T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/436 Esas
KARAR NO: 2025/405
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ... ....
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI: ... - ...
...
DAVA: İtirazın İptali ( Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/06/2025
KARAR TARİHİ: 20/06/2025
KR.YZL.TARİHİ: 20/06/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ... ile birlikte iskele kiralama işi yaptığını, davalının kendisini ... ile birlikte inşaat işleri yapan biri olarak tanıttığını, davalının birçok inşaat işi olduğunu ve iskeleye ihtiyacı olduğundan müvekkile ulaştığını, tarafların aralarında aylık bedeli kira bedeli ödenmesine karşılık iskele kiralama sözleşmesi yaptıklarını ve müvekkilinin iskeleleri davalıya teslim ettiğini, davalı şirketin ödeme yapmadan evvel müvekkilin faturayı kesip kendilerine iletmelerini istediğini, müvekkil de aylık fatura kesip kendilerine ilettiğini, müvekkil 2023 yılı aralık ayı, 2024 yılı ocak, şubat, mart, nisan aylarına ilişkin faturasını toplamda 87.500,00 TL bedeli ile kesip davalıya ilettiğini, ancak davalının ekteki mesaj kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkilini sürekli oyaladığını, ancak gelinen noktada müvekkilinin ne kiralama bedellerini ne de iskelelerini davalıdan geri alabildiğini, davalının müvekkiline iskelelerin çalındığını, dolayısı ile yapacak hiçbir şeyi olmadığını beyan ettiğini, müvekkilinin iskelelerinin nerede olduğunu bilmemekte ve müvekkile ait iskeleler belki de davalı şirket tarafıdan haksız çıkar sağlamak maksadı ile kullanılmakta belki de başkalarına satılmış durumda belki de gerçekten çalışmış durumda olduğunu, bu hususta ayrıca davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin eşi ve 2 çocuğu ile birlikte maddi sıkıntı yaşarken davalı şirketin hem müvekkilin iskelelerine el koyduğunu, hem de kiralama bedellerini ödemeyip müvekkilini mağdur ettiklerini, bunun üzerine müvekkili, .... E. Sayılı dosyası ile iskele kiralama bedelini davalı ile anlaştığı tutarda faturalara dayalı ilamsız takip başlattığını, ancak davalı şirketin açılan icra takiplerine karşı haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, yapılan itirazın hukuka uygun olmadığını ve takibi durdurup müvekkilinin alacak hakkını ve alacağının tahsilini geciktirmeye hizmet ettiği son derece açık olduğunu, zira borçlu şirketin icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkiline herhangi bir borcu olmadığını belirtmek sureti ile itiraz etmiş olup, itirazının somut veya yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin faturaları ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davalarının haklılığının ortaya çıkacağını, davalı (borçlu) kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkilinin alacağının temini bakımından; müvekkili işbu davalı şirket yüzünden hem iskelelerinden olduğunu hem de ücretini alamadığını, müvekkilinin maddi durumu kötüleşmiş ve bakmakla yükümlü olduğu çocukları ile birlikte halen daha zorluk yaşamakta olduğunu, haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının müvekkilin maddi durumu da göz önüne alınarak teminatsız ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili dava şartı arabuluculuğa başvurmuşsa da anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle teminatsız ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, davalı borçlunun haksız itirazlarının iptali ile, takibin devamına davalının takip konusu borcu icra dosyasında talep edilen faizi ile birlikte ödenmesine, davalı aleyhine icra takibinin sonuçlanmasını geciktirme amacı taşıyan haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masraf ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa tebligat çıkartılmamıştır.
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (HMK m.1). Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c. maddesi, görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nin 4/1-a. maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında aylık kira bedeli ödenmesine karşılık iskele kiralama sözleşme ilişkisi bulunduğu, sözleşme kapsamında iskeleme kiralama bedeli olarak davacı tarafça fatura düzenlendiği, davalının ödeme yapmaması üzerine fatura alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine iş bu itirazın iptali davası açıldığı, bu haliyle taraflar arasındaki alacağın kira sözleşmesinden kaynaklandığı, HMK’nin 114/1-c. maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının aynı kanunun 115. madde hükmü uyarınca mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK’nin 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli .... Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3)İhtiyati haciz talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4)HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
5)İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2025
Katip ... Hakim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır