T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/... Esas - 2024/343
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/...
KARAR NO : 2024/343
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ..
DAVALI : 1- ...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 29/09/2022
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin 18.01.2021 tarihinde ... başvuru numaralı dosya üzerinden ... ibaresinin 01 ve 05. Sınıflardaki ürünleri yönünden tescili için ...'e başvuru yaptığını, marka başvurusunun 17.05.2021 tarih ve ... nolu ...'de ilan edildiğini ve ilanı takiben davalı şirketin önceki tarihte adına tescil ettirilmiş .... sayılı markası mesnet gösterilerek itiraz ediliğini, söz konusu markaya dayalı olarak SMK'nın 6/1 ve 6/9 maddeleri ... ... 20.04.2022 tarihli karar ve yazısıyla itirazın reddine karar verdiğini, davalı şirketin aynı gerekçelere yeniden itiraz etmesi üzerine ... ... ... nolu kararıyla; ''Koruma Klor'un 6769 sayılı SMK'nın 6/9 maddesine dayalı itirazının reddine; Müvekkili ...'ın SMK'nn 19/2 maddesi kapsamındaki kullanmama defi 5.sınıftaki “zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler" yönünden reddine ve SMK'nın 6/1. maddesi gereğince Korumla Klor itirazının kabulü ile ... nolu marka başvuru listesinden değinilen ürünlerin çıkartılmasına'', karar verildiğini; ... ... kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek müvekkil ...’ın ... nolu dosya üzerinden ... ibaresinin 05. sınıftaki “zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler” yönünden tescili isteminin reddine ilişkin ... ...’nın ... nolu kararının, davalı şirket adına tescil ettirilmiş ... nolu markayla 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında benzer olmaması, ayrıca müvekkili ... yararına gerçekleşmiş gerçek hak sahipliği, birlikte var olma ve seri marka ilkeleri gereğince iptali ile tescil işlemlerinin anılan ürünler yönünden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacının, davaya ve ... numaralı başvurusuna konu markanın, müvekkili şirketin ... numaralı markasına ayırt edilmeyecek kadar benzer olup müvekkilinin markasıyla aynı sınıfla yer alan ... başvuru numaralı markanın iltbasa neden olduğunu, bu sebeple davacının davasının reddi gerektiğini, davacı şirketin “...” markasına ilişkin olarak ... başvuru numarasıyla davalı kuruma markanın tescili için başvuru yaptığını, başvuruya konu markanın müvekkili şirketin ... numaralı “...” markasına ayırt edilmeyecek derecede benzemesi ve iltibas yaratması nedeniyle müvekkili şirket tarafından davalı kuruma itiraz edildiğini, her iki marka karşılaştırıldığında davacının başvurusuna konu markanın, müvekkili” şirketin tescili markasına Harflerin boyutu, şekil unsuru içermeden standart karakterle yazılması, her harfin büyük olarak yazılması, yazı tipinin birebir aynı olması, “L” harfi hariç tamamıyla aynı harflerin kullanılıp harf diziliminin neredeyse aynı olması nedeniyle görsel bakımdan herkes tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkili şirketin tescilli markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan davacının başvuruya konu markasının potansiyel tüketici nezdinde iltibas yaratacak olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, birlikte var olma ilkesi kapsamında yalnızca, davacının ... numaralı “... ...” markası ile müvekkili şirketin ... numaralı “...” markası arasında söz konusu olabileceğini, davacının ... başvuru numaralı “...” markasına ilişkin birlikte var olması ilkesinin gerçekleştiğine dair dayanak bulunmadığını, müvekkili şirketin ... başvuru numaralı “...” markasının tescil talebi akabinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunduğunu, bu kapsamda sessiz kalma veya çatışma olmadığı gerekçe gösterilerek birlikte var olma ilkesinin şartlarının oluştuğundan bahsedilemeyeceğini, davacının uyuşmazlığa konu ... numaralı “... ...” markasına başka hiçbir tali ya da asli unsur eklemediğini, ürünün tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulma gibi bir durumunun varlığının söz konusu olmaması ve müvekkili şirketin markası ile birebir benzer nitelikte olan markanın tescil ettirilmeye çalışılması nedeniyle markaların seri marka olarak kabulünün mümkün olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın reddi akabinde davalı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü ile ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden;... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Kötü niyet gerekçeli itiraz yeterli bilgi/belge ile ispatlanamadığından yerinde bulunmamıştır.
6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir.
Diğer yandan, 6769 s. SMK'nın "Yayıma itirazın incelenmesi" kenar başlıklı 19'uncu maddesinin 2'nci fıkrası ise, "6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması halinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmünü içermektedir.
Başvuru sahibi yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..."ibareli markanın tüm mal/hizmetler bakımından kullanımının ispatlanmasını talep etmiştir.
6769 sayılı SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Kullanımın ispatı" kenar başlıklı 29'uncu maddesinin 3'üncü fıkrası; "Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye?de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, yukarıda yer verilen Yönetmelik maddesi hükmünde belirtilen süre içinde kullanım ispatına ilişkin delillerin sunulduğu tespit edilmiştir.
Delillerin incelenmesi neticesinde, "..." markalı ürünlerin satışına ilişkin başvuru tarihinden 5 önceki 5 yıla ait faturaların, "..." markalı ürün görseli, ... ticari adına sahip ürünün imalatına ilişkin bitki koruma ürünleri ruhsatı ve "..." markalı "..." kullanım kılavuzunun sunulduğu tespit edilmiştir.
Kullanımın ispatlanması gereken süreç 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında "... itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir." hükmü ile düzenlenmiştir.
Marka mevzuatında "ciddi biçimde kullanma" kavramına ilişkin açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, söz konusu kavramla; markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması kastedilmektedir.
Bu anlamda, marka tarafından sağlanan hakların elde tutulması amacıyla markanın sembolik (göstermelik) kullanıma konu edilmesi ciddi kullanım olarak değerlendirilmemektedir. Dolayısıyla ciddi kullanım kriteri, sembolik kullanmaya ilişkin hareketlerle marka hakkının haksız biçimde devamını ve rekabet açısından işletmelerin hareketlerini kısıtlayıcı tavırları engellemektedir. Bu noktada, marka sahibinden beklenen davranış, şüphe yaratmayacak biçimde, düzenli ve kurallara uygun ve mümkünse süreklilik arz eden bir kullanımda bulunmasıdır.
Ciddi kullanım, markanın esas işlevine, yani tescile konu mal veya hizmetlerin kaynağını ayırt etme işlevine uygun biçimde gerçekleştirilmelidir.
Kullanımın ciddi kabul edilebilmesi için her zaman miktar olarak çok büyük olması gerekmez, bu husus ilgili piyasada, inceleme konusu mal ve hizmetlerin özelliklerine bağlıdır.
Bu ilkeler çerçevesinde, sunulan belgelerin itiraz gerekçesi markanın "..." bakımından ciddi kullanımını ispatlayacağı kanaatine ulaşmış ve ... sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak SMK'nın 6(1) maddesi çerçevesinde yapılan itiraz belirtilen mallar bakımından değerlendirilmiştir.
Karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz yukarıdaki tespitler çerçevesinde incelenmiştir.
Yapılan incelemede, başvuruya konu marka ile itiraz gerekçesi markanın başlangıç/bitiş kısımlarının benzer olduğu, ayrıca başvurunun kapsamında bulunan "Sınıf 05: Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler." ile kullanımı ispatlanan "..."nın benzer olduğu tespit edilmiştir. Markalar arasındaki benzerlik ile çekişme konusu mal/hizmetler arasındaki benzerlik birlikte incelenmiş ve markalar arasında "Sınıf 05: Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler." bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne ulaşılmıştır.
Başvurunun kapsamında kalan mal/hizmetler bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı düşünüldüğünden itirazın kısmen kabulü gerekmiştir.
Karar:
İtirazın kısmen kabulüne ve başvurunun "Sınıf 05: Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. " bakımından kısmen reddine oybirliği ile karar verilmiştir.
Eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda 2002 yılından itibaren ciddi markasal kullanım iddiasının incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:
Davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
Davacı şirketin ana faaliyet konusunun “kimyasal zirai ilaçların imalatı ve satışı” olduğu, davacı şirket tarafından 2007 ila 2022 yıllarında (16 yılda) toplam 310.000-320.000 adet satış fatura düzenlediği bu faturalardan yaklışık 36.000 tanesinde çeşitli rde “... ...” Markalı ürünlerden satış yapıldığı, “... ...” markası kullanılarak - yapılan satışların toplam satışları içindeki payının yıllık ortalama %12 - %15 oranına isabet ettiği, davacı şirketin faaliyette bulunduğu ziraai ilaç imalatı sektöründe 2007 ila 2022 yılları arasında “... ...” adlı markayı ciddi boyutta ve yoğun olarak kullandığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için ayrı ayrı seçilecek marka uzmanı ve Eczacı bilirkişisi olmak üzere 2 ayrı bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1. Hem dava konusu marka ile davalının redde gerekçe markası arasında marka işaretleri bakımından iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması, hem de dava konusu malların davalının markasının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer alması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu,
2. ANCAK, davacının müktesep hak iddiasının yerinde olduğu,
3. ... ... Sayılı ... Kararı’nın yerinde olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Eczacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1.Hem dava konusu marka ile davalının redde gerekçe markası arasında marka işaretleri bakımından iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması, hem de dava konusu malların davalının markasının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer alması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu,
2.ANCAK, davacının müktesep hak iddiasının yerinde olduğu,
3.... ... Sayılı ... Kararının yerinde olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
TEKNİK YÖNDEN itibar edilen bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, HUKUKİ değerlendirme mahkememizce yapılmış ve mevcut duruma göre değerlendirme yapmak gerekmiştir.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
...'ın müktesep hak konusundaki görüşlerine değinerek değerlendirme yapmakta fayda bulunmaktadır. ... aşağıda belirtilen kararında, bazı istisnai durum ve koşullarda önceki tarihli marka tescilinin sonraki tarihli marka ya da marka başvurusu açısından kazanılmış bir hak teşkil edeceği içtihat edilmiştir.
"başvuru sahibinin bu yöndeki kazanılmış hakkının varlığından bahsedilebilmesi için müktesep hakkına dayanak teşkil eden önceki tarihli markasının hükümsüzlük tehdidi altında bulunmaması, önceki marka ile sonraki markanın ayırt edici ve asıl unsurlarıyla tescil kapsamlarının aynı olması, sonraki tescili istenen markanın başkası adına tescilli bir markaya yanaşmaması ve son olarak marka sahibinin markasını yeni bir görünümle yeniden tescil ettirmek istemesi amacına uygun olarak önceki tarihli müktesep hak iddiasına dayanak markasını uzun süredir kullanılıyor olması gereklidir.” (.... T. 20.1.2020)
Bu karardan da anlaşılabileceği üzere müktesep hakkın kabulü dört koşula bağlanmıştır.
Bunlar:
1. Müktesep hak iddia edilen marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması,
2. Markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izleniminin korunması,
3. Dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olması,
4. Markayı uzun süredir kullanıyor olması
Bu dört şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Kullanımın İspatı Yönünden:
Davacı tarafından, davacının redde gerekçe markasının tüm mallar ve hizmetler bakımından kullanım ispatı talep edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Kullanma İspatı”na ilişkin 19/2. Maddesi; “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” hükmünü içermektedir.
Delillerin incelenmesi neticesinde, "..." markalı ürünlerin satışına ilişkin başvuru tarihinden 5 önceki 5 yıla ait faturaların, "..." markalı ürün görseli, ... ticari adına sahip ürünün imalatına ilişkin bitki koruma ürünleri ruhsatı ve "..." markalı "..." kullanım kılavuzunun sunulduğu, bu ilkeler çerçevesinde, sunulan belgelerin itiraz gerekçesi markanın "..." bakımından ciddi kullanımını ispatladığı anlaşılmıştır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ...
(01, 05. sınıf) (05. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın kapsamındaki kullanımı ispat edilen redde konu malların tamamının redde gerekçe markanın kapsamında aynen yer aldığı, benzerliği tespit olunan 05. sınıfa giren “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.” mallarının hitap ettiği nihai tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi açısından somut olaya bakıldığında; bu malların özellikle sağlık, hijyen, ziraat sektörüne ait mallar olduğu, ilgili tüketici hem son tüketicilerden hem de profesyonellerden oluştuğu, söz konusu mallar için reçete gerekmese de, sağlık, hijyen ve ziraat sektörüne ait ürünlerin tüketici kitlesinin bu malları seçerken daha dikkatli davranacak ve özen gösterecek oldukları görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu markanın, siyah renkte, kalın, büyük, standart harflerle “...” ibaresinin yer aldığı herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu ve markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; redde gerekçe markanın, siyah renkte, kalın, büyük, standart harflerle, “...” ibaresinin yer aldığı herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, redde gerekçe markanın esas unsurunun yedi harfli “...” ibaresi, davalının redde gerekçe markasının esas unsurunun sekiz harfli “...” ibaresi olduğu, ibarelerin ilk harfleri ile son üç harflerinin aynı olduğu, üstelik dava konusu markanın diğer harflerinin aynı sırada olmasa da davalı markasında bulunduğu, söz konusu harflerin farklı yerlerde olmasının ve davalı markasındaki “...” ibaresinin işitsel ve görsel olarak markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu, bu açıdan ... kararının iptali koşullarının somut olayda oluşmadığı kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024
Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır