T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/506
KARAR NO : 2024/362
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
ASIL DAVA
DAVACI : ... - T.C. Kimlik No:...
VEKİLİ : Av. ... ...
DAVALI : 1- ... - T.C. Kimlik No:...
...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... - T.C. Kimlik No: ...
...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
BİRLEŞEN DAVA
DAVACI : ... - T.C. Kimlik No:...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ...
Mersis No:...
...
DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
-----------------------------
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen dava yönünden markaya tecavüzün tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, karşı tarafın “...” ve “...” adreslerinde bulunan iş yerlerinde "... ..." şeklindeki kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabette de oluşturduğunu, karşı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve hükmün ilanı istemli davada karşı tarafa ait belirtilen adreslerde delil tespiti yapılarak, sonucunda karşı tarafın “...” şeklindeki markasal kullanımlarının önlenmesini ve durdurulması, tecavüze konu ürünlere, bu ibareyi taşıyan tabelalara, afişlere vb. her türlü malzemelere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkillerinin dava konusu markayı kullanmadıklarını, "..." ismini taşıyan ya da içinde "... "ismi geçen hiçbir iş yeri ya da işletmelerinin de bulunmadığını savunarak, ihtiyati tedbir isteminin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili 09/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... sayılı "..." ve ... sayılı "... ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, söz konusu markaların "Et ve et ürünleri" ve "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından tescilli olduklarını, davalının, müvekkiline ait "..." ibareli markaların birebir aynısını aynı sektörde haksız ve hukuksuz olarak kullandığını, .... Esas sayılı dosyasında 02/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalının "..." ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalının markasal kullanımları ile müvekkili tescilli markalarının birebir aynı olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı eylemlerinin müvekkili marka haklarına tecavüz ve müvekkili aleyhine haksız rekabet oluşturduğunu belirterek; iş bu dava dosyasının ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, davalının "..." ibaresini ön plana çıkarır şekilde 43.sınıfta faaliyette bulunduğunun HMK m.403 hükmü kapsamında .... Esas sayılı dosyasında 02/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, buna rağmen mahkemece gerekli görülmesi halinde davalının, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediğinin davalıya tebligat yapılmaksızın tespit edilmesine, davalıya ilk etapta tebligat yapılmaksızın; davalının "..." şeklindeki markasal kullanımlarının önlenmesine ve durdurulmasına, marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bu ibareyi taşıyan tabelalara, afişlere vb. her türlü malzemelere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman ya da bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların saklanması noktasında, öncelikle teminatsız olarak, aksi halde mahkemece uygun bulunacak teminat uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının "..." esas unsurlu markasal kullanımının müvekkiline ait .... sayılı markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve kullanımının durdurulmasına, masraflar dahil olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Asıl dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalılara ait “...” ve “...” adreslerinde DELİL TESPİTİ yapılarak, davalının “...” esas ibaresine yönelik kullanımı olup olmadığının ve bu kullanımının müvekkiline ait ... “...” ibareli markalara tecavüz teşkil edip etmediğinin TESPİTİ, davalının “...” şeklindeki markasal kullanımlarının önlenmesini ve durdurulması, marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bu ibareyi taşıyan tabelalara, afişlere vb. her türlü malzemelere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması noktasında, öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkemece uygun bulunacak teminat uyarınca İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesi, davalıların “...” esas unsurlu markasal kullanımının müvekkiline ait .... tescil nolu markasına tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİ, ÖNLENMESİ ve kullanımının DURDURULMASI, masrafları dahil olmak üzere kesinleşmiş kararın gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak İLAN EDİLMESİ taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Birleşen dava yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının "..." şeklindeki markasal kullanımlarının önlenmesi, durdurulmasına, marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bu ibareyi taşıyan tabelalara, afişlere vb. her türlü malzemelere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman ya da bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulması, bunların saklanması noktasında, öncelikle teminatsız olarak, aksi halde mahkemece uygun bulunacak teminat uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davalının "..." esas unsurlu markasal kullanımının davacıya ait .... sayılı markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi ve kullanımının durdurulması, masraflar dahil olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilanı taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Mahkememizce tensip tutanağı ile; ''davacı vekilinin davalı tarafından karşı tarafa ilk etapta tebligat yapılmaksızın davalılara ait “...” ve “...” adreslerinde DELİL TESPİTİ yapılarak, davalının “...” esas ibaresine yönelik kullanımı olup olmadığının ve bu kullanımının davacıya ait .... “...” ibareli markalara tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitinin yapılaması ve rapor düzenlenmesi için 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişiler raporlarında neticeten; ''...'' adresinde ''...'' ya da ''... ...'' şeklinde bir iş yerinin olmadığı; ... adresinde tespit edilen markasal kullanımların davacının adına kayıtlı ... sayılı markaları ile benzer olduğu, adreste bulunan iş yerinin fiili faaliyeti ile davacının markalarının 43.sınıf yönünden emtia benzerliğinin de oluştuğunu; ortalama tüketicinin markaları karıştırabileceği, davacının adına kayıtlı markalarına tecavüz koşullarının oluşabileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEP İLE İLGİLİ OLARAK
Mahkememizce alınan bilirkişi raporundan sonra 05/05/2023 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbir istemine konu edilen "..." adresinde bulunan iş yerinde "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmadığı, bu iş yerinde "..." şeklinde tabela bulunduğu, "..." adresinde bulunan iş yerinde her ne kadar "..." ibaresi markasal olarak kullanılsa da, bu iş yerinin vergi levhasının dava dışı ... adına kayıtlı bulunduğu, iş yeri sahibinin de dava dışı ... olduğu, karşı tarafın bu iş yerinde "..." ibareli markasal kullanımda bulundukları hususunun yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine .... tarafından istinaf talebinin ESASTAN reddine karar verilmiş olduğu görüldü.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen EK RAPORDA özetle:
1. Asıl dava yönünden davalıların itirazlarının cevaplandığını; bu kapsamda 27.02.2023 tarihli ... E. sayılı yetkilendirme kararı gereğince 02.03.2023 tarihli raporda mahkemenin yetki kararına uygun olarak belirtilen adreslerdeki mevcut fiili durumun delil tespiti olarak tespit edildiğini; ... adresinde sunulan Vergi Levhasına göre iş yerinin ... adına kayıtlı olduğunun 02.03.2023 tarihli raporumuzda belirtildiğini; davalıların husumet yönünden davada durumu, iş yerinde sunulan belgenin geçerliliği dahil hukuki değerlendirme gerektirdiğinden Heyetimizce bu konuda 02.03.2023 tarihli delil tespiti raporunda bir değerlendirme yapılmadığını;
2. Birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede; dosyadaki 02.03.2023 tarihli rapordaki tespitler ışığında, ... adresinde tespit edilen markasal kullanımların davacının adına kayıtlı .... sayılı markaları ile benzer olduğu, adreste bulunan iş yerinin fiili faaliyeti ile davacının markalarının 43.sınıf yönünden emtia benzerliğinin de oluştuğunu; anılan iş yerinin mahallinde yapılan 01.03.2023 tarihli tespit sırasında sunulan vergi levhasına göre ... olduğu; ortalama tüketicinin markaları karıştırabileceği, davacının adına kayıtlı markalarına tecavüz koşullarının davalı şirket yönünden oluşabileceği;
bildirilmiştir.
GEREKÇE:
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 7. Maddeye göre; Marka sahibi; “ (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.” fiillerinin önlenmesini talep edebilecektir.
6769 sayılı SMK m. 29 ile “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” düzenlenmiştir.
Buna göre; Aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK 149. maddesinde “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” belirtilmiştir. Bunlar:
a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti
b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi
c)Tecavüz fiillerinin durdurulması
ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz makine gibi araçlara tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması
e) (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesidir.
6100 sayılı TTK’nın 54. Maddesine göre, “Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Mahkememizce ilk olarak asıl dava dosyasında davacı vekilinin davalı şahıslara yönelttiği dava ile ilgili olarak; ... adreslerinde DELİL TESPİTİ yapılarak davalının ... esas ibaresine yönelik kullanımı olup olmadığının ve bu kullanımın davacıya ait “...” ibareli markalara tecavüz teşkil edip etmediği hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş, alınan bilirkişi raporunda davacının iddiası bakımından, "...." adresinde bulunan iş yerinde "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmadığı, bu iş yerinde "..." şeklinde tabela bulunduğu, "...." adresinde bulunan iş yerinde her ne kadar "..." ibaresi markasal olarak kullanılsa da, bu iş yerinin vergi levhasının dava dışı ... adına kayıtlı bulunduğu, iş yeri sahibinin de dava dışı ... olduğu, karşı tarafın bu iş yerinde "..." ibareli markasal kullanımda bulundukları hususunun ispat edilmediği anlaşılmıştır.
Asıl dava yönünden:
Davalı olarak gösterilen ... ve ...'in davada taraf olamayacağı anlaşıldığından pasif husumet yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden ise:
.... adresinde yapılan tespitte, tabelalarda ... şeklinde kullanımların olduğu; söz konusu kullanımlarda ... ibaresinin ön plana çıkarıldığı, esaslı unsur olarak kullanıldığı, iş yerinin tabelalarında ... ibaresi büyük harflerle yazılı olduğu gibi menüde de aynı şekilde ön plana çıkarıldığı, ortalama tüketici nezdinde marka algısı yaratacak ibare ... ibaresi olduğu, ..., ... ibarelerinin tek başına markaları ayırt etme fonksiyonu bulunmadığı, bu durum gerek ... ibaresinin 43.sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden ayırt ediciliğinin bulunmaması, açıklayıcı bir ibare olmasından kaynaklandığı gibi şehir isimlerinin bir kişinin tekeline verilemeyeceğinden ayırt edici fonksiyonu olmayacağından ileri geldiği, davacının markaları da ..., ... ... şeklinde olup ... kelimesinin marka algısı yaratacak ayırt edici bir fonksiyonu bulunmadığı, dolayısı ile davacının ... esas unsurlu markaları ile .... adresinde tespit edilen marka kullanımlarının benzer olduğu; söz konusu iş yerinin restaurant, lokanta olduğu dolayısı ile davacının markalarının kapsamında bulunan 43.sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden emtia ayniyeti/benzerliği koşulunun da gerçekleştiği; bu durumda ... adresinde tespit edilen markasal kullanımların davacının adına kayıtlı .... sayılı markaları ile benzer olduğu, adreste bulunan iş yerinin fiili faaliyeti ile davacının markalarının 43.sınıf yönünden emtia benzerliğinin de oluştuğunu; bu nedenle ortalama tüketicinin markaları karıştırabileceği, davacının adına kayıtlı markalarına tecavüz koşullarının oluştuğu kabul edilerek birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-ASIL DAVANIN HER İKİ DAVALI BAKIMINDAN PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
2-BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜ İLE
Davalının "..." esas unsurlu markasal kullanımının davacıya ait .... tescil nolu markasına tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİ, ÖNLENMESİ ve kullanımının DURDURULMASINA,
Davacının ihtiyati tedbir talebinin teminatsız kabulü ile; Davalının "..." şeklindeki markasal kullanımlarının önlenmesini ve durdurulması, marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bu ibareyi taşıyan tabelalara, afişlere vb. her türlü malzemelere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması bakımından ihtiyati tedbir konulmasına,
Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 4.831,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/07/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
DAVACI MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 916,00-TL
GİDER AVANSI :3.915,00-TL
TOPLAM :4.831,00-TL