T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/277 Esas - 2025/116
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/277
KARAR NO : 2025/116
HAKİM :......
KATİP : ......
DAVACI :......
......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
Mersis Numarası: ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Haksız Rekabet Tespiti, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 16/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Haksız Rekabet Tespiti, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmanın müvekkili davacının yaratıcısı olduğu ve müvekkiline ait olan "...'ni ... Sistemi içinde "izinsiz olarak kullandığını ve haksız rekabette bulunduğunu, ... ve Operatörler '......) arasında imzalanan ...... ve "...'nin " kullanılması ile ilgili imzalanan diğer protokoller kapsamında ... firma olan davalının üç operatör firma ile birlikte, müvekkilinin davacının yaratıcısı olduğu ve müvekkiline ait olan "... " ... Sistemi içinde izinsiz olarak kullandığını ve haksız rekabette bulunduğunu, müvekkili tarafından üç operatör firmadan biri olan ... AŞ aleyhine ...... Mahkemesi'nde dava açtıkları, açtıkları davanın 09/07/2020 tarih, ...... sayılı ilamı ile kabul edildiğini, kesinleşen mahkeme kararı ile "Müvekkiline ait "..." bir iş ... olduğu, yaratıcısının ve sahibinin davacı müvekkil olduğu, davalının işbu metodun korunabilir kısımlarını izinsiz olarak aktardığı, bu eylemlerin TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının zararının tazmin edilmesi gerektiği hususlarının kesinleştiğini, bu kararı ......Esas sayılı takibe konu edildiğini, davalının haksız kullanımın 20/01/2023 tarihine kadar sürdüğünü, Fikri ve Sinai Hakları Mahkemesi'nin kararı ile entegratör firma olan davalının ve üç operatör firmanın haksız kullanımının haksız rekabet olduğunun sübuta erdiğini ileri sürüp davalının eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin bir sonucu olarak davalının haksız kullanım tarihinden itibaren davalının 20/01/2023 tarihine kadar olan haksız rekabet ve kullanım nedeniyle oluşan zarardan şimdilik 100,000 TL maddi tazminatın haksız rekabetin başladığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, şimdilik 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabetin başladığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak dava konusu projenin ...'in devreye aldığı, bir kamu projesi olduğunu, ... 8383 servisinin sahipliği veya bu nedenle meydana geldiği iddia edilen zarar ziyan ile ilgili dava ve taleplerin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, Fikri ve Sinai Hakları Mahkemesi'nin eksik inceleme ile karar verdiğini, ayrıca diğer davacı olarak görünen ... Ltd. Şt'nin hak sahipliğini de gözetilerek iş modelinin mülkiyetinin davacıda olmadığını, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, "..." anonim olmakla birlikte davacının bu sistemi ... tesciline konu ettiği tarihten önce davalı adına "... " adıyla tescillenen işin bir çok projede kullanıldığını, dolayısıyla haksız rekabet bulunmadığını, davacının belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davanın ...... Esas sayılı ve ...... Esas sayılı dosyalar ile davalarının daha önce açılmış olması nedeniyle her üç davanın birleştirilmesi gerektiğini, davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dosyanın tetkikinden; dosyanın ...... Mahkemesinde açıldığı mahkeme tarafından 08/05/2024 tarih ...... sayılı kararıyla davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden bahislHMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği ve kararın taraflara tebliğe çıkarıldığı ve taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmadığından dosyanın 11/06/2024 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenerek mahkememize gönderildiği ve davanın mahkememizin ...... Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK’nın 54 ve devamı maddelerinde haksız rekabete ilişkin hükümler düzenlenmiştir. TTK’nın 54/2. maddesine göre "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, 55. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir. Haksız rekabet hükümleri, sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar.
Somut olayda; davacı vekili tarafından açıkça ve yalnızca ... hakkına dayanılmaksızın ... ve Operatörler (...) arasında imzalanan ...... ve "..."nin kullanılması ile ilgili imzalanan diğer protokoller kapsamında operatör firmalarının "..."ni ... sistemi içinde izinsiz olarak kullanması nedeniyle zarara uğraması nedeniyle haksız rekabetin ve zararın önlenmesini ile tazminat talep edildiği, davacı tarafça 6769 sayılı SMK'dan kaynaklanan hakların mevcudiyeti ve ihlaline yönelik açıkça ve yalnızca bir iddia ileri sürülmediği gibi iş bu davada ... hakkına dayalı herhangi bir istemin de söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın davacıya ait "..."nin ... sistemi içinde izinsiz olarak kullanması nedeniyle TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak açılan haksız rekabetin tespiti ve maddi-manevi tazminat davası olduğu, Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren bir olgunun varlığından söz edilemeyeceği ve 6102 sayılı TTK’nın haksız rekabet hükümlerine ilişkin olan uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesi görevi kapsamında olduğu kanaati oluştuğundan aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
...... Mahkemesinin görevli olduğuna, anılan mahkemece daha önce görevsizlik kararı verildiğinden, mahkememizin bu kararı istinaf edilmediği takdirde, dosyanın merci tayini bakımından resen ...... Dairesine gönderilmesine,
2-Yargılama harç ve masrafın görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18.03.2025
Katip ...... Hakim ......
e-imzalıdır e-imzalıdır