T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/39
KARAR NO : 2024/349
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
Mersis No:...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 1- ... -... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 03/06/2023
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı ...’ın ... başvuru numaralı “... ...” ibareli marka başvurusunda bulunduğu ve müvekkili tarafından işbu başvuruya yönelik itiraz edildiğini, söz konusu yayıma itiraz neticesinde ... 6/1 uyarınca 9. Sınıf ve 35. Sınıf bazı mal ve hizmetler bakımından marka başvurusunun reddine karar verilirken, 6/5 ve 6/9 bakımından itirazın reddine karar verildiğini, bu Karara itiraz edildiğini, ... tarafından verilen kararda ise markanın tescili halinde 6/5’te belirtilen koşulların oluşabileceği kanaatine varıldığından 35.Sınıfta yer alan diğer mal ve hizmetler bakımından da başvurunun reddedildiğini, söz konusu ... kararı ile başvurunun tescili talep edilen tüm mal ve hizmetler bakımından 6/1 uyarınca reddine talebinin reddedildiğini, 6/4, 6/5 ve 6/9 uyarınca yapılan itirazların da tümden reddedildiğini, bu nedenle ... ...’nun 31.03.2023 tarihli ve ... numaralı kararının iptalinin gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun müvekkiline ait “...” markasını aynen ihtiva ettiğini, bu nedenle başvuruya konu marka ile müvekkilinin markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik söz konusu olduğunu, dava konusu markada ve müvekkilinin markalarında “...” ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığını, itiraza konu başvurunun müvekkiline ait markanın esas unsurunu birebir içermesi, müvekkilinin “...” markalarının uzun süredir kullanıyor olması nedeniyle “... ...” markasının müvekkilinin seri markası olarak anlaşılmasının kaçınılmaz olduğunu, ayrıca markada yer alan “...” ibaresinin ayırt edici olmamasının yanı sıra tertip itibariyle de geri planda kalan bir unsur olduğunu, dava konusu markada yer alan ... harfi konseptinin müvekkiline ait logolarla kavramsal olarak benzer olduğunu, bu durumun markalar arasındaki benzerliği daha da arttırdığını, müvekkili şirkete ait “...” markasının özgün bir şekilde oluşturulmuş, ayırt edici karaktere sahip olan, tüketici nezdinde bilinen ve ... nezdinde ... sayısı ile tanınmış olduğu tespit edilen bir marka olduğunu, yapılan yayıma itiraz sonucunda itirazın kısmen reddedilip başvuru kapsamında 07. ve 12. Sınıftaki mal ve hizmetlerin bırakıldığını, müvekkiline ait markaların 09 / 16 / 28/ 35 / 38 / 41 / 42. Sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri içerdiğini, ... sayılı itiraza konu markanın kapsamında kalan malların özetle makineler ve taşıtlar ile bunların parçaları olduğunu, söz konusu mallar ile müvekkil markası kapsamında 9. Sınıfta yer alan malların benzer ve ilişkili mallar olduğunu, müvekkiline ait tanınmış ve artırılmış ayırt ediciliğe sahip “...” markasını aynen içeren dava konusu marka ile müvekkiline ait markalar arasında yüksek derecede benzerlik olduğunu, dava konusu marka kapsamında kalan hizmetler ile aynı ya da benzer mal ve hizmetlerin müvekkiline ait markaların kapsamında yer almakta olduğunu, bu nedenle dava konusu marka başvurusunun 6/1 uyarınca tümden reddi gerekirken itirazın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve ... kararının iptalinin gerektiğini, müvekkiline ait “...” markası hakkında Kurum kayıtlarında yer alan ... sayılı tanınmışlık tespiti bulunduğunu, ülkemizde müvekkili firma adına kayıtlı “...” ibaresini içeren 28 adet marka tescili/marka tescil başvurusu bulunduğunu, müvekkili firmanın pazarında ülkemizde lider konumda olduğunu, ... tarafından yapılan 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait olan .... sonuçlarına göre müvekkili firmaya ait olan “...” ibareli markaların farkındalığı, marka sadakati gibi marka değerine pozitif etki sağlayan önemli hususlarda ülkemizde lider konumda olduğunun gösterildiğini, tanınmış markayı kullanmanın, markayı haksız olarak kullanan kişilere bu suretle toplumun dikkatini çekme olanağını verdiğini, aynı zamanda da markanın birden çok mal veya hizmette kullanılmasının tanınmış markanın gücünün ve etkileme alanı ile o markayı taşıyan ürünlerin kaynağına ilişkin belirginliğinin azalmasına sebep olduğunu, markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesinin, farklı işletmelere ait markaların eş zamanlı olarak piyasada bulunması nedeniyle markanın ayırt edici gücünün azalması olduğunu, tanınmış markanın çok çeşitli mallara konulması durumunda, gücünün ve etkileme alanının azalması tehlikesinin ortaya çıktığını, bunun da tanınmış markanın kimliğini kaybetmesi sonucunu doğurduğunu, dava konusu markanın 6/1, 6/4 ve 6/5’in yanı sıra TTK Haksız Rekabet hükümleri, TMK ve 6/9 uyarınca da hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının müvekkiline ait “...” markasının aynen içeren söz konusu markayı tescil ettirmenin ve bu suretle müvekkilinin uzun çabalarla edindiği itibardan haksız yararlanmaya çalışmanın dürüstlük kuralına aykırı, haksız rekabet oluşturan ve kötüniyetli bir davranış olduğunu neticeten ... ...’nun ... sayılı kararının iptali ve dava konusu davalıya ait ... sayılı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şahıs vekili cevap dilekçesiyle; davacı şirket markasının görselleri ile davalı müvekkilinin markası arasında görsel, kavramsal veyahut işitsel anlamda iltibas ihtimali bulunmadığını, dava konusu “... ...” isminin müvekkilinin ileri teknoloji ürünlerinin sağlamlığı ve uzun ömürlülüğü konusunda davalı müvekkilinin müşterileri üzerinde olumlu bir etki uyandıracağından tercih edildiğini, davalı müvekkilinin tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları ile davacı şirketin mal ve hizmet sınıfları arasında bir aynılık veya benzerlik söz konusu olmadığını, markaların tescil edildiği mal ve hizmet sınıflarında herhangi bir kesişme söz konusu olmadığından uyuşmazlık konusu markanın hükümsüzlüğünün benzer mal ve hizmetler kapsamında olduğu iddia edilerek talep edilmesinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirketin “...” markasını tescili ettirdiği ve tanınmışlığını sağladığını iddia ettiği ürünlerinin kırtasiye ve büro malzemeleri tüketim sektörüne ait olması, bunun karşılığında “... ...” markasının motorlu kara taşıtları, özellikle de ağır vasıta araçların yedek parçalarının üretim sektörüne ait olması mal ve hizmet benzerliğinin olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin, benzer veya aynı marka kullanımından ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı veya benzerliğinden kaynaklı olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi halinde doğduğunu, markanın tanınmışlık düzeyinin farklı mal ve hizmet gruplarında ortalama tüketicinin daha önce tescil edilen marka ile sonraki marka arasında bağlantı kurması ve bu bağlantının satın alma tercihlerini etkilemesi gerektiğini, davacı şirketin markasının tanınmışlığının hangi mal ve hizmetlerde sağlandığının somut bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, davacı şirketin ... numaralı markasının tanınmışlık tescil başvurusunun 01.11.2021 tarihinde yapıldığını, davalı müvekkilinin ise “... ...” markası için başvurusunu 21.09.2021 tarihinde yaptığını, bu sebeple davalı müvekkilinin “... ...” marka başvurusunu yaparken davacı şirket markasının tanınmışlık tescili başvurusundan haberdar olduğu veya bilmesi gerektiği şeklindeki beklentilerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ...’nun ... sayılı kararının iptali ve Dava konusu davalıya ait ... sayılı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... tarafından 21.09.2021 tarihinde 07./ 09./ 12./ ve 35. Sınıflar kapsamında “... ...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun ... başvuru numarası ile 13.12.2021 tarihli 386 sayılı ...’nde yayınlandığı, davalı yana ait “... ...” markasının yayınına davacı tarafından ... sayılı markalar gerekçe gösterilerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1, 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca itiraz edildiği, ... tarafından yapılan inceleme sonucunda 18.08.2022 tarihli karar ile itirazın 6/1 uyarınca markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer oldukları, aynı/aynı tür/benzer malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiş ve bu nedenle markalar arasında ilişkilendirilme dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığından itiraz gerekçesi yerinde bulunmuş ve itiraz konusu markanın 09. ve 35. Sınıfta yer alan bazı emtialar bakımından reddine karar verilmiş ancak 6/5 ve 6/9 uyarınca yapılan itirazlar yerinde bulunmamıştır, karara karşı davacı yanın itiraza mesnet markaları ile karıştırılma ihtimali, tanınmış marka ve kötü niyet gerekçesiyle tümden reddi talebiyle itirazı üzerine ... kararının ... tarafından tekrar değerlendirildiği, 31.03.2023 tarih ve ... sayılı kararıyla itirazın “Karıştırılma, ilişkilendirilme olasılığı ve tanınmışlık gerekçeli itirazlar belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. İnceleme sonucunda, başvuru ile "..." asli unsurlu .... sayılı markaların yüksel düzeyde benzer markalar olduğu değerlendirilmiştir. ... "..." markalarının "kırtasiye ürünleri" üzerinde bilinirliği ve arttırılmış ayırt edici niteliği de dikkate alındığında, ilgili tüketicilerin, aynı/ aynı tür ve ilişkili mal ve hizmetlerde de başvuru ile itiraz gerekçesi markaları aynı ticari kaynaklardan gelen markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtilen 35. sınıfta bulunan hizmetler bakımından da markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği; markanın tescili halinde 6/5 te belirtilen koşulların oluşabileceği kanaatine varılmıştır. İtiraz ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren kanıtlar sunulmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından, kötü niyet gerekçeli itiraz kabul edilmemiştir.” denilerek itiraz kısmen kabul edilmiş ve itiraz konusu markanın tescili talep edilen 35.Sınıf tüm emtialar bakımından reddedilmesine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1-... sayılı ... ... ibareli davalı başvurusu ile “...” ibareli davacı markaları arasında benzerlik bulunmasına rağmen ve davacı markalarının tescil kapsamında yer alan emtiaların, davalı başvurusunun kapsadığı 07. ve 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler ile benzer olmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında bakımından 6769 s. SMK m. 6/1 anlamında karıştırma ihtimali bulunmadığı;
2-Davacının “...” ibareli markasının ülkemizde tanınmış marka olduğu, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların somut olayda gerçekleştiği ve tanınmışlığın ... sayılı davalı ... başvurusunun kapsadığı dava konusu 07. ve. 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından tescil engeli yarattığı;
3-Davacının dava konusu ... sayılı marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığına yönelik iddiaları yeterli delil sunulmadığı nedeniyle kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1-Davalı taraf markasıyla, davacı taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olduğu, ancak hizmet sınıfları bakımından farklı olmalarından dolayı SMK 6/1 maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı,
2-Markalar arası görsel, işitsel ve kavramsal benzerliklerden dolayı tanınmış marka olarak tescilli davacı taraf markası lehine SMK 6/5 maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu,
Davalı tarafın kötü niyetli olduğunun ispatının olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.6/4 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
- ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında bir tanınmış markanın bulunması.
- Tanınmış marka ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları olması.
-Marka ile başvurunun kapsamında aynı veya benzer mal veya hizmetlerin bulunması.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve .... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ...+... ... +...
(07, 12. sınıf) ... ...+...
(09, 16, 28, 35, 38, 41. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın tescil edildiği emtiaların
07 ve 12. Sınıf: Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara ... verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar. İş makineleri: dozerler, kepçeler, ekskavatörler, yol yapım ve kaplama makinaları, sondaj makinaları, kaya delme makinaları, süpürme makinaları ve aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. Kaldırma, taşıma ve iletme makineleri: asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri. Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar, elektrikli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları: hidrolik, pnömatik kontroller, kara taşıtları için olanlar hariç frenler, balatalar, krank milleri, dişliler, silindirler, pistonlar, türbinler, filtreler; kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Lastik sökme ve takma makineleri. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Boya makineleri, otomatik boya püskürtme tabancaları, elektrikli, hidrolik ve pnömatik zımbalama makineleri ve tabancaları, elektrikli yapıştırıcı tabancalar, basınçlı hava veya sıvı püskürtücü makineler için tabancalar, elektrikli el matkapları, motorlu el testereleri, dekupaj makineleri, spiral makineler, basınçlı hava üreticiler, kompresörler, araç yıkama makineleri ve yukarıda sayılan makine ve araçlarla aynı işleve sahip robotlar. Elektrikli ve gazlı kaynak makineleri, elektrikli ark kaynak cihazları, elektrikli lehim cihazları, elektrikli ark kesme cihazları, elektrikli kaynak makine elektrotları ve bunlarla aynı işleve sahip robotlar. Matbaa makineleri. Ambalajlama makineleri, doldurma-tapalama ve kapatma makineleri, etiketleme makineleri, tasnifleme makineleri ve yukarıda sayılan makinelerle aynı işleve sahip robotlar ve robotik mekanizmalar (elektrikli plastik kapama/mühürleme cihazları [paketleme] dahil). Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar. Makine veya motor parçası olmayan pompalar (akaryakıt dolum ve dağıtım pompaları ve bunların tabancaları dahil). Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları. Otomatik satış makineleri. Galvanizle kaplama ve elektroliz (akımla kaplama) makineleri. Elektrikli açma kapama mekanizmaları. Makine ve motorlar için silindir contaları. Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler. Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç) mallar olduğu; davacının tescil kapsamındaki emtialardan 16. Sınıfın genel olarak kırtasiye amaçlı ürünler; 09. Sınıfın genel olarak elektronik cihazlar; 28. Sınıfın genel olarak oyunlar ve oyuncaklar, 38. Sınıftaki hizmetlerin iletişim hizmetleri; 41. Sınıftaki hizmetlerin eğitim öğretim hizmetlerine ilişkin olduğu, 35. Sınıftaki ürünlerin 07 ve 12. Sınıftaki ürünleri içermediği, bu durumda 07. ve 12. Sınıftaki emtiaların davacı markasının kapsamındaki 09 / 16 / 28 / 35 / 38 / 41 / sınıflardaki mal hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olmadığı görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan emtia benzerliğinin somut olayda gerçekleşmediği görülmektedir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu markanın beyaz fon üzerine petrol yeşili renkte üçgen formuna benzetilmiş “...” harfinin altında aynı renkle, büyük harfle ve özelleştirilmiş harf karakteri ile “...” ibaresi yer almakta ve altında koyu gri renkten açık gri renge doğru tonlamalı olarak renk geçişli, daha düşük yazı yüksekliğiyle, büyük harflerle “...” ibaresinin yer aldığı; marka işaretinin bütününe bakılınca “... ...” ibarelerinin öncelikli olarak dikkat çektiği ve markanın esas unsuru olduğu, “...” ibaresinin ikincil olarak algılandığı anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde;
... kod numaralı ...+... ibareli markasının beyaz fon üzerine bir tarafı gök kuşağı renkleriyle, diğer tarafı tek siyah yayla tasarlanmış “...” harfi ve altında siyah renkle ve büyük harfle yazılmış “...” ibaresinin yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında “...” ibaresinin daha büyük bir alan kaplamasından dolayı bu markanın esas unsuru olduğu, “...” harfinin ikincil olarak algılandığı,
... kod numaralı ...+... ibareli markasının beyaz fon üzerine “...” harfine benzetilmek üzere tepe noktası sivriltilmiş 3 boyutlu gibi gözükecek şekilde tasarlanmış bir yay çizimi bulunduğu, bu yayın üst kısmı gök kuşağı renkleri ile geçişli olarak renklendirilmiş, alt tarafı ise açık gri renkle bırakıldığı, altında ise koyu gri renkle ve büyük harfle “...” ibaresi yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında markanın esas unsurunun en çok alan kaplayan kısmın renklendirilmiş ve 3 boyutlu gibi görünen “...” harfi olduğu, “...” ibaresinin ikincil olarak algılandığı,
... kod numaralı ... ...+... ibareli markasının gri fon üzerine sol kenarı siyah renkle, sağ tarafı yeşil renkle üzeri benekli olarak tasarlanmış, kenarları yuvarlatılmış “...” harfi ve altında siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresi yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında markanın esas unsurunun en çok alanı kaplayan ve yarısı renkli tasarlanmış “...” harfi olduğu, “...” ibaresinin ikincil olarak algılandığı;
... kod numaralı ... ...+... ibareli markasının gri fon üzerine sol kenarı siyah renkle, sağ tarafı mor renkle üzeri şeritli olarak tasarlanmış, kenarları yuvarlatılmış “...” harfi ve altında siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresi yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında markanın esas unsurunun en çok alanı kaplayan ve yarısı renkli tasarlanmış “...” harfi olduğu, “...” ibaresinin ikincil olarak algılandığı,
... kod numaralı ... ...+... ibareli markasının gri fon üzerine sol kenarı siyah renkle, sağ tarafı mavi renkle üzeri kareli olarak tasarlanmış, kenarları yuvarlatılmış “...” harfi ve altında siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresi yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında markanın esas unsurunun en çok alanı kaplayan ve yarısı renkli tasarlanmış “...” harfi olduğu, “...” ibaresinin ikincil olarak algılandığı,
... kod numaralı ... ...+... ibareli markasının gri fon üzerine sol kenarı siyah renkle, sağ tarafı turuncu renkle üzeri dalgalı çizgili olarak tasarlanmış, kenarları yuvarlatılmış “...” harfi ve altında siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresi yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında markanın esas unsurunun en çok alanı kaplayan ve yarısı renkli tasarlanmış “...” harfi olduğu, “...” ibaresinin ikincil olarak algılandığı,
... kod numaralı ... ...+... ibareli markasının gri fon üzerine sol kenarı siyah renkle, sağ tarafı sarı renkle tasarlanmış, kenarları yuvarlatılmış “...” harfi ve altında siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresi yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında markanın esas unsurunun en çok alanı kaplayan ve yarısı renkli tasarlanmış “...” harfi olduğu, “...” ibaresinin ikincil olarak algılandığı,
... kod numaralı ... ...+... ibareli markasının gri fon üzerine sol kenarı siyah renkle, sağ tarafı sarı renkle tasarlanmış, kenarları yuvarlatılmış “...” harfi ve yanında siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresi yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında marka işareti ve adının dengeli bir şekilde algılandığını, bu nedenle bütün olarak “... ...” ibaresinin esas unsur olduğu,
... kod numaralı ... ...+... ibareli markasının gri fon üzerine sol kenarı siyah renkle, sağ tarafı gri renkle tasarlanmış, kenarları yuvarlatılmış “...” harfi ve altında siyah renkle ve büyük harfle “...” ibaresi yer aldığı, marka işaretinin bütününe bakıldığında markanın esas unsurunun en çok alanı kaplayan ve yarısı renkli tasarlanmış “...” harfi olduğu, “...” ibaresinin ikincil olarak algılandığı,
anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; davalı taraf markasında kullanılan marka işareti olan “...” harfinin keskin köşeli tasarlanmış olması ve aynı pozisyonda “...” ibaresinin yerleştirilmiş olduğu için davacı taraf markalarından sadece ... numaralı marka ile görsel açıdan benzer oldukları; kullanılan renklerin ve harf karakterlerinin farklı olmasından dolayı bu benzerliğin orta düzeyli olduğu, diğer davacı taraf markaları ile aynı ibareyi içermelerinden dolayı görsel açıdan düşük düzeyli bir benzerlik olduğu, davalı taraf markası “... ...” ile davacı taraf markalarının aynı ibareyi (...) içermesi ve bu ibarenin tüm markaların ilk sesleri olması dolayısıyla taraf markaların işitsel açıdan benzer oldukları; taraf markaların hepsinde ortak olan “...” ibaresi TDK’ ye göre Türkçe’ de bir anlam ifade etmeyen ve taraflarca farklı kavramlara atıf yapmak amaçlı kullanıldığı belirtilen ayırıcı özelliği yüksek bir kelime olduğu, bire bir aynı kelimeyi içermelerinden dolayı taraf markalar kavramsal açıdan benzer oldukları, davalı taraf markasında geçen “...” ibaresi Türkçe’ de “teknik” anlamına gelmekte ve aynı şekilde telaffuz edildiği, ancak çok genel bir ifade olması nedeniyle ayırıcı özelliği çok düşük olduğu, taraf markaları kavramsal açıdan ayırmaya yeterli olmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı; ancak SMK 6/1 maddesindeki çifte benzerlik şartının (marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle) somut olayda gerçekleşmemiş olması nedeniyle SMK 6/1 koşullarının somut olayda gerçekleşmediği kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı tanınmışlık iddiasında bulunmuştur.
Davacı tarafın sunmuş olduğu deliller kapsamında ve yapılan ... sicil kaydı araştırmalarında davacı tarafa ait ... sayılı “...” ibareli markanın ... Marka Sicilinde tanınmış marka olarak kabul edildiği tespit edilmiştir.
Ancak söz konusu tanınmış marka için tanınmış marka başvurusu 01.11.2021 tarihinde yapılmış olup dava konusu marka başvurusu 21.09.2021 tarihinde yani tanınmış marka başvurusundan daha önce gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla, hem ... süreçlerinde itiraza mesnet gösterilmeyen hem de başvuru tarihi ve tanınmış marka kabulü bakımından dava konusu marka başvurusundan sonra gerçekleştirilmiş olan bu başvurunun dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır.
Bununla beraber davacı yana ait “...” ibareli markaların tanınmışlığının sunulan deliller ışığında incelenmesi ve SMK 6/5 uyarınca tanınmışlık düzeyinin değerlendirilmesi mümkün görülmüş, davacının markasının tanınmışlığını ispata yönelik olarak dosyaya ... Marka Sağlığı ve İletişim Etkinliği Araştırması Raporları, Pazar Payı Araştırması Raporu, Basında çıkan haberler, ... Tanınmış Marka Değerlendirme Tutanağı vs. Deliller ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının “...” ibareli markasının SMK 6/5 uyarınca dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle tanınmış marka olduğu; davalıya ait “... ...” ibareli davacı yana ait “...” ibareli markaya benzer olduğu hususu tespit edilen markanın SMK 6/5 hükmü uyarınca davacı yanın tanınmış markasının tanınmışlık düzeyinden haksız bir yarar sağlaması, bu tanınmış markanın yarattığı itibara zarar vermesi ve dava konusu markanın piyasada kullanımı yoluyla davacıya ait “...” ibareli tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedeleyici sonuçlar doğuracağı, tüketiciler davacı markasının büyük çoğunlukla kırtasiyecilik sektörü üzerinde bilip tanıdıkları davacı markasının benzeri olan davalı markasını 07. ve 12. Sınıflardaki mallar üzerinde gördüklerinde, taraf markalarını büyük olasılıkla ilişkilendirecekler ve davacının tanınmış markasından edindikleri izlenimi davalı markasına aktaracakları, bu koşullarda, davalı markasının tanınmışlığının 07. ve 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından SMK m. 6/5 anlamında haksız yarar sağlanmasına, imaj zedelenmesine, itibar kaybına ve markanın ayırt ediciliğinin zayıflamasına yol açabileceği; davacı markasının tanınmışlığının davalı markasının tescilli olduğu tüm yani 07. ve 12. Sınıf mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK’nun 6/5 maddesi anlamında tescil engeli yarattığı anlaşılarak ... sayılı kararının 07. ve. 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından SMK 6/5 uyarınca iptali ve dava konusu davalıya ait ... sayılı markasının 07. ve. 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından SMK 6/5 uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
SMK m. 6/4 şartlarının oluştuğu dosya kapsamında ispatlanamamıştır.
Öte yandan davacının kötü niyet iddiası ile ilgili olarak, davalının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıya ve 3. kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı, yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmak kötüniyetli başvuru olduğunu kabule yeterli olmadığı, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ... sayılı kararının 07. ve. 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından SMK 6/5 uyarınca iptaline ve dava konusu davalıya ait ... sayılı markasının 07. ve. 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından SMK 6/5 uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-... sayılı kararının 07. ve. 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından SMK 6/5 uyarınca iptaline ve dava konusu davalıya ait ... sayılı markasının 07. ve. 12. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından SMK 6/5 uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 6.575,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/07/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 385,40-TL
GİDER AVANSI :6.190,00-TL
TOPLAM :6.575,40-TL