T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/22 Esas - 2024/365
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/22
KARAR NO : 2024/365
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
...
Mersis No: ...
...
...
VEKİLİ : Av. ...
...
DAVALI : ...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Haksız Rekabet, Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 25/01/2021
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Rekabet, Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının, 2009 yılından beri, e- kitap okuyucu, tablet, telefon vb. taşınır elektronik bilgi işleme ve iletişim cihazları sektöründe yurt içi ve yurt dışı müşterilerine, yerli bir marka olan “...” markasıyla hizmet verdiğini, davacının müşteri memnuniyeti odaklı satış ve servis hizmetleri ile pazarın değerli markalarından biri olduğunu, davalının kurmuş olduğu, ... alan adlı internet sitesi üzerinden marka sahiplerinden hiçbir izin almadan, onların markalarını kullandığını, kullanılan markalara ilişkin söz konusu sitede bölüm oluşturduğunu, oluşturulan bölüm altında, tüketicilerin markalara yaşamış olduğu iddia edilen sıkıntıların toplandığını, davalı firmanın asıl amacının bir anonim şirket olması nedeniyle maddi kazanç sağlamak olduğunu, bu nedenle ... alan adlı sitenin bir ticarethane gibi faaliyet gösterdiğini, davalıya ait internet sitesinde yayımlanan yorumların gerçekte kimlerin yazdığının ve bu yazanların gerçekte davacının müşterisi olup olmadığının tespitinin yapılamadığını, sitede somut ve gerçekçi şikâyetler dışında subjektif karalamaya yönelik her türlü şikâyetin yayınlandığını, gerçeği yansıtmayan, subjektif nitelikli olumsuz içeriklerin internet üzerinden her yerde kolayca ulaşılması nedeniyle davacının ticari faaliyetlerinin ve ticari itibarının olumsuz etkilendiğini, davalının, kendisine para ödeyerek üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında eşitliğe aykırı davrandığını, davacı bakımından, şikâyet ve yorumlara ilişkin telefon numarası kontrolü yapılmadığını, davacıya cevap hakkı tanınmadığını, davacıya ait “...” markasına anonim bir kişi tarafından, herhangi bir kontrol olmaksızın şikâyet yazılabilirken, Samsung markasına karşı gerekli kontroller yapıldıktan sonra şikâyet yazılabildiğini, davalının, sahip olduğu internet sitesi üzerinden, üst üste kolayca yazılabilen somut olmayan, gerçeği yansıtmayan, kim tarafından yazıldığı bilinmeyen, subjektif nitelikli, karalamaya yönelik yorumlar ile davacının müşterileri üzerinde kolayca algı yarattığını ve davacıyı baskı altına alarak ticari kazanç elde etmek maksadıyla üyeliğe ve para ödemeye zorladığını, bu durumun 13.01.2011 tarihli ve 6102 Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.54 hükmü gereğince dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, Şikâyetçinin anonimliği ile gerçekte şikâyet konusu olayın olup olmadığının belirsizliği ve sitede yazılanların davalının gözetim ve denetimi altında siteye konulduğu ve davacının tüm markalardan üyelik adı altında para alarak ticari faaliyet gösterdiğinin dikkate alınması gerektiğini, bu durumun davalının tüm yorumlardan sorumlu olması sonucunu doğurduğunu, davalının, sitede yer alan yorumlardaki şikâyetlerin her birinin doğru olduğunu ortaya koymak zorunda olduğunu, davalının, gereksiz yere incitici ve karalamaya yönelik beyanları dahi yayımlayarak haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunduğunu, arama motorunda davacının ünvanı ve markası yazıldığında, davalıya ait internet sitesinin çıkmasının, davacı hakkında şikâyetlerin olduğu izlenimi yarattığını ve davacının ticari itibarını zedelediğini, davalının sitesinde başkası adına üye kaydı oluşturmanın veya aynı kişinin birden fazla üye kaydı oluşturmasının çok basit olduğubu, denetimsiz ve kontrolsüz bir şekilde rakip firmaların dahi davacıyı kötülemeye ve ticari itibarını zedelemeye yönelik bir çok şikâyeti kolayca yayımlatabildiğini, davalı internet sitesine başkasının kimlik bilgilerini kullanarak üye olmuş ve davalı internet sitesinde yazı yazmış bir sanığın ceza aldığını, davacı tarafından, davalı aleyhine 2017 yılında aynı nitelikli bir dava açıldığını, tarafları ve konusu aynı olan olayda ... sayılı kararı ile davanın kabulüne, haksız rekabetin men’ine ve 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, anılan karara ilişkin istinaf incelemesinin devam ettiğini, anılan karara rağmen davalının haksız rekabete devam ettiğini, anılan kararın ilgili dava tarihine kadar olan zarara ilişkin olduğunu, takip eden süreçte davalının haksız rekabet eylemlerini durdurması için Samsun 6. Noterliği aracılığıyla 38688 ve 38687 yevmiye no.lu ihtarnamelerin gönderildiğini, davacının bu ihtarnamelere olumlu cevap vermediğini, eldeki davadan önce işletilen arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, Haksız rekabet kurallarının, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamaya ve rekabet hakkının kötüye kullanılmamasını sağlamaya yönelik olduğunu, bu kuralların genel nitelikte olduğunu, rekabet hakkının, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.2 hükmü kapsamında dürüstlük kuralına uygun şekilde kullanılması amacına yönelik olduğunu, davalının TTK m.55 hükmüne aykırı hareket ettiğini, davacının mallarını, ürünlerini, faaliyetlerini, ticari işlerini yanlış, yanıltıcı, gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülediğini, haksız rekabet eylemleri ile kendisine üye olan ve para ödemesi yapan üçüncü kişileri rekabette öne geçirdiğini, bunu baskı aracı olarak kullanarak tüm şirketleri üyeliğe ve ödeme yapmaya zorladığını, bu durumu ticari kazanç haline getirdiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesiyle ve sair beyanlarıyla, davanın derdest olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davalının yer sağlayıcı olduğunu, davalıya ait internet sitesinde, farklı firmalara ait marka kullanımlarının herhangi bir izne bağlı olmadığını, bu durumun benzer nitelikte açılan diğer tüm davalarda ve ... kararlarında, “dürüst kullanım” olarak değerlendirildiğini, ticari maksat olmadığından izne gerek bulunmadığının tespit edildiğini, bu durumun davalardaki bilirkişi raporlarında ve karar gerekçelerinde belirtildiğini, emsal nitelikte sunulan kararlar ve dosyaların içeriklerinin, davacının kendilerine ait markanın izinsiz kullanıldığı ve bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğuna dair iddialarının benzerleri, değişik yargı mercilerince reddedildiğini ortaya koyduğunu, 04.05.2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (5651 sayılı Kanun) m.5 hükmüne göre; yer sağlayıcının, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını, dolayısıyla davalının, içeriğin doğruluğunu kontrol etme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, buna rağmen davacıya ait internet sitesinin, dileyenin istediğini yazabildiği, başıboş bir platform olmadığını, şikâyet yazabilmek için telefona gönderilen doğrulama kodunun girilmesi gerektiğini, böylece şikâyet yazanın gerçek, bilinebilir veya belirlenebilir olmasının amaçlandığını, hakkında şikâyet yazılan firma tarafından talep edilmesi hâlinde bu iletişim bilgilerinin ilgili firmayla paylaşıldığını, böylece firmanın şikâyeti yazanın, müşterisi olup olmadığını kolaylıkla belirleyebildiğini, şikâyet sahibinin müşterisi olmadığına kanaat getirmesi hâlinde, şikâyeti yazanın müşterisi olmadığına dair itirazda bulunabildiğini, bunun üzerine davalının müşteri teyidi yaparak, şikâyetçiden aradaki ticari ilişkiyi belgelemesinin istendiğini, müşteri olduğunu kanıtlayamayan şikâyetçilerin şikâyetinin derhal kaldırıldığını, davacının davalıdan 565 kez talepte bulunduğunu ve bu taleplerinin tümünün karşılandığını, davacının bu hakkını bazen kötüye kullandığını, davacının kontrol mekanizmasına ilişkin tarafı olduğu örnekleri bilmesine rağmen aksi yönde iddialarda bulunulmasının kötü niyetli olduğunu, davalının, hiç bir firmanın alenen ve kasten karalanmasına müsaade ve aracılık etmediğini, Üye firmalarla üye olmayan firmalar arasında, şikâyet yazımı ve yazılan şikâyetin firmalara bildirimi konusunda herhangi bir ayrım bulunmadığını, davalıya ilişkin, ... tarafından yapılan inceleme neticesinde hazırlanan 14 Temmuz 2020 tarihli ve 299 sayılı kararda Ekim 2019 itibarıyla üye olan ve olmayan firmalar arasındaki uygulama farklılıklarının kaldırıldığının, şikâyetlerin ilgililere bildirildiğinin, şikâyet sitelerinin varlığını engelleyen bir düzenleme bulunmadığının, davacıya ait sitede haksız rekabete yol açan aksak yönlerin iyileştirildiğinin ve sitenin tüketici dostu bir site olduğunun ve firmalara zarar verme amacı gütmediğinin, paralı üye olsun ya da olmasın herkesin şikâyete cevap hakkı olduğunun tespit edildiğini, davalının firmaları para karşılığı üyeliğe zorladığına ilişkin iddianın ispatlanamadığını, hiçbir şikâyetin para karşılığı silinmediğini, üye olan firmalara ilişkin şikâyetlerin varlığını koruduğunu, üye firmalara; belli bir dönemde kaç şikâyet alındığı, bu şikâyetlerin kaç tanesinin ne kadar sürede yanıtlandığı, harita üzerinde görülecek şekilde hangi bölgelerden şikâyet alındığı, zaman serisi analizi kullanılarak zamana bağlı memnuniyetsizlikler arasındaki ilişki, hangi kategori/etiket başlıklarından ne kadar şikâyet alındığı, müşteri memnuniyetsizliğinin oluştuğu tüm etiket başlıkları, müşteri memnuniyetsizliğinin nedenleri grafiği, memnuniyet trend analizinin zamansal gösterimi, ....(...) analizi sonuçlarının zamansal olarak nasıl değiştiği, bu sayede şirketin müşterilerinin şirketi başkalarına tavsiye edip etmeyeceklerinin zamansal olarak değişimi, zamansal olarak ve ilişkili markalarla ... analizi, bu sayede şirketin hangi dönemlerde müşteri kaybettiğinin ve hangi markalardan müşteri kazanıp hangi markalara müşteri verdiği, sitedeki kullanım davranışlarının analizi ile şirketin muhtemel müşteri kaybı, zamansal ve tüm şikâyetlere oransal olarak müşterilerin ne miktarda teşekkür mesajı ilettiği, şikâyet ileten müşterilerin demografik durumları (eğitim, yaş, gelir, cinsiyet vs.) gibi bilgilerin verildiğini, bu hizmetlerin içinde, cevap hakkının satılması, cevap hakkının parayla kullandırılması, şikâyetin para karşılığı silinmesi gibi hizmetlerin bulunmadığını, ücretli üyelik gerekçe gösterilerek açılan davaların davalı lehine sonuçlandığını, davacının da cevap hakkını pek çok kez kullandığını, davacı tarafından çözüme kavuşturulması ve tüketicinin duyduğu memnuniyet nedeniyle müşterileri tarafından kaldırılan veyahut içeriği silinerek yerine teşekkür mesajı yazılan şikâyetlerin mevcut olduğunu, davacının, davalıya ait sitede sadece olumsuz şikâyetlerin yayınladığı ve yaptığı itirazların dikkate alınmadığı şeklinde çizdiği tablonun gerçeği yansıtmadığını, davacının, şikâyet sahiplerinin karalama gayesiyle ve ticaretlerine zarar verme kastıyla hareket ettiklerini somut olarak kanıtlaması durumunda şikâyet yazanların aleyhinde yargı yolunu işletebileceğini, davalının bu anlaşmazlıkların tarafı ve muhatabı olmadığını, davacının, yazılan şikâyetleri ahlaka aykırı ifadeler açısından denetlemesinin ve içerikleri kontrol etmesinin, yazılanlardan dolayı sorumlu olduğunu göstermeyeceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ÜNVAN DEĞİŞİKLİĞİ:
Davacının ünvanını ... Şirketi olarak değiştirdiği, değişikliğin 30/06/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı anlaşılmış, uyap kayıtları bu şekilde düzeltilmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin internet sitesi üzerinde yapılan yayınların davacı yönünden haksız rekabet teşkil edip etmediği, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda 10/10/2023 tarihli ara karar ile rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
- Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile tarafların birbiriyle tutarlı beyan ve ifadeleri kapsamında, davalıya ait internet sitesinde üçüncü kişilerce oluşturulmuş ve davacı aleyhine şikâyet ve yorum mahiyetinde içeriklerin olduğu;
- Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden; davalıya ait internet sitesinde, davacı tarafından satışı yapılan ürünlerdeki yazılımsal, donanımsal arızalara, davacı ile müşteriler arasındaki olumsuz deneyimlere ilişkin dava dışı üçüncü kişi tüketici yorumlarının yapıldığı;
-Davacı aleyhine yazılan yorumlar ve şikâyetlere ilişkin olarak davacının, davalıya erişerek şikâyeti yazanın müşteri teyidi sürecini işletebildiği, şikâyet üzerine memnuniyetsizliğin giderildiği durumlarda, şikâyeti gerçekleştiren tüketicinin sorunun çözüldüğüne ilişkin memnuniyet paylaşımı yapabildiği;
-Davalının, internet sitesinin mahiyeti itibarıyla yer sağlayıcı olduğu; bu sıfatı nedeniyle ve 5651 sayılı Kanun m.5 hükmü kapsamında, yer sağladığı içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı;
-... tarafından davalıya ilişkin yapılan inceleme neticesinde, dava tarihi olan 25.01.2021 tarihinden önce hazırlanan 14 Temmuz 2020 tarihli ve 299 sayılı kararda, Ekim 2019 itibarıyla üye olan ve olmayan firmalar arasındaki uygulama farklılıklarının kaldırıldığının, şikâyetlerin ilgililere bildirildiğinin, şikâyet sitelerinin varlığını engelleyen bir düzenleme bulunmadığının, davacıya ait sitede haksız rekabete yol açan aksak yönlerin iyileştirildiğinin ve sitenin tüketici dostu bir site olduğunun ve firmalara zarar verme amacı gütmediğinin, paralı üye olsun ya da olmasın herkesin şikâyete cevap hakkı olduğuna ilişkin bilgilerin yer aldığı,
-Davalının üyelik sisteminin; üye olan firmalarla üye olmayan firmalar arasında şikâyet kaydı oluşturulması ve bu şikâyetin ilgili firmaya bildirilmesi sürecinde herhangi bir farklılık yaratmadığı, farklılığın şikâyet verilerinin analizine ve bu sayede ilgilinin sorunları tespitine yönelik olduğu, bir başka ifadeyle farklılığın rakipler arasında negatif duruma neden olma değil, pozitif veri elde etmeye yönelik olduğu, bu kapsamda davalı internet sitesinin kuruluş amacı ve bu amaç çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyet bakımından üye olan ve olmayan firmalar arasında bir farklılık oluşmadığı;
-Davacının faaliyetlerini yürüttüğünü belirttiği “...” markasına davalının internet sitesinde yer verilmesinin olumsuz ya da olumlu bir işleve yönelik olarak değil, bir kategorizasyon işlevine yönelik olduğu, bu kullanımın markanın dürüstçe kullanımı kapsamında olduğu;
-TTK m.54 hükmüne göre; aldatıcı ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaların, TTK m.55/1,a-1 hükmüne göre; başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemenin haksız rekabet olduğu, somut olayda, davalının, haksız rekabet olduğu iddia edilen, yorum ve şikâyet şeklinde ortaya çıkan eylemleri gerçekleştiren kişi olmadığı, bu eylemelerin üçüncü kişilerce gerçekleştirildiği;
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilgisayar Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
- Davaya konu sikayetvar.com internet sitesinde bir şikayet yazabilmek için akredite olmak gerektiği; eposta, ad, soyad ve cep telefonu bilgilerin zorunlu olduğu, ilgili akreditasyon için cep telefonuna akreditasyon kodu geldiği, bu kodu tekrar ilgili siteye girmek suretiyle şikayet yazılabildiği, rastgele bir mesaj yazılmadığı,
- Marka yetkilisinin hem ...(ücretli üyelik) hem de ücretsiz üyelik hakları ile markasına yapılan şikayetleri cevaplayabildiği, şikayet yapan olası müşterisine ulaşabildiği, markasına yapılan şikayetlerden ivedilikle haberdar olduğu,
- Davacının markasına yönelik şikayetlere dava tarihinden sonra dahi cevap verebildiği ve bazı cevaplarından olumlu puan aldığı,
- Son kullanıcı gözü ile memnuniyeti yüksek olan markalara olan talebin daha fazla olduğu,
- Şikayetçinin marka müşterisi olduğunu ispat edemediği durumda şikayetinin silindiği,
- Davacının dava konusu internet sitesinde yayınlanmış, ... markasına dair yapılan her hangi bir şikayete dair ulaşamadığı bir şikayet bilgisi olmadığı,
- Sikayetvar.com isimli sitenin yazılımı itibari ile içerik sağlayıcı olduğu, sistemine abone olarak giriş yapan akredite şikayetçinin yazdığı ve yüklediği içerik olarak yer sağlayıcı niteliğinde olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK m.54/1 hükmüne göre; haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir.
Buradan hareketle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da izah edildiği üzere; dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden; davalıya ait internet sitesinde, davacı tarafından satışı yapılan ürünlerdeki yazılımsal, donanımsal arızalara, davacı ile müşteriler arasındaki olumsuz deneyimlere ilişkin dava dışı üçüncü kişi tüketici yorumlarının yapıldığı, davacı aleyhine yazılan yorumlar ve şikâyetlere ilişkin olarak davacının, davalıya erişerek şikâyeti yazanın müşteri teyidi sürecini işletebildiği, şikâyet üzerine memnuniyetsizliğin giderildiği durumlarda, şikâyeti gerçekleştiren tüketicinin sorunun çözüldüğüne ilişkin memnuniyet paylaşımı yapabildiği, davalının, internet sitesinin mahiyeti itibarıyla yer sağlayıcı olduğu; bu sıfatı nedeniyle ve 5651 sayılı Kanun m.5 hükmü kapsamında, yer sağladığı içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, ... tarafından davalıya ilişkin yapılan inceleme neticesinde, dava tarihi olan 25.01.2021 tarihinden önce hazırlanan 14 Temmuz 2020 tarihli ve 299 sayılı kararda, Ekim 2019 itibarıyla üye olan ve olmayan firmalar arasındaki uygulama farklılıklarının kaldırıldığının, şikâyetlerin ilgililere bildirildiğinin, şikâyet sitelerinin varlığını engelleyen bir düzenleme bulunmadığının, davacıya ait sitede haksız rekabete yol açan aksak yönlerin iyileştirildiğinin ve sitenin tüketici dostu bir site olduğunun ve firmalara zarar verme amacı gütmediğinin, paralı üye olsun ya da olmasın herkesin şikâyete cevap hakkı olduğuna ilişkin bilgilerin yer aldığı, davalının üyelik sisteminin; üye olan firmalarla üye olmayan firmalar arasında şikâyet kaydı oluşturulması ve bu şikâyetin ilgili firmaya bildirilmesi sürecinde herhangi bir farklılık yaratmadığı, farklılığın şikâyet verilerinin analizine ve bu sayede ilgilinin sorunları tespitine yönelik olduğu, bir başka ifadeyle farklılığın rakipler arasında negatif duruma neden olma değil, pozitif veri elde etmeye yönelik olduğu, bu kapsamda davalı internet sitesinin kuruluş amacı ve bu amaç çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyet bakımından üye olan ve olmayan firmalar arasında bir farklılık oluşmadığı; davacının faaliyetlerini yürüttüğünü belirttiği “...” markasına davalının internet sitesinde yer verilmesinin olumsuz ya da olumlu bir işleve yönelik olarak değil, bir kategorizasyon işlevine yönelik olduğu, bu kullanımın markanın dürüstçe kullanımı kapsamında olduğu; TTK m.54 hükmüne göre; aldatıcı ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaların, TTK m.55/1,a-1 hükmüne göre; başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemenin haksız rekabet olduğunun belirtildiği, eldeki davada davalının, haksız rekabet olduğu iddia edilen, yorum ve şikâyet şeklinde ortaya çıkan eylemleri gerçekleştiren kişi olmadığı, bu eylemelerin üçüncü kişilerce gerçekleştirildiği, haksız rekabet iddiasının ispatlanamadığı, bu durumda maddi tazminat koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından davanın tümden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Haksız Rekabet Davasının Reddi Nedeniyle; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Maddi Tazminat Talebinin Reddi Nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 10.000,00-TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2024
Katip .... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır