T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/129
KARAR NO : 2024/360
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ... -...
....
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 09/08/2023
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalının ... sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusunun ilanına yapılan itirazın ... ve ... tarafından red edildiğini, müvekkilin itirazlarının reddedildiği kararda, re’sen inceleme sonucunda 5/1-b ve c bentleri gereğince SINIF 29: Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler bakımından kısmen red edildiğini, müvekkiline ait .... sayılı tescilli markaları karşısında dava konusu markanın reddedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu markanın, müvekkilin “...” markalarına ayniyet derecesinde benzer olduğunu, müvekkilinin .... bir firma olup çay malları ile dünya çapında tanındığını, dünya geneline yapmış olduğu “Çay” ihracatlarından büyük bir bölümünü Türkiye’ye yaptığını, “...” ibaresini ilk olarak 1997 yılında tescil ettirdiğini ve ... nezdinde tescilli “...” markalarının olduğunu, bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markasının tanınmışlığını artırdığını, markaların 30. Sınıfta yer alan mallarda tescilli olduğunu, dava konusu markanın da 20, 29, 30, 35, 36 ve 37 mal ve hizmetlerde tescil başvurusu yaptığını, müvekkilinin tescil kapsamında yer alan 30’uncu sınıfın doğrudan davalı markası ile aynı emtialarda tescilli olduğunu, bu sınıflar açısından ayniyetin söz konusu olduğunu, 35.sınıf altında 30. Sınıfta yer alan emtiaların da satılması halinde iltibas tehlikesinin daha da artacağını, müvekkilinin iştigal alanı olan ve tescilli markasında yer alan 30. sınıf gıda ürünleri ile birebir aynı malları kapsadığını, 30. sınıfta yer alan diğer emtialar da müvekkilin ana ürün grubu ile benzer/yakından ilişkili emtiaları kapsadığını, müvekkilinin markalarının refleks halinde hatırlanan ve sektöründe önde gelen markalardan olduğunu, “...” İngilizce bir ibare olup, Türkçe anlamının “... MARKA” olduğunu, ... ibaresinin anlamı bakımından markanın ayırt edici bir unsuru olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin markasının ayırt edici esas unsurunun “.../...” ibaresi olduğunu, marka başvurusundaki “...” ibaresinin İngilizce karşılılığının ise “... ...” anlamına geldiğini, müvekkilinin marka başvurularında kullanılan .../... görsellerinin de müvekkilinin markalarında yer alan yatay kare şeklindeki çerçeve ve içerisinde bulunan ... figürlerinden esinlenerek düzenlendiğini, taraf markaların oldukça benzer olduğunu, davalının marka başvurusunun 6769 sayılı SMK’nın 6/9 maddesi anlamında kötü niyetli bir başvuru olduğunu, müvekkili tarafından yoğun ve aralıksız kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanan “...” markasının Türkiye’de ilk kez müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, davalı ...’in, müvekkile ait “...” markasında yer alan “...” ibaresinin ayırt edici gücü düşük bir ibare olduğu yönündeki iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, “...” ibaresinin tescilli olduğu sınıflar yönünden ayırt edici nitelikte bir marka olduğunu belirterek ... ...’nın 22.06.2023 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı ... ibareli markanın 30. sınıftaki tüm emtialar yönünden ve 35/5 alt grubunda 30. sınıfında yer alan emtiaların satışına yönelik hizmetlerin iptaline tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer Davalının cevap dilekçesiyle; müvekkilinin ... markası ile ... markaları arasında ortak olan sadece ... amblemi olduğunu, markanın altın sarısı üç adet ... ile eşit vurguya sahip ... kelimelerinden oluştuğunu, davacının kendi markasında ... meyvesinin yanında marka anlamına gelen ... kelimesinin yer aldığını, müvekkilinin markasının sadece ... değil meyvenin altında ... kelimesini de ihtiva ettiğini, ... markasının tanınmış olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ...’nun 22/06/2023 tarihli ve ... sayılı kararının sayılı kararının iptali ve Dava konusu ... sayılı "...+..." ibareli markanın 30. sınıftaki tüm emtialar yönünden ve 35/5 alt grubunda 30. sınıfında yer alan emtiaların satışına yönelik hizmetlerin iptaline tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalının "..." ibareli 06.08.2021 tarih ve ... sayılı 20 / 29 / 30 / 35 / 36 / 7. Sınıfa giren tüm mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere tescil başvurusu yaptığı, bu başvurunun kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetlerde ... tarafından 28.02.2022 tarih ve 391 sayılı ...’nde ilan edilmiştir. Bu ilan üzerine davacının yukarıda detaylı bilgileri verilen tescilli markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, davacının bu itirazının ... tarafından red edilmesi üzerine bu sefer ... nezdinde itiraz yaptığı ve bu itiraz sonucunda SINIF 29: Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetlerin 6769 s. SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri yönünden Kurul tarafından re'sen red edildiği ve beraberinde ise davacı tarafından itirazın red edilerek huzurda dava konusu edilen 22.06.2023 tarih ve ... sayılı kararı ile: ''Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz ilk olarak somut uyuşmazlıkta kullanım ispatı talebine konu olmayan ... sayılı markalar bakımından incelenmiştir. Yapılan incelemede, "..." ibareleri ve şekillerinin 30. sınıfa dahil mallar bakımından düşük ayırt edici niteliği de göz önüne alındığında, "..." ibareli başvuru ile itiraz gerekçesi .... sayılı "...", "... ..." ibareli markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. İtiraz gerekçesi ... sayılı markaların da eşya kapsamları ve başvuruyla olan benzerlik düzeyleri itibariyle, ulaşılan nihai sonucu değiştirmeyecekleri değerlendirildiğinden söz konusu markalar hakkındaki kullanım ispatı talebinin de varılan sonuca etki eder nitelikte olmadığı tespit edilmiştir. İtiraz sahibine ait "..." markasının Türkiye'de tanınmışlığa sahip olduğu iddiası ispatlanamadığından bu kapsamdaki itiraz haklı görülmemiştir. Kötü niyetli başvuru iddiası da somut dayanaktan yoksun olduğundan haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekmiştir. Diğer taraftan, 6769 sayılı SMK'nın 5/1 maddesinde sayılan mutlak ret nedenleri, niteliği itibariyle toplumun çıkarlarıyla ve kamu düzeni ile ilgili olup, başvurunun her aşamasında kamu yararı açısından ve dolayısıyla gelecekte yapılabilecek bu tür tescil başvurularına mesnet bir tescil kararı yaratmamak ve haksız rekabeti önlemek adına, Kurum tarafından "resen" incelemeye tabi tutulurlar. Gerek Kurum, gerekse mahkemeler, bir olay önüne geldiğinde mutlak ret nedenlerini herhangi bir kişinin itirazına gerek olmaksızın resen dikkate almak zorundadırlar. (aynı yönde 556 s. KHK'nın 7/1 maddesi ile mukayeseli olarak bkz. ... 26.11.1999 tarih ve ... sayılı kararı) Bununla birlikte, ... .... Kurulları Yönetmeliği'nin "Kurul kararları" başlıklı 6'ncı maddesinin 2'nci fıkrası; "Kurul, itirazları incelerken taleple ve gerekçeyle bağlıdır. Ancak, önemli ve ağır usul hataları ile itiraza konu kararı veren dairenin resen incelemesi gereken hususları, taleple ve gerekçeyle bağlı olmaksızın, resen dikkate alabilir." hükmünü ihtiva etmektedir. Bu kapsamda başvuru 6769 s. SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri yönünden Kurul tarafından re'sen incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuru konusu işaretin "..." kelime unsuru ile birlikte altın renkli ... görünümlü bir meyve görselinden oluşan ... unsurunun bileşiminden oluştuğu, söz konusu iki unsurun tüketiciler tarafından bir bütün olarak ve doğrudan doğruya altın (sarısı) renkli ... meyvesi veya yer kirazı (altın çilek) olarak anılan meyveye / bitkiye işaret eder şekilde algılanacağı, bu bağlamda başvuru konusu işaretin "SINIF 29: Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından cins, çeşit belirten tanımlayıcı nitelikte bir işaret olduğu ve söz konusu mal/hizmetler bakımından somut ayırt edici nitelikten yoksun olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Dolayısıyla, başvurunun belirtilen mal/hizmetler bakımından 6769 s. SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca resen reddi gerekmiştir. İtirazın reddedilmesine; başvurunun "SINIF 29: Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından 6769 s. SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca resen reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan 30. Sınıftaki “Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” mallar ile 35. Sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 30. SINIF: Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetler davaya mesnet olan markaların tescil kapsamında birebir aynen yer aldığı ya da bu mallarla ilişkili olduğu,
-Davaya konu ... sayılı “...+...” başvuru ile itiraza dayanak gösterilen davacının mesnet “...” ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunmadığı,
-Bu kapsamda markalar arasında 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşmayacağı,
-Markalar arasında görsel ve işitsel bir benzerlik bulunmaması nedeniyle SMK’nın 6/5. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Gıda Mühendisi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu marka kapsamındaki çekişmeli 30. sının “Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve rıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububatan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvallık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” malları açısından taraf markalarının mallarının aynı/aynı tür olduğu; 30. Sınıf: “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” mallarının davacının dayanak markaları kapsamındaki 30. Sınıf “Çaylar, buzlu çaylar” emaları ile benzer olduğu; “35 son alt gruptaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve san alması için Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububatan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. mallarının bir araya gerilmesi hizmetleri (belirlen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ile davacının dayanak markası kapsamındaki 30. Sınıf hizmetlerle ilişkilendirmeye dayalı benzer olduğu,
-Taraf işaretlerinin bir bütün olarak benzer olmadığı ve çekişmeli olan aynı/aynı tür/benzer mallar/hizmetler üzerinde kullanılmaları halinde dahi ilgili tüketiciler nezdinde karıştırma ihtimaline yol açmayacağı, taraf işaretlerinin karıştırılmayacağı bir durumda SMK m. 6/5'in somut olayda uygulama alanı bulmayacağı;
-Dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı düşünülmekle birlikte, kötü niyetin varlığının / yokluğunun tespiti, hukuki niteliği yüksek bir değerlendirme olduğundan bu konuda nihai takdirin mahkemenin olduğu,
bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ...’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Eldeki davada, dava konusu ... sayılı "..." ibareli markanın 30. sınıftaki tüm emtialar ve 35/5 alt grubunda 30. sınıfında yer alan emtiaların satışına yönelik hizmetlerin iptali talep edildiğinden mal ve hizmet değerlendirmesi bunlarla sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası
...
(20, 29, 30, 35, 36, 37. sınıf)
Davacı Markaları
..
(30. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka kapsamındaki çekişmeli 30. sının “Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” malları açısından taraf markalarının mallarının aynı/aynı tür olduğu; çekişmeli 30. Sınıf: “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” mallarının benzer olduğu, 35 son alt gruptaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” açısından ise davacının dayanak markasının kapsamındaki 30. Sınıf mallarla ilişkilendirmeye dayalı (orta düzeyli) benzer olduğu tespit edilmiştir. Şöyle ki; çekişmeli 30. Sınıfın ilk sırasındaki mallar ile davacı yanın “Çaylar, buzlu çaylar” emtiaları birbiri ile rekabet eden, aynı/benzer yerlerde satışa sunulan, hedeflenen halk kesimi aynı olan emtialardır. 35inci sınıfın bu paragrafta sayılan malların satış hizmetleri açısından; malların ve hizmetlerin niteliği, amacı ve yöntemi aynı olmamasına rağmen, birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduklarından, hizmetlerin sunulduğu yer genellikle malların satışa sunulduğu yerle aynı olduğundan ve hedeflenen halk kesimi aynı olduğundan benzerlik söz konusu olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; davalı markası, kelime ve ... unsurundan oluşan karma bir marka olup kare bir geometrik şeklin içinde siyah zemin üzerinde altın sarısı renkle karikatürize edilen üç adet ... şekli ile bu şeklin altında ise standart harflerle eşit büyüklükte aynı punto ile “...” ibaresinden oluştuğu, anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yan markaları ise "..." kelime unsurları ile birlikte, "..." markası dışındakiler ... unsurlarını da barındırdığı, davacı yan markalarında ortak ibare ve asli unsur olduğu değerlendirilen “...” kelime unsurları Türkçede “...” anlamına geldiği, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarında İngilizce /Türkçe olarak ... kelimesi ve ... dalı şeklinin bulunuyor olsa da başvuruda “...”, davacı markalarında “...” ibaresinin bulunuyor olması ve bir bütün olarak dava konusu işaretin davacı yan markalarından (renk, kompozisyon vd.) farklılıklarının bulunuyor olması karşısında, markaların bütünsel olarak benzer olmadıkları ve ilgili tüketicilerin işaretleri birbirinden ayırt edilebileceği, işaretleri karıştırmayacağı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,
Taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı;
Davacı yan tarafından, davalının “...” işaretini kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava dosyasında herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, sırf markalardaki "..." ibaresi ve ... dalı şeklinin kullanılmasından kaynaklı benzerliğin kötü niyetin tespiti için yeterli olmadığı, bu durumda dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı, SMK 6/9 şartlarının somut olayda oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır