T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/130 Esas - 2025/347
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/130 Esas
KARAR NO: 2025/347
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ: Av . ...
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/02/2025
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
KR.YZL.TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... E. Sayılı dosya kapsamında gönderilen kambiyo takibine ilişkin ödeme emrinin müvekkili firmaya 13.02.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, icra takibinin dayanağının ise ... seri no.lu tahrifata uğramış ve usulüne uygun ibraz edilmemiş bir adet çek olduğunu, icra takibinde 913.019,18 TL bedelli ödeme emri gönderilmişse de, işbu dava tarihi itibariyle icra takibi kapak hesabı yaklaşık 1.075.985,12 TL' olduğunu, bahsi geçen icra takibi kapsamında .... Mahkemesi tarafından 12/02/2025 tarihinde müvekkilinin malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş olduğunu, müvekkilinin haciz baskısı altında olduğunu çünkü bankalarda ticari kredileri artık onaylanmadığı gibi iş yaptığı firmalarla ticari ilişkisinin bitmek üzere olduğunu, takip dayanağı yapılan çekin 30/11/2024 olan keşide tarihinin üzerinin çizilerek 26/01/2025 olarak , bir milyon sekiz yüz elli bin TL (1.850.000,00TL) olan bedel kısmının ise dokuz yüz bin TL (900.000,00TL) olarak değiştirilip paraflandığının görüldüğünü, ancak yapılan değişikliklere ilişkin imzaların müvekkili şirketin yetkili temsilcisine ait olmayıp senet açıkça tahrifata uğradığını, menfi tespit davası açmak için taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, .... Sayılı dosya kapsamında sürecin hala devam ettiğini, ancak .... Mahkemesi tarafından 12/02/2025 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararı doğrultusunda müvekkilinin malvarlığı üzerine konulan hacizler nedeniyle arabuluculuk süreci tamamlanamadan iş bu davanın açıldığını, bu nedenle .... E. Sayılı dosyasının gerekirse %15 oranında teminat ile ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, İvedi olarak .... E. Sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasını, Takip miktarı itibariyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile en az %20 oranında tazminata hükmedilmesini, takibe konu çekin çek vasfı olmadığının tespitiyle evrakın müvekkiline verilmek üzere istirdadına, davalı yan aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu şirket ile müvekkili ...'ın ticari iş kapsamında bir anlaşma yaptıklarını, anlaşma kapsamında müvekkilinin 2024 yılı içerisinde meydana gelen ... depreminden sonra depremzedelere köy evi yapım işini alan davalı borçlu şirkete taşeronluk yaptığını, davacı şirketin müvekkiline alacağı olan 1.850.000,00 TL ücret için ...'a ait olan ... seri numaralı basım tarihi 05 Eylül 2024 olan çeki verdiğini, vadesi 30.11.2024 tarihi olan çek günü geldiği zaman müvekkiline ödenememiş olup davalı şirket bir kısım ödeme yapıp kalan kısım için müvekkilinden zaman talep etmiş kendilerini idare etmesini istediğini, müvekkiline 02.12.2024 tarihinde 1.000.000,00 TL ücret şirket yetkilisi ...'ın hesabından " .... nolu ... çekine" açıklamasıyla ödeme yapıldığını, müvekkilinin bahse konu çek ödemesi için keşideci müvekkilinden tekrardan süre talep etmiş son güne kadar müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin ibraz gününün son günü olan 04.02.2025 tarihinde bankaya çeki ibraz ettiğini ancak keşideci imzanın kendisine ait olmadığını ve çekte tahrifat yapıldığını iddia ederek kötüniyetli davrandığını ve müvekkiline ödeme yapmadığını, dava konusu çekin tahrifata uğramamış olup düzenleme gerçekleştirildiğini, yapılan düzenlemelerde paraf atıldığını, davacı şirketin aynı işyerinde çalışma gösteren tüm taşeronlara aynı çeki vermiş olup ödemelerde sorun yaratmadığını, müvekkilinin .... D.İş dosyası ile ihtiyadi haciz kararı almış olup 135.000 TL teminat yatırdığını, alacağını almak amacıyla teminat yatıran müvekkilinin külfet altına girmiş ancak açılan icra takibi işbu dosyada teminatsız şekilde durdurulduğunu beyanla, müvekkilinin alacağı olan 900.000,00 TL ile işlemiş faizin devamı için davacının borçlu olduğunun tespiti ile davanın zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmemesi nedeniyle öncelikle usulden reddine, kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, kaldırılmayacaksa %25 oranında teminat talep edilmesine, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 08/05/2025 tarihli dilekçesinde, davalı taraf ile imzalanan anlaşma protokolü sonucu davadan feragat ettiklerini bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 08/05/2025 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile anlaşma protokolü imzaladıklarını, dosya kapsamında davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Dosyaya sunulan vekaletnameler incelendiğinde feragat yetkisini içerdikleri görülmüştür.
Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, davadan feragatin aynı zamanda davaya konu haktan da feragat anlamına geldiğinden, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmemesine göre yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, davalı yararına vekalet ücretine takdir olunmamıştır.
Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeni ile reddine,
2-Davadan feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan, Harçlar kanununun 22. maddesi gereğince harcın 205,13-TL olarak kabulü ile bakiye 15.164,62-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talebi halinde davacıya iadesine,
3-Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk gideri 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip ....
✍ e-imzalı
Hakim ....
✍ e-imzalı