkili kılındığını, şirketin 01/07/2005 tescil tarihi itibariyle tasfiyeye girdiğini ve tasfiye memurluğuna ... (TCKN: ..... ), ... (TCKN: ..... ) ve ...'ın (TCKN: ..... ) atandıklarını, şirketin 14/08/2006 tarihli kararla tasfiye kapanışı yaptığını ve müdürlüklerindeki sicil kaydının 16/08/2006 tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
....... İş Mahkemesi'nin 30/12/2024 tarihli, ...... Esas sayılı cevabi yazısı ile ek 22/11/2024 tarihli ara karara göre; davacının ..., davalının ... Müş. Müt. Tic. Ltd. Şti. arasında görülmekte olan Tespit (... Hukuku İle İlgili Tespit Davaları) dava nedeni ile; davacı vekiline davalı ... ve Ltd. Şti.'nin ihyası hususunda görevli ve yetkili asliye ticaret mahkemesinde ihya davası açmak üzere 1 aylık süre ve yetki verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ... ve Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyası ve tasfiye memuru atanması istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ihyası talep edilen şirket hakkında ...... Esas sayılı dosyasında açılan hizmet tespiti davasında dava açıldığı, davalı şirket hakkında taraf teşkili sağlanması bakımından ihya davası açmak için yetki verildiği ileri sürülerek açılan davada ek tasfiye amacıyla ihyasının gerekip gerekmediğine yönelik olduğu anlaşıldı.
...'nun 13.12.2023 tarih ..... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; ".."6102 sayılı Kanun'un 588 inci maddesi gereğince limited şirket ticaret siciline tescille tüzel kişilik kazanır. Bu bağlamda tescil kurucu nitelikte olup sicil kaydının varlığı, tüzel kişilik ve ticaret şirketi statüsü için zorunludur. .....6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminde ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin, daha sonra tasfiyesinin eksik yapıldığının anlaşılması ya da taraf sıfatını gerektiren devam eden hukuki ilişkilerinin söz konusu olması hâlinde, bu şirketin ek tasfiyesinin mümkün olduğu ve ek tasfiyeye karar verilerek geçici olarak tescil edilebileceği öğreti ve uygulamada kabul edilmekteydi. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesiyle “ek tasfiye” özellikle düzenlenmiş; anonim şirketin tasfiye işlemleri tamamlanıp ticaret sicilinden terkin edilmesinden sonra tasfiyenin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmediğinin ve dolayısıyla ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri; mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vereceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi ile ek tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar, ticaret sicilinden silinmiş olan şirketin mahkeme kararı ile sicile yeniden tescil ettirilmesi açıkça öngörülmüştür. Dolayısıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi, bir anonim şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi için hem tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanmasının hem de ticaret sicilinden silinmesinin birlikte gerçekleşmesi gerektiğini göstermektedir. Yukarıda da bahsedildiği üzere ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir (......). Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, şirkete ait tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür.
Öte yandan ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir. Bu kapsamda herhangi bir ticaret şirketinin davada taraf olabilmesi, taraf ve dava ehliyetinin varlığına bağlı olduğundan bir şekilde sicilden terkin edilmiş bir şirket ile ilgili veya onun aleyhinde bu gibi ihtiyacın doğması hâlinde şirket hakkında 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi çerçevesinde ek tasfiye prosedürünün tamamlanması gerekir. Bu tür bir ihtiyaçla ek tasfiye aşamasına döndürülen şirketin ek tasfiyesi, açılan dava ile ortaya çıkan hukuki ihtilafın giderilmesi amacıyla sınırlı olacaktır. Herhangi bir nedene dayalı olarak şirketin ihyasına veya ek tasfiyesine ilişkin açılan davada mahkemece, şartların oluşması hâlinde dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince, taraflarca talep edilmese dahi, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmelidir. Ayrıca ek tasfiye kararının davaya konu dosya ile sınırlı olarak verilmesi gerekir. Zira ek tasfiye, niteliği itibariyle geçici bir önlem olup yapılması ihmâl edilen tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam edecektir (Tekinalp, s. 207). Dolayısıyla ek tasfiye geçici bir önlem olduğundan ve herhâlde bu şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi gerektiğinden dosya kapsamındaki tasfiye işleminin tamamlanmasının ardından tasfiye memuru tarafından şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi için gerekli işlemler yapılacaktır."
6102 sayılı TTK'nun "Ek Tasfiye" başlıklı 547. maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirileceği düzenlemeleri yer almaktadır.
...... Dairesi'nin 21/09/2023 tarih, ...... sayılı kararında da açıklandığı üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Somut uyuşmazlıkta ihyası talep olunan ...... Şirketi'nin ...'nün ... sicil numarasına kayıtlı olduğu, terkin öncesi ortak olarak... (TCKN: ......) ve ...'in, terkin öncesi yetkili bilgisi olarak ise 25/09/2000 tarihli karara göre 5 yıl süre ile...'in (TCKN: ......) münferiden temsile yetkili kılındığını, şirketin 01/07/2005 tescil tarihi itibariyle tasfiyeye girdiğini ve tasfiye memurluğuna ... (TCKN: ......), ... (TCKN: ..... ) ve ...'ın (TCKN: ..... ) atandıklarını, şirketin 14/08/2006 tarihli kararla tasfiye kapanışı yaptığını ve müdürlüklerindeki sicil kaydının 16/08/2006 tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiğinin bildirildiği ..... Mahkemesi'nin 30/12/2024 tarihli, ..... Esas sayılı dosyasında davacının iş bu davanın davacısı ..., davalının iş bu davada ihyası talep olunan ... Müş. Müt. Tic. Ltd. Şti. arasında görülmekte olan Tespit (..... Hukuku İle İlgili Tespit Davaları) davası nedeni ile; davacı vekiline davalı ... ve Ltd. Şti.'nin ihyası hususunda görevli ve yetkili asliye ticaret mahkemesinde ihya davası açmak üzere 1 aylık süre ve yetki verildiği, davacı tarafça ihyası talep edilen ... Müş. Müt. Tic. Ltd. Şti. hakkında ..... Mahkemesi'nin 30/12/2024 tarihli, ...... Esas sayılı dosyasında Tespit (... Hukuku ile İlgili Tespit Davaları) davası açıldığı, dava konusu hakkında mahkemece 22/11/2024 tarihli ara kararla davacı vekiline davalı ..... Tic Ltd' nin ihyası hususunda görevli ve yetkili asliye ticaret mahkemesinde ihya davası açmak üzere 1 aylık süre ve yetki verildiği anlaşılmakla TTK m. 547 gereğince ihya isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İhya davasında ... yasal hasım olup şirketin kararı ile atanan tasfiye memurunca yaptığı anlaşılan tasfiye işlemlerinde bir kusuru bulunmaması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı,..... Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve ..... sayılı kararı ve ..... Dairesi'nin 31/12/2024 tarih, ..... sayılı kararında belirtildiği gibi, yapılan tasfiye işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, HMK'nun 312. maddesindeki koşulların oluşmadığı, HMK'nun 326. maddesi gereği tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet vermediği, davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla, davanın kabulü ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına; şirketin terkin öncesi tasfiye memurlarından olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek; hükümde her ne kadar ...'ın, "..." olan soyadı sehven "..." olarak yazılmış ise de iş bu gerekçeli kararla birlikte HMK m. 304/1 gereğince (gerekçeli karar başlığında olduğu gibi) aşağıda yer alan hükmün 2. paragrafındaki "..." ifadesinin "..." olarak tashihi ile birlikte aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile;
1-...'nün ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan kayıtlı ... Şirketi’nin ..... Esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infaz işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle İHYASINA,
2-TTK. 547/2. maddesi gereğince ihya edilen şirkete şirket tasfiye memuru olan (..... T.C. kimlik numaralı) ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için karardan bir örneğinin ..... gönderilmesine, ihya kararının ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılış masrafı, tebligat gideri ve müzekkere posta gideri 582,50-TL, peşin harç 427,60-TL ve başvuru harcı 427,60-TL olmak üzere toplam 1.437,70-TL yargılama giderinin uhdesinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekili Av. ..... ile Davalı ... vekili Av...... ve Davalı ... vekili Av. ...'un yüzüne karşı, davalı ... ile davalı ... 'ın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/03/2025
Başkan ......
¸e-imza
Üye ......
¸e-imza
Üye ......
¸e-imza
Katip ......
¸e-imza