T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/324 Esas - 2026/321
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/324 Esas
KARAR NO : 2026/321
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- ... (TCKN: ...) - ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 15/04/2026
GR.KR.YZM.TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11/01/2022 tarihinde... istikametinde seyreden ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüste yolcu konumunda olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, minibüsün su kanalına girip istinat duvarına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, kaza ile ilgili ceza davası açıldığını, kaza sonrasında genç yaşında yüzünde kalıcı iz oluştuğunu ve psikolojik destek almak zorunda kaldığını ve müvekkilinin dava konusu kaza nedeni ile 633.000,00-TL manevi tazminatın kazanın olduğu tarih olan 11.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.ş (ihtiyari mali mesuliyet) poliçe limitleri ile sınırlı kalacak şekilde müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de ... A.ş (ihtiyari mali mesuliyet) poliçe teminat limitiyle sınırlı kalacak şekilde davalılara müşterek ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... A.ş vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının KTK 97 maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, kazaya karıştığı idida edilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 03/08/2021-15/12/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, teminat limitinin manevi tazminat bakımından 150.000,00-TL olduğunu, huzura konu maluliyet raporuna itirazları bulunduğunu, manevi tazminat takdirinin Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, tazminat hesaplamasının ise ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, müterafik kusur araştırmasının yapılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının kabul edilmesi gerektiğini ve müvekkili aleyhine yargılama giderlerine , faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep etmiştir.
Davalı ... vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini, kesin yetki kuralının bulunduğu hallerde yetki yargı yolunun caiz olmaması yolunda ilk itirazları cevap dilekçesi ile yaptıklarını, görev, yetki, usul, usulsüz tebligat, husumet, derdestlik, kesin hüküm, taraf ehliyeti, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve hukuki yarar yokluğu ve HMK 114-115-116-117 maddeleri gereğince tüm itirazlarda bulunduklarını beyan ederek, hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE :
Dava, Trafik Kazasından Kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Davalı firmaya ait davalı Hüseyin'in sürücü olduğu ... plakalı minibüsün 11/01/2022 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının davalılardan manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı noktasında toplanmıştır.
Mahkememizin, ... sayılı kararı ... sayılı ve 12/12/2025 tarihli kararı ile kaldırılmakla, yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde ... sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davalılar ... A.Ş. vekili ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... sayılı ve 12/12/2025 tarihli kararı ile, "Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu minibüsün tek taraflı kaza yapması sonucu yaralandığını belirterek aracın işleteni, sürücüsü ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sigorta şirketine karşı manevi tazminat talepli olarak dava açmıştır.
Bu hâli ile, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usûl ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de, işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hâl böyle olunca usûl ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usûl kurallarına da uygun düşecektir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince, görev hususunun dava şartı olması, HMK'nın 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, davanın, davacı yolcunun, davalı sürücü ... idaresinde bulunan davalı ...'a ait olan minibüsün (dolmuşun) tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekili, davalı ... vekili ve ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak göre hususunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili, davalı ... vekili ve ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, HMK’nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE," ilamı ile kaldırılmasına karar verilmekle işbu esasa kayıt olmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda;
Taraflar arasındaki ilişki trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine yönelik olup,Dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekle Mahkememiz'in görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/04/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
Full & Egal Universal Law Academy