T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/123 Esas - 2024/350
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/123
KARAR NO : 2024/350
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ...
Mersis No:....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 04/08/2023
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili firmanın tanınmış bir şirket olduğunu, 1988 yılında ... ’İ kurduğunu, ... ibareli eğitim kurumları kurulduğunu, Türkiye’de 2013 den beridir bu eğitim merkezlerinin faaliyette olduğunu, müvekkili adına tescilli ... ibareli markaları olduğunu, ... nezdinde de ... sayılı markaları bulunduğunu, ... ibaresinin müvekkili tarafından yaratıldığını ve müvekkili ile özdeşleştiğini, başvuru ile davalı yan markalarının benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalı adına tescilli ve itiraza konu edilen başvuruların kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait ... ibareli markanın tanınmış marka olduğunu beyanıyla “a) Müvekkil adına ... nezdinde 22.09.2021 tarih ve ... no ile 30 ve 35. sınıflarda yapılan "..." ibareli marka tescil başvurusunun kısmen reddine ilişkin ... ...’nun 07.06.2023 tarih ve ... sayılı … kararının iptaline, b) Müvekkil adına ... nezdinde 22.09.2021 tarih ve ... no ile yapılan "..." ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına ve nihayetinde mezkûr markanın tesciline, ..” karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili şirkete ait “...” ibareli ve esas unsurlu seri markaları da tüketici nezdinde oldukça iyi bilinmekte olduğunu, taraf markalarının karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olup davacı markasının müvekkili markası ile aynı mal ve hizmetler için tescil edilmeye çalışılmakta olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının dahi ... kök unsurunu içermekte olduğunu, davacı yanın ise ... ibareli ve Türkçesi “...” olan, tüm unsurları müvekkil markası ile aynı olan bir markayı tescil ettirmek istemekte olduğunu, markaların benzer olduğunu ve aynı sınıflarda tescilinin istenildiğini, yine davacının kendi tescilli markaları olduğu iddiası ile ileri sürdüğü .... sayılı markalar işaret olarak dava konusu marka ile birebir aynı olmadığını, hükümsüzlük tehdidi altında olduğunu ve 30. Sınıfta aynı mal ve hizmetler için de tescilli olmadığından müktesep hak sağlaması mümkün olmadığını, markanın tanınmışlığı konusunda yalnızca üçüncü kişilerin tescillerine engel olunmasına ilişkin hükümler ile düzenlenen bir konsept olup kişinin kendi başvurusuna mesnet olarak bu iddiayı ileri sürmesi mümkün olmadığını, davacının ... nezdindeki markaları olduğu iddiası bakımından da bu markaların 30. Sınıfta tescilli olmadığı ve 30. Sınıfta tescilli olanların tümünün hükümsüzlük tehdidi altında markalar olduğunu, marka korumasının ülkesel olması karşısında ... nezdinde tescilli markaların ülkemiz marka sisteminde görülen bir davada herhangi bir etkisinin bulunmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, sicilden açıkça görüleceği üzere müvekkilin ... ibaresi bakımından dava konusu mal ve hizmetlerde davacı yana kıyasla “üstün ve öncelikli” hak sahibi olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 07.06.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptali ve Dava konusu ... başvuru numaralı "...” ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına ve nihayetinde markanın tesciline karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacının “...” ibareli1 başvurusunu 30 ve 35inci sınıflarda tescil talebinde bulunduğu, ... ... tarafından ... ilan edildiği, davalının, ....." markalarını dayanak alarak ve benzerlik/karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer fikri haklar veya kişi hakları, kötü niyet (SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9) iddiaları ile itiraz ettiği, davacının itiraza karşı görüşünde; işaretlerin tüketici nezdinde iltibas yaratmayacağı, müvekkilinin daha eski tescilli ... ..., ...., ... ... markalarının olduğu, ... nezdinde markalarının bulunduğu, müvekkili markasının tanınmış markanın ayırt edici karakterine zarar vermediğini, “...” marka tescil başvurusunun 30 / 35. sınıfta yapıldığını, başvurunun yalnızca kendi faaliyet alanındaki sınıflar için sınırlandığının değerlendirilmesi gerektiğini, Kötü niyetle tescil başvurusu yapıldığı iddiasının kabulünün olanaksız olduğunu belirterek itirazın reddedilmesi ve tescil işlemlerine devam edilmesini talep etmiş, ... 15/09/2022 tarih ve .... sayılı kararında; “……tescil başvurunuza …….itiraz/itirazların incelenmesi sonucunda….. başvurunuzdan SINIF KODU 30:.....” in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verilmiştir. … ”, “İtiraz Gerekçesi (6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haklı Bulunmuştur. (Yapılan incelemede 35 ve 41.sınıfta tescilli ... numaralı markanın varlığı da dikkate alınmıştır.) (6/3) Eskiye Dayalı Kullanım - Haksız Bulunmuştur. (6/4) ... Sözleşmesi Bağlamında Tanınmışlık - Haksız Bulunmuştur. (6/5) Tanınmışlık - Haksız Bulunmuştur. (6/6) Diğer Fikri Haklar veya Kişi Hakları - Haksız Bulunmuştur. (6/9) Kötü Niyet - Haksız Bulunmuştur. İtiraza gerekçe gösterilen markalar açısından yapılan değerlendirme şu şekildedir: ... / "... ... gıda dış tic. san. ltd. şti" (Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.), ... / "... ..." (Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.), ... / "..." (Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.), ... / "... ..." (Marka Kayıtlara sonradan girmiştir.), ... / "... " (Marka Kayıtlara sonradan girmiştir.), ... / "..." (Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir.), ... / "..." (Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir.), ... / "..." (Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir.), ... / "..." (Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir.), ... / "..." (Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir.), ... / "...." (Marka hükümden düşmüştür.)” değerlendirmesin yapılmış olduğu ve başvuru hakkında kısmi ret kararı verildiği, bu kararın davacı yana iletildiği, davacının karara itiraz dilekçesinde; işaretlerin benzer olmadığı, “...” markayı davacının oluşturduğu, kimseden esinlenmediği ve taklit etme amacında olmadığı, daha eski tescil edilen markalarının mevcut olduğu, muteriz markasının son müracaatları dikkatle incelendiğinde müvekkilinin dünya çapında bilinen markaları ile oldukça benzer olduğu ve markaların yayınına itirazlarının kısmen kabul edilerek benzer mal ve hizmetlerin çıkarıldığının görülebileceği, davaya konu başvurunun yalnızca kendi faaliyet alanındaki sınıflarla sınırlı olduğu, haksız rekabet içine girme veya diğerinin tanınırlığından yararlanma ihtimallerinin olmadığını, başvurunun tescil edilmemesi halinde marka ibaresi üzerindeki tüm haklarının sekteye uğrayacağı ve karşı tarafın bundan haksız kazanç sağlayacağı ifadeleri ile marka tescil başvurusuna verilen kısmi red kararının kaldırılması ve başvurunun tüm sınıflar için tesciline karar verilmesini talep ettiği, ... nezdinde yapılmış itirazın ...’nun 07.06.2023 tarih ve ... sayılı kararı ile; " ... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun .... sayılı ve "... ..", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. (...) yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ve bilgileri yukarıda verilen markaların benzer oldukları ve kısmen aynı/aynı tür malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiş olduğundan kısmi redde konu mallar bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu kanaatine varılmış ve ... kararı yerinde görülmüştür. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1.Davaya konu markaların 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında benzer olduğu,
2.Davaya konu marka markalar bakımından çıkartılmasına karar verilen emtialar yönünden SMK’nın 6/1. bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu,
3.Davacının müktesep hak iddiasının uygulanmasının mümkün olmadığı,
4.... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Gıda uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu marka kapsamındaki 30. sınıfın tamamı açısından taraf markalarının mallarının aynı/aynı tür/benzer olduğu,
-Taraf markaların kapsadığı aynı/aynı tür/benzer bulunan 30. Sınıf mallar üzerinde kullanılacak işaretlerin benzer olmasından kaynaklı olarak ilgili tüketicinin de aynı hizmetleri sağlayan taraf markalarını ilişkilendirmesinin mümkün olduğu, bu durumun da karıştırma ihtimalini ortaya çıkardığı; müktesep hak yönüyle dikkate alınabilecek davacı yan ... sayılı marka kapsamında, davalı idare tarafında kısmi ret kararı verilmiş olan 30uncu sınıf mallar bulunmadığından davalı idarece kısmi redde konu 30 uncu sınıf yönüyle müktesep haktan bahsedilemeyeceği,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
-Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır.
- Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında
kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır.
SMK m.6/4 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
- ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında bir tanınmış markanın bulunması.
- Tanınmış marka ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları olması.
-Marka ile başvurunun kapsamında aynı veya benzer mal veya hizmetlerin bulunması.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve .... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ....’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ....
(30, 35. sınıf) .....
....
....
(29, 30, 35. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka başvuru kapsamından çıkarılan 30. sınıf: ....” (Kakao; kakao tozu; kakao bazlı ürünler; çikolata; çikolata bazlı ürünler; çikolata kaplamaları; çikolata sosları; çikolata bazlı dolgular; çikolata ezmesi; çikolata bazlı içecekler; çikolata şurupları; çikolatalı şekerleme; şekerleme ürünleri için çikolata bazlı süslemeler; şekerleme; çikolatalı şekerlemeler; unlu Mamüller; hamur işi karışımları; unlu mamuller için çikolata bazlı dolgular; hamur işleri; çikolatalı unlu mamuller, dondurmalar; çikolatalı tatlılar; içecek [çikolata bazlı] yapımına yönelik müstahzarlar; kekler için çikolata süslemeleri; yiyecekler için şeker bazlı süslemeler; şeker macunları; fondanlar; yukarıda belirtilen tüm ürünler aynı zamanda süt içermez.) malların tamamının davacının itiraza konu tescilli markalarında aynı/aynı tür olarak yer aldığı görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; davaya konu ''...'' ibareli davacı markası herhangi bir ... unsuru olmayan kelime markası olduğu, herhangi bir ... unsuru içermediği ve tümü büyük şekilde latin harfler ile yazıldığı, bu suretle markanın esaslı unsurunun bir bütün olarak ibarenin tamamı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; davalıya ait itiraza konu markalar ise kelime ve ... unsurundan oluşan karma nitelikte markalar olup, davalı markalarında markasal algı oluşturan esaslı unsurun da "...” ibareleri olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli “...” ve “...” esas ibareli markalar ile davacının ''...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, davaya konu markanın ayırt edici ... unsuru içermemesi, “...” ibaresinin daha önceden davalı adına tescilli markalarında göze çarpan unsurlardan yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, makul ölçüde dikkatli yararlanıcı kitlesinin ilk bakışta dahi yeterince anlamı bilinebilecek bu kelimeyi ... olarak algılamasının mümkün olduğu, bu ibarenin davalı markalarında sırası farklı olarak müstakil olarak yer alması karşısında taraf markalarının görsel olarak benzer oldukları, taraf markalarında ortak bulunan ve davacının benzerlik iddiasının temelini oluşturan “... ” ibaresinin, “...” anlamına gelecek şekilde kullanıldığı, davalı markalarında bulunan ifadelerin de aynı anlamları karşılar bir bütün olduğu, taraf markalarının kavramsal olarak düşük düzeyde benzer oldukları, davaya konu markalarda telaffuza konu olabilecek ortak sözcüklerin “...” ve “...” ibareleri olması, davacı markasının Türkçede “...” şeklinde okunarak “....” şeklinde okunması ile seslerin marjinal farklılaşmaması karşısında taraf markalarının sesçil benzerlik taşıdığı; markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak birbirlerine benzemesi karşısında markaların bütünsel olarak benzer olduğu; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının ''...'' markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu;
Öte yandan davaya konu marka başvurusunun tarihi 22/09/2021 olduğu, dolayısıyla müktesep hak iddia edilecek tarihin 22/09/2021 tarihi olduğu, davacı tarafından işbu başvurudan önceki tarihli başvurularından ... başvuru sayılı markaların 5 yıllık tescillilik şartını sağladığı; bu kapsamda taraf markalarının tescil kapsamları karşılaştırıldığında kullanıma ilişkin davacıya ait eski tarihli markaların tescil sınıflarının, eski sınıflandırmaya göre aktarımlar ve kapsadıkları mallar dikkate alındığında, dava konusu marka kapsamındaki müktesep haktan bahsedilemeyeceği,
SMK m. 6/4, 6/5, 6/6 maddelerinin uygulanma şartlarının bulunduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığı,
Dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir herhangi bir belge bulunmadığı, davalının kötü niyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı, SMK 6/9 maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2024
Katip ... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır