T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/192 Esas - 2024/347
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/192
KARAR NO : 2024/347
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
Mersis No:...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : FSEK
DAVA TARİHİ : 27/05/2022
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan FSEK davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı tarafından yazılımı geliştirilen davaya konu ... 27.11.2013 tescil tarihli ve ... Tescil Numarası ile davacı şirket adına kaydedildiğini, davalı ... Ltd. Şti. ile ilgili olarak; e-fatura entegratörüne ... Yazılım ile çalıştıklarını beyan ederek entegre olduklarını, buna bağlı olarak davalı firmada, ... Depo Otomasyonu Bilgisayar Programının izinsiz olarak kullanıldığını, devamla davalı ... Ltd. Şti.nin bilgisayarlarında kullanılan programın davacı şirket adına tescilli ... ... ve modüllerinin değiştirilmiş versiyonunun ... Ltd. Şti. bilgisayarlarında kullanılmakta olduğu, programın ana menüsündeki başlıkların ve program ... dosya tarihinin değiştirildiği, bu işlemin davalı firma aleyhine herhangi bir delil tespiti yapılması ihtimaline karşı kullanılan programın müvekkil şirkete ait olmadığını göstermek maksadıyla programlar üzerinde değişiklikler yapılmış olduğunu, bu nedenlerle .... Mahkemesi'nde delil tespiti talebiyle açılan 29.12.2021 tarihli ve ... D.İş sayılı davamızda, 29.12.2021 tarih ve ... D.İş Esas ve ... Değişik Karar sayılı kararı (ek-4) gereği davalının işyerinin bulunduğu adreste mahkeme heyeti ve bilirkişinin katılımıyla 04.01.2022 tarihinde yapılan ilk delil tespiti yapıldığını, bu tespitte Davalı firmanın .... adresinde bulunan ve depo yazılımına erişilen bilgisayar sistemlerinin siber saldırı sonucu Fidye Yazılımı ile şifrelenmiş olduğu görüldüğünden, canlı sistem üzerinde tespit yapmak mümkün olmamış, sadece korsanlarca şifrelendiği kanaati oluşan dosyaların dizin isimleri kayıt altına alındığını, şirket yetkilisinin depo yazılımının günlük yedeklerinin alındığını ifade etmesi üzerine değişik iş kararında belirtildiği üzere bilgisayar ve benzeri tüm kayıt cihazları üzerinden depo yazılım sisteminin günlük yedek dosyaları olduğu ifade edilen dosyalarda teknik inceleme yapıldığını, bu işlem sırasında Uygulama (...) ve Veritabanı (...) dosyalarının bir metin gösterici ile açılması ile görülen ..., ... veya ... gibi ifadelerin ... isimli ... programında birebir geçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle dosya ekinde bulunan ve tarafımızca delil tespiti dava dosyasına sunulan "EK-5 ... ... " başlıklı evrak dikkate alındığında ... isimli yazılımın ... isimli yazılımdan türetilmiş olabileceğinin anlaşıldığını, bu konuda taraflarca yapılacak itirazların değerlendirilmesi için "... ... Bilgisayar Programı" ile "... isimli ... Bilgisayar Programı" yazılım kaynak kodları üzerinde detaylı bir incelemenin yapılabileceğinin tespit edildiği 04.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda bildirildiğini, ... Mahkemesi'nin 10.02.2022 tarihli ve ... Değişik İş sayılı Ara Kararı gereği (EK-6) 18.02.2022 tarihinde davalı iş yerinde tekrar delil tespiti incelemesi yapıldığını, bu tespitte davacı şirket adına kayıtlı olan ... ... yazılımına hayatın olağan akışına aykırı hem görsel, hem de yapısal olarak benzer nitelikte ... isimli ... yazılım programı yazılımının yüklü ve çalışır/erişilir olarak 4 (dört) bilgisayar sisteminde tespit edildiği, ... isimli ... yazılım programı yazılımının Uygulama (...) ve Veritabanı (...) dosyaları içerisinde normal şartlarda "... ... Bilgisayar Programı" içerisinde geçen ifadeler üzerinde hayatın olağan akışına aykırı eş kelime ve benzerliklerin tespit edildiğini,Davalı tarafından;
a. Yazılım ve Lisanslama Programları olarak,
(1) 1 Adet ... ... - 4 Kullanıcılı,
(2) 1 Adet ... Modülü,
(3) 1 Adet E-fatura ve E-arşiv Modülü,
(4) 1 Adet Kontrol istasyonu,
b. 2021 Yılı Hizmetleri olarak,
(1) 8 Adet/Birim 2021 Şubat -2021 Aralık (ilk 3 ay ücretsiz) Aylık destek,
(2) 11 Adet/Birim 2021 Şubat -2021 Aralık E-arşiv, E-Fatura Hizmetleri (aylık),
c. 2022 Yılı Hizmetleri olarak,
(1) 2 Adet/Birim 2022 Ocak -2022 Şubat Aylık destek,
(2) 2 Adet/Birim 2022 Ocak-2022 Şubat E-arşiv, E-Fatura Hizmetleri (aylık) kullanıldığını,
... ...'nın kaynak kodları incelendiğinde, aleyhine delil tespiti istenen davalı şirket ile ilgili olarak özel bölümlerin eklendiğinin görüldüğü, Otomasyonu Bilgisayar Programının hukuka aykırı olarak kullanıldığının tespitine ilişkin temel teknik özellikleri gösteren açıklamaların dosya içinde mevcut olduğunu, Bilirkişi raporu EK'lerinde yer alan fotoğraflar incelendiğinde; ... Ltd. Şti.nin ... ... kurulum klasörlerinin, ... Ltd. Şti. kuruluş tarihinden itibaren kullanılmaya başlandığı açık ve net olarak anlaşıldığını, Bu kapsamda FSEK m.68 uyarınca şimdilik 1.000,00-TL. (bintürklirası) belirsiz alacağının belge ve bilgiler geldiğinde ve alacak tam olarak (döviz temelli hesaplama yapılması halinde ödeme günündeki güncel kur değerinden) belirlenebildiğinde arttırılmak üzere olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten üç katının tahsil edilerek davacıya verilmesini talep ettiklerini, manevi haklarının ihlali sebebiyle izinsiz kullanılan söz konusu yazılım programı için 10.000,00-TL. (onbintürklirası) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili gerektiğini, ayrıca 09.06.2021 ile 01.01.2022 tarihleri arasında düzenlenen ... Ltd.Şti.ne ait e-faturaların xml dosyalarının ... A.Ş. firmasından getirtilerek dosya arasına alınmasını, müteakiben söz konusu faturaların ... Ecza Deposu Otomasyon Programı tarafından üretilip, üretilmediğine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiğini, bilirkişi incelemesine esas olmak üzere hazırlanan "... Ecza Deposu Otomasyonu E-fatura Modulü Ayırt Edici Özellikler Klavuzu" EK-11'de sunulduğunu, İfade ederek FSEK Md. 68 uyarınca telif tazminatı, FSEK m.70 kapsamında manevi tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca bilgisayar programlarına sağlanan korumanın konusu olan kaynak kodların dosyaya sunulmadığını ve üzerinde bilirkişi incelemesi talep edilmemiş olup, kanunen korunmayan dosya isimleri üzerinden hak iddia edilmesi hukuka aykırı olduğunu, bilgisayar programları, farklı sınıflandırmalar yapılmakla birlikte temelde kaynak kod, nesne kodu, algoritma, arayüz ve akış şeması bölümlerinden oluştuğunu, Kaynak kod, yazılımın bilgisayar içerisindeki 0 ve 1’lerden oluşan makine diline çevrilmeden önce insanların anlayabileceği, üzerinde çalışabildiği programlama diliyle yazılmış hali olduğunu, Nesne kodu ise kaynak kod dönüştürüldükten sonra oluşan koda verilen isim olduğunu, dolayısı ile fikri mülkiyete ilişkin uluslararası anlaşmalar gerekse de FSEK uyarınca korunan hak, programa ilişkin dosya isimlerine değil programı oluşturan emir dizgelerine bir diğer söyleyişle nesne ve kaynak kodlarına sağlandığını, dosya kapsamında davacı tarafın, eser sahipliği iddia ettikleri programa ilişkin sadece hazırladıkları EK - 9 ve EK - 11’de bulunan dokümanlar incelendiğinde davacının sadece bilgisayar dosya isimleri üzerinden ve kanunen korunmayan arayüz üzerinden eser sahipliği iddiasında bulunduğunu, Ancak dosya isimlerinin Kanunen koruma altında olmadığını, bilgisayar programı tanımında belirtilen bilgisayar emir dizgesi tanımını karşılamaktan da oldukça uzak olduğunu, ... D. İş numaralı delil tespiti dosyasında alınan 04.01.2022 tarihli Bilirkişi raporunda da ‘’Bu konuda da taraflarca yapılacak itirazların değerlendirilmesi için ‘’... ... Bilgisayar Programı’’ ile ‘’... İsimli ... Bilgisayar Programı’’ yazılım kaynak kodları üzerinde detaylı bir incelemenin yapılabileceği değerlendirilmektedir.’’ İfadelerine yer verildiği, davacı tarafça sunulan eklerde yer alan ‘....’’ gibi dosya isimlerinin bulunmasının davacıya ait yazılımın kullanıldığı anlamına geldiğini ifade ettiğini ancak davalı Şirketin ilaç sektöründe faaliyet göstermekte olan bir şirket olduğunu, ilaç ve firma kelimelerinin dosya isimlendirilmesinde kullanılması kadar hayatın olağan akışına uygun bir şey daha olmadığını, bahsedilen kelimelerin bu sektör için farklı yazılım şirketleri tarafından geliştirilen veya muhasebesel birçok yazılımda kullanılan, bir bakışta anlaşılabilecek kısaltmalardan oluştuğunu, ... kelimesi okuduğunda veya Google’a yazıldığında açık hesap kelimesine karşılık geldiğinin görüleceğini, bunun gibi birçok kişi tarafından kullanılan ve bu sektörde faaliyet gösteren herkesin kullanacağı kelimeler üzerinde hak iddia edilemeyeceğini, örneğin; ... kısaltması sektörde faaliyet gösteren bilgisayar programı üreten birçok şirket tarafından ‘’Ürün Takip Sistemi’’ kelimesinin kısaltması, ... ise ‘’...’’ kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığını, Bu kısaltmalar ... tarafından mevzuatın yazılması esnasında bizzat kamu otoritesi tarafından oluşturulduğunu, yine sektörde karekod sistemi kullanımı oldukça yaygın olduğunu, bu tarz kelimelerin birde fazla yazılımda aynı olması başka bir yazılımın hukuka aykırı kullanıldığı anlamına gelmediğini, bu kelimeler üzerinde ‘’Bilgisayar programı’’ adı altında hak iddia edilmesi Hukuk ve Kanun karşısında bir hüküm ifade etmemekte olup ilgili düzenlemelere aykırı olduğunu, bilgisayar programlarına dair incelemenin kodlar sunulmadan dosya isimleri ve arayüz üzerinden yapılmaya çalışılmasının hukuka uygun olmadığını yinelemekle beraber dosya isimlerinin incelemeye esas olabileceği bir an kabul edilebilseydi dahi aşağıda belirttiğimiz sebepler dolayısıyla bu kelimelerin özel kelime olamayacağı, bir kişinin tekelinde bulunamayacağı ve eser sahipliğine dair ispat hükmü taşımayacağı açıkça görüldüğünü, delil tespiti aşamasında bilirkişi tarafından ileri sürülen ‘’..., ..., ...’’ gibi kelimelerinin Müvekkil Şirket’e ait yazılım içerisinde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, ... kelimesi fatura rapor anlamına gelmekte olup ... gibi birçok firmaya ait bilgisayar programlarının içerisinde fatura modüllerinin altında bulunan bir özellik olduğunu, bilgisayarda veya fiziki ortamda kısaltma yapılırken genellikle sesli harflerin çıkarıldığı da göz önünde alındığında işlemi anlatan ve yaygın kullanılan bu kelimenin farklı bilgisayar programlarında yer alması hayatın olağan akışına aykırı olmayıp aksine rastlanması oldukça mümkün olduğunu, Heksadesimal (İngilizce kısaltmasıyla ...), matematik ve bilişim alanlarında kullanılan 16 tabanlı sayı sistemi olduğunu, “...” ifadesinin dönüştürmek anlamında kullanılan bir kelime olduğunu, dolayısıyla ... kelimesi sayısal değere dönüştürülmesi istenen “...” kodlarını ifade etmek amacıyla kullanılan bir isim olduğunu, ... ismi ise İspençiyari Ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu 2.maddesi uyarınca memlekete girişi sınırlanan veya başka mevzuat ve düzenlemeler uyarınca sınırlamaya tabi olan ilaçları ifade etmek amacıyla kullanılan bir kısaltma olduğunu, davalı şirketin kullandığı işletim sisteminde, dosya isimlendirme sisteminden kaynaklanan 8 karakterlik bir kısıtlama mevcut olduğunu, yani bir veri dosyasına en fazla 8 karakter uzunluğunda isim atanabilmektedir. Sesli harfleri yazmayarak yapılan zorunlu kısaltmalarda, benzer ifadelerin ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunu, bilgisayar programlarına ilişkin arayüzler fikir ve sanat eserleri kanunu uyarınca korunmadığını, davacı tarafça sunulan eklerde bulunan ekran görüntüleri tamamen arayüzü ifade etmekte olup kanunen korunmayan bir hususta tespit yapılmaya çalışılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kanun uyarınca arayüz koruma altına alınmadığını, Kaldı ki davalıya ait yazılımın arayüzü delil tespiti talep eden tarafın sunduğu ekran görüntülerinde görünenden farklı olduğunu, emsal sözleşmelere göre bedelin belirlenmesi konusunda davalı şirketin işlem hacmi, istek ve ihtiyaçları, büyüklüğü gibi hususlar da göz önüne alınarak yapılabilecek bedel hesaplamasında dikkate alınmak üzere davacının internet sitesindeki referanslar bölümünde (....) belirttiği aşağıdaki ecza depolarına davacı ile aralarındaki sözleşmelerin ve bu sözleşmeye dayalı ödemelerin, banka dekontlarının firmaların elektronik tebligat adreslerine müzekkere yazılarak istenmesini, mahkemeye celbinin gerektiğini, ilgili şirketlerin yazılan müzekkereye cevap vermekten imtina etmesi veya mahkemeye istenilenleri sunmaması durumunda ise bu hususların ... Bilgisayar'a ait ticari kayıtları ve yasal defterleri üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılarak denetime elverişli rapor tanzim edilmesi gerektiğini, davalı şirketin gerek ... A.Ş.’ye gerekse de başka bir şirkete ve kişiye, ... bilgisayara ait programın kullanıldığına yönelik hiçbir şekilde beyanı bulunmadığını, zaten davacının bu yönde ispata elverişli hiçbir delili olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ürettiği bilgisayar programının FSEK kapsamında olup olmadığı davalı tarafından programın izinsiz olarak kullanılıp kullanılmadığı kullanıldı ise maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen raporda özetle:
1)Davalı şirketin bilgisayarı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, ... programının kalıp olarak ... Depo Otomasyonu Programının temel kodları üzerinden değişiklik yapılarak oluşturulduğu sonucuna varılabileceği,
2)Bilirkişi incelemesinde Davalı taraftan alınan *.... uzantılı kod parçalarının aynı içeriğe sahip Davacı taraf kod parçaları üzerinden kod karşılaştırılması yapılabileceği,
3)... programının ... bir program olduğu için yüklenme tarihinin tespit edilemeyeceği,
4)Davalı tarafın ilaç takibi için ... internet sitesini kullandığı,
5)Davalı tarafın müşterilerine fatura gönderimi için .... internet sitesini kullandığı,
6)Davalı fiilinin, davaya konu bilgisayar programının, davalının kontrolünde olan bir bilgisayara davacı hak sahibinden izin alınmaksızın (lisanssız) yüklenerek kullanılması ortaya çıkması durumunda davacı hak sahibinin FSEK md. 22’den kaynaklanan “çoğaltma” hakkını ihlal edebileceği,
7)Bu nedenle, davacı tarafın ürün ve hizmetler kapsamında “... Depo Otomasyonu Programı-
4 Kullanıcılı” lisanslaması için hesaplama yapılmasının uygun olacağı,
8)Haksız fiilin başlangıç tarihinin tespitin yapıldığı 04.01.2022 tarihi olarak alınıp, taraflar arasında farazi sözleşmenin bu tarihte kurulduğu değerlendirilerek yapılan hesaplamalar neticesinde;
a-) Heyetçe de benimsendiği üzere, davacı şirketin satış faturaları üzerinden bulunan 163.053,50 TL tutarındaki ortalama rayiç bedelin en fazla 3 katı, FSEK m. 68 uyarınca telif tazminatı olarak davacı tarafça istenebileceğinden, tazminat tutarının KDV hariç en fazla (163.053,50 TL x 3 =) 489.160,50 TL olabileceği,
b-) Heyetçe benimsenmemiş olmakla birlikte, Sayın Mahkemece aksi kanaate ulaşılabileceği ihtimali düşünülerek, davacı tarafça dosyaya sunulan USD bazlı fiyat listesindeki tutarların ... Efektif döviz satış kuru ile TL’ye çevrilmesi neticesinde bulunan 199.908,32 TL tutarındaki ortalama rayiç bedelin en fazla 3 katı, FSEK m. 68 uyarınca telif tazminatı olarak davacı tarafça istenebileceğinden, tazminat tutarının KDV hariç en fazla (199.908,32 TL x 3 =) 599.724,96 TL olabileceği,
Yukarıda iki seçenek halinde hesaplanan tazminatın hangisinin uygulanacağına dair takdirin Mahkemeye ait olduğu,
9- Manevi tazminat konusunda takdirin mahkemede olduğu,
bildirilmiştir.
GEREKÇE:
5846 sayılı FSEK’in 1/B maddesinin ‘a’ bendinde eser, “sahibinin hususiyetini taşıyan ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Buna göre bir fikri ürünün eser sayılabilmesi için iki koşulu birlikte gerçekleştirmesi gereklidir. İlk olarak fikri ürünün sahibinin hususiyetini taşıması, bir başka deyişle kendinden önce ortaya konmuş benzerlerine göre özgün bir niteliğe sahip olması gerekir. İkinci olarak bu fikri ürünün FSEK’in ikinci ve devamı maddelerinde belirlenen eser kategorilerinden birine dahil edilebilmesi aranmalıdır.
Kanunda fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri ikinci maddede düzenlenen ilim ve edebiyat eserleri, üçüncü maddede yer verilen musiki eserleri, dördüncü maddede tanımlanan güzel sanat eserleri, beşinci maddede düzenleme bulan sinema eserleri ve son olarak altıncı maddedeki işleme ve derlemeler olarak sayma yöntemiyle belirlenmiş bulunmaktadır. FSEK m. 2/1 hükmü uyarınca, "Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları" ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır.
Öte yandan FSEK m. 38/2 hükmü gereği bilgisayar programlarının bir bilgisayara yüklenmesi ve çalıştırılması onu yasal yollardan edinen kişilere ait bir serbesti olduğu; ancak bu serbestinin ön şartının bilgisayar programını hukuki olarak elde etmek olduğu; programın hukuki bir işlemle veya kanun gereği iktisap edilmiş olması gerektiği; hukuki yoldan iktisap eden kişinin ise programı devralan, lisansı bulunan, bunların yetkilendirdiği kişiler ve anılan kişilerin halefleri olabileceği; bu şekilde bilgisayar programını iktisap eden kişilerin programı bilgisayara yükleyebileceği; çalıştırabileceği ve hataları düzeltebileceği vurgulanmalıdır.
Zira; FSEK 22. maddeye göre “Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir... Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar”. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere FSEK bilgisayar programları açısından diğer eser türlerine nazaran daha geniş bir koruma getirmiştir. Buna göre kanun lafzıyla anlaşıldığı üzere bir bilgisayarın taşıyıcıya yüklenmesi, taşıyıcıdan bilgisayarın sabit diskine yüklenmesi, programın çalıştırılması ve benzeri eylemlerin herbirinin ayrı ayrı çoğaltma kapsamında değerlendirilmek gerektiği kuşkusuzdur.
Kanun eser sahibini bir eseri meydana getiren kişi olarak belirlemiştir (FSEK m. 8/1). Kanunun 9. maddesinde ise eser sahiplerinin birden fazla oluşu hallerine yer verilmiştir. Buna göre birden fazla kimsenin birlikte vücuda getirdiği eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri meydana getirdiği bölümün sahibi sayılır. Ancak birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, bu takdirde eserin sahibi onu meydana getirenlerin oluşturduğu birliktir. (FSEK m. 10/1) Bu ikinci hale Kanun eser sahipleri arasındaki birlik adını vermiştir.
Yine eser sahipliği yönünden belirlenen karineler Kanunun 11 ve 12. maddelerinde yer almaktadır. Buna göre FSEK m. 11 uyarınca yayınlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserlerinin aslında eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse aksi kanıtlanıncaya kadar bu eserin sahibi sayılır. Yayımlanmış olan bir eserin sahibi, eser nüshalarında veya aslında mutat olduğu şekilde belirtilmemiş ise bu takdirde eseri yayımlayan, o da belli değilse çoğaltan eser sahibine ait hak ve yetkileri kendi adına kullanabilir.
Diğer taraftan memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki mali hakları, kullanma yetkisi aralarındaki sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin organları hakkında da bu kural uygulanır. (FSEK m. 18/II).
Eser sahibinin kullanabileceği mali haklar, FSEK m. 21 ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre, mali haklar, FSEK’nun, 21. maddesindeki işleme hakkı, 22. maddesinde düzenlemesini bulan eserin aslı veya kopyalarının herhangi bir şekil veya yöntemle tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli çoğaltma hakkı; 23. maddede belirlenen eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını kiralama, ödünç verme, satışa çıkarma veya diğer yollarla yayma hakkı; 24. maddede doğrudan veya dolaylı olarak bir eserden ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynatmak, göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı; 25. maddedeki işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı olarak belirlenmiş bulunmaktadır. FSEK'in 48. maddesi uyarınca mali haklar süre, yer ve içerik itibariyle sınırlı veya sınırsız; karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredilebilir. Mali hakların sadece kullanma yetkisi de bir başkasına bırakılabilir.
Manevi haklar ise anılan Kanunun 14-17. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi, eserinin umuma arz ve yayımlanma zamanı ve tarzını belirleme (FSEK m. 14 ); adın belirtilmesi (FSEK m. 15); eserde değişiklik yapılmasını men (FSEK m. 16) ve bir kısım eserler yönünden geçerli bulunan zilyed ve malike karşı ileri sürülebilecek eserin aslına ulaşma haklarına sahiptir. Manevi haklar mali hakların aksine, bir başkasına devredilemez ve vazgeçilemez haklardır. Ancak bu hakların kullanılması yetkisi bir başkasına bırakılabilir.
Eser üzerindeki mali ve manevi hakları ihlal edilen kişi, FSEK’nun 66. maddesi uyarınca, tecavüz edene karşı tecavüzün ref’ini (ortadan kaldırılmasını), 69. madde uyarınca muhtemel devam eden tecavüzlerin men’ini (önlenmesini), 68. madde uyarınca, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
FSEK 70/1 maddesinde "Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir." denilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davalı Şirketin faaliyette bulunduğu iş yerinde (...) bilgisayarlarda yapılan incelemeler neticesinde, ... mac adresli dizüstü bilgisayarda yapılan incelemede; ... programının kalıp olarak ... Depo Otomasyonu Programının temel kodları üzerinden değişiklik yapılarak oluşturulduğu, davalı taraftan alınan *.... uzantılı kod parçalarının aynı içeriğe sahip Davacı taraf kod parçaları üzerinden kod karşılaştırılması yapılabileceği, ... programının ... bir program olduğu için yüklenme tarihinin tespit edilemediği davalı tarafın ilaç takibi için ... internet sitesini kullandığı, davalı tarafın müşterilerine fatura gönderimi için .... sitesini kullandığı, davacı tarafın ürün ve hizmetler kapsamında “... Depo Otomasyonu Programı -4 Kullanıcılı” lisanslaması için hesaplama yapılmasının uygun olacağı anlaşılmıştır.
5846 sayılı FSEK'in eser sahibinin mali haklarından olan çoğaltma hakkı düzenlenmiştir. Buna göre, bir eserin herhangi bir şekilde çoğaltılması hakkı münhasıran eser sahibine ait olup, maddenin son fıkrası uyarınca çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsamaktadır. Davalılara ait iş yerindeki bilgisayarlarda da yukarıdaki tespitler neticesinde, davacıyla sözleşme yapılmadan veya davacının izni olmadan gerçekleşen bu eylem ile davacının çoğaltma hakkının ihlal olunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davalı eyleminin, davacının kullanmaya yetkili olduğu çoğaltma hakkının ihlali niteliğinde olduğunun tespitinden sonra davacının FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edebileceği tazminatın belirlenmesi gerekmektedir. FSEK'in 68. maddesi, "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü içermektedir. Anılan hüküm kapsamında, sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin (varsayımsal sözleşme bedeli) ne şekilde tespit edileceği konusunda HGK'nın 20.03.2002 tarih, ... sayılı ilamı yol gösterici niteliktedir. Anılan kararda, varsayımsal sözleşme bedelinin, eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta gibi kriterler dikkate alınarak eser sahibinin tecavüzde bulunanla sözleşme yapması halinde isteyebileceği bedele göre belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır. Varsayımsal sözleşme bedeli belirlenirken, varsa ihlal konusu mali hakkın devrine ilişkin önceki sözleşmelerden yararlanılabilir. Bu tür sözleşmeler emsal alınırken, sözleşmenin dava konusu olaya ne ölçüde uyduğunun, aradaki farklılıkların ve benzerliklerin neler olduğunun gözetilmesi zorunludur. Somut olayda, davaya konu programın, davacı tarafça satışa sunulan bir program olması ve benzer uyuşmazlıklardaki Yargıtay uygulamaları da gözetildiğinde, izinsiz olarak kurulan programın ve yan modüllerinin varsayımsal sözleşme bedelinin tespitinde, davacının satış fiyat listesinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Delil tespitiyle ilgili olarak açılan davanın mahkememizin 29.12.2021 tarihli ve ... D.İş sayılı dosya olduğu, D.İş dosyasına sunulan bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı şirket adresinde bulunan bilgisayarlarda delil tespiti isteyen ... SAN. TİC. LTD. ŞTİ. tarafından üretilen ve satışı yapılan ... isimli bilgisayar programının ve lisans numaralarının 04/01/2022 tarihinde yapılan incelemenin tekrarı için tespit talep eden şirket vekili ve teknik heyet ile 18/02/2022 tarihinde davalı şirketin adresinde delil tespitine geçilerek bilgisayarlara herhangi bir cihaz takılmadan tamamen görsel inceleme, araştırma ve fotoğraflama suretiyle delil tespiti yapıldığı, ... ... yazılımına hayatın olağan akışına aykırı hem görsel hem de yapısal olarak benzer nitelikte ... isimli ... yazılım programı yüklü ve çalışır/erişilir olarak 4 bilgisayar sisteminde tespit edildiği belirtilmiştir.
Dosya kapsamındaki belgelerden, davalı ... Ltd.Şti.’nin ana sözleşmesinin 01.02.2021 tarihinde tescil edildiği, dolayısıyla şirketin 01.02.2021 tarihinde kurulduğu; bu bilgiler dâhilinde davalı şirketin davaya konu yazılımı her halükârda 01.02.2021 tarihinden önce kullanmasının mümkün olmadığı anlaşılmış; bilirkişi raporlarında davaya konu programın davalı bilgisayarına tam olarak hangi tarihte yüklendiği tespit edilememiş olması nedeniyle, D. İş dosyasındaki tespit tarihi olan 04.01.2022 tarihine en yakın tarihte davacı yanın satış faturaları üzerinden programın ortalama rayiç bedelinin tespiti gerektiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki mali bilirkişi raporundan, davalı şirketin işyerinde bulunan bilgisayardaki lisansız yazılının haksız fiilin başlangıç tarihi olarak keşifin-tespitin yapıldığı 04.01.2022 tarih baz alınarak, davacı şirket tarafından davaya konu yazılımlar için 04.01.2022 tarihine en yakın tarihte düzenlemiş olan 4 adet satış faturası üzerinden bulunan KDV hariç ortalama 163.053,50 TL’nin rayiç lisans bedeli olacağı; buna göre, davacı şirketin satış faturaları üzerinden bulunan ortalama rayiç bedelin FSEK m. 68 uyarınca en fazla 3 kat telif tazminatı istenebileceğinden, tazminat tutarının KDV hariç en fazla 163.053,50 TL x 3 = 489.160,50 TL olacağı anlaşılmıştır.
Davacı FSEK m. 68 uyarınca maddi tazminat talebini 489.160,50-TL olarak ıslah etmiştir.
FSEK'in 70/1 maddesi uyarınca; herhangi bir manevi hakkı tecavüze uğrayan eser sahibinin manevi bir zarara uğramış olmasına gerek bulunmaksızın manevi tazminat talep etme hakkının doğduğu, zira FSEK'in manevi bir hakkın haleldar olması ile manevi bir zararın da oluştuğunu, tecavüz ile zarar arasında ayrıca ispatı gerektirmeyen kanuni bir sebep-sonuç bağının bulunduğunu varsaymış olduğu, dikkate alındığında, eser sahibi davacının ilgili mali haklarını davalının herhangi bir sözleşme yapmadan yasaya aykırı olarak işleme, çoğaltma mali hakkının ve 14, 15, 16 maddeleri gereğince de manevi haklarının ihlal edildiği anlaşılmakla 10.000,-TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Tecavüzün Ref'i bakımından: Davaya konu talep bakımından 3 kat telif tazminatı talep edildiği bu kapsamda taraflar arasında farazi bir lisans sözleşmesi kurulduğu yerleşmiş Yargıtay kararları kapsamında kabul edildiğinden bu kapsamda tecavüzün refi talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; FSEK 68 md uyarınca 489.160,50 TL nin 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10.000 TL manevi tazminatın 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, tecavüzün refi talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiş verilen karar ref talebinin reddi olarak görülmediğinden davalı lehine ücreti vekalet takdir edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-FSEK 68 md uyarınca 489.160,50 TL nin 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2- 10.000 TL manevi tazminatın 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3- Tecavüzün refi talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 34.097,65-TL karar harcından (Peşin Harç:187,86-TL, Islah Harcı:8.340,00-TL olmak üzere) toplam 8.527,86-TL'nin mahsubu ile bakiye 25.569,79-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden;
a-Maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 74.482,47-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 10.000,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 16.441,06-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2024
Katip... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 280,06-TL
ISLAH HARCI : 8.340,00-TL
GİDER AVANSI : 7.821,00-TL
TOPLAM :16.441,06-TL