T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/34 Esas - 2024/332
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/34
KARAR NO : 2024/332
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve sair beyanlarında özetle; müvekkiline ait ... başvuru numaralı ''...'' ibareli markanın ... ''...'' ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik ... kararına karşı yaptıkları itirazın ... tarafından ... sayılı, 25.12.2023 tarihli karar ile reddedildiğini; müvekkilinin marka başvurusu ile kısmi redde gerekçe markanın ..., renk ve ve yazım hususlarındaki ayrımın belirgin ve fark edilebilir derecede olduğunu; tüketici çevresinde kolayca tanınabilecek gerekli ibareler ve özelliklerini de ihtiva ettiğini; redde gerekçe , sadece büyük harflerle ''...'' ibaresinden oluşan, herhangi bir özel yazım stiline sahip olmayan, siyah beyaz markanın, kendi başına dahi ayırt ediciliği olmayan bir marka olduğunu; müvekkilinin markasının “... + kelime”den oluştuğunu; markanın, kendisini oluşturan unsurların bir bütünü olduğunu; markanın bölünüp parçalanmakta ve unsurlarından birinin içinde yer alan ibareden yola çıkılarak ret kararı verildiğini; böylesi bu kararın hukuki dayanağı bulunmadığını; müvekkil markasının ''...'' olduğu, ek olarak ''yağ'' sözcüğünü ve ... unsuru barındırdığından renk, ... ve yazı biçimi olarak kısmi redde gerekçe gösterilen markadan tamamen ayrışmakta olduğunu; başvuruda bulundukları ... başvuru no.lu ''melenya zeytinyağı'' ve ... başvuru no.lu ''melenya'' markaları tescil edilmişken sadece ''...'' başvurusunun reddedilmesinin kendi içerisinde bir çelişki oluşturduğunu; başvuru konusu markanın kapsamının özellikle; 29-4: zeytin, zeytin ezmeleri, 29-6: yenilebilir bitkisel yağlar, 29-7: (…) salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler olduğunu; redde dayanak ... sayılı markanın 29. ve 30. sınıfta tescilli çok sayıda ve birbirinden ilgisiz mallar içerdiğini; güncel marka hukukunda böylesi, sınıfları tümden kapatan bir koruma kapsamının kabul edilmediğini; şekilsel unsurların ve ek sözcüğün varlığı nedeniyle ''...'' markasının redde dayanak markadan aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıktığından tüm sınıf ve emtialarda tescile bağlanması gerektiğini, bu nedenle 25.12.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... no’lu marka başvurusunun davacı tarafından 22.04.2022 tarihinde 29.sınıfta “ (29-1) Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. (29-2) Kuru bakliyat. (29-3) Hazır çorbalar, bulyonlar. (29-4) Zeytin, zeytin ezmeleri. (29-5) Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). (29-6) Yenilebilir bitkisel yağlar. (29-7) Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. (29-8) Kuru yemişler. (29-9) Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. (29-10) Yumurtalar, yumurta tozları. (29-11) Patates cipsleri.)” için yapıldığı; ...’nca marka başvurusunun m. 5/1 (ç) hükmü gereğince “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).Yenilebilir bitkisel yağlar.” malları bakımından kısmen reddine, kalan malların 12.01.2023 tarih ve 412 sayılı ...’inde yayımına karar verildiği; davacı tarafından kısmi ret kararına karşı itiraz edildiği; ... nezdinde başvuru sahibi tarafından yapılan karara itiraz incelenerek “… Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli markanın redde konu mallar/hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür. Başvuruya ait ibaredeki figüratif bileşenlere ilişkin olarak, Kurul'un görüşüne göre etkileri sınırlı niteliktedir. Figüratif unsurlar tüketicilerin/hizmet alıcıların onları akılda tutmasına yardım edecek ya da işaretler arasında ayrım yapmasına katkıda bulunacak derecede spesifik veya orijinal bir şekilde belirtilmemiştir. Ayrıca, bir ticari markanın sözlü ve figüratif unsurlardan oluşması durumunda, ilke olarak sözlü unsurun figüratif unsurdan daha ayırt edici olduğu hatırda tutulmalıdır, zira ortalama tüketici söz konusu mallardan ticari markanın figüratif unsurunu tarif etmek yerine isimlerini söyleyerek daha kolay bahsedecektir (15.12.2009, ....). Mevcut durumda bu ilkeden sapmak için herhangi bir sebep bulunmamaktadır. İlgili halk, başvuruya ait ibaredeki figüratif unsurları hizmetlerin ticari kökenini belirten unsurlar olarak değil, dekoratif bileşenler olarak algılayacaktır.” gerekçesine dayanarak; oybirliği ile itirazın reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu başvurunun reddedildiği malların tamamının redde dayanak markanın kapsamındaki bazı mallarla aynı/aynı tür olduğu,
-Başvuru markası ile redde dayanak marka arasında aynılık veya karıştırılma ihtimalini ayrıca irdelemeye gerek kalmayacak düzeyde ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ilişkisinin bulunmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Gıda uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu başvurunun kısmi redde konu “(29-5) Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). (29-6) Yenilebilir bitkisel yağlar” malların redde dayanak alınmış markanın kapsamında mallarla aynı/aynı tür olduğu,
-Başvuru markası ile redde dayanak marka arasında aynılık/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ilişkisinin bulunmadığı düşünülmekle birlikte değerlendirme ve taktirin sayın Mahkemeye ait olduğu
bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu ... tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.
Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (.... gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin 2002/3 sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir.
Yüksek Mahkeme uygulamalarına bakıldığında; 07/02/2011 tarih .... . Sayılı ... +... kararı, yine aynı yönde 28/05/2014 tarih .... sayılı ... Ltd.Şti. +... kararı, .... . , ... . Sayılı ilamları,
.... . Sayılı ilamıyla ''...+...'' ile ...; ... Sayılı ilamıyla ... ve ...+...; ... Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; ... . Sayılı ilamıyla ... ile ...+... ve meister+...; ... Sayılı ilamıyla ...+... ile ...;.... . Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; ... . Sayılı ilamıyla ... ile ...; .... . Sayılı ... ile ...; .... . Sayılı ... ile ...; markaları arasında 7/1-b maddesi kapsamında ayniyetin bulunmadığı yönündeki kararlarının bulunduğu,
Nitekim ... (...)uygulamalarına bakıldığında da, markaların birinde kısmen de olsa ayniyet algısını ortadan kaldırır bir ... unsuru, bir mizanpaj var ise karşılaştırılan markaların özdeş olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. ... (...) bu durumu “big brother” biçimindeki bir sözcük ile aynı markanın düzensiz bir yazı stili ile yazılmış biçiminin aynı olmayacağı örneği ile açıklamıştır. Yine ...+... ve ...+... markaları, ... ile ... markaları ... (...) nezdinde aynı olarak kabul edilmeyen markalardır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Dava Konusu Marka Redde Mesnet Marka
...+... ...
(29. sınıf) (29. sınıf)
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede; başvuruya konu işaretin tüm harfleri büyük olmak üzere ''...'' ibaresinin hemen üzerinde belirgin bir şekilde yapraklar, bir yıldız ve çerçeve içine alınmış bir sütun şeklinden oluştuğu, karma bir marka olduğu, redde mesnet marka ise tümü büyük harfler ile beyaz zemin üzerine yazılmış ''...'' ibaresinden oluşan ve hiçbir ... ve figüratif unsur içermeyen bir kelime markası olduğu, dava konusu marka başvurusunda yer alan ''yağ'' ibaresinin 29. Sınıfta redde konu mallardan ''tereyağı ve yenilebilir bitkisel yağlar'' bakımından malın cinsi olarak algılanacağından, markasal ayırt ediciliğe de ayrıca katkı sağladığı, bütünsel bakış açısıyla başvuru ve redde mesnet marka arasında ilk bakışta hiçbir inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmeyecek şekilde ayırt edilemeyecek bir benzerliğin olmadığı, davacı markasının kelime+...+renk markası olduğu, redde mesnet markanın kelime markası olduğu, başvuru konusu markada farklı kelime unsurlarının bulunduğu, bu durumda ilk bakışta genel görünüm itibariyle hedef tüketici kesiminin dava konusu mal/hizmet sınıfları göz önünde bulundurulduğunda başvuru ve redde mesnet marka arasında hiç bir inceleme ve araştırma yapmayı gerekli kılmayacak şekilde bağlantı kurulma ihtimali de dahil iltibas ihtimalinin var olduğunun ve karıştırılmanın yaşanacağının söylenmesinin mümkün olmadığı, 5/1-ç anlamında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, zira 5/1-ç maddesi kapsamında yapılacak kıyaslama da markalarının ayırt edilmelerine imkan verecek herhangi bir farklılıktan yoksun olmaları ve işaretler arasındaki benzerliğin tartışmasız olması gerektiği, somut olayda ise başvuru ve redde mesnet marka ile karşılaşan ortalama seviyedeki tüketici kitlesinin ilk bakışta bütün olarak bıraktığı izlenim açısından hiçbir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmeyecek derecede benzerlik olmadığı ortalama tüketicinin bu markası 5/1-ç maddesi çerçevesinde karıştırmasının ve ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunması mümkün olmadığı, başvurudaki farklılıklar nedeniyle redde mesnet marka ile davacı markası arasında benzerliğin iltibasa yol açıp açmayacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı, başvuru ve redde mesnet marka arasında sescil benzerlik olsa da; başvuru konusu markanın içerdiği farklı kelime+...+renk unsurlarının görsel olarak farklılaştığı bu sayede ayrı işaretler olarak ortalama yararlanıcılar ve tüketiciler bakımından anlaşılabilir hale geldikleri, markalar bir bütün olarak incelendiğinde de birbirleri ile ilk bakışta hiç bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek olmaksızın bağlantı kurulma ihtimali de dahil iltibas ihtimalinin var olduğunun ve karıştırılma yaşanacağının söylenmesinin mümkün olmadığı; farklı kelime+...+renk unsurlarının tümü birlikte değerlendirildiğinde SMK m.5/1,ç hükmü
bağlamında; başvuruya konu işaret ile itiraz gerekçesi markanın ya da tescil başvurusu
yapılmış işaretin aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olması koşulunun
sağlanmadığı kabul edilmiştir.
Mahkememizce marka vekili ve sektör bilirkişisinden raporlar ayrı ayrı alınmıştır. Heyet raporu şeklinde alınmasının bilirkişilerin uzmanlık alanlarının farklı olması nedeniyle tercih edilmemiştir. Üç yerine iki kişi ile daha kapsamlı bir değerlendirme içeren ayrı raporlar alınmış ve neticeten mahkeme hâkimi tarafından raporlar hukuki nitelemeye ve değerlendirmeye esas alınmıştır. Heyet oluşturmak için fazladan bir bilirkişi ücreti ödenmeden usul ekonomisi sağlanmıştır. Raporlar hüküm kurmaya yetecek irdeleme ve uzmanlık içermektedir. Eldeki dava bakımından raporun heyet raporu olmasını zorunlu kılan bir mevzuat hükmü de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KABULÜ İLE,
... sayılı ... Kararının iptaline,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 7.021,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip ... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 916,00-TL
GİDER AVANSI :6.105,00-TL
TOPLAM :7.021,00-TL