T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/152 Esas - 2024/337
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/152
KARAR NO : 2024/337
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
Mersis No: ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 31/08/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili ... A.Ş.’nin kurulduğu 1961 yılından bugüne kadar özellikle; bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin, “...” markasını 32 seneyi aşkındır aralıksız olarak kullandığını, ilgili ibare adı altında pek çok farklı ürün ürettiğini, günümüzde müvekkil şirketin “...” ibaresi taşıyan sayısız markası olup bu ürünlerin 7 kıtaya ihraç edildiğini, müvekkil şirketin “...” ibaresini taşıyan ilk ürünü “... ...” olup, bu ürünün üretimine 1990 yılında başlandığını ve yine aynı tarihte piyasaya sunulduğunu, müvekkili şirketin 1990 yılından itibaren “...” ibareli ürünlerini iç pazara sunmuş ve yine aynı tarihlerde mezkûr markayı taşıyan ürünleri birçok ülkeye ihraç etmeye başladığını, müvekkil şirketin “... ...” markasını taşıyan ürünlerin tüketiciler tarafından beğenildiğini ve piyasanın en çok tercih edilen gıda ürünlerinden biri haline geldiğini, bu durumun müvekkil şirketi “...” ibaresi taşıyan farklı ürünler ve markalar üretmeye zorladığını, müvekkilin, ... nezdinde “...” ibareli birçok tescilli markası olup, söz konusu markalarını belli bir düzeye getirmek için yıllardır emek ve para harcamış ve tüketiciler nezdinde tanınan markalar haline getirmek için uğraş sarf ettiğini, müvekkilinin ... nezdinde “...” ibaresini içeren ... da mevcut olduğunu, müvekkilin “...” esas unsurlu markası ... ... nezdinde ... numara ile ... olarak kayıtlı olduğunu, müvekkile ait “...” markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında özel olarak korunduğunu, davalı şahsın markası “...” ibaresinden oluşmakta olup, “...” asli unsurundan oluşan müvekkile ait “...” markasını doğrudan ayrı ve bağımsız bir kelime olarak içerdiğini, müvekkil markasının tamamının davalı şahıs markasının içinde yer aldığını, davalı markasında “...” ibaresinin baskın olduğunu, davalı tarafından “...” ibaresinin yanına eklenen ve ayırt ediciliği düşük, müvekkili şirkete ait “...” markasının sonuna eklenen “...” ibaresinin ise marka başvurusuna hiçbir ayırt edicilik katmadığını ve gıda ürünleri için herkes tarafından sıklıkla kullanılan “...” ibaresinin markada hiçbir farklılık yaratmadığını, davalı markasında bulunan görselde iki yana açılmış yeşil renkte yaprak figürü bulunduğunu, yeşil renkte bitki görselinin bulunması, özellikle yeşil renginin sağlık sektöründe ve sağlıklı beslenme ile alakalı gıda sektöründe sıkça kullanılması tescil edilmesi istenen mal/hizmet sınıfı düşünüldüğünde davalı şahıs markası için tanımlayıcı bir görsel olduğunu, bu sebeple iki marka kıyaslamasında davalı şahsın markasında göz önüne alınacak esas ibare ‘‘...’’ markası olduğunu, markalar kavramsal olarak değerlendirildiğinde, dava konusu marka, müvekkilin “...” ibareli markaları ile anlamsal olarak da ayniyet derecesinde benzerlik teşkil etmekte olup, “...” markasının müvekkile ait ... markasının ardışık markası veya ürün serisine ait yeni bir ürün izlenimi verdiğini, davaya konu marka başvurusunun kapsadığı mal/hizmetler, müvekkilin markalarının kapsadığı mal/hizmetler ile bire bir aynı/benzer ve doğrudan bağlantılı olduğunu, davaya konu marka başvurusunun tescil edilmek istendiği 5 ve 35. Sınıf hizmetleri ile müvekkilin tescilli markaları kapsamında yer alan 05, 29, 30, 32 Sınıf malları arasında, özellikle birbirini tamamlama ve bir arada kullanılma ilişkisinden kaynaklanan bir benzerliğin mevcut olduğunu, müvekkiline ait “...” markaları ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer ve markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle benzer ihtilaflarda verilen ve huzurdaki davaya emsal nitelikte olan birçok mahkeme kararının mevcut olduğunu, müvekkiline ait “...” markasının tanınmışlığını ispat eder nitelikte işbu dosyaya sundukları/sunacakları tüm bilgi ve belgeler çerçevesinde, müvekkilin yıllar süren reklam, tanıtım faaliyetleri ve oldukça yüksek bir bütçe kullanılarak yarattığı marka imajı ile “...” markalarının tanınmışlık ve ayırt edicilik karakterini kazandığı açık olup, söz konusu niteliği nedeniyle “...” markasına sağlanması gereken korumanın ... tarafından göz ardı edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ifade ederek davalı ...’in 18.07.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 35. Sınıf içerisinde yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetler” hizmet sınıfının altında mevcut; 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 29.,30 ve 32. Sınıfın tamamı yönünden iptaline, davalı şahsın ... nezdinde 29.12.2021 tarih ve ... başvuru numarası ile kayıtlı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 35. Sınıf içerisinde yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetler” hizmet sınıfının altında mevcut; 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 29., 30 ve 32. Sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şahıs vekili davaya cevap dilekçesiyle; müvekkilin ... markasını tercih etmesindeki nedenin, ... kelimesi dünyaca kullanılan ‘yeni durum veya şekle girmek anlamını’ da taşıdığından ve müvekkil gibi beslenme ve diyetetik mesleği ile uğraşanlarda da çok sık kullanılan bir kelime olduğundan, mesleğini icra ederken ... kelimesinin kullanmasını anlamlı bularak bir marka oluşturmaya çalıştığını, ... kelimesinin son 3 harfi ise müvekkilin Nesrin olan isminin ilk üç harfini içerdiğini, müvekkil firmanın markası “...” görsel ve fonetik açıdan hiçbir şekilde davacının markası ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, gerek okunuş gerek yazılış haliyle markaların birbirinden farklı olduğunu, davacı firmanın halk arasında akılda kalıcığı ... ibaresi ile değil ... şeklinde olduğunu, davacının kullandığı markalara konu mallar ile muteriz markaları kapsamındaki mallar ve bunların niteliğinin birbirinden farklı olduğu dikkate alındığında başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davacı yanın hakkın kötüye kullanımı anlamında değerlendirilebilecek kötüniyetli talepleri ... aşamasında da haksız olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, bu noktada ... ... kararının da yerinde olduğu kanaatinde olduklarını, davacı yanın temsilcilerinin de etkisi ile tescilli markaları ve kullanım alanları ile irtibatı olsun veya olmasın ... nezdinde tüm itirazları yapmakta ve bu bir bakıma hukuki hakları olsa da dava aşamalarını nedensizce zorladığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 18.07.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 35. Sınıf içerisinde yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetler” hizmet sınıfının altında mevcut; 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 29., 30., ve 32. Sınıfın tamamı yönünden iptaline, dava konusu ... başvuru numarası ile kayıtlı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 35. Sınıf içerisinde yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetler” hizmet sınıfının altında mevcut; 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 29., 30., ve 32. Sınıfın tamamı yönünden hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şahıs tarafından ... sayılı “...” marka başvurusu 05. ve 35. Sınıftaki mal ve hizmetlerin tescil edilmesi için 29.12.2021 tarihinde yapıldığı, ... tarafından incelenen başvurunun 27.01.2022 tarih ve 389 sayılı ... yayınlanması üzerine davacı firma tarafından "..." markalari ile karıştırılma ihtimali (6/1) ve ... /6-4,5) gerekçesiyle itiraz edildiği, davacı tarafın yapmış olduğu yayına itirazın, ... tarafından 15.08.2022 tarihli kararı ile reddedilmesi üzerine, davacı ... (“...”) nezdinde yayına itirazın yeniden incelenmesi talebinde bulunulduğu, yapılan itiraz ... tarafından değerlendirilmiş, davacı firma adına yapılan itiraz aşağıda belirtilen 18.07.2023 tarih ve ... sayılı karar ile; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "...", "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. Kanun'un 6(1) fıkrası "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." Hükmünü içermektedir. Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma olasılığını ortaya çıkartır. Karıştırılma olasılığı, kamunun ilgili kesiminin ihtilafa konu markalar ve mallar veya hizmetler hakkındaki algısı, markaların ve malların veya hizmetlerin benzerliğinin karşılıklı bağımlılığı dahil olmak üzere inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörler dikkate alınarak, bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Karıştırılma olasılığına ilişkin bütüncül değerlendirme yapılırken, ihtilafın konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği, işaretlerin bütün olarak oluşturdukları izlenim esasında incelenmelidir, ancak bu yapılırken işaretlerin ayırt edici ve baskın unsurları özellikle dikkate alınmalıdır. Karıştırılma olasılığına ilişkin genel değerlendirmede, malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin markalara ilişkin algısı belirleyici etkiye sahiptir. Bu bağlamda, ortalama tüketiciler markayı genellikle bütün olarak algılar ve markanın çeşitli detaylarına ilişkin kapsamlı bir analize girişmez. Karıştırılma olasılığına ilişkin bütüncül değerlendirmede, ilgili malların veya hizmetlerin ortalama tüketicisinin makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı varsayılır. Bununla birlikte, ortalama tüketicilerin farklı markalar arasında doğrudan bir karşılaştırma yapma şansına nadiren sahip olduğu, bunun yerine markaların zihninde kalan tam olmayan imajını (hatırasını) esas aldığı faktörü dikkate alınmalıdır. Buna ilaveten, ortalama tüketicilerin dikkat seviyesinin, ihtilafa konu malların veya hizmetlerin niteliğine göre değiştiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Önceki tarihli markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılmanın ortaya çıkması olasılığı da artar. Bu nedenle, ayırt edici gücü, tabiatı gereği veya piyasada sahip olduğu bilinirlik (ün) nedeniyle, daha yüksek olan markalar, ayırt edici gücü düşük olan markalara kıyasla daha geniş korumadan yararlanırlar. Bu nedenle, karıştırılma olasılığının varlığı araştırılırken önceki markanın ayırt edici gücü ve özellikle sahip olduğu bilinirlik (ün) dikkate alınmalıdır. Birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalar söz konusu olduğunda, iki marka arasındaki benzerliğin tespiti, bileşke bir markayı oluşturan öğelerden sadece birisini alarak, o öğeyi başka bir markayla karşılaştırmanın ötesinde bir incelemeyi gerektirir. Karşılaştırma, ihtilaf konusu markaların her birini bütün olarak inceleyerek yapılmalıdır, ancak bazı durumlarda, bileşke markayı oluşturan öğelerden biri, bileşke markanın kamunun ilgili kesiminde yarattığı bütüncül algıda baskın konumda bulunabilir. Karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli ret kararına karşı yapılan itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan değerlendirmede, başvuruya konu markanın tertip tarzı itibariyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır. Bununla birlikte, muterizin md. 6(4) ve 6(5) gerekçeli itirazları, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığı yönündeki değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır. Son olarak, itiraz sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.'' İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
... kayıtlarından davalı markasının tescil kararının 06.11.2023 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği ancak tescil ücretinin ödenmediği ve davalı şahıs tarafından 05.01.2024 tarihinde marka başvuru geri çekme talebinde bulunarak marka başvurusunun geri çekildiği, davacı ve davalı arasında hükümsüzlük talebi yönünden sulh yapıldığı, davacının 04/01/2024 tarihli dilekçesiyle dava konusu HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİNDEN FERAGAT ETTİĞİNİN MAHKEMEMİZE BİLDİRİLDİĞİ tetkik edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle ... iptal talebi yönünden eldeki olay incelenmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1)Dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunan çekişme konusu mal ve hizmetler ile davacı tarafın itirazlarına ve davaya mesnet gösterdiği markalar kapsamında bulunan malların aynı ve/veya benzer olduğu,
2)Davacıya ait markalar ile dava konusu marka başvurusunun, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ve aralarında karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimali bulunduğu,
3)Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalı markasının tesciline bir engelinin olamayacağı,
4)Dava konusu ... Kararının, 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 35. Sınıf içerisinde yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetler” hizmet sınıfının altında mevcut; 5. Sınıftaki “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” malları ile 29., 30., ve 32. Sınıfın tamamı yönünden uyumlu olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
Dava konusu 05. sınıfa ait mallar ile marka başvurusu kapsamında bulunan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler ve davacı tarafın itirazlarına ve davaya mesnet gösterdiği markalar kapsamında bulunan malların sınıfsal açıdan aynı ve/veya benzer olduğu,
Davacıya ait markalar ile dava konusu marka başvurusunun, arasında görsel,işitsel ve kavramsal benzerliğin var olduğu ve nihai tüketici açısından karıştırılma/ilintilendirme ihtimalinin var olduğu,
Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalı markasının tesciline bir engel oluşturmayacağı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarına teknik yönden (mal ve hizmet sınıfı) itibar edilmiş, hukuki değerlendirmenin nihai olarak mahkememizce yapılacağı anlaşıldığından yeni heyetten rapor alınması veya mevcut bilirkişilerden yeniden ek rapor alınması yoluna gidilmemiştir.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. ... kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
...+... ... +
(05, 35. sınıf) ...
...
...
...
(05, 29, 30, 32. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacıya ait markalar 05, 29, 30. ve 32. sınıfa ait emtialar bakımından tescilli olduğu, dava konusu marka başvurusu da 05. Sınıfta bulunan mallar ile 35. Sınıfta 05, 29, 30 ve 32. Sınıfa ait malların satışı hizmetleri için tescil edilmek istendiği, dolayısıyla, dava konusu edilen 05. sınıfa ait mallar ile davacı markası kapsamında bulunan mallar birebir aynı olduğundan emtia benzerliği bu sınıf bakımından gerçekleştiği, davalı taraf markasını 35. sınıf kapsamında 05, 29, 30 ve 32. sınıflarda bulunan tüm malların satış hizmetleri için tescil ettirmek istediği, davacı tarafa ait markalar 35/05 alt sınıfında tescilli olmamakla birlikte, bu sınıflarda bulunan mallar için tescilli olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan ve işbu davaya konu edilen (05, 29, 30, 32. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05. Sınıf hizmetler ile davacıya ait markalar kapsamında yer alan 05, 29, 30, 32. sınıf emtialar ilişkili olduğu, bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzer olduğu, görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde;dava konusu ... sayılı “...” markasının kelime ... ve renk unsurlarından oluşan özgün bir yapıya sahip olduğu, markada bir ... ibaresinin altında mavi bir tonda “...” kelime ibaresine, bu kelime ibaresinin altında ise yeşil bir tonda “...” kelime ibaresine yer verildiği, başvuru konusu markada farklı kelime ve ... ibareleri genel görünümüne farklılık katan unsurlar olduğu, bu unsurların göz ardı edilmesinin söz konusu olmadığı, davalı markasında, davacı mesnet markalarında olmayan kelime unsurlarına yer verilerek markaların sadece görsel olarak değil, işitsel ve anlamsal düzeyde de birbirinden ayrılmasının sağlandığını, davaya konu marka “...” olup davacının “...” markaları ile herhangi bir benzerliğinin söz konusu olmadığı, anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı tarafın itiraza ve davaya mesnet gösterdiği markaları ... esaslı unsurundan oluşan kelime markalar olduğu, ''...'' ibaresine eklenerek tescil edilen “+ , ....” gibi kelime ve işaretler ayırt ediciliği olmayan ibareler olduğu, davacı tarafın ... markasındaki ... firmanın çatı markasını oluşturduğu, düz yazı şeklinde oluşturulan “...” slogan markası ile stilize oluşturulmuş “...” slogan markalarında ... ibaresi bütün içerisindeki asli ayırt ediciliğini yitirmiş ve sloganın bir parçası olarak algılandığı, davacı tarafa ait slogan markaları dışındaki markaların esaslı unsuru ... ibaresi olduğu, ''...'' ibaresi pek çok dilde aynı anlamda kullanılan bir ibare olduğu, Türkçe sözlükte de “1. isim biçim 2. isim Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. 3. isim İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.” manalarına geldiği, markaların telaffuzunda kulağa gelen ilk ses /.../ sesi olacak, ... ile ilgili kavramları çağrıştığı, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli ''..." esas ibareli markalar ile davalının "...+..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; “...” ibaresinin biçim, ..., istenilen şeylerin yazılması ve doldurulması için hazırlanmış basılı belge, gerekli güç ve yeteneklere sahip olmak, diri ve canlı görünmek anlamlarına geldiği, bununla birlikte “... ” şeklinde gıda maddeleri ile yakından ilgili olan anlamları ve bu minvalde tüketici nezdinde uyandıracağı anlam gözetildiğinde “...” ibaresinin dava konusu hizmetlerin yani gıda ürünlerinin satışı hizmetleri için"... kelimesi gıda ürünlerini tanımlayan, emtialar bakımından vasıf veya cins bildiren ve doğrudan bu emtiaları işaret eden bir anlamı haiz olmamakla birlikte; günümüzde yaygın ve yoğun piyasa kullanımı neticesinde söz konusu emtialar bakımından ayırt ediciliği zayıflamış ve telmih edici bir işaret haline gelmiş olduğu, vücut yapısına ve gıda ürünlerinden temin ettiği içerik ve kaloriye dikkat eden tüketiciler, ambalajı üzerinde “...” yazan bir ürün satın aldığında, bu ürünün diyet bir ürün olduğu, kalorisinin eşlenik ürünlere göre (üzerinde “...” yazmayan) daha düşük olduğu, daha az yağlı veya daha yüksek proteinli ve tüketildiği takdirde tüketicinin dış şeklinin (bedeninin) istenen görünüşe daha yakın olacağı beklentisini taşımakta olduğu, bu nedenle, "..." ifadesinin gıda maddeleri için ayırt edici özelliği düşük hale gelmiş olduğu, dolayısıyla ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğu, bu tür markalar arasındaki karıştırılma tehlikesinin, yapılacak küçük bir değişiklik ile ortadan kaldırılabileceği, üçüncü kişilerin markaları ile normal koşullarda iltibas ihtimali olsa dahi, üçüncü kişilerin bu kullanımlarına katlanmak durumunda olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davacının markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal olarak belirli düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunması şartının sağlanması gerektiği ancak bu şartın gerçekleşmediği, bu şart gerçekleşse dahi dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait “...” markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşımadığı, davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı, dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanamayacağı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-... iptaline ilişkin davanın REDDİNE,
Hükümsüzlük talepli davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip .... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır