T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/4 Esas - 2024/331
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/4
KARAR NO : 2024/331
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
Mersis No:...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi
Tazminat, Hükmün İlanı
DAVA TARİHİ : 03/01/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat, Hükmün İlanı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı müvekkili ... ’a ait, “...” isimli marka ve “...” ... markasının, .... nezdinde tescilli olduğunu, Türkiye’de de yine aynı markalar ... aracılığı ile tescil edilmiş olup, ekte sunulan ... kayıtlarından da görüleceği üzere; “...” markasının, .... numaralı Nice sınıflarında ... tescil numarası ile 05.09.2015 tarihinden itibaren koruma altında olduğunu, “...” ... markasının ise .... numaralı Nice sınıflarında ... tescil numarası ile 08.09.2013 tarihinden itibaren 10 yıl süre koruma altında olduğunu, davacı müvekkilinin, ürettiği ürünlerde kullandığı ... markası ve ... ... markası ile bilindiğini, ..., otomobil ve sair kara araçları için üretim sonrası modifikasyon sektöründe en üst sıralarında yer alan üreticilerden olup Türkiye'de de tanınmış bir marka konumunda olduğunu, Türkiye'de satılan ... ürünlerinin sayısı ile seri numarasının belirli olduğunu ve hukuka uygun bir şekilde yetkili satıcılar tarafından Türkiye’ye getirilerek yetkili dağıtıcılar tarafından satılabildiğini, bunun haricinde, ... ürünlerinin hak sahibi olmayan kişiler tarafından Türkiye'ye getirilmesi ve Türkiye pazarında satılmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin kendi web sitesi olan .... üzerinden ... marka ve ... ... marka ibarelerini içeren, müvekkiline ait ... marka ürünlerin sahtelerinin/replikalarının satışını “...” ve “...” mağaza isimleri ile yapmakta olduğunu, İşbu tespit üzerine, davalının web sitesi üzerinden satılan müvekkiline ait ... marka ve ... logolu ürünlerin tespiti için .... noterliği ... yevmiye numaralı 09.11.2021 tarihli e-tespit tutanağı ile tespit yapılmış olduğunu, bu ürünler sahte/replika ürün olup, bu durum davacı müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil etmekte olup haksız rekabet oluşturduğunu, dava açılmadan önce, davalı şirkete karşı arabuluculuk görüşmelerinin yürütülmüş olduğunu, fakat bu arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalmış olduğunu, hatta davalı şirket tarafından hâlen ilgili replika/sahte ürünlerin satışının yapıldığını, ... sitelerinde “...” mağaza adı ile satış yapan şirket ... olup işbu husus ekte yer alan ekran görüntülerinden anlaşıldığını, ayrıca ...'in ticaret unvanı ile ... sitelerinden istenecek mağaza ve satışta olan ürün listesi dosyaya eklendiğinde de bu hususun netleşeceğini, elektronik ticaret sitelerinden gelen yanıtlardan, davalının müvekkiline ait ... markası ve ... ... markasını haksız şekilde kullandığını; dolayısıyla müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı tarafında herhangi bir hakka dayanmaksızın ... markası ile ... ... markasının kullanılmasının SMK Madde 29 bağlamında marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerden olduğundan marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının hakları davacıya ait olan iş ürünlerini, mallarını ve haklı olarak kullandığı işaretlerini haksız yere ve karıştırılmaya sebep olacak şekilde kullanmasının haksız rekabet kurallarını ihlal eder nitelikte olduğunu, müvekkiline ait ... marka ürünlerinin satış bedelleri, ilgili replika ürünlerin bedellerinden katbekat fazla olduğundan, davalının işbu replika/sahte ürünlerin orijinal olmadığını bilmemesinin imkansız olduğunu, davalının müvekkiline ait ... markasının tanınmışlığından yararlanarak taklit ürünler satmasının, davalının haksız rekabet içinde bulunduğunu gösterdiğini, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin tamamı sahte/replika ürünler olup ya yurt içinde fason bir şekilde hukuka aykırı üretilmiş, ya da yurt dışından (.... vb. ülkelerden sahte olarak tedarik edilmiş olduğunu, ürünlerin tamamı plastik olup ucuz ve piyasada “adi” denebilecek ürünlerin kategorisinde olduğunu, müvekkiline ait ürünlerin ise, hepsi ayrı ayrı seri numaralı olarak üretildiğini ve ancak Türkiye'de yetkili satıcılar tarafından hukuka uygun şekilde ithal edilerek satıldığını, davalının ... markasını haksız olarak kullanması hali müvekkilinin mal varlığında olumsuz olarak etki etmiş olduğunu, orijinal ... markalı ürünler yerine davalı tarafından üretilen ... taklidi ürünlerin tercih ediliyor olmasının markanın pazardaki payının küçülmesine sebebiyet vermiş olduğunu, nitekim söz konusu ihlal hiç meydana gelmeseydi alıcıların marka hakkı sahibi davacının ürünlerine yönelebileceğini, Bu sebeplerle, davacının yoksun kaldığı kazancın davalı tarafından iadesinin hakkaniyetin bir gereği olduğunu iddia ederek ... ve ... marka haklarına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, Eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, söz konusu fiiller meydana getirilmemiş olsaydı davacının elde edeceği muhtemel gelir miktarının belirsiz olması nedeni ile bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kabulüne, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 4. 50.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile kabulüne, davalı aleyhine verilecek kararın masrafları davalı taraftan alınmak üzere tirajı en yüksek iki farklı gazetede ilan ettirilmesine, tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve men'i, maddi ve manevi tazminat talepleri için dört ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın kendi web sitesi ve çeşitli ticari siteler üzerinden davacı markasına tecavüz teşkil edecek şekilde yayın ve satış yapıp yapmadığı bu kapsamda marka hakkına tecavüz, haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA/ EK RAPORDA özetle:
A) Davacının Marka Hakkına Tecavüz Bakımından
1. Davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ettiği,
...) Davacının Tazminat Talebi Bakımından
1. Maddi tazminatın 118.284.82 TL olduğu,
2. Manevi tazminatın ise takdirinin mahkemeye ait olduğu,
bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 7. Maddesine göre:
(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
...) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
...) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin ya-yım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
...) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 29. Maddesine göre,
(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
...) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
6102 sayılı TTK'nın 52 nci maddesine göre,
(1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
(2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir.
Markaya tecavüz dolayısıyla uğranılan "manevi zarar" ise KHK'da başkaca bir hüküm bulunmadığından borçlar Kanunun 49. Maddesindeki şartlar dairesince tanzim edilir. Markaya tecavüz, çoğunlukla bir kişinin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verir. Manevi tazimanata hükmedilebilmesi için failin kusuru gerekmekle birlikte, kusurun ağırlığı herhangi bir rol oynamaz.
Markaya tecavüz halinde kişilik değerlerinden biri olan ticari itibarda vukua gelen kayıpları karşılamak için manevi tazminat isteyebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davacı Markaları Davalının İnternette Kullanımları
... ....
... ....
(07, 12, 37. sınıf)
Davalının ... Sitelerindeki Kullanımları
...
...
Davacı, dava dilekçesinde, davalının internet sitesi ... isimli ... sitelerinde “...” ve “...” mağaza isimleri altında davacıya ait “...” ve “... ...” ibareli markaların davalı tarafından kullandığını iddia etmektedir.
Tüm dosya kapsamına göre:
-... A.Ş.’den alınan 24.07.2023 tarihli yazıda, ... isimli ... sitesinde, davalı şirketin 03.01.2023 tarihi öncesine ait “...” isimli mağaza altında “...” ibaresi geçen 25 adet ürününün bulunduğu, yazının ekinde sunulan liste incelendiğinde, bu ürünlerin oto aksesuar ürünleri olduğu;
-... A.Ş.’den alınan 04.09.2023 tarihli yazıda, davalı şirketin ... isimli ... sitesi üzerinden satışa sunduğu ürünler kapsamında ürün içeriği ve/veya açıklamasında “...” ibaresinin bulunduğu, “... ...” markasını içeren kullanımlara ulaşılamamış olduğu, yazının ekinde sunulan liste incelendiğinde, bu ürünlerin oto aksesuar ürünleri olduğu, söz konusu şirket tarafından alınan 11.10.2023 tarihli yazıda, davalı şirketin platform üzerinden ürün satışa sunduğu yalnızca bir sanal mağazasının olduğunu ve bu sanal mağazanın satıcı tarafından 19.01.2020 tarihinde “...” ismi ile açıldığını ancak satıcı tarafından 21.06.2023 tarihinde sanal mağazanın isminin “...” olarak değiştirildiğinin tespit edildiği, yazının ekinde sunulan liste incelendiğinde, bu ürünlerin oto aksesuar ürünleri olduğu,
-... A.Ş.’den alınan 07.09.2023 tarihli yazıda, davalı şirketin ... isimli ... sitesi üzerinden satışa sunduğu ürünler kapsamında “...” ibareli kullanımlarının bulunduğu bilgileri içerir evrakın gönderildiği, yazının ekinde sunulan liste incelendiğinde, bu ürünlerin oto aksesuar ürünleri olduğu,
-... A.Ş.’den alınan 26.10.2023 tarihli yazıda, ... kullanıcı adı ile kayıtlı olan kullanıcıya ait ilanlar içerisinde başlık ve açıklama kısmında “...” kelimesi geçen ilanların ekte sunulduğu, “...” kullanıcı adı ile kayıtlı herhangi bir kullanıcının tespit edilememiş olduğu, yazının ekinde sunulan CD’nin içinde yer alan dosyadaki liste incelendiğinde, bu ürünlerin otomobil dış aksesuar ürünleri olduğu;
-16.03.2022 tarihli, ... alan adlı ... mağazasının internet sitesinde yer alan “...” isimli kullanıcı tarafından satılan ürünlerin görselleri, ... alan adlı ... mağazasının internet sitesinde yer alan “...” isimli kullanıcı tarafından satılan ürünlerin görselleri, ... alan adlı ... mağazasının internet sitesinde yer alan “...” isimli kullanıcı tarafından satılan ürünün ve satıcıya ait bilgilerin yer aldığı görseller ve davacı tarafından, davalının web sitesi üzerinden satılan davacıya ait ... marka ve ... logolu ürünlerin tespiti için .... noterliği ... yevmiye numaralı 09.11.2021 tarihli e-tespit tutanağı ile tespit yapıldığı anlaşılmakla; bu deliller incelendiğinde, sanal mağaza sahiplerinin iletişim bilgilerinin ve ticaret unvanının davalı şirketinkilerle örtüştüğü ve davacıya ait markaların kullanıldıkları; davacı markalarının esas unsurlarının “...” ve “...” ibareleri olduğu, davalının satışa konu yaptığı ürünlerde “...” ve “...” ibarelerini markasal olarak kullandığı; ... soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da davalının eylemlerinin suç teşkil ettiği ve eylemlerin iktibas suretiyle tecavüz oluşturduğunun belirtildiği, tüm bu olgular kapsamında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ettiği ve haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmıştır.
Davalının davacı markasını haksız olarak kullanımının maddi ve manevi zarar da doğuracağının tartışmasız olduğu, davacı yanın işbu davadaki tecavüz iddiası nedeniyle uğradığı zararlardan doğan tazminat talebini; 6769 sayılı SMK’nın 151/2-a maddesinde yer alan “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' maddesi uyarınca talep ettiği; mali bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davalı eylemleri nedeniyle davalının davacıyı 118.284,82-TL kazançtan yoksun bıraktığı anlaşıldığından, bu tutarın ıslah dilekçesi kapsamında mahkememizce kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebinin ise 50.000-TL olarak sektörel teamüller, eylemin süresi ve tescilli olduğu süre nazar alındığında makul olduğu, hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmıştır.
Hükmün ilanında davacının menfaati olduğu anlaşıldığından kararın hüküm fıkrasının ilanı yönünde karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
DAVANIN KABULÜ İLE
1- Davalının ... ve ... marka haklarına tecavüzün tespitine ve men'ine,
2- Eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve men'ine,
3-118.284,82 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
4- 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5- Kararın hüküm fırkasının masrafları davalı taraftan alınmak üzere tirajı en yüksek bir gazetede ilan ettirilmesine,
6-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 11.495,54-TL karar harcından (peşin harç:179,90-TL +ıslah harcı:2.694,10-TL) toplam 2.874,00-TL’nin mahsubu ile bakiye 8.621,54-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden:
a- Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve meni taleblerinin kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
...-Manevi tazminat davasının kabulü nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Maddi tazminat davasının kabulü nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 9.998,25-TL
yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 385,40-TL
ISLAH HARCI :2.694,10-TL
GİDER AVANSI :6.918,75-TL
TOPLAM :9.998,25-TL