T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/868 Esas
KARAR NO: 2025/702
BAŞKAN: .... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... ....
DAVALI : 2- ... - ...
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 24/11/2025
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
KARAR Y. TARİHİ: 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 3. maddesi gereğince kambiyo senetleri mutlak ticari iş niteliğinde olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkiline tebliğ edildiği iddia edilen 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tamamının usulsüz olduğunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1 ve 10/2 maddeleri gereği tebligatın öncelikle “bilinen en son adres”e yapılması gerektiğini, bu adrese tebligat yapılamadığı takdirde MERNİS adresine başvurulması gerektiğini, müvekkilinin bilinen fiili adreslerinin, ticaret sicili, ... ve vergi kayıtlarındaki adresleri devletçe açıkça bilinir olmasına rağmen icra müdürlüğünce hiçbir adres araştırması yapılmadan doğrudan MERNİS adresine tebligat çıkarıldığını müvekkiline ulaşmayan bu tebligatların “tebliğ edilmiş sayılarak” 89/2 ve 89/3 aşamalarına geçildiğini, müvekkili ... ile borçlu ... arasında hiçbir hukuki, ticari veya mali illiyet bulunmadığını, aralarında sadece uzak akrabalık ilişkisi olduğunu, borçlu ...’nun müvekkilinden hiçbir alacağı olmadığını, beyan ederek bu davanın İİK m.89/3 kapsamında açılmış özel bir menfi tespit davası olduğunun kabulü ile, borçlu ...’nun müvekkilden hiçbir alacağının bulunmadığının menfi tespit yoluyla tespitini, müvekkiline gönderildiği iddia edilen 89/1–89/2–89/3 haciz ihbarnamelerinin tamamının usulsüz tebligat sebebiyle hükümsüzlüğünün tespitini, İİK m.89/3 gereği, menfi tespit davası sonuçlanıp verilecek karar kesinleşinceye kadar takip ve tüm haciz işlemlerinin teminatsız ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, ilgili davanın .... takip dosyasına müzekkere yazılarak bildirilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK m 89/3 uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. .... Dairesinin 12.04.2016 tarih ve .... ve 17.12.2015 tarih ve .... sayılı ilamları da bu yöndedir.
01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (.... ).
Bu durumda İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, .... Dairesinin 04/03/2022 gün, .... sayılı ve 27/05/2022 tarih, .... sayılı emsal kararlarına göre .... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Keza .... Dairesi'nin 06/11/2023 tarih,.... sayılı uyuşmazlıkların giderilmesine ilişkin kararında HMK'da genel görevli mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin düzenlendiği, buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermek ve davanın genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği yönünde içtihat edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel yetkili ve görevli Mahkeme olan .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girmektedir. Anılan gerekçelerle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-)HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-)İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı tarafa iş bu kararın tebliği sureti ile ihtaratına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/11/2025
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza