T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/99
KARAR NO : 2024/339
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 2- ....
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 3-...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : ... Haklarına Tecavüzün Ve Haksız Rekabetin Tespiti, Meni Ve Refi,
Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/03/2018
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/09//2024
Mahkememizde görülmekte olan ... Haklarına Tecavüzün Ve Haksız Rekabetin Tespiti, Meni Ve Refi, Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin 2009 yılından beri çeşitli ticari ortaklarla Türk pazarında yer almaya çalıştığını, .... kıskaçlarının satışına ise Türkiye'de 2013 yılında davalılardan ...nin verdiği sipariş ile 20.000 parça kıskaç sağlandığını, ...nin bu taklitlerin üretim siparişini verdiğini ve satışını gerçekleştirdiğini, hâlihazırda ...'nin demiryollarında kullanılan ve davalı şirketler tarafından taklit edilerek ... hakkının ihlali ve haksız rekabete neden olan buluşun müvekkili şirkete ait olduğu kıskacın en az 250.000 adetinin üretilip satıldığı müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, taklit ürünlerin satışını gerçekleştiren davalının bu ürünleri ürettirdiği üretim için araç ve makine temin ettiği şirketin ... İTH. İHR. SAN. VE DIŞ. TİC ... şirketi olduğunu, ... İNŞ. İTH. İHR. SAN. TİC. LTD şirketi ise Türkiye de yetkili distribütör gibi kendini piyasaya tanıtmakta ve taklit ürünlerin üretim ve satışını bu şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin patentli ürününü ...'ın siparişi üzerine, ...' a sağladığı, ... ise bu ürünleri ...'ye satmakta iken; davalının, bu ürünleri kalitesiz malzeme kullanmak suretiyle diğer davalılardan daha ucuza sağlamış ve ...'ye sattığını, daha kalitesiz üretilen ve bu nedenle hayati tehlike saçan bu ürünlerin, davacı tarafça tespit edildiği üzere ... hatlarına verleştirildiğini, davalı tarafın taklit ürünlerinin hangi metaryelden yapıldığının bilinmediğini, müvekkili şirketin güvenilirliği ve piyasadaki ününden faydalanmak isteyen ve dava konusu kıskaçları ucuza mal etmeye çalışıp taklit eden davalının bu ihlali; aynı zamanda bu ürünlerin kullanıldığı hatlarda yolculuk yapanlar ve çalışanlar için hayati tehlike oluşturduğunu, iş bu davayı açmadan önce geçen süreçte; ...:... : Müvekkili şirketin Türkiye'de dava konusu kıskaçların satışı için çözüm ortağı firma olduğu, ...'ın müvekkili şirketin Türkiye temsilcisi olduğu, 2009 yılı - ...'nun müvekkiline ait ürünlerin Türkiye pazarına sokulması için çalışmalar bu kişi ile başladığı, 2013 yılında söz konusu kıskaçların Türkiye piyasasına girdiğini, müvekkili şirketin davalılardan ...'a 20.000 adet kıskaç sağladığını, 07.2014 tarihinde davalılardan ...'a 5.000 adet kıskaç sağladığını, 15.03.2016 tarihinde yine ... 30.000 parça kıskaç ısmarladığını, (Bu ürünler ileride açıklanacağı üzere davalılardan ... ile yapılan mail yazışmalarında bahsi geçen ve karşı tarafca kabul edilen ürünlerdir.), 03.2016 ... yetkililerinden alınan bilgi ile davalılardan ...'ın Müvekkili şirkete ait ürünün taklidini 2000 adet ürettiği tespit edildiğini, yine bu fuarda ... yetkilileri; müvekkili şirkete ait kıskaç ürününün taklitlerini ve onların taklit paketlemelerini müvekkile gösterdiklerini, 29.03.2016 tarihinde müvekkili şirketin ... yetkililerine hitaben taklit ürünlere ilişkin bildirim gönderdiğini, bu bildirimlerde ihlale ilişkin tüm hususlara yer verildiğini, 18.01.2017 tarihinde ihlale ilişkin ...'ye tekrar bildirim gönderildiğini, 10.04.2017 tarihinde bildirim ve uyarı niteliğindeki yazı, davalılardan ...'a gönderildiğini, 14.06.2017 tarihinde yine eklerimizde yer alan cevabi yazının müvekkili şirkete ulaştığını, 20.06.2017 tarihinde söz konusu taklit ürünleri hakkında ...'nun davalılardan ... şirketi yetkilileri ile yaptığı yazışmada kendilerine sahte ürün temin etmek için teklifte bulunduğu; 20.06.2017 tarihinde çözüm ortağı olan ... şirketi ile söz konusu sahte ürün satışına ilişkin tekliften bahsedilen bir yazışma yapıldığını, 23.06.2017 tarihinde ...'nın verdiği cevap ile; 250.000 adet taklit ürünün ...'ye sağlandığı tespit edildiği, bu hususun ...'ye de bildirildiğini, bu süreç sonrası özetle; ...'ın taklit ürünlerin satışını sağlayan şirket olduğu, mahkemece tespit yapıldığında bunun kesinleşeceğini, sahte ürünlerin kasten ... ve ... 'ndan sipariş vermek suretiyle sattığını, ... şirketinin mahkemece tespit yapıldığında müvekkili şirketin distrübitörü gibi hareket etmek suretiyle taklit ürünün üretimini gerçekleştirdiği, ... 'nın mahkemece tespit yapıldığında sahte ürünleri üretmesi ve sağladığı, müvekkilinin 06.10.2010 ve 06.10.2017 tarihleri arasında sahip olduğu ... sayılı ... ürününün ...'da kayıtlı olduğu, ... isimli mühendisin aynı zamanda müvekkil şirketin müdürü ve ortağı olduğu, davalı tarafın, müvekkili şirketin patentli ürününü merdiven altı üretim denecek bir yapı kurdukları için teknik kapasiteleri yeterli olamayacağından birebir taklitini üretemediklerini, ürünlerdeki farklılıkların teknik yetersizlikten kaynaklandığını, davalıların söz konusu farklılıkları gizlemek ve alıcıları yanıltmak için müvekkili şirketin markasını ve ürün kodunu ufak değişikliklerle taklit kıskaçlar üzerinde kullandıklarını, bu durumun sunulan fotoğraflarda dahi görüldüğünü, davalıların müvekkili şirketin patentli ürününü taklit etmekle kalmamış, ürünün güvenilir bir marka olan müvekkil şirketten temin edilmiş sanılması için taklit kıskaçların üzerinde yine müvekkili şirketin adını kullandıklarını, firmanın adındaki ''....'' vurgusu taklit ürünlerde ürünlerin taklit olduğunun fark edilmesinin zor olması amacıyla ufak değişiklere uğratıldığını, davalı tarafların ürünlerin paketlenmesinde dahi, müvekkili şirketin markasını, ticari unvanını ve adresini, alıcılar tarafından fark edilmeyecek ve içerisindeki ürünler orijinal sanılacak şekilde ufak değişiklikler yaparak piyasaya sunduklarını, örneğin; ''...'' yerine ''...'' yazıldığını, bunun yanında kullanılan yazı tipi de müvekkili şirketin kullandığı yazı tipinden farklı olduğu, davalılardan ...'a ait .... sitesinden alınan görüntü, çok net olmasa bile, tel sabitleme kıskacının kullanım şeklinin ve ne amaçla kullanıldığının gösterilmesi amaçlı olduğunu, davalılardan ...' a ait ... sitesinde yer alan iletişim ve üretim yeri bilgileri incelendiğinde adresin ''...'' olduğu; davalılardan ... Makineleri” ne ait ... adresinde yer alan iletişim ve üretim yeri bilgileri incelendiğinde; adresin ''...olduğu, ... 'da bir Komandit şirket olduğu, merkezinin ...'da olduğu, tanınmış ve saygın bir ticari teşebbüs olduğu, ... 'da üstün bir kaliteye ulaşmış, alanında yenilikler getirmiş tanınan bir firma olup, çelik endüstrisinde 140 yılı aşkın bir firma geçmişine sahip olduğu, son yüzyılda Firmanın, sinyalizasyon, inşaatı ve taşımacılık alanlarında uzman bir girişim olarak uluslararası demiryolu altyapı sektöründe ürün sağlayıcı olarak ön plana çıktığını, girişimin mükemmele ulaşma çabası, ürünlerin işlevsel olması, kullanıcı dostu olması ve masrafların en aza indirilmesinde şeklinde piyasaya yansıdığını, müvekkili şirketin, demiryolu taşıtlarına elektrik enerjisi sağlamak amacıyla kullanılan hat ve sinyalizasyon çözümleri, ekipman üretimi ve satışı, taşıtlar için hareketlilik çözümleri, oto yollar ve metrolar için elektronik alt yapı ürünleri, elektroteknik, metro ve trenler için direkler, alet ve cihazların imalatı, ölçme ve testler için simülasyonlar, daimi zemin çözümleri, anlık satıcı stok envanteri, uzaktan ve mobil stok takibi, raylar üstünde asılı olup lokomotife akım sağlayan elektrik teli üretim ve kontrolü gibi ürünlerin hizmet ve satışlarını gerçekleştirmekte olup, ayrıca bu hizmet ve ürünler için yenilikçi ürün tasarımları yaptığını, bunların yanında müvekkili şirketin demiryollarının bağlantıları için kıskaçlar ürettiğini, bu kıskaçların uluslararası alanda kullanılmakta ve girişimciler tarafından çeşitli demiryolu şirketlerine satıldığını, bu satışlardan biri de davalılardan biri olan ...'a yapıldığını, ...'ın müvekkili şirkete ait patentli ürünü taklit edip daha ucuza piyasaya sürmeye başlayınca sipariş vermeyi kestiğini, iş bu davanın Görevli ve Yetkili mahkeme başlığı altındaki 156. maddesinin 3. fıkrası “Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.” şeklinde olduğundan ve tüm davalılar satışlarını Ankara'da gerçekleştirdiğinden davanın .... Mahkemesi nezdinde açıldığını, öte yandan davalı taraflardan ...'ın kötü niyetli ve kastını ortaya koyar biçimde, müvekkili şirketin, ihlale neden olan fiillerin durdurulması için yazdığı yazılara cevap verdiğini, uyarı ve bildirime karşılık davalı ...'ın, müvekkili şirketi dava açmaktan caydırmak için olacaktır ki hukuki mesnetten yoksun, kendilerince yapılmış yorumları içerir beyanlarını gönderdiklerini, cevabi yazıda yer alan, davalı ...'ın taklit edip üretip sattıkları ürünlerin müvekkil şirketten satın alınan ürünler olduğu yönündeki iddiaları asılsız olduğunu, şöyle ki; ... tarafından verilen cevabi yazıdan da görüleceği üzere müvekkili tarafından kendilerine 20.000 adet kıskaç sağlandığını, buna karşın ...'ın, davacı şirketten satın aldığı ürünleri birebir taklit ederek en az 250.000 adet taklit kıskaç satışı gerçekleştirdiğini, bu nedenle 250.000 adetten fazla taklit ürün satışı gerçekleştirdiğini, tespitini yapılan patentli ürün kullanımları davalı şirketin hukuka aykırı şekilde ürettiği ürünler olduğunu ve haksız rekabet ve SMK anlamında ihlal meydana getirdiğini, bu uyarı ve beyanlara rağmen davalı ...'ın hukuka aykırı fiillere -aykırı fiillerin kazandırdıklarının yüksekliğinden ve davacı şirketi adeta masaya oturmaya zorlayacak fillerine devam nedeniyle olsa gerek- dava konusu markanın tescil tarihine kadar kullanım hakkına karşı haksız rekabet; tescil tarihinden sonra ise marka hakkına karşı tecavüz teşkil edecek şekilde amacıyla şekilde birebir kullanımlarının satışını gerçekleştirmeye devam ettiklerini, TTK nun 54 ve devamı maddelerinde ifadesini bulan Haksız Rekabet hükümleri uyarınca ve özellikle 55. madde çerçevesinde, Kanunun 56. Maddesine ve koruma sahibi olunan süre içerisinde ise SMK ilgili maddeler uyarınca iş bu davanın açılmasının zaruri hale geldiğini, davalı tarafın haksız rekabet ilişkin tüm edimleri kötü niyetli olarak yerine getirdiğini, bu nedenle de bu fiiller hakkında TTK hükümlerinin de uygulanmasını; taklit kıskaçların müvekkil şirkete ait ... alınmış ürünlerinden düşük kalitede üretilmesi hukuka aykırılık oluşturmasının yanında ciddi güvenlik riski de oluşturması nedeniyle dilekçede sunulduğu üzere, satışı yapıldığı belirlenen, bu haliyle teşhire ve satışa sunulan ürünlerin müvekkilinin kullanım, üretim ve satış sahibi olduğu “...” markası ve ticaret unvanının davalı tarafın kullanımlarının aynı olması nedeniyle karşı yanın haksız rekabet ve marka, ... hakkına tecavüz yaratan eylemlerinin bir an önce durdurulmasını; açıklanan nedenlerle öncelikli olarak karşı yana tebligat yapılmaksızın, davalı şirketlerin, özellikle TTK madde 54 kapsamında meydana gelen, haksız rekabetin, durdurulması, ref'i ve men” ine karar verilmesini; dava dilekçesinde neticeten: müvekkilin TTK'dan ve 06.10.2010 ve 06.10.2017 tarihleri arasında sahip olduğu patentli ürünün üzerinde de yer alan ... markasının, ünvanının kullanımı ve ... süresinin dolması sonrası ürünlerin taklit edilmesine ve haksız rekabet doğuran fiillerin devam etmesi nedeniyle; SMK madde 159 ve HMK madde 389 çerçevesinde; davanın etkinliğini temin etmek üzere 06.10.2010 ve 06.10.2017 tarihleri arasında sahip olduğu ... hakkına davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına; İhlale neden olan üretim araçlarının ve malların imhasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine; giderleri davalı tarafından karşılanmak üzere davanın lehimize sonuçlanması durumunda kararın gazetede ilan edilmesine; (Davanın etkinliğini temin etmek üzere karşı yanın cevabı beklenmeden müvekkilin TTK'dan kaynaklanan hakları nedeniyle haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti ile ihtiyaten dava sonuna kadar bu fiillerin durdurulmasına; üretilen veya ithal edilen şeylere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman ve bölge gibi olanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların saklanmasına karar verilmesini; Dava konusu 06.10.2010 ve 06.10.2017 tarihleri arasında sahip olduğu ... sayılı ... ürününün bu tarihler arasındaki koruma dönemi için ise; SMK madde 159 ve HMK madde 389 çerçevesinde; davanın etkinliğini temin etmek üzere 06.10.2010 ve 06.10.2017 tarihleri arasında sahip olduğu ... hakkına davalı tarafından gerçekleştirilen ... hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, ref'i men'ine; yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine; ihlale neden olan üretim araçlarının ve malların imhasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine; giderleri davalı tarafından karşılanmak üzere davanın müvekkili lehine sonuçlanması durumunda kararın gazetede ilan edilmesine; (Davanın etkinliğini temin etmek üzere karşı yanın cevabı beklenmeden müvekkilin TTK'dan kaynaklanan hakları nedeniyle haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti ile ihtiyaten dava sonuna kadar bu fiillerin durdurulmasına; üretilen veya ithal edilen şeylere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman ve bölge gibi olanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların saklanmasına, Haksız rekabet ve ... hakkının ihlali nedeniyle uğranan zararın karşılanması amacıyla fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik toplamda 1.500 (binbeş-yüz) TL. maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle; yetki itirazı olduğunu, iddiaların gerçeğe aykırı olduğu, müvekkilinin herhangi bir üretimi bulunmadığı gibi dava konusu ürünü üretip satmadığı, müvekkilinin diğer davalılarla herhangi bir ilişkisi de olmadığı, davaya dair dahil olunan tek hususun kendilerine .... tarafından gönderilen ekinde söz konusu ürüne ilişkin teklifin olduğu bilgi amaçlı teklif formu olduğu, ancak müvekkilinin bu kapsamda faaliyeti olmadığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, müvekkilinin bir bağlantısı olmadığı gibi, iddialara yönelik somut bir olgunun da deliller arasında bulunmadığı, müvekkilinin bu davanın tarafı olmadığ:, davacı ile husumeti bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, davacı iddialarının asılsız olduğu, bu iddialar ile müvekkil arasındaki yazışmaların çeliştiği, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalıların kullanımlarının davacının ... hakkından doğan haklarının ihlal edilip edilmediği ayrıca tescilsiz marka ve ticaret ünvanı kullanımlarının olup olamdığı bu yönden bir tecavüz ve haksız rekabetin bulunup bulunmadığı, tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
YETKİ İTİRAZI:
Davalı ... vekilinin yetki itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş; 156/4 md gereğince davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:
Dava dosyasında ve ekinde yer alan bilgi ve belgeler üzerinden yapılan incelemeler neticesinde; davacının hak sahibi olmadığı ... sayılı incelemesiz ... bakımından herhangi bir tecavüz iddiasında bulunamayacağı, ... tarafından gönderilen evrakın ve ekinde yer alan ürünlerin incelenmesi neticesinde orijinal olmadığı ileri sürülen ürünlerin gerçekten de davacı ürünleri olmadığı ve bu şekilde kopya ürünlerle davacı ürünlerinin tanınmışl:ığından yararlanmak suretiyle yapılan ticari işlemlerin haksız rekabet oluşturacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen 20/12/2019 tarihli ek raporda özetle:
Kök rapordaki görüş ve düşüncemizi değiştirecek bir durum bulunmadığı Davacının ... sayılı ... üzerinde sicile kayıtlı bir hakkının bulunmadığı, dosyaya sunulan lisans sözleşmesinin ve sair delillerin hak sahipliği ve dolayısıyla husumet itirazları kapsamında değerlendirmeye alınıp alınmayacağı hususunun mahkemenin yetki ve takdirinde olduğu, Dava konusu ürünlerin sicilde ... sayı ile kayıtlı incelemesiz patentin kapsamında olduğu, ... tarafından gönderilen evrakın ve ekinde yer alan ürünlerin incelenmesi neticesinde orijinal olmadığı ileri sürülen ürünlerin gerçekten de davacı ürünleri olmadığı ve bu şekilde kopya ürünlerle davacı ürünlerinin tanınmışlığından yararlanmak suretiyle yapılan ticari işlemlerin haksız rekabet oluşturacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
...’NİN 18.01.2023 TARİHLİ YAZISI
Sayın Mahkemenin 22.11.2022 tarihli ara kararı “3- Usul ekonomisi gereğince ... ye müzekkere yazılarak dava konusu pandül grifi ürününün dava konusu proje bazında araştırmasının yapılarak 24/07/2020 tarihli bilirkişi raporunun kanaat ve sonuç bölümünün 1 nolu ara kararından geçen hususlarda ayrıntılı olarak mahkememize bilgi verilmesinin talep edilmesine, müzekkereye raporun bir örneğinin eklenmesine, …” şeklindedir.
Davacının 01.03.2023 tarihli beyanı “...'den sahte pandül grifleri istenerek, grifler üzerinde karşılaştırılma yapılmasına ve bu grifler hangi demiryollarına döşendiyse tespit edilerek müvekkilimiz şirketin zararının hesaplanmasına yönelik bilirkişi raporu alınmasına,” şeklindedir.
...’nin 18.01.2023 tarihli yazısında daha önce tarafımdan incelenen dosyada bulunan bilgi ve belgeler özetlendikten sonra, son bölüm “… dava konusu pandül grifiyle ilgili Teşekkülümüz, davada herhangi bir taraf olmadığı için 24.07.2020 bilirkişi raporu ve yazıldı ise diğer bilirkişi raporları Dairemizde bulunmamaktadır. Bu yüzden 24.07.2020 tarihli bilirkişi raporunun kanaat ve sonuç bölümünün 1 nolu ara kararında geçen hususlarda ayrıntılı olarak bir müzekkere cevabı oluşturulamamıştır.” şeklindedir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen 19/07/2023 tarihli ek raporda özetle:
18.01.2023 tarihli ... yazısı ile dosyaya herhangi yeni bir bilgi gelmediği, yazının son bölümünde 24.07.2020 tarihli bilirkişi raporumun kanaat ve sonuç bölümünün 1 nolu ara kararında geçen hususlarda ayrıntılı olarak bir müzekkere cevabı oluşturulamadığının ifade edildiği, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığının belirlenemediği, bundan dolayı haksız rekabet yönünden davacı lehine maddi tazminat hesaplanamadığı, bildirilmiştir.
28/11/2023 tarihli celsede:
Davacı vekiline haksız rekabete ilişkin dava dilekçesini açıklamak ve mahkememizin görevine ilişkin olarak beyanda bulunmak üzere mehil verilmesine,
Davalılara mahkemenin görevine ve haksız rekabete ilişkin beyanda bulunmak üzere mehil verilmesine,
karar verilmiştir.
Davacı vekili 05/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde netice olarak:
-Sayın Mahkemenizde görülmekte olan ... Esas sayılı dosyamıza haksız rekabet olgusu üzerinden devam edilmesine ve bu kapsamda,
- Haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti ile dava sonuna kadar bu fiillerin durdurulmasına,
- Üretilen veya ithal edilen şeylere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman ve bölge gibi olanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların saklanmasına,
- Haksız rekabete neden olan ürünlerin ve malların imhasına,
- Yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine;
- Giderleri davalı tarafından karşılanmak üzere davanın lehimize sonuçlanması durumunda kararın gazetede ilan edilmesine,
-Haksız rekabet sebebiyle uğranılan zararın karşılanması amacıyla, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, şimdilik toplamda 1500 (binbeşyüz) TL maddi tazminata hükmedilmesine,
-...'ye müzekkere yazılarak ve müvekkilin ticaret unvanı, adresi vb. unsurlarını içeren davalı tarafa ait sahte pandül grifleri istenerek, grifler üzerinde karşılaştırılma yapılmasına ve bu grifler hangi demiryollarına döşendiyse tespit edilerek müvekkilimiz şirketin zararının hesaplanmasına yönelik bilirkişi raporu alınmasına,
Şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili 11/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde netice olarak:
Mahkemenin Görevine İlişkin Olarak; davacı yanın, 28.11.2023 tarihli celsedeki beyanlarında "... hükümsüz kılınmıştır, biz davaya haksız rekabet kapsamında mahkemenizde devam edilmesi gerektiğini değerlendiriyoruz" şeklinde beyanda bulunduğunu, aynı şekilde davacının, sunduğu 28.11.2023 tarihli dilekçenin 22. Sayfasının 'Hukuki Dayanak' başlığı altında "Haksız rekabetten kaynaklı davalar, genel hükümlere göre Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür. Ancak tarafların sınai mülkiyet haklarının ihlalinin söz konusu olması savunma veya iddialar arasında tescilli sınai hakların da bulunması durumunda Fikri ve Sınai Haklar mahkemeleri görevlidir" şeklinde beyanda bulunarak davasını açıkça haksız rekabete ilişkin hükümlere dayandırdığını, yargılamaya mahkemeniz nezdinde devam edilmesi gerektiğini savunduğu, halbuki somut olayda ... hakkı hükümsüz kılındığından sınai mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir hak kalmadığı, Yargıtay’ın görüşünün; davacı veya davalı tescil edilmiş bir sınai ürüne dayanmışsa ihtisas mahkemelerinin görevli olduğu, davacı veya davalının sınai mülkiyet hükümlerine göre korunması gerekmeyen bir ürüne dayalı iddia veya savunma ileri sürmesi durumunda ise asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yönünde olduğu, iş bu sebeple nihai takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere davanın görevsizlik yönünden reddinin gerektiği;
Davanın Esasına İlişkin Olarak:
Geçmiş beyan ve itirazlarını tekrarla birlikte davanın müvekkili ... Ltd. Şti. yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin, davacının sınai mülkiyet hukukundan doğan haklarını ihlal edecek bir fiilde bulunmadığını, bu hususun dosyaya kazandırılan kök ve ek bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davanın seyri ve davacının istemi üzerine alınan bilirkişi raporları da göz önüne alınarak; haksız rekabete ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi
yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.
26/12/2023 tarihli celsede:
1-Mahkemenizin görevine edilmiş olan itirazın REDDİNE,
2-Davacı tarafa marka ile irtibatına ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verilmesine,
Karar verilmiş;
Davacı vekili beyanda bulunmuştur. 24/01/2023 tarihli beyan dilekçesiyle:
''Mahkemenizde görülmekte olan .... E. Sayılı dosyamızın 26/12/2023 tarihli ... numaralı celsesinde, ''2- Davacı tarafa marka ile irtibatına ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verilmesine,'' kararı verilmiş ve tarafımıza marka kullanımına ilişkin evrak ve dosya sunması için süre verilmiştir. Mahkemenizin talebi doğrultusunda müvekkil şirketin geçmişten günümüze ''...'' markasının kullanımına ilişkin fatura, katalog, fuar standı, powerpoint sunum görselleri ve markanın ticari hayatta aktif bir şekilde kullanıldığını gösterir mail yazışmalarına ilişkin evrak ve görseller ekte sunulmaktadır. Sunulan evraklardan da görüleceği üzere, müvekkil şirket ticari hayatına başladığı günden bu yana ''...'' markasını gerek ticaret unvanı olarak gerekse ürünleri ve ürün ambalajları üzerinde yer alan markası olarak aktif ve sürekli bir biçimde kullanmakta, müşteri kitlesi nezdinde doğrudan ''...'' markası olarak bilinmekte, ilgili kataloglardan görüleceği üzere doğru marka (...) kullanımının nasıl olacağı yönergelerinin bulunduğu, ... markasını fuarlarda ve sunumlarında gerek müşteri kitlesi gerekse sektörde yer alan diğer şirketler ve kuruluşlarla olan ilişkilerinde aktif bir şekilde kullandığı anlaşılmaktadır. Gerek beyanlarımız gerekse ekte sunulan marka kullanımına ilişkin beyanlarımız doğrultusunda dava dilekçemiz ve 05/12/2023 tarihli dilekçemizde yer alan beyan ve taleplerimiz doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılmasını ve davamızın KABULÜNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.''
Şeklinde olduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Dava, ... Haklarına Tecavüzün Ve Haksız Rekabetin Tespiti, Meni Ve Refi, Maddi Tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir.
Tüm dosya kapsamına göre;
Alınan teknik bilirkişi raporu da referans alındığında;
Dava konusu ... sayılı incelemesiz ... dosyasından; dava konusu edilen ... sayılı ve 06/10/20210 tarihinden itibaren 7 yıl süre ile geçerliliğe sahip incelemesiz patentin dava dışı ... adına tescilli olduğu, korunan buluşun elektrik ile çalışan raylı taşıtlar için tasarlanmış taşıyıcı halatların ve havai hatların bir askı halatı yardımıyla bağlanmasına yönelik askı tipi bir kenet taşıyıcısına ilişkin olduğu, söz konusu belgenin 3 istemden oluştuğu, bu istemlerin 1 nolu istem ana istem 2 ve 3 nolu istemler ise bu ana isteme bağımlı istemler olarak tanımlandığı anlaşılmaktadır.
İstem 1:
Buluş, elektrik ile çalışan raylı taşıtlar için tasarlanmış taşıyıcı halatların (1) ve havai hatların (2) bir askı halatı (4) yardımıyla bağlanmasına yönelik askı tipi bir kenet taşıyıcı bir halatı (1) veya havai bir hattı (2) kancalar (6) üzerinden kenetleyen iki adet sıkıştırma çenesini (5) kapsayan ve bahsedilen iki sıkıştırma çenesinin (5) sıkıştırılmasına yönelik bir vida (7, 8) söz konusu sıkıştırma çenelerinin (5) içinden geçecek şekilde öngörülmüş olduğu askı tipi bir kenet olup ayırt edici özelliği, bahsedilen bu iki sıkıştırma çenesinin (5) kancaların (6) karşısında bulunan tarafların birbirine bağlanmış olması ve bu bağlantı (10) ile vidanın (7, 8) arasında, askı halatının (4) sıkıştırılmasına yönelik olup söz konusu iki sıkıştırma çenesi (5) tarafından meydana getirilen bir yivin (12) öngörülmüş olmasıdır.
Patente Tecavüz Yönünden Değerlendirme:
Bu talep davacı tarafça atiye bırakılmıştır. Davalılarca bu hususa bir itiraz getirilmemiştir.
Pasif Husumet Yönünden Değerlendirme:
Eldeki davada temel iddianın davalı ... Firmasının davacıdan temin ettiğinden daha fazla ürünü ...'ye teslimi ile fazladan temin edilen ürünlerin taklit olduğu, diğer bir ifadeyle kendilerinin tanınmışlığından yararlanacak şekilde ve kopya ürünün itibarını da düşürmek suretiyle haksız rekabet ettiği noktalarında toplandığı ve yukarıdaki şekilde tecavüz fiilinden bahsedilemeyeceği, defter incelemelerinden davalı ... ile davalılar ... ve ... şirketleri arasında dava tarihine kadar düzenlenen faturaları listesinden davaya konu ... kapsamındabir satış veya üretime rastlanmadığı da göz önünde bulundurularak davalılar ... ve ... bakımından davada taraf olarak yer alamayacakları anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Haksız Rekabet, Men ve Ref Talebi Yönünden Değerlendirme:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir.
Davacının mahkememize sunduğu ''...'' markasının kullanımına ilişkin fatura, katalog, fuar standı, powerpoint sunum görselleri ve markanın ticari hayatta aktif bir şekilde kullanıldığını gösterir mail yazışmalarına ilişkin evrak ve görsellerden, davacının ticari hayatına başladığı günden bu yana ''...'' markasını gerek ticaret unvanı olarak gerekse ürünleri ve ürün ambalajları üzerinde yer alan markası olarak aktif ve sürekli bir biçimde kullanmakta olduğu, müşteri kitlesi nezdinde doğrudan ''...'' markası olarak bilindiği, ilgili kataloglardan (...) markasının kullanımının nasıl olacağı dair yönergelerinin bulunduğu, ... markasının fuarlarda ve sunumlarında gerek müşteri kitlesi gerekse sektörde yer alan diğer şirketler ve kuruluşlarla olan ilişkilerinde aktif bir şekilde kullandığı anlaşılmaktadır. ... tarafından gönderilen evrakın ve ekinde yer alan ürünlerin incelenmesi neticesinde orijinal olmadığı ileri sürülen ürünlerin gerçekten de davacı ürünleri olmadığı ve bu şekilde kopya ürünlerle davacı ürünlerinin tanınmışlığından yararlanmak suretiyle yapılan ticari işlemlerin haksız rekabet oluşturacağı kabul edilmiş, men ve ref talepleri de bu bağlamda haklı görülmüş, haksız rekabet, men ve ref talepleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Maddi Tazminat Yönünden Değerlendirme:
Haksız rekabet iddiasının ispatlanmış olması nedeniyle davacının maddi tazminat talep edebileceği anlaşılmış, davacı vekilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu da göz önünde bulundurulmuş, bu durumda taleple bağlı kalınarak ve takdiren 1.500-TL maddi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre: davalılar ... ve ... bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalı ... bakımından haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine, Haksız rekabete konu malların imhasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, Hüküm fıkrasının tirajı en yüksek bir gazetede masrafı bu davalıdan alınmak suretiyle ilanına, Takdiren 1.500 TL maddi tazminatın bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Davalılar ... ve ... bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
Davalı ... bakımından haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine,
Haksız rekabete konu malların imhasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine,
Hüküm fıkrasının tirajı en yüksek bir gazetede masrafı bu davalıdan alınmak suretiyle ilanına,
Takdiren 1.500 TL maddi tazminatın bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar ... ve ... bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi nedeniyle davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
4-Davalı ... Şirketi bakımından haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'i taleplerinin kabulü nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminatın kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 1.500,00-TL ücreti vekâletin davalı ... ... AŞ' dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 3.908,60-TL yargılama giderinin takdiren 2.500,00-TL'sinin davalı ... ... AŞ'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 77,00-TL
GİDER AVANSI :3.831,60-TL
TOPLAM :3.908,60-TL