T.C. ....... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/124 Esas - 2025/813
T.C.
.......
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/124 Esas
KARAR NO : 2025/813
........x...........x
.x............x.......
.....x..........x......
..x.......x........x.....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2025
KARAR TARİHİ : 22/12/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin analiz işlemleri yapan bir şirket olduğunu, davalı yan ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalı yanın talep etmiş olduğu materyaller üzerinde analiz işlemleri yapıldığını, ilgili analiz bedellerine dair müvekkilce 13.07.2023 tarihli 168.000,00 TL tutarlı M.....17 numaralı fatura alacağına istinaden alacağını tam ve eksiksiz bir şekilde alamadığını, bahse konu alacak açısından müvekkili şirketin defaaten beyan ve istemde bulunmuşsa da davalı yanca bu bedelin ödenmediğini, ilgili faturadan kaynaklı müvekkilin fatura tarihinden sonraki zamanda yapılan kısmi ödeme düşüldüğünde 118.000 TL asıl alacak bakiyesi kaldığını, ilgili bakiye asıl alacak ve ferileri ile beraber alacağın tahsili için; ....... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/74029 E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz ettiğini, dosya kapsamına sunulan faturalardan ve ticari defter kayıtlarından anlaşılacağı üzere fatura borcuna ilişkin ödenmemiş borç bulunmadığını, müvekkilinin vermiş olduğu hizmetin ücretini tam ve eksiksiz bir şekilde almamış olduğu ve davalının borçlu olduğunun açıkça anlaşıldığını, davalı yanca ilgili borcun bilinmesi ve bakiyesi konusunda sürekli olarak ödeneceği taahhütünde bulunulmasına rağmen davalı yanca ödenmemesi sonrasında icra takibine itiraz edilmesinin davalının açıkça haksız ve kötü niyetli olduğu gösterdiğini, davalı yan aleyhine dava sonucunda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, tüm bu sebeplerle ....... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/74029 E sayılı dosyasına yapılan itirazın şimdilik 1000 TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilerek davanın kabulüne, davalının aleyhine toplam alacakların %20 sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ayrıca açılan itirazın iptali davasının da süresinde açılmadığını, süresinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde faturalardan bahsettiğini ve alacağına ona dayandırdığını, iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada müvekkili davalı şirket ile takip alacaklısı davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişki sözkonusu olacağını, bu doğrultuda, davacı ile müvekkili davalı şirket arasında ticari ilişkinin tekil olaylar/ilişkiler üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, bir diğer deyişle, belli dönem içerisinde kısım kısım mal/hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılacağını, dönem sonunda alacak/borç kalemlerinin hesaplandığını, bu doğrultuda bakiye kısım üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesi gerekeceğini, yani davacının yaptığı gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesi mevcut ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu, çünkü burada yapılması gereken dönem sonunda tüm alacak/borç kalemlerinin hesaplanıp mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktar üzerinden hareket etmek olduğunu, bununla birlikte, müvekkili davalı şirket tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapılmışsa söz konusu ödemelere ilişkin kayıtların ticari defterlerde bulunmakta olup, ticari defter ve kayıtların bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde bu hususlar ortaya konulacağını, bu nedenle, anılan ödemelerin cari hesaptan düşülüp düşülmediği, faturaların hangi tarihte ve kim imzasına teslim edildiği, faturaların içeriği ve fatura karşılığı yapıldığı iddia edilen mal veya hizmet tespitine ilişkin bilgi bulunmadığı ve bu doğrultuda net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulamadığından takibe konu borca itiraz ettiklerini, borçlunun temerrüdünden söz edebilmek için, öncelikle borcun muaccel hale gelmesi gerektiğini, borcun ödenmesi için bir vade konulmuşsa bu vadenin gelmesi ile muacceliyet oluştuğunu, temerrüdün oluşması için ise borcun muaccel olması yanında alacaklının, muaccel borcun ifası konusunda borçluya bildirimde bulunması gerektiğini, bu sebeple, davacının talep etmiş olduğu faize, faizin türüne, faiz oranına ve faizin başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, müvekkili davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlara taraflarınca delil olarak dayanılmış olup, defterlerin yekün halinde mahkemeye ibrazı fiziki olarak mümkün olmadığından yerinde inceleme taleplerinin bulunduğunu, tüm bu sebeplerle davanın usul ve esas yönlerinden reddine, vaki takibin iptaline, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının faturadan kaynaklı alacak isteminin yerinde olup olmadığı, davalının zamanaşımı itirazının ve hak düşürücü süre itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kozyatağı Vergi Dairesi'nin, İvedik Vergi Dairesi'nin, ....... 7. Genel İcra Dairesi'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.
HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır.
08/08/2025 tarihli talimat mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda; davalının 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK ilgili maddelerine uygun şekilde ve zamanında yapıldığı, kayıt nizamının ve belgelerinin birbirini doğrular şekilde VUK ilgili maddelerine uygun şekilde tutulduğu bu sebeple dava konusu işlemler bakımından defter ve belgelerinin kendisi lehine delil olma niteliğine haiz olduğunu, 13.07.2023 tarihinde kesilen 168.000.00-TL faturaya itiraz etmediğini, ticari mevzuata göre yasal süresinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağını, davacı 13.07.2023 tarihinde kestiği 168.000.00 TL fatura karşılığında kısmi tahsilat yaptığını, bakiye alacağının ise 118.000.00 TL olduğunu bu miktar üzerinden takip yaptığı dosya içerisinden anlaşıldığını, davalının ticari defter ve belgelerine göre; İcra takip tarihinde davalının davacıya 168.000.00-TL borçlu olduğunu, fakat davacı kısmi ödeme aldığını beyan etmekle asıl alacağının 118.000.00TL olduğunu beyan etmekle davalının davacıya 118.000.00 TL borcu olduğunu rapor etmiştir.
01/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, tarafların ticari defter kayıtları (davacı şirketin ticari defterlerinin yerinde incelenmesi ve davalı şirketin ticari defterlerinin talimat yoluyla Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinde 08.08.2025 tarihinde Mali Müşavir Bilirkişi... tarafından incelenmesi ışığında) üzerinden dava konusu ile ilgili yapılmış olan inceleme tespit ve değerlendirmeler neticesinde; -Davacı şirketin T.C. ....... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/74029 Esas numaralı dosyasında takip konusu yapmış olduğu 13.07.2023 tarihli M......7 numaralı 168.000,00-TL tutarındaki takip konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, -Davacı şirketin ticari defterlerinde 11.08.2023 tarihinde 18.720,00.-TL tutarında banka tahsilatı kaydının bulunduğu, ancak davalı şirketin ticari defterlerinde herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, -Davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi 25.10.2024 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten takip konusu faturalardan kaynaklı 149.280,00-TL tutarında alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, -Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, 31.12.2023 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten takip konusu faturalardan kaynaklı 168.000,00.-TL tutarında alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, -Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan bakiye tutarı ile davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan bakiye tutarı arasındaki (168.000-149.280=) 18.720,00.-TL tutarındaki farkın, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 18.720,00.-TL tutarındaki banka tahsilatından kaynaklandığı, -T.C. ....... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/74029 Esas numaralı dosyasında takip tarihinin 25.10.2024, takip tutarının 118.000,00.-TL fatura alacağı kalan bedel ve 74.084,39.-TL işlemiş faiz olmak üzere 192.084,39-TL olduğu, Mahkemenin davacının fer'i nitelikteki talepleri yönünden görevlendirmesi kapsamında, davacının faiz talebi hususunda, bilirkişi hukuki yorum yapamayacağından dolayı faiz talebi yönünden her türlü hukuki değerlendirme ve nihai kararı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; dava dosyasında, taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt tarihi ile ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalıya gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi bulunmadığından, temerrütün takip tarihi itibarıyla oluşabileceği ve Mahkeme tarafından alacak takdir edilmesi halinde alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülebileceği rapor edilmiştir.
Davacı vekili 12/08/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 190.000,00-TL arttırarak 191.000,00-TL'ye yükseltmiştir.
....... 7. Genel İcra Dairesi 2024/74029 esas sayılı dosyası incelendiğinde;davacının davalı aleyhine 118.000 TL asıl alacak ve 74.084,39 TL işlemiş faiz toplamı 192.084,39 TL üzerinden takip başlatıldığı yapılan itiraz üzerine iş bu davanın kısmi dava olarak TL üzerinden1000 TL üzerinden açıldığı ve alınan raporlar sonrasında ıslah dilekçesi sunulduğu görüldü.
Eldeki dava kısmi olarak açılan itirazın iptali davası olup, davacı vekilinin 12/08/2025 tarihli dilekçesi harç tamamlanarak ödeme emrindeki tüm miktar üzerinden itirazın iptali istenmiş olup, bu husus davanın kısmen ıslahı niteliğindedir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası bir süreye tabi olup alacaklı, bu davayı, itirazın kendisine (varsa vekiline) tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açabilir.Bir yıllık süre içinde açılan dava, teknik anlamda bir itirazın iptali davasıdır ve ancak bir yıl içinde açılan davanın kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine, alacaklı, itiraz ile durmuş olan icra takibine devam edilmesini (yani haciz) isteyebilir. İcra inkâr tazminatına da, yalnız bir yıl içinde açılmış olan itirazın iptali davasında hükmedilebilir.
Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmazsa, yaptığı ilamsız takip düşer. Alacaklı tarafından itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması zorunludur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde itirazın iptali davası açmak üzere öngörülen süre, hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre; hak sahibinin hakkın korunması için kanun veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkın sona ermesi sonucunu doğuran süredir.
Takibin 25/102024 tarihinde başlatıldığı,21/11/2024 tarihinde borca itiraz edildiği,11/12/2024 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlendiği,17/12/2025 tarihinde dava açıldığı ve de 12/08/2025 tarihinde itirazın iptali istemli ıslah dilekçesi sunulduğu görülmüş,davacının 1 yıllık hak düşürücü sürede kısmi ıslahta bulunduğu görülmüştür.
Taraf defterleri incelenmekle birb,iri ile uyumlu olduğu nitekim dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ,hatta yaptığı ödemelerin kendi defterinde değil davacı defterlerine kayıtlandığı görülmüştür.
Davacını asıl alacağı ispat olunmuş ise de faturadan kaynaklı başlatılan takip talebinde talep edilen işlemiş faize ilişkin delil ibraz edilmemekle işlemiş faiz istemi yerinde görülmemiş, ancak İİK 67/2 uyarınca alacağın likit oluşu ve borçlunun itirazında haksız çıkması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABUL- KISMEN REDDİNE,
....... 7. Genel İcra Dairesi 2024/74029 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 118.000,00-TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak 118.000,00-TL nin %20 si oranında davanın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 8.060,58-TL olduğundan peşin alınan 3.860,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.200,18-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 4.475,80-TL harç toplamı ve 9.320,00-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.795,80-TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 8.523,04-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan 5.272,76-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinde itibaren 2 haftalık kesin süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/12/2025