T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/61 Esas - 2024/435
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/61
KARAR NO : 2024/435
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
...
VEKİLİ : Av. ...
...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... başvuru numaralı “...” marka başvurusuna yönelik ... başvuru numaralı “...” ibareli marka gerekçe gösterilerek davalı tarafça yapılan itirazlar sonucunda müvekkili başvurusundan 21. Sınıftaki” “Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları. Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri. Ev hayvanları için kafesler, akvaryumlar, vivaryumlar, terraryumlar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Fare kapanları, haşerat tuzakları, sinek ve haşeratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar, sinek yakalayıcılar, sinek raketleri. Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular.Püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar, sulama aletleri, bahçe sulama süzgeçleri, musluklara takılan uçlar. İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan).” Emtialarının çıkarıldığını, verilen kararın hatalı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadıklarını, müvekkili markasındaki “...” ifadesinin tanımlayıcı olduğu ve ayırt edici olmadığı iddiasının yersiz olduğunu, markaların farklı görsel unsurlar taşıdıklarını, davalı markasında “...”ya ait turuncu, üç ayrı unsurdan oluşan bir üçgen ... bulunmakta ve ayrıca ibarenin yazımında da özel bir yazı tipi kullanılmakta olduğunu, 21.sınıf içeriğindeki mallar göz önüne alındığında ortalama tüketicinin, iki markayı karıştırması veya ilişkilendirmesi mümkün olmadığını, davalı ...'nın ana faaliyet konularının, üretilen ürünlerin ve verilen hizmetlerin farklı olması, davalı ...'nın müşteri portföyü ile müvekkil şirketin müşteri portföyü de dikkate alındığında ortalama tüketicinin reaksiyonu markaları karıştırmak değil markaları ilişkilendirmemek olacağını iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; dava konusu başvurunun müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, çok basit bir şekilde arama motorunda yapılan aramalarda muhtelif firmalar tarafından da "..." ibaresinin sünger ürünü ile ilgili bir nitelik olarak kullanıldığının görülebileceğini, "..." ibaresinin birebir müvekkil markası ile aynı olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı marka başvurusunun 01, 17, 20, 21, 35 ve 40. sınıfların tümü ile ilgili "..." ibareli tescil talebimizin kabulüne karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... ibaresinin 01, 17, 20, 21, 35 ve 40. Sınıf mal ve hizmet sınıflarında tescili amacıyla 04.08.2022 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 29.08.2022 tarih ve 403 sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği, anılan ilana karşı davalı yanın ... sayılı markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, davalı itirazlarını inceleyen ...’nın 09.05.2023 tarihli kararı neticesinde başvuruda yer alan 21. Sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları.Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar.Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri.Ev hayvanları için kafesler, akvaryumlar, vivaryumlar, terraryumlar.Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.Fare kapanları, haşerat tuzakları, sinek ve haşeratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar, sinek yakalayıcılar, sinek raketleri.Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular.Püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar, sulama aletleri, bahçe sulama süzgeçleri, musluklara takılan uçlar. İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan).” emtiaları yönünde itirazları kabul ettiği, söz konusu karara karşı bu defa davacı başvuru sahibi tarafından itirazda bulunulduğu ve ... tarafından verilen kısmi ret kararının kaldırılarak redde konu 21. Sınıf emtiaların başvuruya iadesi talebinde bulunduğu, davacı itirazlarını inceleyen ...’nun 11.12.2023 tarih ve ... sayılı kararıyla; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, ihtilaf konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresini aynıyla içerdiği ve ret gerekçesi marka ile görsel ve işitsel yönden bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Şöyle ki, tüketiciler daha önce gördükleri bir markayı aynen değil akıllarında kalan şekilde hatırlamakta ve çoğu zaman farklı işletmelere ait olan iki markayı eş zamanlı karşılaştırma imkanına sahip olmamaktadır. Eksik resme göre değerlendirme yapabilen tüketiciler bakımından kelimelerin sıralanış biçiminin değiştirilmesi veya bazı unsurların çıkarılması veya eklenmesi markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmamaktadır. ( ...4) Ayrıca, başvuru ile ret gerekçesi markanın kapsamında aynı/aynı tür mal ve hizmetlerin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda; başvuru ile ret gerekçesi markanın benzer markalar olarak değerlendirilmesi ve nedeniyle, markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkacağı bu nedenle de yayına itiraz hakkında ... verilen karar yerinde görülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davacı itirazlarının reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen 21. Sınıf emtiaların, davalı yana ait ret gerekçesi markada da birebir yer aldığı,
-Taraf markaları arasında ortak unsurların ayniyeti ve uyuşmazlık konusu hizmetlerin birebir ayniyetinden ötürü karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin mevcut olacağı,
-Nihai olarak iptali talep olunan ... kararında görüşler ile aynı kanaatte olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1-Davacı ve davalı markalarındaki emtiaların tamamının aynı olduğu,
2-Dava konusu marka ile davacı markalarının benzer olduğu,
3-Dava konusu başvuru ile redde gerekçe markalar arasında SMK m. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir ( ...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Redde Gerekçe Davalı Markası
... ...
(21. sınıf) (21. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalı ve davacı markalarının birebir aynı sınıf ve alt sınıf emtiaları kapsadıkları, bu halde birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde oldukları, aynı pazarda faaliyetleri bulunduğu, benzer tüketici gruplarına hitap ettikleri, benzer sunum ve pazarlama yöntemleri ile tüketiciye ulaştırıldıkları, benzer mevzuatlara tabi oldukları, birbirleri yerine tercih edilebilirlikleri bulunduğu, benzer ihtiyaçlara yönelik oldukları görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ''...'' şeklinde bir sözcük markası olduğu, marka örneğinde hiçbir figüratif unsurun yer almadığı, markanın yazımına en uygun şekilde “...” olarak telaffuz edileceğini, kelimenin bütün olarak bir anlama sahip olmadığı, bununla birlikte kelimenin son dört harfini oluşturan “...” ibaresinin bükme, esnetme, kıvırma gibi anlamlara gelen İngilizce bir sözcük olduğu ve bu anlamı itibariyle de ticaret hayatında sıkça tercih edilen bir ibare olduğu, ancak uyuşmazlık konusu emtiaların ilgili tüketicilerinin anılan ibareyi bu anlamı ile bilemeyebileceği gibi tüketicilerin de markaları bu şekilde unsurlarına ayırmayacağı, bütün olarak “...” ibaresini algılayacağı, markadaki tek esas unsurun bu sözcük olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; davalı yanın redde gerekçe markası ise ''...+...'' şeklinde olup markanın üst bölümünde özgünlüğü ve ayırt ediciliği zayıf, benzerlerine sıkça rastlanabilen türden süsleme/dekoratif amaçlı turuncu renkte bir logoya ve logonun hemen altında ise “...” kelimesine yer verildiği, anılan ibarenin de münhasıran herhangi bir anlamının olmadığını, yazımına uygun şekilde “...” olarak telaffuz edileceği, markanın asli unsurunun bu kelime olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli ''...+...'' esas ibareli marka ile davacının ''...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, işaretler arasında şekli anlamda karşılaştırılabilir bir durumun mevcut olmadığı zira dava konusu markanın herhangi bir ... unsuru taşımadığı, bununla birlikte “...” kelimesinden oluşan dava konusu markanın ilk beş harfi olan “...” harflerinin doğrudan davalı yanın redde gerekçe markasının kendisi olduğu, “...” markasında “...” ibaresinin görsel algıda ve telaffuz esnasında doğrudan algılanabilir bir şekilde kullanıldığı, dava konusu markada bu kelimenin sonuna eklenen “...” harfinin markaları birbirlerinden somut bir biçimde uzaklaştırmadığı, aksine yeni / alternatif bir marka algısı yarattığı, zira “...” kelimesinin uyuşmazlık konusu emtialar ile kavramsal hiçbir ilişkisi olmayan ayırt edici vasfyı yüksek, akılda kalıcı bir sözcük olduğu, dolayısıyla sözcük unsurları ve harf dizilimsel ortaklıktan kaynaklı işaretlerin görsel anlamda mutlak bir benzerlik taşıdıkları, keza yine bu durumun işitsel olarak da işaretleri doğrudan benzer kıldığı, her iki markanın da işitsel olarak aynı ses ile başladıkları, bu benzerliğin sadece bir - iki harf ya da tek bir hece ile sınırlı olmadığı, dolayısıyla dava konusu markanın başlangıç ve devam sesinin doğrudan davalı markasını verdiği, kavramsal olarak ise işaretlerin karşılaştırılabilir anlamları olmadığı; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır