T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/219 Esas - 2024/329
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/219
KARAR NO : 2024/329
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
Mersis No:...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- ...
Mersis No: -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 25/07/2016
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizden verilen 02/11/2021 tarih ve ... sayılı kararı .... Dairesi'nin 11/03/2024 tarih ve ... sayılı bozma ilamı gereğince dosya mahkememize iade edilmiş olmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:
DAVA:
Davacı vekil dava dilekçesiyle; müvekkilinin “...” markasının birçok ülkede tescilli şekilde korunduğunu, Türkiye’de de “... ...” ibaresinin ... sayısı ile tescil koruması altında olduğunu, markasının tanınmışlık düzeyine eriştiğini, müvekkili şirketin ... sayılı “...” marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin markası ile davalı ...’nın ... sayılı “....”, ... sayılı “... ...”, diğer davalı ... ise ...sayılı “...”, ... sayılı “... ...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “... ... ...”, ... sayılı “... ... ... ”, ... sayılı “... ... ... ...”, ... sayılı “... ...”, ... sayılı “... ... ...” sayılı markaları ile benzer bulunarak reddedildiğini, müvekkilinin diğer markalardan farklı ... ve renk kombinasyonu ile kendi markasını tescil ettirmek istediğini ileri sürerek ...’in ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ... sayılı “... ...” ve ... sayılı “... ...” markalarının sahibi olduğunu, taraf markalarının, her yönden vasat düzeydeki tüketici nezdinde müvekkili markaları ile benzer olarak kabul edilmesi gerektiğini, “...” ve “...” ibarelerinin çatı markası olduğunu, markaların bu halleriyle benzer görüleceklerini, dava konusu marka kapsamındaki 30. sınıf emtia ile müvekkilinin markaları kapsamındaki 30. sınıf emtianın benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ait itiraza mesnet markaların kapsadığı ürünler ile davacının tescilini talep ettiği “...” markasının kapsadığı ürünlerin aynı veya benzer olduklarını, müvekkili markalarındaki “...”, “besler” ve “...” ibarelerinin gruba dahil bir kısım grup şirketlerinin adı olması nedeniyle çatı/ana marka konumunda olduğunu, bu durumun markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırdığından bahsedilemeyeceğini, davacının önceki markasının “... ...” şeklinde olduğunu “arcorun şekerlemesi” anlamına geldiğini, bu nedenle anılan markada “...” ibaresinin ön plana çıktığını, "..." markasının davacı ile bütünleşmiş bir marka haline gelmediğini, dava konusu markada ortada yer alan “o” harfinin, “...” şeklindeki itiraza mesnet markalarla anılan ibareyi farklılaştırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
YARGILAMA:
Mahkememizce, 02/11/2021 tarih ve ... sayılı karar ile; başvuru konusu marka kapsamında yer alan emtianın tamamının, davalıların itirazlarına mesnet markalar kapsamında yer alan emtia ile aynı/aynı tür emtia oldukları, dava konusu başvuruyu oluşturan işaretin sarı bir fon üzerinde yer alan kırmızı renkli bir daire içerisinde, yine sarı renkle alt alta konumlandırılmış “...” ve “...” sözcükleri ile bu sözcüklerin arasında kalp şeklindeki bir figürün içerisinde konumlandırılmış “o” harfinden oluştuğu, başvurunun esas unsurunun, tüketici tarafından, “...” şeklinde algılanacağı, redde mesnet davalılar markalarının ise ya tek başına “...” şeklinde ya “..., ...” gibi çatı/lider markalar ile birlikte ya da “ ...” gibi ön sözcük unsurları ile birlikte kullanılarak oluşturulduğu, bu bağlamda taraf markalarında iltibas ihtimaline konu olan “...” ibaresinin, tescil kapsamındaki emtia yönünden niteliğinin önem teşkil ettiği, “...” ibaresinin anlamsal olarak “şeker şerbeti içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve” anlamına gelmekte olup “...” sözcüğünün özellikle şekerleme, dolgulu çikolata, çikolata kaplamalı şekerlemeler gibi ürünler yönünden doğrudan bir ürün adı olarak dilimize de yerleşmiş yabancı kökenli bir sözcük olduğu, dolayısıyla taraf markalarında benzer olarak görülen emtiada “...” ibaresinin ayırt edici vasfının son derece zayıf olduğu, hatta bulunmadığı ve cins, vasıf bildirir bir ibare olduğunun kabulü gerektiği, böyle bir durumda ise “...”, “...” gibi çatı ibarelerin marka içerisinde ön plana çıkacağı ve esas unsur olarak kabul edileceği, yine “..., “...” gibi sözcüklerle “...” sözcüğünün bir arada kullanılması halinde de esas unsurun anılan sözcükler olacağı, dolayısıyla dava konusu başvurunun da “...” şeklinde olduğu ve bu hali ile tanımlayıcı niteliğinden sıyrıldığından bahsedilebileceği, baştan zayıf karakterli bir sözcük olan “...” ibaresi nedeniyle dava konusu başvurunun reddi kararının yerinde olmadığı, kaldı ki “...” şeklinde oluşturulan markanın nispeten ayırt ediciliğinin daha yüksek olduğu, tüketicilerin “... şeker” almak isterlerken taraf markalarını birbirine karıştırmayacağı, bu nedenle aksi yöndeki ... kararının yerinde olmadığı, davacının önceki markasının “... ...” şeklinde olduğu, başvurunun ise ... +... şeklinde olduğu başvurunun önceki tescilli markadan farklılaştığı, ...ibaresini barındırmadığı, önceki tescilli markadan uzaklaştığı, bu nedenle önceki tescilli markadan dolayı müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, ...'in 06.06.2016 tarihli ve ... sayılı kararının davacının itirazının reddiyle ilgili kısım yönünden iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... 'nin 24.06.2022 tarihli ... sayılı kararıyla; tarafların markalarında bulunan “...” ibaresinin, tescil kapsamındaki emtia yönünden niteliği incelendiğinde, bu ibarenin anlamsal olarak “şeker şerbeti içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve” anlamına geldiği, özellikle şekerleme, dolgulu çikolata, çikolata kaplamalı şekerlemeler gibi ürünler yönünden doğrudan bir ürün adı olarak dilimize de yerleştiği, taraf markalarında benzer olarak görülen emtiada “...” ibaresinin ayırt edici vasfının son derece zayıf olduğu, cins, vasıf bildirir bir ibare olduğunun kabul edilmesi gerektiği, dava konusu başvurudaki “...” şeklinde yapılan kullanımın tanımlayıcı niteliği kaldırdığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinini birinci fıkrasının (b) bendindeki iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf edenlerin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
...'nin 11/03/2024 tarih ve .... sayılı ilamıyla;
''Dava ... kararının iptaline ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarında benzer görülen emtiada "..." ibaresinin ayırt edici vasfının düşük olduğu, markadaki diğer unsurların marka içerisinde ön plana çıkacağı ve esas unsur olarak kabul edileceği, dava konusu başvurunun "..." olarak tanımlayıcı niteliğinden sıyrıldığı, ayırt ediciliğinin yükseldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince taraf markalarında benzer görülen emtiada "..." ibaresinin ayırt edici vasfının son derece zayıf olduğu, dava konusu başvurudaki "..." şeklindeki kullanımın tanımlayıcı niteliği kaldırdığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de, davaya konu marka başvurusu işaretin sarı bir fon üzerinde yer alan kırmızı renkli bir daire içerisinde, yine sarı renkle alt alta konumlandırılmış “...” ve “...” sözcükleri ile bu sözcüklerin arasında kalp şeklindeki bir figürün içerisinde konumlandırılmış “o” harfinden oluştuğu, davalı şirketin itiraza mesnet markalarından ...no.lu markasının siyah renkle yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, bu durumda her iki markada da "..." ibaresinin ayırt edici esas unsur olduğu, davacı marka başvurusundaki "O" harfinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında, markalar arasında ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek düzeyde benzerlik olduğu düşünülerek aynı ve benzer mallar dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. '' gerekçesiyle '' temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Dava mahkememizin ... E. Sırasına kaydedilmiştir.
GEREKÇE:
... 'nin 11/03/2024 tarih ve .... sayılı ilamında da zikredildiği üzere; her ne kadar mahkememizce bozma öncesi kararda; taraf markalarında benzer görülen emtiada "..." ibaresinin ayırt edici vasfının düşük olduğu, markadaki diğer unsurların marka içerisinde ön plana çıkacağı ve esas unsur olarak kabul edileceği, dava konusu başvurunun "..." olarak tanımlayıcı niteliğinden sıyrıldığı, ayırt ediciliğinin yükseldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davaya konu marka başvurusu işaretin sarı bir fon üzerinde yer alan kırmızı renkli bir daire içerisinde, yine sarı renkle alt alta konumlandırılmış “...” ve “...” sözcükleri ile bu sözcüklerin arasında kalp şeklindeki bir figürün içerisinde konumlandırılmış “o” harfinden oluştuğu, davalı şirketin itiraza mesnet markalarından ...no.lu markasının siyah renkle yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, bu durumda her iki markada da "..." ibaresinin ayırt edici esas unsur olduğu, davacı marka başvurusundaki "O" harfinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı; 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında, aynı ve benzer mallar dikkate alındığında markalar arasında ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek düzeyde benzerlik olduğu anlaşılarak bozma ilamına uyulmasına, tahkikata ilişkin başkaca bir işlem kalmadığından sözlü yargılamaya geçilmesine davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı ...'in yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 467,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
6-Davalı ...'in yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 476,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
7- Davalı ... tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip .. Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
... / MASRAF DÖKÜMÜ
Toplam Harç :387,10-TL
Gider Avansı : 89,00-TL
TOPLAM :476,10-TL
... / MASRAF DÖKÜMÜ
Toplam Harç :467,10-TL
TOPLAM :467,10-TL