T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/186 Esas - 2024/376
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/186
KARAR NO : 2024/376
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ...
...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 21/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının “...” ibareli markalarının tanınmış olduğunu, anılan ibareli seri markalarının bulunduğunu, başvurunun kapsamından çıkarılmayan hizmetler bakımından SMK m.6/5 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğunu, “...” markasının Türkiye’nin en çok izlenen programlarından “...”ın ana sponsoru olduğunu, çok sayıda tüketicinin markayı bildiğini, “...” markalı ürünlerin çok sayıda çevrim içi pazar yerinde satışa arz edildiğini, 25 bin eczanede davacı markalarını taşıyan ürünlerin satıldığını, bu satışların 935 bin dolar tutarında olduğunu, davacının sektör lideri bir ilaç şirketi olduğunu, SMK m.6/5 hükmüne göre benzerlik ilişkisi kurulmaksızın başvuruya konu işaretin kapsamında yer alan tüm mallar ve hizmetler bakımından reddinin gerektiğini, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalarının bire bir olduğunu, bu durumun ... kararlarıyla da tevsik edildiğini, başvuru kapsamından çıkarılmayan hizmetler ile davacının iddialara mesnet markalarının kapsamında yer alan malların ve hizmetlerin benzer olduğunu, SMK m.6/1 hükmünün başvuru kapsamından çıkarılmayan hizmetler bakımından da uygulanması gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, başvuruya konu işaretin tesadüfen seçilmesinin mümkün olmadığını, ...’nun 13.09.2023 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ’nun 13.09.2023 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına 06.05.2022 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 44. sınıftaki bir kısım hizmetler bulunan, ... sayılı, “...” ... ve ibareli marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/1, m.6/3, m.6/5 ve m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraz ... (...) tarafından kısmen reddedilmiş, kısmen ret kararına karşı yapılan itiraz ise ...’nin ... sayılı kararı ile reddedilmiştir. ...’nin iptali talep edilen ... sayılı kararında özetle: ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "...", "...", "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Yapılan incelemede, Kurul; kısmi ret kararı sonrası başvuru kapsamında kalan hizmetler ile muteriz markaları kapsamında yer alan mal/hizmetlerin benzerlik durumu birlikte değerlendirildiğinde başvuru kapsamında kalan hizmetler bakımından "..." ibareli başvuru ile gerekçe markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna ulaşmıştır. Sayılan nedenlerle 6/1 kapsamında yapılan itirazın reddedilmesi gerekmiştir. (...) Somut olayda, sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda itiraz gerekçesi markaların ilgili maddeler uyarınca tanınmış markalardan olduğu yönünde bir kanaat oluşmamış, başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı değerlendirildiğinden tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötüniyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden (...., 01/02/2012 tarih, ... sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da haklı görülmemiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Başvuru kapsamından çıkarılmayan “Güzellik bakımı hizmetleri. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.” hizmetleri bakımından SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu, bu tespitlerimizin iptali talep edilen ... sayılı ... kararından kısmen farklılaştığı,
-Başvuru kapsamından çıkarılmayan “Güzellik bakımı hizmetleri. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” Bakımından SMK m.6/5 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu, bu tespitlerimizin iptali talep edilen ... sayılı ... kararından farklılaştığı,
-Dava konusu ... sayılı markanın başvuru kapsamından çıkarılmayan “Güzellik bakımı hizmetleri. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.” bakımından SMK m.6/1 ve m.6/5, “İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” bakımından SMK m.6/5 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu,
-Kötü niyetin tespitinin salt hukuki bir nitelendirme olması sebebiyle bu konuda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Eczacı uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1) Davalının ... sayılı “...” ibareli marka başvurusu kapsamında 44.sınıfta yer alan “Güzellik bakımı hizmetleri. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.” bakımından davacının “...” ibareli seri markalarının 03/05/10/29/35.sınıfda yer alan mal ve hizmetlerle bağlantılı, tamamlayıcı ve benzer olduğu,
2) Gerek bilinçli gerekse ortalama tüketici nezdinde davalının “...” ibareli markasının davacının “...” markası ile görsel ve işitsel olarak birebir aynı olması nedeniyle dava konusu markanın, davacının seri markalarının devamı niteliğinde bir yenisi olduğu algısıyla karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu,
3) Davacının “...” ibareli seri markalarının yüksek düzeyde tanınmış olduğu, davalı ve davacının markalarının birebir aynılığı nedeniyle başvuru yapılan dava konusu markanın davacının markalarının ayırt edici karakterini zedeleyeceği, bu durumdan davalının haksız bir yarar sağlayabileceği,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya ... markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya ... markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, ..., kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ...
(44. sınıf) ...
...
...
...
...
...
(03, 05, 10, 29, 35. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalının ... sayılı “...” ibareli marka başvurusu kapsamında 44.sınıfta yer alan “Güzellik bakımı hizmetleri. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.” bakımından davacının “...” ibareli seri markalarının 03, 05, 10, 29, 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle bağlantılı, tamamlayıcı ve benzer olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu markanın tümü küçük harfler ile yazılmış ''...'' ibaresinden oluştuğu, kelime markası olduğu, herhangi bir ..., figüratif unsur içermediği, yupılas şeklinde telaffuz edileceği, anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı markalarının ''...'' ibaresine eklenen (.... vs.) bir kısım markalarının bulunduğu, ayrıca ...+... markalarının da yine mevcut olduğu, ''...'' ibaresinin davacı markalarında çatı marka olduğu, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacı markalarının çatı markası konumunda bulunan ''...'' ibaresinin davalı tarafından bire bir marka olarak tercih edildiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, SMK 6/1 maddesinde belirtilen çifte benzerlik şartının somut olayda oluştuğu, bu durumda taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu;
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davacının tescilsiz bir markaya ilişkin önceki kullanımdan kaynaklı üstün nitelikte bir hakkının bulunmadığı, zira davacı kullanımlarının tescilli markalara dayandığı ve bu nedenle SMK m.6/3 hükmü bağlamında bir tescil engeli oluşturmayacağı;
Öte yandan davacının 05/05/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu flash bellek içinde davacının markalarının 23 adet reklam ve tanıtım videosunun bulunduğu, davacı markasına sahip ürünlerin eczacılar tarafından sıklıkla başvurulan bir veril tabanı olan ''...''nda yer aldığı, Google arama motorunda davacının markasına ait çok sayıda ürün reklamına ulaşıldığı, tüm bu sonuçlar neticesinde davacıya ait ''...'' çatı markalı seri ürünlerin gıda takviyesi ürünleri bakımından yüksek düzeyde tanınmış olduğu, bu durumda davalının davacının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/5 koşullarının somut olayda oluştuğu,
Davacı yan tarafından, davalının dava konusu işareti kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava dosyasında herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, sırf markalardaki "..." ibaresinin kullanılmasından kaynaklı benzerliğin kötü niyetin tespiti için yeterli olmadığı, bu durumda dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı, SMK 6/9 şartlarının somut olayda oluşmadığı;
anlaşılmış; ... iptal talebinin kabulü ile, dava konusu ... sayılı markanın başvuru kapsamından çıkarılmayan “Güzellik bakımı hizmetleri. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.” bakımından SMK m.6/1 ve m.6/5, “İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” bakımından SMK m.6/5 hükmü bağlamında ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmiştir.
Ayrıca kararın verildiği tarihte yapılan kontrolde dava konusu markanın tescil edilmediği anlaşıldığından hükümsüzlük talebi ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-... İPTAL TALEBİNİN KABULÜ İLE,
Dava konusu ... sayılı markanın başvuru kapsamından çıkarılmayan “Güzellik bakımı hizmetleri. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.” bakımından SMK m.6/1 ve m.6/5, “İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” bakımından SMK m.6/5 hükmü bağlamında ... sayılı ... kararının iptaline,
Marka tescilli olmadığından hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 7.783,45-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/09/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 714,45-TL
GİDER AVANSI :7.069,00-TL
TOPLAM :7.783,45-TL