T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/296 Esas - 2024/341
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/296
KARAR NO : 2024/341
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACILAR : 1-...
Mersis No: ....
: 2- ....
Mersis No:...
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
Mersis No:...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 05/08/2022
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı şirket tarafından ... başvuru numarası ile "..." ibaresinin 05. ve 16. sınıflarda yer alan emtia üzerinde tescili için marka başvurusu yaptığını, müvekkilleri şirketler tarafından marka başvurusunun yayımına itiraz edildiğini, ... 6769 sayılı Sınai Mülkiye Kanunu'nun (SMK) md. 6/1 kapsamında yapılan inceleme sonucunda markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verdiğini, ... kararına karşı ... (...) nezdinde itiraz edildiğini, 01.06.2022 tarihinde verilen ... sayılı ... kararı ile itirazın reddedildiğini, ihtilaf konusu markanın müvekkilleri şirketler adına tescilli markalarla birer bir aynı sınıflarda tescil edilmiş durumda olduğunu, davalı markasında yer alan "..." ibaresinin müvekkilleri şirkete ait "..." markası ve "..." ibaresini haiz diğer markaları ile markanın esaslı unsuru yönünden ayniyet derecesinde benzer olup, işbu husus iltibas oluşmasına sebebiyet verebileceğini, davalı markasında yer alan "..." ibaresinin müvekkillerine ait "..." ibaresini haiz markalar ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, "..." markasını taşıyan bir ürünün müvekkilleri şirketler tarafından piyasaya sürülmüş bir marka olduğu zannını oluşturacağını, müvekkilleri şirketler adına tescilli "..." seri markasının tanınmış marka niteliği göz önüne alındığında ... kararının iptali gerektiğini beyanla; -6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun’nun 6/1 fıkra hükmü gereği 12.11.2020 tarih ve ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın yayımına yapılan itiraza istinaden ... ...’nun 01.06.2022 tarih ve ... sayılı itirazın reddi kararının iptaline ve ... numaralı marka başvurusunun tescilinin reddine ve/veya markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilleri şirketin dava konusu olan ... sayılı “...” ibaresi için ... nezdinde 05 ve 16. sınıflarda tescil başvurusunda bulunduğunu, ancak müvekkilleri şirket gördüğü lüzum üzerine “...” markasını aşağıda yer aldığı şekli ile sadece 05. sınıfta emtialar ile sınırlandırdığını; “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler…” müvekkilleri markası ile davacı yanın markasının iltibas içinde olmadığını, söz konusu ibareler/markaların birbirlerinden ayrıldığını, müvekkilleri şirketin markası “...” ile davacı yanın markası “...” olarak yazıldığını, müvekkillerinin ibaresinin sonunda yer alan “P” harfi ile tüm tüketiciler nezdinde gerek okunuş gerekse de duyumsal olarak açık bir fark yarattığını, davacı yanın “...” markasının tanınmış olması nedeni ile müvekkillerinin tescil sürecindeki “...” ibaresi ile iltibas teşkil edeceğini ileri sürdüğünü, bu iddiaların geçerli olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirketin, 12.11.2020 tarihinde, ... sayı ile yapmış olduğu başvuruda, "..." markası için, 05.(01-07), 16.(01-07) sınıfta yer alan mallar için başvuruda bulunduğu; ... tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yayım üzerine, davacıların ayrı ayrı itiraz başvuruya itiraz ettiği, davalı şirket tarafından karşı görüş sunulduğuna ait bir kayda rastlanmadığı, ..., 09.03.2022 tarihli kararı ile davacıların itirazını REDDETTİĞİ, kararda “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali – Haksız Bulunmuştur” ibarelerinin yer aldığı, davacılar tarafından itiraz dayanağı olarak gösterilen, markalar açısından “Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir” kaydının bulunduğu, karar üzerine davacılar tarafından bu sefer Kurum kararına karşı itiraz edildiği, davalı şirketin karşı görüşünün bulunmadığı, 01.06.2022 tarihinde itiraza karşı ..., yapmış olduğu incelemede, ... sayılı davaya konu kararı ile itirazı REDDETTİĞİ, kararda kısaca; “…... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararma karşı, ... ŞİRKETİ tarafından başvurunun .... sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz ile ... A.Ş. tarafından başvurunun .... "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir...Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme sonucunda, çekişme konusu ".../..." ibareleri arasında belirgin kavramsal farklılık bulunduğu, ibareler arasındaki harf farklılıklarının (ı,i ve p,n) görsel, işitsel düzeyde markaların bütün olarak bıraktığı izlenimi değiştirir nitelikte olduğu tespit edildiğinden markaların benzer olmadığı ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır...” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
- Davaya konu ... sayılı markanın, tesciline karar verilen / tescil edilen 05. ve 16. sınıfta yer alan mallarının tamamı, davacı yanın itirazına mesnet markalarında yer alan mallar / hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu,
- Davaya konu ... sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin itiraza dayanak markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
- Davacı yan markasının, 6769 s. SMK’nun 6/4. ve 6/5. maddesi kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı,
- Heyetin ... inceleme yöntemleri, bilimsel ve teknik dayanakları kapsamında, varılan sonucu ile AYNI nitelikte olan dava konusu ...’nun 01.06.2022 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu,
- Davaya konu ... sayılı davalı markası tescil edilmiş olmakla hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
(5) Kişilik Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle:
-Somut olay bakımından SMK m.6/1 ve m.6/5 hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı bu tespitin, iptali talep edilen ... sayılı ... kararı ile uyumlu olduğu,
-... sayılı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.6/4 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
- ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında bir tanınmış markanın bulunması.
- Tanınmış marka ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları olması.
-Marka ile başvurunun kapsamında aynı veya benzer mal veya hizmetlerin bulunması.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ...
(05 ve 16. sınıf) ...
...
...
(03, 05, 16, 21, 35. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu ... sayılı markanın, tesciline karar verilen / tescil edilen 05. ve 16. sınıfta yer alan mallarının tamamının, davacı yanın itirazına mesnet markalarında yer alan mallar / hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvuruya konu işaret; Türkçede bilinen herhangi bir anlamı olmayan, telaffuz edildiğinde yabancı ya da anlamsız bir sözcük olarak algılanan büyük harfle yazılmış, başkaca unsur içermeyen “...” ibaresinden oluştuğu, anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yan markalarına bakıldığında, genel olarak kelime markaları olduğu, ortak “...” ibaresinin yer aldığı, bir kısım markanın kendine özgü yazı karakteri olduğu, bu nedenle figüratif özellikler içerdiği, fakat bileşke marka seviyesine çıkmadığı anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, davaya konu markanın anlamı açısından yapılan araştırmada, belli başlı diller içerisinde bir anlamının olmadığı, okunuşu itibari ile İngilizce “...” ibaresine benzediği, İngilizce olan ibarenin Türkçesinin “uyku, uyumak, uyuma, uyku hali” olduğu, davacı yan markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresinin ise Türkçe olduğu, “silmek” fiilini gerçekleştiren anlamına geldiği, “silmek” kelimesinin anlamının ise; “bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek, üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak, bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek, tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek, üzerini çizerek atmak, yok etmek, ilişkisini koparmak, yok saymak” vb anlamlara geldiği (kaynak; ... ), taraf markalarının anlamsal olarak birbirlerine yakın olduklarından söz edilemeyeceği, fonetik olarak yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın “...” şeklinde okunacağı, davacı yan markasının “...” şeklinde okunacağı, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, taraf markalarının büyük bir kısmının kelime markası olduğu, beyaz zemin üzerine, siyah / gri / lacivert tonlarda farklı yazı karakterleri ile tescile konu edildiği, bir kısım davacı yan markasında, ortak “...” ibaresine göre daha küçük olacak şekilde “....” ibarelerinin yer aldığı, davacı yana ait ... sayılı markaların lacivert tonlarda kendisine özgü yazı karakteri ile kompozisyon edildiği, markaların incelenmesinde, anlamsal, sesçil, görsel bakış açıları ile bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; bir kısım davacı yan markalarında “....” ibareleri yer alıyorsa da esas unsurun “...” ibaresi olduğu, ilk başta dikkat çektiği, davaya konu markada ise tescile konu tek unsurun “...” ibaresi olduğu, taraf markaların anlamsal olarak farklı oldukları gibi, düşük düzeyde görsel ve fonetik benzerlik içerdiği, markaların Türkçe okunacakları kabul edildiğinde, vurgunun üzerinde kaldığı hecelerin farklı olduğu, sesçil olarak marka ile karşılaşacak tüketicide farklı izlenim yaratacağı, her ne kadar taraf markalarında kelime unsurundan farklı bir unsur bulunmuyor olsa da kelimelerdeki harf dizilişindeki benzerliğin markanın tümüne yansımadığı, bütün bu gerekçeler ile taraf markalarının farklı oldukları, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 4 ve 5 numaralı fıkralarının uygulama alanı bulmayacağı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır